İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/383 E. 2026/229 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/383
Karar No
2026/229
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/91 Esas KARAR NO : 2026/230

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 07/02/2025 KARAR TARİHİ : 02/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının kullanımında olan ... abone numaralı tüketim noktasına ait tesisat mahallinde müvekkil şirket saha ekipleri tarafından 16/04/2015 tarihinde yapılan kontrolde, aboneye ait sayaç panosunda yapılan kontrollerde "..." ve "..." fazlarına ait akım trafolarının ... uçlarına diyotla seri bağlantı yaparak, sayacın eksik kayıt yapmasını sağlayarak kaçak elektrik kullanılmasının tespit edilmesi üzerine, zabıt tarihinde cari olan EPTHY' nin 26/1-b maddesi uyarınca, ... seri nolu kaçak elektrik tespit tutanağı tanzim edildiğini, davalı borçlu aleyhine arz edilen tutanağa istinaden, davalı borçlunun kullandığı kaçak tüketim, zabıt tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereği hesap edilmiş ve yapılan hesaplama karşılığı toplam 101.540,70TL bedeli tahakkuk ettirildiğini, 101.540,70-TL kaçak elektrik bedeline, 12.651,99-TL gecikmiş gün faizi ve 2.277,35 TL faizin KDV'si ilave edilerek toplam 116.470,04 TL' nin tahsili amacıyla ... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emrinin gönderildiğini, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takip durduğunu, davalı tarafından 3.500,00-TL tutarında kısmi ödeme yapılmış olup TBK madde 100 uyarınca davalı/borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmiş olduğundan yapılan işbu kısmi ödemenin ana borçtan düşme imkanının bulunmadığını, bu sebeple dava takip çıkışı üzerinden ikame edilmiş olup huzurdaki haklı davanın kabulünü talep ettiklerini, davaya konu alacaklar için davacı tarafından ... 3 Asliye Ticaret Mahkemesi... E. Sayılı dosya ile menfi tespit davası açılmış davanın bir kısım yönden karar verilmesine yer olmadığına bir kısım için ise esastan reddine karar verildiğini, davacı tarafça ödeme yapılmadığını, davacı kurum tarafından yapılan inceleme neticesinde, kaçak enerji kullanımından dolayı tanzim edilen itiraza konu kaçak elektrik kullanım tespit tutanağı ve bu tutanağa istinaden düzenlenen kaçak elektrik kullanım faturasında herhangi bir hesaplama hatası bulunmadığını, kaçak tespiti için tespit anında mahalde fiili kullanıcının varlığının yeterli olduğunu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği m.26'da gösterilen haller içerisinde elektrik tüketimi yapan herkes, kaçak tespiti ve tahakkukunun muhatabı olabileceğini, Kaçak elektrik kullanım hususu tutanaklar; fotoğraflar ve tespit tutanakları ile sabit olduğundan bahisle davalı/borçlu tarafından ileri sürülen borca itiraz yerinde olmadığını, bu nedenle borçlunun itirazının iptalini ve hükmolunacak meblağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye hükmedilmesini talep etme zarureti doğduğunu, alacağın likit olması sebebiyle İcra İnkar Tazminatı talebimizin karşılanması gerektiğini, davalının takibe itiraz etmekle takibin durmasına neden olduğunu, icra inkar tazminatı takibe haksız yere itiraz edilmesi ve alacaklının alacağına geç kavuşmasına neden olunmasının hukuki yaptırımı olduğunu, somut uyuşmazlıkta davalı önce takibe haksız olarak itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu, bu sebeple İİK'nın 67/2. maddesi gereğince alacağın yüzde 20'si oranında icra inkâr tazminatına karar verilmesi gerektiğini, Arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak anlaşmanın