İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/390 E. 2025/657 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/390
Karar No
2025/657
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/390 Esas KARAR NO:2025/657

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:30/04/2025 KARAR TARİHİ:14/10/2025

.... Tüketici Mahkemesinin 02/05/2025 tarih, ... sayılı Görevsizlik Kararı ile dosya mahkememize tevdi edilmekle, Mahkememizde görülmekte olan itirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı-borçlu tarafından .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, söz konusu karar ve borçlu tarafın itiraz dilekçesinin tebliğ edilmediğini, davalının işbu itirazın haksız, mesnetsiz ve her türlü hukuki dayanaktan yoksun olup kötü niyetli olduğundan itirazının iptali gerektiğini, müvekkili ...'ın ... ... Anonim Şirketi müşterisi olup 17.02.2025 tarihinde davalı şirket tarafından MASAK VE 5549 Sayılı Yasa gerekçe gösterilerek Müvekkilin 249.613,64 USD mal varlığına bloke konulduğunu, müvekkilinin hesabının tarihten itibaren davanın açıldığı 30.04.2025 tarihine kadar blokeli şekilde kalmaya devam ettiğini, davalı şirket tarafından 5549 sayılı kanunun 19/A maddesi gereğince 7 iş günü boyunca hesabına bloke konulduğunu, 17.02.2025 tarihli ... ... Anonim Şirketinden gelen cevapta Genel Müdürlük tarafından paranın 5549 sayılı yasanın 19/A maddesi gerekçesiyle bloke konulduğundan dolayı müvekkilimize gönderilen paranın çekilememesi gerekçe olarak gösterildiğini, ilgili kanunda 7 günlük bir bloke, erteleme süreli öngörüldüğünü, işbu sürenin ziyadesiyle aşıldığını, müvekkilinin hesabına bakıldığında ise 17.02.2025 tarihinde müvekkilimizin hesabına bloke konulduğunu, bu sebeple ilgili erteleme 24.02.2025 itibariyle sona erdiğini, işbu kanun hükmüne rağmen müvekkilin parası hiçbir gerekçe gösterilmeksizin keyfi olarak 17.02.2025-30.04.2025 dava açılış tarihine kadar blokeli şekilde kalmaya devam etmekte ve müvekkil yönünden telafisi güç zararlar doğduğunu, davalı şirkete karşı defaaten tekrarlarca 21/03/2025 17:56:22 tarihinde, 13/03/2025 16:07:49 tarihinde, 27/02/2025 15:15:29 tarihinde ve 24/02/2025 12:51:00 tarihlerinde PTT KEP üzerinden başvurulmuş ve davalı şirketçe okunmuş olmalarına rağmen davalı şirket tarafından hiçbir şekilde cevap verilmediğini, davalı şirket tarafından olumsuz cevap verilerek müvekkilinin geri dönüşü olmamak üzere maddi ve manevi zarara uğratıldığını, halihazırda ilgili bedel keyfi olarak bankaca herhangi bir sebep, mahkeme kararı veya savcılık talimatı gösterilmeksizin el konulduğunu, 17.02.2025 tarihinde konulan bloke, 73 günü aşkın süredir davalı şirket tarafından haksız bir şekilde devam ettirilmekte ve dava tarihi itibariyle para iade edilmediğini, davalı şirketin bu haksız eyleminden dolayı ve bloke konulan bedelin miktarının yüksek olması nedeniyle müvekkilin çekleri, senetleri yazılmış, basiretli tacir olarak sağladığı güven blokeden ve borçlarının ödeyemediğinden dolayı ortada kalmış, müvekkil ticari açıdan geri dönülmez bir hale girerek iflas etmenin eşiğine geldiğini, müvekkilinin ayrıca ticari itibarı zedelenmiş, müvekkil ruhsal anlamda çöküş yaşadığını, mezkur blokeye dair 5549 sayılı yasanın 19/A maddesi kapsamında askıya alındığını belirttiğini, hiçbir mанкеме kararı veyahut icra işlemi olmaksızın bu şekilde müvekkilimizin hesaplarına el konması hukuka aykırı olmakla beraber suç teşkil ettiğini, müvekkilinin bu sebeple...Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2025/... Soruşturma Sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunduğunu, müvekkilinin işbu maddi manevi zararının bir nebze giderilebilmesi için huzurdaki davayı ikame ettiğini, işbu sebeplerle huzurdaki davanın ivedilikle kabulü gerektiğini, hukuka aykırı blokeden dolayı maddi ve manevi zararın tazmini nedeniyle PTT kep üzerinden davalı şirkete defalarca başvuru yapılmış ancak başvurularının cevapsız kaldığını, müvekkili bloke sebebiyle parasını kullanmadığını ve nemalandıramamış, nemalandıramadığını, müvekkilininin bu süre zarfında büyük mağduriyet yaşamıştır. Kendi parası üzerinde tasarrufta bulunamayarak ekonomik kayıplara uğradığını, davanın kabulü ile HMK madde 109 gereği kısmi dava olarak şimdilik fiili ödeme tarihindeki 1.000,00-USD üzerinden takip açılış tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalı tarafın .... İcra Dairesi ...Esas icra dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın likit olması, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe itiraz etmesi nedeniyle aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; müvekkili şirket ... ... A.Ş. 'nin kendisine ait www.....com adlı internet sitesi ve ilan ettiği mobil uygulamaları üzerinden “...” başta olmak üzere birçok... varlığın alım/satım platformu olarak ticari hayatına devam ettiğini, müşterilerce ...alım/ satım işleminin yapılmasının ardından sunulan bu hizmet karşılığında komisyon geliri kazanıldığını, kripto varlık alım satım hizmeti veren müvekkil şirket ... ... A.Ş. 'nin Sermaye Piyasası Kurulu’nun internet sitesinde yayımlanan ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nun Geçici 11. maddesi uyarınca faaliyette bulunacağını beyan eden kripto varlık hizmet sağlayıcılarına ilişkin listede yer aldığını, davacı tarafın ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk sürecini işletmeksizin huzurdaki davayı ikame ettiğini, dava şartı arabuluculuk sürecinin tamamlanmasının da dava şartı olması sebebiyle huzurdaki davanın dava şartı yokluğu sebebiyle reddinin gerektiğini, müvekkili şirket ... 'nun 2017 yılında kurulduğuunu, kurulduğu tarihten bugüne kadar da markası ile alanında Türkiye çapında öncü bir şirket olduğu gibi dünya çapında da bilinen, tanınan, alanında bilinirlik ve müşteri / kullanıcı sayısı bakımından öncü bir şirket konumunda ticari hayatına devam ettiğini, müvekkil şirket ... 'nun 7.000.000 aşkın kullanıcısı ile ülkemizde gerek sosyal sorumluluk projeleri gerekse de reklamları ile herkes tarafından bilinen, tanınan, alanında ilk sırada olduğunun kabul gördüğü marka değerine sahip bir şirket olduğunu, ilaveten müvekkili şirketin Gelir İdaresi Başkanlığının 3 Ocak 2024’te açıkladığı ve 2020- 2021-2022 vergilendirme dönemini kapsayan Kurumlar Vergisi beyannamelerinde 2021 yılında Türkiye genelinde vergi rekortmenleri listesine girdiğini, müvekkili şirket ...’nun 2019 – 2023 yılları arasında ödediği toplam vergi miktarının ise 180 milyon doların üzerinde olduğunu, bu kapsamda, müvekkili şirketin 1000 USD talepli ihtiyati haciz talebine konu alacağa hükmedilmesi halinde ödeyememe veya mal kaçırma gibi bir ihtimalinin bulunmadığı davacı tarafından da çok iyi bilindiğini, bu sebeple ihtiyati haciz talebinin reddinin yerinde bir karar olduğunu, davacı tarafından iddia edildiğinin aksine, müvekkili şirket tarafından davacı kullanıcının hesabına müvekkili şirketin iradesi ile herhangi bir bloke konulmadığını, müvekkili şirketin yalnızca yasal yükümlülüklerini kanuna uygun şekilde yerine getirdiğini, ... ... A.Ş. 'nin 5549 sayılı Kanun'un 19/A maddesi kapsamında kendisine iletilen talepleri yerine getirmekle de yükümlü olup davacının işlemlerinin T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı Malî Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığı'nın talebi doğrultusunda Kanun'un 19/A maddesi kapsamında askıya alındığını, 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun’un 10. maddesi uyarınca, yükümlülüklerini kanuna uygun şekilde yerine getiren gerçek ve tüzel kişilerin, bu işlemler nedeniyle hiçbir şekilde hukuki ve cezai sorumluluk altında tutulamayacaklarını, aynı şekilde, yükümlüler tarafından Başkanlığa yapılan şüpheli işlem bildirimlerinin, denetim elemanları ve