İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/424 E. 2026/100 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/424
- Karar No
- 2026/100
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/424 Esas KARAR NO : 2026/100 Büyükçekmece İcra Dairesi : 2025/11644
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/05/2025 KARAR TARİHİ : 03/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/02/2026 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; davacının alacağına ilişkin takip başlattığını, ödeme emrinin davalı tarafa tebliğ edildiğini ancak borçlu tarafından takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, takibe dayanak faturaların davalı tarafa tebliğ edildiğini belirterek, davalının Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptalini, takibin devamını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, davalıya ait işletmeye havalandırma ve klima tesisi kurma karşılığında ücret almayı hak edeceğini, davacının davalı şirkete ait işletmeye klima ve havalandırma tesislerini çalışır vaziyete getiremeden işten el çektiğini, bu hususta davacı tarafa uyarıda bulunulduğunu, davacının görevini yerine getirmemesi üzerine, davalı şirket kendisine gönderilen faturalar karşılığı işin tamamlanmaması üzerine davalıya iade faturası kesildiğini ve davacıya gönderildiğini, davacının yerine getirmediği hizmet karşılığında iade olarak kesilen faturaların Bakırköy ... Noterliğinin 10/02/2025 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesiyle kabul edilmediğine dair ihtarda bulunulduğunu belirterek, davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. DELİLLER : Büyükçekmece İcra Dairesi 'nin .... esas sayılı dosyası, Esenyurt Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabı, Bayrampaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabı, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından faturaya dayalı olarak Büyükçekmece İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali takibin devamı ve icra inkar tazminatı taleplerinin sübut ve miktarı noktasında toplanmış olduğu görüldü. Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 520.600,19-TL toplam alacak üzerinden cari hesap ve fatura alacağına dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, eldeki itirazın iptali davasının yasal süre içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Mahkememize ibraz edilen 08/01/2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle, Dava konusu uyuşmazlık kapsamında davacı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan 2021 yılı Envanter defteri açılış tasdikinin dosyamıza sunulmadığı, tasdikin yasal süresi içinde yaptırılmış olup olmadığının görülemediği, 2022, 2023, 2024, 2025 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutuldukları, Davacının ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle, davacının davalıdan 402.690,06-TL alacağı olduğu, Davalının ticari defter inceleme günü olan 07/11/2025 tarihinde ticari defter incelemesi için belge sunmadığı, yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, Taraflar arasındaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olduğu, davacının davalı adına 201 yılında düzenlediği 4 adet 2022 yılında düzenlediği 4 adet, 2023 yılında düzenlediği 4 adet, 2024 yılında düzenlediği 6 adet temel fatura niteliğinde toplam 18 adet 2.672.677,14-TL tutarlı faturaların davacının 2021, 2022, 2023, 2024 yılı ticari defterlerinde davalı adına kayıtlı olduğu, Davalının davacı adına 2025 yılında düzenlediği 2 adet toplam 390.966,00-TL tutarlı faturaların davacının 2025 yılı ticari defterlerinde davalı adına kayıtlı olmadığı, davalının davacı adına düzenlediği temel fatura niteliğinde olduğu anlaşılan ilgili faturaları davacının e-fatura sistem üzerinden iptal etmediği, davacının ilgili faturaları içeriğini kabul etmediğini ve kayıtlarına almadıkları faturalar itiraz yasal süresinin dışında ihtar ettiklerini, davalının ticari defterlerini inceleme gününde sunmadığı, davacının davalı adına düzenlediği toplam 18 adet 2.672.677,14-TL tutarlı faturaların ve davalının davacı adına düzenlediği görülen 2 adet toplam 390.966,00-TL tutarlı faturaların davalının ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığını görülemediği bununla beraber davalının bağlı bulunduğu İstanbul Esenyurt Vergi Dairesi Müdürlüğü, 11/08/2025 tarihli yazı cevabı ile davalı şirket tarafından davacı şirket adına 2021 yılında 2 adet 110.885,00 TL Ba, 2022 yılında 4 adet toplam 186.710,00-TL Ba, 2023 yılında 5 adet toplam 1.157.758,00-TL Ba, 2023 yılında 1 adet toplam 421.860,00-TL Bs, 2024 yılında 6 adet toplam 196.655,00-TL Ba kaydının olduğunun görüldüğü, davacının davalı adına 2021 yılında düzenlediği 4 adedinin tutarının 5.000,00-TL altında olduğu bunun yasal bildirim sınırın altında olduğunu, kaydının bulunmadığı, davacı ve davalı şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesine yazılan müzekkere cevabında, davacı ve davalının 2021, 2022, 2023, 2024 yılı kayıtlarının, davacının ticari defter kayıtları ile uyumlu olduğu, Davalı tarafça davalı adına düzenlene 2 adet toplam 390.966,00-TL tutarlı faturaların davacı tarafından dosyamıza dayanak evrakının sunulmadığı, aynı zamanda davalının dosya kapsamında incelenmek üzere ticari defterleri sunmadığından cari hesaba dahil edilmemesi hususu değerlendirilmekle, Davacının davalıdan takibe ilişkin yıllık reeskont avans faizi talebi olduğu, talebin uygun olması hususunda, 32.271,80-TL işlemiş faiz 25/10/2024 - 01/01/2025 arası %51,75, 21.745,03-TL işlemiş faiz 01/01/2025 - 10/02/2025 arası %49,25 istenen yıllık reseskont avans faizi olmak üzere 462.906,89-TL toplam alacağı görüş ve kanaati bildirilmiştir. 