İlk Derece Mahkemesi · Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/374 E. 2026/127 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/374
Karar No
2026/127
Karar Tarihi

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ... T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : KARAR NO:

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : 1- VEKİLİ : DAVALI : 2- VEKİLİ : DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : KARAR TARİHİ : GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; ... Sigorta A.Ş. tarafından ... poliçe numarası ile sigortalanmış ... plakalı ... sevk ve idaresindeki aracın, 29.11.2024 tarihinde aydınlık alt geçit istikametinden ...Caddesini yolun orta şeridini takiben seyredip ... Sokak kavşağına yaklaştığa sırada yolun sağ şeridine geçip önündeki araçtan dolayı kontrolsüz bir şekilde tekrar orta şeride geçmek için sola doğru manevra yaptığı sırada aracının sol yan ve ön kısımları ile solundan aynı istikametten orta şeridi takiben doğru seyreden sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobilin sağ yan kısımlarına çarparak sola doğru savrulmaya devam edip aracının ön kısımları ile de yine solundan ve gerisinden en sol şeridi takiben doğru seyreden sürücü ... idaresindeki müvekkili ...'a ait ... plakalı otomobilin sağ arka köşe kısımlarına çarptığı ve kaldırım kenar taşlarına çarparak ön kısımları ile orta refüj üzerinde bulunan ağaca çarparak durduğu, çarpmanın etkisiyle ... plakalı otomobilde sola doğru savrulup sol yan kısımları ile korkuluk demir bariyerlerine, sol arka tekerlek kısımları ile kaldırım kenar taşlarına ve ön kısımları ile de orta refüj üzerinde bulunan ağaca çarparak durduğu, müvekkile ait ... plakalı otomobilde çarpmanın etkisiyle sola doğru savrulup sol arka tekerlek ve sol arka kısımları ile kaldırım kenar taşlarına ve demir korkuluk bariyerlere çarpıp yol üzerinde kendi ekseni etrafında dönerek yolun sağ kısımlarında durması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Kaza tespit tutanağından ve alınan ekspertiz raporundan da anlaşılacağı üzere Davalı Sürücü ... %100 kusurlu olduğunu, kaza neticesinde müvekkile ait ... plakalı araçta maddi hasar ve maddi değer kaybı meydana geldiğini, aynı zamanda müvekkil aracını kullanamamış ve araç mahrumiyeti külfeti meydana geldiğini, müvekkilinin aracı, adı geçen kazadan dolayı derhal servise kaldırıldığı gibi, tamir süreci, parça bekleme, ayrıntılı ve detaylı işçilik çalışması gibi nedenlerle uzun sürmüş müvekkil bu süre boyunca araçtan mahrum kalması nedeniyle zarar uğradığını, bu olay sebebiyle müvekkilinin aracını kazadan hemen sonra tamire verdiğini, müvekkilinin işbu kazadan dolayı araçtan mahrum kalmış( ikame bedel) ve müvekkilinin aracı değer kaybına uğradığını, bu nedenlerle haklı davalarının kabulüne, 100,00-TL değer kaybının ( zararlarımız bilirkişice yapılacak hesaplama neticesinde net olarak belirlendiği anda Hukuk Muhakemeleri Kanununun 107. Maddesi uyarınca talebimizi arttırmak hakkımız saklı kalmak üzere), kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) tazmin ve tahsiline, 100,00-TL araç mahrumiyetinden kaynaklanan zarar bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan tazmin ve tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Davacı tarafça, eldeki dava belirsiz alacak davası olarak ve yalnızca 100,00 TL değer kaybı ile 100,00 TL mahrumiyet bedeli olarak ikame edilmiş ve fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulduğunu, ancak eldeki davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilmiş olması somut olayın özellikleriyle örtüşmediğini, zira davacının, kaza sonrasında düzenlenen eksper raporu ile zararı açıkça belirlenebilir durumda olmasına karşılık belirli bir alacak kalemi için dava açılmasına rağmen hukuki menfaat olmaksızın belirsiz alacak yoluna başvurulmuş olması usul ekonomisine aykırılık teşkil etmediğini, 20/11/2024 tarihli Trafik Kazası Tespit Tutanağı'nda; müvekkil ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Aydınlık Alt Geçit istikametinden ...Caddesi'ni yolun orta şeridini takiben seyredip ... Sokak Kavşağı'na yaklaştığı sırada yolun sağ şeridine geçip önündeki araçtan dolayı kontrolsüz bir şekilde tekrar orta şeride geçmek için sola doğru manevra yaptığı sırada solundan aynı istikametten seyreden sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobilin sağ yan kısımlarına çarparak sola doğru savrulmaya devam edip aracının ön kısımları ile de yine solundan ve gerisinden en sol şeridi takiben doğru seyreden sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobilin sağ arka köşe kısımlarına çarptığı ve kaldırım kenar taşlarına çarparak ön kısımları ile orta refüj üzerinde bulunan ağaca çarparak durduğu, çarpmanın etkisiyle ... plakalı otomobilde sola doğru savrulup sol yan kısımları ile korkuluk demir bariyerlerine, sol arka tekerlek kısımları ile kaldırım kenar taşlarına ve ön kısımları ile orta refüj üzerinde bulunan ağaca çarparak durduğu, ... plakalı otomobilde çarpmanın etkisiyle sola doğru savrulup sol arka tekerlek ve sol arka kısımları ile kaldırım kenar taşlarına ve demir korkuluk bariyerlere çarpıp yol üzerinde kendi ekseni etrafında dönerek yolun sağ kısımlarında durması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, bu