sağlanamadığını, davalının ilgili kaçak elektrik faturalarının son ödeme tarihi geçmiş olmasına rağmen borcunu ödememiş, aleyhine icra takibi başlatılmasına rağmen de borcunu ödemediği gibi bir de işbu takibe haksız bir şekilde itiraz etmiştir. Alacağımız muaccel olup; rehin ile de temin edilmediğini, işbu davanın sonuçlanması ve icra takibinin kesinleşmesi beklenildiği takdirde, "kamu alacağı" niteliğinde olan kaçak elektrik bedelinin tahsili tehlikeye gireceğini, dava değerinden ve borçlu tarafın yargılama aşamasında ve daha öncesinde göstermiş olduğu tavırlardan anlaşılacağı üzere; borçlunun mal kaçırma ve adres değiştirme ihtimali bulunduğundan, hüküm ve icra takibi kesinleşinceye kadar, Mahkemece borçlunun borca yeter miktarda menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi için İİK m. 257 gereği ihtiyati haciz talep etme zarureti hâsıl olduğunu belirterek öncelikle davalı/borçlunun taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde İİK m. 257 gereği dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya Mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, davalı borçlunun ... İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememizin 17/02/2025 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin talep edilen miktarın %50'si olan 58.235,02 TL üzerinden %40 teminat karşılığında kabulüne karar verilmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu takibin 02.02.2016 tarihinde ... 3. Müdürlüğünün .... E. Sayılı dosyası ile açıldığını, davalının 04.03.2016 tarihli esasa ve yetki itirazı ile takibin durduğunu, yetki itirazında yetkili icra dairesinin Küçükçekmece olduğunu belirtmiştir. Alacaklı şirket vekilinin talebi ile dosya; 05.10.2018 tarihli gönderme kararı ile dosya yetkili olmayan ... İcra Müd.ne gönderildiğini, bu dosyadan alacaklı vekili, 09.01.2018 tarihinde yenileme işlemi yaptığını, en geç 05.10.2018 tarihinde haberdar olduğunu, olmuştur. ... İcra Müdürlüğü, 10.02.2023 de yetkinin Küçükçekmece de olduğunu ve alacaklı vekilinin yetki itirazı kabulü doğrultusunda 10.02.2023 tarihli talebi doğrultusunda dosya yetkili ... 9 yıl sonra geldiğini, bu sebeple, davacı şirketin itirazı öğrendikten sonra 1 yıllık zaman aşımı süresinde açılmayan davanın zaman aşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, çünkü itirazda yetkili icra dairesinin belirtildiğini, davacı vekilinin yetkisiz bir icra dairesine gönderme talebi zaman aşımını kesmeyeceğini, davacı şirket 02.02.2016 tarihinde takip başlattığı alacağı ile ilgili 2025 yılında ihtiyati haciz talebinde bulunması ihtiyati haciz kurumunun mantığı ile çeliştiğini, talep konusu alacağın olup olmadığı ve varsa miktarı yargılamayı gerektirdiğini, 10 yıldır alacaklı olduğunu ispatlayamayan dava konusu alacak ile ilgili ihtiyati haciz kararı verilemeyeceğini, dava konusu alacak, aynı zamanda zaman aşımına uğramış olması nedeni ile kaldırılmasını talep ettiklerini, Tüketim endeksi anlık olarak kontrol altında olan müvekkilin sayaca müdahale ederek enerji kullanması hayatın normal akışına da aykırı bir durum olduğunu, davacı şirket tarafından sayaç sökülürken de davacı şirket tarafından takılı orijinal mühür sayacın üzerinde olduğunu, sayaca herhangi bir müdahale söz konusu değilken davacı şirket bünyesindeki laboratuvarda kendi elemanlarınca tutulan “… ve ...fazlarına ait akım trafolarının S1 uçlarına seri bağlantı yaparak eksik tüketim yapması sağlandığı gerekçesiyle…” dava konusu faturalar tahakkuk edilmiştir. Tutanakta müvekkile ait imza bulunmadığını, dava konusu tutanak ve resimler davacı şirket tarafından düzenlenen tek yanlı belgeler olup, tek başına delil niteliği bulunmadığını, davalı şirketin işyerinde; davalı şirketin talebi ile OSOS ( Uzaktan Konatrol Sistemi) kurulduğunu, bu sistemin amacının; davalı gibi yüksek enerji tüketen işyerlerinin şirket merkezinden 24 saat gözetim altında bulundurarak tüketimlerinde normalin dışında bir hareketlenme olması halinde hemen müdahale edilmesini sağlamak olduğunu, bu sistem gereğince müvekkil firmanın tüm tüketim hareketleri anlık olarak tamamen kayıt ve kontrol altında olduğunu, bu kayıtların davalı şirket tarafından kurulan sistemde de kayıtlı olduğunu, davacı kurumun, doğru belge be bulgu yerine kurum elemanları tarafından tek taraflı olarak düzenlenen belgeler resmi belge gibi kabul edilerek 74 gün geriye gidilerek ek tahakkuk yapılmasının da yasal dayanağının bulunmadığını, davalı şirketin sayaca, 25.03.2015 tarihinde okuma amaçlı kontrol işlemi yaptığını, yönetmeliğe göre kesme/kontrol/okuma işlemi yapılmış ise en fazla bu tarihe kadar 22 günlük süre kaçak ve ek tahakkuk yapılabildiğini, dava konusu tutanak gereğince 74 gün üzerinden tahakkuk edilmesinin yasal dayanağı bulunmadığından rapor bu hali ile hükme esas alınamayacağını belirterek öncelikle 1 yıllık zaman aşımı süresine açılmayan davanın zaman aşımı nedeni ile reddini talep ettiklerini, dosyanın yetkili olmayan icra dairesine gönderilmesi zaman aşımını kesmeyeceğini, 02.02.2016 tarihinde açılan takip ile ilgili 10 yıl sonra ihtiyati haciz talebi, ihtiyati haciz kurumu ile bile çeliştiğini, zaman aşımına uğrayan ve 10 yıldır ispatlanamayan alacak ile verilen ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını, davacı şirketin, tutanak öncesi ölçülmüş sağlıklı sayaç değeri olmadığı gerekçesi, 08.01.2015 - 20.01.2015 tarihleri arasında 12 günlük ölçülmüş günlük (4336,27 kwh/gün) en yüksek tüketim değeri üzerinden tahakkuk yapmasının maddi ve yasal dayanağı bulunmadığını, Kaçak tahakkuk yapılan 74 günün ortalama tüketim değeri ise 2.182,36 kwh.olduğu, yine Yönetmeliğe göre; sayaçta kontrol/kesme/bağlama işlemi yapılmış ise kaçak veya ek tahakkuk en fazla bu tarihe kadar hesaplama yapılabilir. 25.03.2015 tarihinde fatura düzenleme amacı ile sayaca okuma yapıldığını, bu tarihte davacı kurum sayacı okumuş yani kontrol etmiş ve bir usulsüzlük tespit etmediğini, bu sebeple tahakuk en fazla bu süreye kadar 74 gün üzerinden değil, 22 gün üzerinden yapılması gerektiğini, tutanaktan sonraki iki yıllık ortalama tüketim değerleri de dosyaya sunulmuştur. Tutanak öncesi ve tutanak sonrası tüketimler birbiri ile uyumlu olduğunu, bu sebeple davacı şirketin, işyerinde sağlıklı ölçülmüş iki yıllık tüketim değerleri yerine, iş potansiyeli gereği yüksek ölçülmüş 12 günlük en yüksek günlük tüketimi esas alınmasının maddi ve hukuki izahı bulunmadığını, Yönetmeliğe açıkça aykırı olarak sağlıklı ölçülmüş ortalama tüketim değerleri yerine 12 günlük yüksek tüketim değerinin esas alındığını, dosyadaki maddi delillerle ile ve ortalama tüketim değerleri ile dava konusu tutanağın bir geçerliliğinin kalmadığını, bilirkişi heyetinin rapordaki tespit edilen akım değerlerine göre yapılacak en yüksek tahakkuk bedelinin 36.460,00 TL'si olduğunu, bu sebeple yasal ve maddi dayanağı bulunmayan davanın reddi ile yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı şirkete yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE; Taraflara usulüne uygun davetiyeler tebliğ edilmiş olup, ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosya ve ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dosya UYAP sureti, ticaret sicil kayıtları, vergi kayıtları, kazı ruhsatı verildiğine dair bilgi, kaçak elektrik zaptı dosyamız içerisine alınmıştır. ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası incelendiğinde davacı tarafından davalı aleyhine 116.470,04 TL üzerinden takip başlatıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durdurulduğu anlaşılmıştır. Dosya Elektrik Mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş, düzenlenen 23/02/2026 tarihli raporda; raporda yapılan tüketim kıyaslamaları doğrultusunda, 24.02.2025 tarihinden başlamak kaydı ile ölçü sistemine müdahale edilerek kaçak elektrik kullanımına başlanmış olduğu, yine, tutanak kayıtlarına geçen anlık akım değerlerine göre sayacın 220,00 kw. Güç kayıt etmesi gerektiği halde, sayaç üzerinden 2,2 kw. demand güç 2,2 kw x 80 (akım trafo oranı) - 176 kw. demand güç tespit edilmiş olunması, yani eksik tüketim kayıt tespiti gerekçeli olarak, tutanak tarihi itibariyle kaçak elektrik kullanıldığına kanaat getirildiği, davalının 16.04.2015 tarihi itibariyle mevzuat madde 26 — b hükmü “ölçü sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi” kaçak elektrik tüketimi olarak kabul edilebileceği, raporda detayı verilen mevzuat hükmünde, davalının kaçak kullanım gerekçesi olan mevzuat madde 26-b hükmü kapsamındaki tespitlerde, “Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerine göre” hesap yapılacağına ilişkin açık hüküm bulunduğu, davacı kurumca davalının tutanak öncesinde 08.01.2015 — 20.01.2015 tarihler arasındaki kısıtlı bir süre tüketimi dikkate alınarak hesaplama yapıldığı, oysa ki davalı taraf gerek tutanak öncesi gerek tutanak sonrası ihtilafsız dönemlerin hiçbirinde davacı tarafın iddia ettiği 4326,27 kwhi/gün ortalama tüketim sarf etmediği, bu nedenle davacı kurum uygulamasının hakkaniyetli olmadığı değerlendirilmiş, davacının tüketimde düşüş başlamadan önceki dönemsel tüketimlerinin ortalamasının alınması (daha geniş süreli tablo 5) gerektiğine kanaat getirilerek hesaplamalarda 2469,73 kwh/gün ortalama tüketim değeri dikkate alınmış, bu kapsamda davalının 54.334,06 kwh. lik tüketime tekabül eden 41.480,84 TL. kaçak tahakkukundan sorumlu tutulabileceği, bunun yanı sıra kaçak ek tahakkukundan sorumlu tutulamayacağı kanaatine varılarak, takibin 41.480,84 TL. (Asıl alacak) + 5.530,78 TL. (gecikmiş gün faizi) + 995,54 TL. (KDV) = 48.007,16 TL. üzerinden davalı Aziz NURHAKLI adına devam edebileceği belirtilmiştir. Dava, davacı Elektrik Dağıtım Şirketinin ... no'lu abonenin sözleşmesiz olarak davalı işyerinde kaçak elektrik enerjisi tüketildiğinin tespiti nedeniyle düzenlenen faturaların tahsili için başlatmış olduğu takibe vaki itirazın iptali davası olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık konusunun işyerinde sözleşmesiz sayaçtan davalı tarafından kaçak elektrik kullanımı olup olmadığı, düzenlenen faturaların Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun olup olmadığı hususundadır. Tarafların iddia ve savunmaları, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; Taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi, tespit edilen uyuşmazlığa konu kaçak kullanım tespit tutanağı(haksız fiil tarihi olan 16.04.2015 tarihi) ve fatura tarihleri, taraflar arasında ticari satış bulunduğu (BK 231, TTK 23 mad) ve dava tarihi dikkate alınarak davalı tarafın zamanaşımı def'ine ilişkin itirazının reddine karar verilmiştir. Mahkememizca taraf delilleri toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi raporunda özetle " 24.02.2025 tarihinden başlamak kaydı ile ölçü sistemine müdahale edilerek kaçak elektrik kullanımına başlanmış olduğu yine, tutanak kayıtlarına geçen anlık akım değerlerine göre sayacın 220,00 kw. güç kayıt etmesi gerektiği halde, sayaç üzerinden 2,2 kw. demand güç 2,2 kw x 80 (akım trafo oranı) = 176 kw. demand güç tespit edilmiş olunması, davalının 16.04.2015 tarihi itibariyle mevzuat madde 26 – b hükmüne göre ölçü sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi kaçak elektrik tüketimi olarak kabul edilebileceği, davalının kaçak kullanım gerekçesi olan mevzuat madde 26-b hükmü kapsamındaki tespitlerde, “Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerine göre” hesap yapılacağına ilişkin açık hüküm bulunmadığı, Davacı kurumca davalının tutanak öncesinde 08.01.2015 – 20.01.2015 tarihler arasındaki kısıtlı bir süre tüketimi dikkate alınarak hesaplama yapıldığı oysa ki davalı taraf gerek tutanak öncesi gerek tutanak sonrası ihtilafsız dönemlerin hiçbirinde davacı tarafın iddia ettiği 4326,27 kwh/gün ortalama tüketim sarf etmediği bu nedenle davacı kurum uygulamasının hakkaniyetli olmadığı davacının tüketimde düşüş başlamadan önceki dönemsel tüketimlerinin ortalamasının alınması gerektiğine kanaat getirilerek yapılan hesaplamalarda 2469,73 kwh/gün ortalama tüketim değeri dikkate alınarak bu kapsamda davalının 54.334,06 kwh. lik tüketime tekabül eden 41.480,84 TL. kaçak tahakkukundan sorumlu tutulabileceği, bunun yanı sıra kaçak ek tahakkukundan sorumlu tutulamayacaği" yönünde görüş bildirmiştir. Dosya kapsamında yapılan incelemede 16.04.2015 tarihinde davalı şirket tarafından ticari faaliyet yürütülen işletmede, sayacın S ve T fazlarına ait akım trafolarının S1 uçlarına diyot ile seri bağlantı yaparak ölçü sistemine müdahale etmek kaydı ile ... seri nolu kaçak elektrik tüketim tespit tutanağı düzenlenmiştir. Tutanak içeriğinde; 51046807 seri nolu sayacın tesisata takılı vaziyette bulunduğu, Sayaç işaretinin 7412 kwh. olduğu, mahalde 344 amper - 320 amper – 341 amper akım çekildiğinin tespit edildiği anlaşılmaktadır. Tutanağa binaen davalı adına toplam 101.540,70 TL. kaçak elektrik tüketim bedeli tahakkuk ettirilmiş olduğu tespit edilmiştir. Davalının tutanak öncesi ve sonrası ortalama tüketimleri kıyaslanmış, 24.02.2015 tarihi itibariyle bariz düşüş tespit edilmiştir. 02.02.2015 – 24.02.2015 tarihleri arasındaki davalı ortalama tüketimi 2498,18 kwh/gün olması ayrıca bu değerin tutanak sonrası ortalama tüketim değerlerinden fazla çıkmış olması, buna karşılık 24.02.2025 – 25.03.2025 tarihler arasında ortalama tüketim değerinin aniden 1668,97 kwh/gün ortalama tüketim değerine düşmüş olması göz önüne alındığında 24.02.2015 tarihinden başlamak kaydı ile ölçü sistemine müdahale edilerek kaçak elektrik kullanımına başlanmış olduğu alınan bilirkişi raporu ile de tespit edildiği üzere sabittir. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin Beşinci Bölüm'de; Kaçak ve Usulsüz Elektrik Enerjisi Tüketimi MADDE 26 – (1) Gerçek veya tüzel kişinin; a) Kullanım yerine ilişkin olarak; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b) Dağıtım sistemine veya sayaçlara veya ölçü sistemine ya da yapı bina giriş noktasından sayaca kadar olan tesisata müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, c) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında; yükümlülüklerini yerine getirmeden dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında açması, kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir. Davalı şirketin 16.04.2015 tarihi itibariyle mevzuat madde 26 – b hükmü ölçü sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi” kaçak elektrik tüketimi olarak kabul edilebilecektir. Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması MADDE 28 – (1) 26 ncı maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bendi kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için, a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerine göre, b) Tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönemki tüketim miktarına göre hesaplanır. (b) bendi kapsamında, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki aynı dönem, ihtilafsız dönem olarak kabul edilir. (2) Birinci fıkra kapsamında doğru tespit edilmiş tüketim değeri yoksa, kullanım yerinin müstakil trafolu olup olmamasına bakılmaksızın; a) Meskenlerde, proje varsa projesinde belirtilen gücün kullanma faktörü olan 0,60’ı, projesi yok ise, basit yapılarda 3 (üç) kW, diğerlerinde 5 (beş) kW’ın altında olmamak üzere bağlantı gücüne ve ortalama günlük çalışma saatine göre, yöresel özellikler ve benzer yapılar göz önüne alınarak, b) Diğer abone gruplarında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0.60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir ve bu değer 3 kW’ın altında olmamak üzere ortalama günlük çalışma saatlerine göre, hesaplanır. Bu tür hesaplamaların yapılamaması durumunda, tüketilen elektrik enerjisi miktarı aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerinin ortalama tüketimlerine göre hesaplanarak tespit edilir. Yukarıda detayı verilen mevzuat hükmünde, davalının kaçak kullanım gerekçesi olan mevzuat madde 26-b hükmü kapsamındaki tespitlerde, “Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerine göre” hesap yapılacağına ilişkin açık hüküm bulunmaktadır. Davacı kurumca, davalının 08.01.2015 – 20.01.2015 tarihler arasında sayacının kayıt ettiği 4326,67 kwh / gün ortalama tüketim değerinin dikkate alınmış olduğu tespit edilmekle davalının gerek geçmiş gerekse tutanak sonrasındaki ihtilafsız dönemlerinde bu denli bir tüketimi bulunmamaktadır. Bu nedenle davacının tüketimde düşüş başlamadan önceki iki dönem ortalaması dikkate alınmıştır. Davalının tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan sayaç değerinin (2736,53 kwh / gün + 2202,92 kwh/gün ) /2 = 2469,73 kwh/gün alınabileceğine alınan bilirkişi raporu da göz önüne alınarak kanaat getirilmiştir. Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalamada esas alınacak süre MADDE 29 – (1) Kaçak elektrik enerjisi kullandığı tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır. a) 26 ncı maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır. b) 26 ncı maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde, 1) Kullanım yerine ilişkin olarak; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma yapılmış olan yerler için, kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez. Ancak, sayaçtan geçirilmeden ayrı bir hatla kaçak elektrik enerjisi kullanımının tespiti halinde, kullanım süresi esas alınır. Ancak bu süre 180 günü geçemez. 2) (1) numaralı alt bentte belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak (1) numaralı alt bent çerçevesinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. 3) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı, 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz hükmü kapsamında, tüketimde düşüş 24.02.2015 tarihi itibariyle başlamaktadır. Yani dava konusu toplam dönem 24.02.2015 – 16.04.2015 tarih aralığıdır. Kaçak Tahakkuku; Madde 29- b) 26 ncı maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde, 1) Kullanım yerine ilişkin olarak; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma yapılmış olan yerler için, kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez Mevzuat madde 29- b hükmü kapsamında kaçak kullanıma konu dönem 16.04.2015 tarihli tutanak ile tutanak öncesinde en son sayaç okuma işlemi yapılan 25.03.2015 tarih aralığıdır. Bu nedenle; davalı şirketin tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değeri 2469,73 kwh/gün, tahakkuka esas süre; 25.03.2015 –16.04.2015 tarih arası 22 gün, davalı şirketin sorumlu tutulabileceği kaçak tüketim miktarı; 22 gün x 2469,73 kwh/gün = 54.334,06 kwh olduğu; davalının 54.334,06 kwh. lik tüketime tekabül eden 41.480,84 TL. kaçak tahakkukundan sorumlu tutulabileceği sonucuna ulaşılmaktadır. Kaçak Ek Tahakkuku; 2) (1) numaralı alt bentte belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak (1) numaralı alt bent çerçevesinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. hükmü kapsamında, tüketimin düşmeye başladığı 24.02.2015 tarihine kadar geriye gidilerek eksik tüketim hesaplaması yapılabileceği, bu nedenle davalı şirketin tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değeri 2469,73 kwh/gün Ek Tahakkuka esas süre ; 24.02.2015 – 25.03.2015 tarih arası 29 gün, davalı şirketin sorumlu tutulabileceği kaçak tüketim miktarı; 29 gün x 2469,73 kwh/gün = 71.622,17 kwh., Kaçak tahakkuk döneminde sayaç tarafından kayıt edilen tüketim; (7412 kwh - 6257 kwh) x 80 = 92.400,00 kwh. bu durumda davacı tarafın kaçak ek tahakkuk talebinin olamayacağı anlaşılmakla buna göre bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın mevzuat hükümlerine uygun olduğu, davalının ispat yükünü yerine getirmediği, bilirkişi tarafından ihtilafsız dönem karşılaştırması yapılarak hesaplama yapıldığı, miktar hesaplamasının ise tutanakta tespit edilen verilere göre bilirkişi tarafından yapılabileceği anlaşılmakla mahkememizce denetime açık ve hükme esas alınabilir nitelikte bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın Kısmen Kabulü ile ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasındaki takibin 41.480,84 TL. (Asıl alacak) + 5.530,78 TL. (gecikmiş gün faizi) + 995,54 TL. (KDV) = 48.007,16 TL. üzerinden davalı Aziz Nurhaklı yönünden devamına asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ve dosya içeriğine göre; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasındaki takibin 41.480,84-TL asıl alacak, 5.530,78-TL gecikmiş gün faizi ile 995,54 TL KDV olmak üzere toplam 48.007,16-TL üzerinden devamına, asıl alacak tutarına takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine, 2-Harçlar Kanunu gereğince ve karar tarihi itibariyle alınması gereken 3.279,37 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.989,02 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.290,35 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ne göre hesaplanan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 1.989,02 TL peşin/nisbi harcı, 7.000,00 TL bilirkişi ödemeleri, 892,50 TL tebligat+posta+diğer masraflar, olmak üzere toplam 9.881,52 TL yargılama giderinin kabul red oranı (%41,22) dikkate alınarak; 4.073,01 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına, 7-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL Arabuluculuk ücretinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.483,86 TL'sinin davalıdan, 2.116,13 TL'sinin davacıdan alınarak Hazine adına gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan ancak kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.02/04/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/383, K. 2026/229, T. 02.04.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-383-e-2026-229-k-960cf4ced459