6102 sayılı TTK'da fatura tanımlanmamıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu (VUK)’nun 229. maddesinde yer alan tanımlama ise: "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari bir vesikadır." Şeklindedir. Ticaret Kanunu’nda ve Vergi Usul Kanunu’nda fatura ile ilgili başkaca düzenlemeler de bulunmaktadır. Nitekim, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 232. maddesinde; fatura düzenlenmesinin hangi hallerde ve kimler için mecburi olduğu hususunda düzenleme yapılmıştır. Diğer taraftan, 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrasında; "Ticari işletmesi icabı bir mal satmış veya imal etmiş veyahut bir iş görmüş yahut bir menfaat temin etmiş olan tacirden, diğer taraf kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir." Denilmekte; ikinci fıkrasında da; "Bir faturayı alan kimse, aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde münderecatı hakkında bir itirazda bulunmamışsa münderecatını kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. Bu yasal düzenlemelerden çıkan sonuç; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunmasının gerekli olduğu olgusudur. Ticari işletmeye ilişkin olarak ve belli faaliyetlerde bulunma halinde tacirler tarafından o faaliyetle ilgili olan karşı taraf adına düzenlenmesi gereken ticari bir belge niteliğindeki fatura, sözleşmenin yapılması ile ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, istisna ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belgedir ve elbette bu belgeye itiraz edilmemesinin TTK’nun 21/2. maddesi anlamında sonuç doğurması da beklenemez. Kısacası; TTK’nun 21. maddesinin 2. fıkrası uyarınca gönderilen faturaya sekiz gün içinde itiraz olunmaması halinde fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması için, faturayı düzenleyen kişinin aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ticari işletmesi icabı mal satmış, imal etmiş yada iş görmüş bir tacir olması gerekir. TTK’nun 21. maddesinin 2. fıkrası hükmü ile, fatura özellikle tacirler arasında ifaya yönelik bir ispat aracı olarak kabul edilip; süresinde itiraz edilmemekle mündericatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenenin aleyhine, bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Eş söyleyişle, faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK’nun 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin varlığı şarttır. TTK’nun 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir.( Bkz 27.06.2003 gün ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2011/15-472 E.,2011/608 K sayılı kararı) Esasen VUK nun 381 seri nolu genel tebliği ve Ba formu içeriği ile vergi uygulaması gözetildiğinde aksini düşünmek mümkün değildir. Yine genel ispat kuralları çerçevesinde hiç kimsenin kendi aleyhine delil oluşturmayacağı düşünüldüğünde davalı tarafın resmi bir kuruma dava konusu malları teslim aldığına yönelik beyanı kendisini bağlar. BA formundaki fatura kayıtları ile ilgili araştırma ve inceleme yaptırılmış olup bu kayıtların bir bütün olarak davacı lehine ve davalı aleyhine sonuç doğurduğu kanaatine varılmıştır. (Yargıtay 19. HD. 2011/8941 E. - 2012/969 K sayılı kararından hareket edilmiştir. ) Davacının fatura alacağı olduğundan bahisle iddiada bulunmuş olup, faturaya konu malın teslim edildiği/hizmetin verildiğine ilişkin ispat yükü davacı üzerindedir. Sonuç olarak, incelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları içeriğine göre; davacı tarafça takibe konu alacağın varlığına dair, takibe konu alacağın dava ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı defterleri ibraz edilmediğinden defterde kayıtlı olup olmadığı tespit edilememiş ve buna ilişkin imzalı irsaliyeli fatura sunulmadığı anlaşılmış ise de, davacı ve davalı tarafça fatura adedi ve miktarı ile uyumlu olarak bedel yönünden BS ve BA bildirimlerinin yapıldığı, tarafların BA ve BS bildirimlerinin miktar ve adet olarak davacının takibe konu alacak miktarıyla uyumlu olduğu anlaşıldığından, davalının, davacının takibe konu ettiği faturaları vergi dairesine beyan etmesi ile anılan hizmetin alındığı sonuç ve kanaati ile davacının davasının kabulüne karar verilmiştir. Dava, İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi faturadan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile 402.690,06-TL asıl alacak yönünden davalının Büyükçekmece İcra Müdürlüğü'nün 2025/11644 esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin bu miktar yönünden aynen devamına; 2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si üzerinden hesap edilecek olan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 27.507,75- TL harçtan davacı tarafça yatırılan 4.273,94-TL harcın mahsubuyla bakiye 23.233,81-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvurma harcı, 4.273,94-TL peşin harç olmak üzere toplam 4.889,34-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça 121,00-TL posta/tebligat ve 6.000,00-TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 6.121,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-AAÜT gereğince hesap edilen 64.430,41-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 03/02/2026
Katip .... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır