İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/45 E. 2025/630 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/45
- Karar No
- 2025/630
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/45 Esas KARAR NO :2025/630
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:20/01/2025 KARAR TARİHİ:29/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ... Tic. A.Ş'nin icabı ve davalı ... .. Limited Şirketinin kabulü ile, taraflar arasında 02/10/2024 tarihli, ...-... Nolu, 9.233-USD bedelli sipariş formu imzalanmak suretiyle ticari iş ilişkisi kurulduğunu, müvekkili şirketin, söz konusu ticari iş ilişkisi sebebi ile 16/10/2024 tarihli, ... No'lu, 9.232,80-USD bedelli faturayı oluşturduğunu ve davalı şirkete teslim ettiğii, müvekkili şirket yetkilileri tarafından davalının fatura tutarını ödemesine ilişkin gerek finans departmanı gerek satış departmanı ile iletişime geçildiğini, tarafınca 27/11/2024 tarihinde .... Noterliğinden, ... yevmiye numaralı ihtarname gönderilmiş olup, sipariş formundaki bedelin ödenmesi için süre verildiğini, ihtarnameye istinaden ödeme yapılmaması üzerine tarafımızca icra takibi yapılması zaruretinin hasıl olduğunu, en nihayetinde, faturalara ilişkin tutarı ödemekten ısrarla kaçınan davalı aleyhine 05/12/2024 tarihinde .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası üzerinden genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin, 05/12/2024 tarihinde .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ederek, söz konusu takibin durmasına, müvekkil şirketin daha çok mağduriyet yaşayarak alacağını tahsil edememesine sebebiyet verdiğini, müvekkili şirketin sipariş formundan kaynaklanan yükümlülükleri eksiksiz bir şekilde yerine getirmiş olup, siparişe konu lisansları yurt dışınsan satın almış ve 09/10/2024 tarihinde davalı şirket yetkilisi ...'nun mail adresine; lisans sertifikası, lisans çıktısı ve abonelik kılavuzlarını ilettiğini, işbu sebeplerle müvekkili şirket tarafından davacı şirket adına gerekli lisanslama işlemi yapıldıktan sonra dava konusu yapılan ilgili ürünlerin davacı şirket haricinde kullanımı hukuken mümkün olmayıp, ilgili satın alma işlemi sonrasında davalı şirket, dava konusu ürünlere ilişkin lisansı elde etmiş ve hak sahibi olduğunu, ayrıca FSEK kapsamında hak sahibi sadece davacı olduğunu bildirip, re'sen göz önüne alınacak sebeplerle, fazlaya ilişkin tüm talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan borca ve ferilerine ilişkin itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine dava konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile avukatlık ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalıya usulüne uygun tebligat çıkartılmış, ancak süresi içinde cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, ... esas sayılı dosyasının gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır. 16/06/2025 tarihinde mahkememizce Mali Müşavir bilirkişi vasıtası ile bilirkişi raporu aldırılmış ve dosyamız arasına alınmıştır. GEREKÇE: Dava, fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir. İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır. Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. İstanbul BAM 12. HD’nin 2024/633 Esas ve 2024/610 Karar sayılı ilamında bir alacağın likit olmasında ‘ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi’ ölçütünün uygulanması gerektiği vurgulanmıştır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir. Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde, takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu görülmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık 16/10/2024 tarihli faturadır. Fatura konusu işi davacının davalıya sağladığı lisans ve abonelik hizmeti oluşturmaktadır. Usulüne uygun olarak yapılan tebligata rağmen davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. Tarafların ticari kayıtları üzerinde yapılan araştırma sonucu uyuşmazlık konusu faturanın iki tarafın da ticari defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüştür. Davalı borçlunun, 05/11/2024 tarihinde aynı miktarda satış kaydı ile alacak bakiyesini kapattığı tespit edilmiştir. Davalı taraf bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde davacı tarafın kurulum işlemini gerçekleştirmediğini ve bu sebeple faturayı iade ettiğini ileri sürmüş ise de, davalının süresi içinde faturayı iade etmediği ve kendi ticari kayıtlarında alacak bakiyesini “satış” kaydı ile kapatması ile bu savunmasının çelişkili olduğu anlaşılmıştır. Kaldı ki, davalı taraf süresi içinde cevap dilekçesi sunmamasına rağmen, bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi ile davacının edimini eksik yerine getirdiğini ileri sürmesi savunmanın genişletilmesi niteliğindedir. Dolayısıyla HMK md. 141 uyarınca davalının bu savunması usule aykırı olduğu olduğundan mahkememizce araştırılmamıştır. Yukarıda açıklanan sebeplerle, ihtilaf konusu faturanın tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olması, davalının eksik ifa savunmasının savunmanın genişletilmesi niteliğinde olduğundan usule uygun olması ve davalının alacak bakiyesini “satış” kaydı ile kapatmasının gerçeğe aykırı olması sebebiyle davanın kabulüne karar verilmiş, alacağın likit olduğu kanaatiyle %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın kabulüne, .... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın iptaline; takibin, 9.232,80 USD asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 4/a maddesi uyarınca işleyecek temerrüt faizi ile birlikte devamına, 2-64.241,64 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 25.908,85 TL harçtan daha önceden ödenen toplam 5.601,96 TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 20.306,89 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan; 615,40 TL Başvuru Harcı, 5.601,96 TL Peşin/nisbi Harcı, 7.500,00 TL Bilirkişi ücreti, 80,00 TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 13.797,36 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 İkinci Kısım İkinci Bülüm) göre hesaplanan 60.685,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığı ancak sarf kararı düzenlenmediği görülmekle (Dosya No: 2024/...); Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenecek olan 2024 Yılı Arabuluculuk Asgari Ücret tarifesi uyarınca hesaplanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Sarf kararı düzenlendiğinde; arabuluculuk ücretinin tespit edilenden eksik/fazla olması durumunda bakiye miktarın iadesine ya da tahsiline ilişkin talep halinde işlem yapılmasına, 7-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/09/2025
Katip ...
Hakim ...