yargı mercileri dışında — işleme taraf olanlar da dâhil olmak üzere — hiçbir kişiyle paylaşılmasının mümkün olmadığını, bu açık ve emredici düzenlemelere rağmen, yükümlülüğünü yasal çerçevede yerine getiren bir kişinin veya kurumun bu nedenle icra takibine maruz bırakılması ve akabinde açılan itirazın iptali davasıyla karşı karşıya kalmasının, hem Kanun’un lafzına hem de ruhuna açıkça aykırı olduğunu, bu tür davaların varlığının, yükümlülerin yasal görevlerini yerine getirmesini engelleyecek, caydırıcı ve hukuk güvenliğini zedeleyici sonuçlar doğuracağını, dolayısıyla, yükümlülüğün yerine getirilmesi nedeniyle açılan itirazın iptali davasının, yasal dayanaktan yoksun, haksız ve hukuken kabul edilemez nitelikte olduğunu bildirerek işbu davanın öncelikle usule ilişkin açıklamaları kapsamında usulden reddine, Masak'a müzekkere yazılarak davacının müvekkil şirketindeki malvarlıklarına yönelik olarak işlem ertelemesi kararının bulunup bulunmadığının sorulmasına, huzurdaki davanın açıklamaları kapsamında esastan reddine, davacı aleyhine %100 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve her türlü yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Hakim ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi'nin 25/11/2021 tarihli 1232 numaralı kararı ile 26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 5. Maddesinin birinci fıkrası uyarınca; 1)13/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. Maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 2)22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969. Maddelerinden, 3)19/10/2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'ndan (142.maddesinde düzenlenenler hariç), 4)23/02/2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu'ndan, 5)21/11/2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'ndan, 6)06/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'ndan, 7)20/06/2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun'dan, kaynaklanan ve Asliye ticaret Mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere; İstanbul Adliyesi için 6,7,8 ve 9 numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinin bakmasına, bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkur mahkemelere gönderilmemesine, 15/12/2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine karar verilmiştir. Somut olayda, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde davacının davalının müşterisi olduğunun, davalı tarafından davacının hesabına bloke konulduğunun, davacının hesabındaki parayı çekemediğinin, blokenin haksız olarak devam ettiğinin beyan edilerek bu davanın açıldığı, uyuşmazlığın kripto varlıklara ilişkin işlemlerden kaynaklandığı, kripto varklıkların finansal varlık niteliğinde olduğu, bu konudaki hukuki boşluğun 26.06.2024 tarihli 7518 sayılı "Sermaye Piyasası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" ile SPK kapsamına alındığı anlaşılmakla, 06/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'ndan kaynaklı davaya Finans Mahkemeleri sıfatıyla bakılmak üzere 6,7,8 ve 9 numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi olunması için İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu’na gönderilmesine ve esasın bu şekilde kapatılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Hakim ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi’nin 25/11/2021 tarihli 1232 numaralı ihtisas kararı uyarınca dosyanın Finans Mahkemeleri sıfatıyla bakılmak üzere 6,7,8 ve 9 numaralı Asliye ticaret Mahkemelerinden birine tevzi olunması için İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosu’na gönderilmesine, 2-Esasın bu şekilde kapatılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 14/10/2025

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/390, K. 2025/657, T. 14.10.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-390-e-2025-657-k-ac8462c60a37