İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/401 E. 2026/51 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/401
Karar No
2026/51
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/401 Esas KARAR NO : 2026/51 Karar

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 11/06/2025 KARAR TARİHİ : 14/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından ibraz edilen dava dilekçesinden özetle; Davacı şirket nezdinde 03.09.2023 - 03.09.2024 başlangıç ve bitiş tarihli ... poliçe nolu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı.. Ltd Şti adına kayıtlı ... plakalı araç; 17.10.2023 tarihinde park halinde bulunan ... plakalı araca ... plakalı aracın çarpması sonucunda meydana gelen hasar neticesinde ... plakalı araç sürücüsünün kazaya kusuru ile sebebiyet vermesi ve sürücü değişikliği nedeniyle (hasar dosyasındaki araştırma raporuna göre) ödenen tazminatın tahsili amacıyla .... 24. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyadan hukuki sorumluluğu olduğundan dava dışı araçlar için ödenen tazminatın rücuen tahsili talebiyle başlatılan ve itirazla duran takibin devamı amacıyla yapılan zorunlu arabuluculuk başvurusu anlaşamama olarak sonuçlandığını, bu sebeplerle davacı şirket hazine siciline kayıtlı bir sigorta şirketi olduğundan takdiren teminatsız olarak ihtiyati haciz ve tedbir talebinin kabulünü, davalının ... 24. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyaya itirazın iptalini, takibin devamını, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde özetle; Davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, itirazın iptali davası yasal süresi içerisinde açılmadığını, sigorta şirketinin rücu hakkı oluşmadığını, dosyada mevcut olan kaza tespit tutanağı incelendiği takdirde her iki araç sürücüsü tarafından birlikte kaza tespit tutanağınının imzalandığını, kaza tespit tutanağında sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiğine ilişkin herhangi bir ifadenin de bulunmadığını, kazanın meydana gelmesinde müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davanın müvekkili şirket yönünden pasif husumet yokluğu sebebiyle reddini, aksi takdirde davanın esastan reddini, haksız ve kötüniyetli bir şekilde icra takibi açılması sebebiyle davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, davacının davalıdan alacağı olduğu iddiası ile davalı aleyhine başlatmış olduğu icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın iptali davasıdır. Davacı taraf, 03.09.2023 - 03.09.2024 başlangıç ve bitiş tarihli ... poliçe nolu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı ...ŞTİ adına kayıtlı ... plakalı aracın 17.10.2023 tarihinde park halinde bulunan ... plakalı araca çarpması şeklinde meydana gelen hasar neticesinde ... plakalı araç sürücüsünün kazaya kusuru ile sebebiyet vermesi ve sürücü değişikliği nedeniyle (HASAR DOSYASINDAKİ ARAŞTIRMA RAPORUNA GÖRE) ödenen tazminatın tahsili amacıyla ... 24. İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyadan hukuki sorumluluğu olduğundan dava dışı araçlar için ödenen tazminatın rücuen tahsili talebiyle icra takibi başlattıklarını davalının bu takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptalini talep etmiştir. ... 24. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklısının dosyamız davacısı ...A.Ş, borçlunun dosyamız davalısı .... Ltd. Şti. olduğu takibe dayanak borcun 16.800,00 TL asıl alacak, 5.269,56 TL işlemiş faiz olmak üzere 22.069,56 TL olduğu görülmüştür. Davalı taraf cevap dilekçesi ile alacağın zamanaşımına uğradığını savunmuş ise de kazanın 17.10.2023 tarihinde meydana geldiği ve davacı tarafça icra takibinin 21/08/2024 tarihinde başlatıldığı anlaşılmakla alacağın zamanaşımına uğramadığı anlaşılmış ve davalı tarafın zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir. Davalı taraf itirazın iptali davasının süresi içerinde açılmadığını belirtmiş ise de davalı taraf icra takibine 21/08/2024 tarihinde itiraz etmiştir ve bu itirazını davacı alacaklıya tebliğ ettirmemiştir. Davalı yan itirazını alacaklı tarafa tebliğ ettirmediğinden alacaklının itirazın iptali davası açması için İİK 67/1 maddesinde belirtilen hak düşürücü süre başlamaz. Kaldı ki davacı taraf davasını itiraz kendisine tebliğ olmamasına rağmen 1 yıllık süre içerisinde ikame etmiştir. Bu sebeple davalının davanın süresinde açılmadığı itirazının reddine karar verilimştir. Davalı taraf kazaya konu aracı kaza tarihini kapsar şekilde ...A.Ş adlı şirkete uzun süreli kiraladığını bu sebeple davanın husumetten reddini talep etmiş ise de kazanın 17/10/2023 tarihinde meydana geldiği davalının dava konusu kazaya konu ... plakalı aracı 01/11/2023 tarihinde 30/09/2024 tarihine kadar 1 yıldan kısa süreli kiraladığı ve kaza tarihinde aracın kirada olmadığı gibi kiralamanın 1 yıldan kısa süreli olduğu ve yerleşik yargıtay içtihatları gereği 1 yıldan kısa süreli kiralamanın uzun süreli kiralama olmadığı anlaşılmakla davalının husumet itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır. Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Somut olayda, ispat külfeti davacı taraf üzerinde olup, davacı taraf, davalıdan alacaklı olduğunu ispat etmek durumundadır. Dosya davacının davadışı 3. Kişiye ödediği tazminatı davalıdan talep edip edemeyeceği hususunda rapor tanzimi için bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve bilirkişi heyeti dosyaya sunduğu 06/11/2025 tarihli raporda; ...plakalı çöp kamyon sürücüsü ...”nun maddi hasarlı dava konusu trafik kazasında % 100 (yüzde yüz) oranında asli derecede kusurlu olduğu, Park halinde bulunan ...plakalı otomol ...'ın maddi hasar ile neticelenen trafik kazasında kusursuz olduğu, Davacı ...A.Ş. tarafından, zarar gören sigortalısına ödenen tazminatın rücun tahsili talebiyle dava açıldığı, Davacı ...A.Ş. nezdinde ... Şti. adına, 03.09.2023 / 03.09.2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere,...plakalı aracın, ... sayılı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, ...Ltd. Şti. tarafından düzenlenen, ... tarihli ve ... numaralı Trafik Kesin Ekspertiz Raporuna göre, olay sonucunda zarar gören ... plakalı araçta 16.800,00.-TL tutarında hasar tespit edilmiştir. Sigortacılık Kanunu ve Danıştay'ın yerleşik içtihatları uyarınca, eksperler tarafından düzenlenen bu raporlar yargılama sürecinde delil niteliğinde kabul edilmektedir. Davacı ... A.Ş. tarafından, ... sayılı hasar dosyası kapsamında, 28.12.2023 tarihinde 16.800,00 TL tutarında ödemenin Gülay Kahraman adına yapıldığına ilişkin bir adet ...Bankası dekontu dosyaya sunulmuştur. Sigorta mevzuatı ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesi (f) bendi uyarınca, davacı ... A.Ş.'nin ödediği tazminat miktarınca davalıya karşı rücu hakkını kullanabileceği, Sigorta mevzuatı ve Genel Şartlar çerçevesinde bir değerlendirme yapılmıştır. Davacının asıl alacak miktarının 16.800,00 TL olduğu ve davalının itirazının iptali ile takibin 4.806,64 TL işlemiş faizi ile birlikte 21.606,64 TL üzerinden devamı gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Şeklinde rapor ibraz etmişlerdir. Türk Ticaret Kanunu m. 1481'de, "Sigortalı veya zarar gören, birinci fıkra gereğince sigortacıya geçen haklarını ihlal edici şekilde davranırsa, sigortacıya karşı sorumlu olur." hükmü düzenlenmiştir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 4. Bendinde: ''Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir'' hüküm altına alınmıştır. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Sartları B-4-f maddesi uyarınca ''Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde, '' sigorta şirketinin sigortalısına rücu hakkı bulunmaktadır. Davacının 3. Kişiye ödemiş olduğu tazminatı, dosya kapsamında aldırılan bilirkişi heyeti raporu ile de sabit olduğu üzere davalının aracının sürücüsünün Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Sartları B-4-f maddesini ihlal ettiği ve bu sebeple davacı sigortanın 3. Kişiye ödediği tazminatı davalıdan rücüen talep edebileceği kanaatine varılmış ve davanın kabulü ile, Davalının ... 24. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin 16.800,00 TL asıl alacak, 5.269,56 TL işlemiş faiz olmak üzere 22.069,64 TL üzerinden devamına, asıl alacak 16.800,00 TL'ye takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına, alacak likit olduğundan %20 oranındaki 3.360,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KABULÜ ile, Davalının ... 24. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının İPTALİNE, takibin 16.800,00 TL asıl alacak, 5.269,56 TL işlemiş faiz olmak üzere 22.069,64 TL üzerinden devamına, asıl alacak 16.800,00 TL'ye takip tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına, %20 oranındaki 3.360,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hesaplanan 1.507,58-TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan 615,40-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 892,18-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL peşin harç ve 615,40 TL başvurma harcı ile, yine davacı tarafından yapılan toplam 18.075,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden davanın kabul edildiği tarihte yürürlükte bulan avukatlık ücret tarifesi gereğince 22.069,64-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13 ve 14. Maddeleri ile Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı HMK 341 maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere karar verildi.14/01/2026

Katip e-imzalıdır

Hakim e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/401, K. 2026/51, T. 14.01.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-401-e-2026-51-k-3a6fcda1e731