olayın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü müvekkilin 2918 sayılı KTK'nun 46/2-c maddesini ihlal ettiği, ... plakalı araç sürücüsü ile ... plakalı araç sürücüsünün ise kazada kusurları olmadığı yönünde tespit mevcut ise de kusur oranının taraflarınca kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenlerle cevap dilekçelerinin kabulü ile usul ve yasaya aykırı eldeki davanın reddine, her türlü yargılama gideri ile vekalet ücretinin davacı üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Öncellikle kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, davacının araç hasar tamiri kasko firması tarafından yapılmakta olup firma tarafından müvekkil şirkete 107.627,75 TL hasar başvurunda bulunulmuş olup şirketler arası mutabakat işlemleri ve tam tutarın netleşmesi beklenmekte olup teminat tutarı olan 200.000TL'den öncelikle araç tamir başvurusu için ödeme yapılacak olup ödemenin yapılmasını takiben dekontu ibraz edileceğini, araç değer kaybının sigorta genel şartlarına uygun olarak tespit edilmesi gerekmekle yine aracın cinsi modeli kilometre bilgileri ile aracın daha önce aynı bölgeden hasar alıp almadığının tespite edilmesinin gerektiğini, bu nedenle aracın daha önce karıştığı kaza bilgileri ile ekspertiz raporlarının istenilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketin sorumluluğu temerrüt tarihinden başlamakta olup kaza tarihinden faiz talebinin kabulü mümkün olmadığını, bu nedenlerle; davanın öncelikle başvuru şartı eksikliğinden usulden reddini, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. ÇEKİŞMELİ HUSUSLAR, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın trafik kazası nedeniyle davacı aracında oluşan varsa değer kaybının ve araç mahrumiyet bedelinin tazminine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine müzekkere yazılarak davacıya ait aracın kasko poliçe suretleri gönderilmesi istenilmiş ve dosya arasına kazandırılmıştır. ... Sigorta Şirketine müzekkere yazılarak ... plakalı aracın 29/11/2024 tarihli kazası nedeniyle 20.12.2024 - 02.01.2025 tarihleri arasında 14 günlük ikame araç hizmeti sağlanıldığına ilişkin cevap verilmiştir. Mahkememizce aldırılan adli trafik ve sigorta hasar bilirkişisinin 04/08/2025 tarihli bilirkişi HEYET raporundan özetle; Dava konusu trafik kazasında; ... plakalı araç sürücüsü ...'ın kazanın oluşumunda %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, ... plakalı araç sürücüsü ...'ın meydana gelen kazanın oluşumunda kusurunun olmadığı, ... plaka sayılı otomobilin dava dışı sürücüsü ...'un kural ihlalinin bulunmadığı, Dava konusu ... Plakalı aracın toplam değer kaybı bedelinin 60.000,00 TL olarak hesaplandığı, bu değer kaybı bakiyesinden davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin, ... numaralı ZMMS limitleri dahilinde sorumlu olduğu, davalı ...'ın müştereken ve müteselsilen sorumluluğu bulunduğu, Dava konusu ... Plakalı aracın onarımdan kaynaklanan araç mahrumiyeti süresinin 14 gün, günlük araç kirasının 1.200,00 TL olup toplam araç mahrumiyeti tutarının 16.800,00 TL olarak tespit edildiği, 2.835,00 TL amortisman ve yakıt tasarrufu düşüldükten sonra kalan rakamın 13.965,00 olacağı, ancak davacı tarafın 14 günlük ikame araç hizmeti kullandığı belirlendiğinden araç mahrumiyeti alacağının olmayacağı rapor edilmiştir. Davacı vekilinin Mahkememize ibraz ettiği 12/01/2026 tarihli dava dava değer artırım dilekçesinden özetle: Dava dilekçemiz ile her bir alacak kaleminin 100,00 TL üzerinden harçlandırıldığını, değer artırım taleplerinin de alacak kalemini 100,00 TL üzerinden arttırarak yaptıklarını, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; değer kaybı bedeli taleplerinin 59.900,00-TL arttırarak; taleplerinin 60.000,00-TL olarak değer arttırılmasına, kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan (sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) tazmin ve tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, trafik kazası sebebiyle zmms poliçesine dayalı olarak değer kaybı ve ikame araç bedelinin tahsili istemine ilişkindir. 2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Davalılar kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortacısı ve sürücüsü olup davacıya ait araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde karşılamakla yükümlüdür. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı gerçek zarar kalemleri arasında bulunmakta olup, davalı trafik sigortacısı da bu zararlardan (değer kaybı yönünden) poliçe teminat limiti dahilinde sorumludur. Trafik kazaları dayanağını 2918 sayılı KTK'dan alan haksız fiil niteliğinde olaylardır. Haksız fiiller meydana geldikleri anda hukuki sonuç doğurur ve zarara neden olanların zararı tazmin borcu haksız fiil tarihinde ortaya çıkar. Haksız fiilin unsuru olan zarar, zarar görenin malvarlığında rızası dışında meydana gelen azalma ile zarar verici fiil olmasa idi bulunacağı durum arasındaki farktır ve zarar haksız fiilin meydana gelmesi ile gerçekleşmiş sayılır. Zarar verenin ve diğer sorumluların zararı tazmin yükümlülüğü herhangi bir ihbara ve ihtara gerek kalmaksızın olay tarihinde doğar. Haksız fiile bağlanan hukuki sonuçlar haksız fiil tarihi esas alınarak belirlenir ve bu nedenle haksız fiillerde olay tarihinde yürürlükte bulunan hukuk kuralları uygulanır. Başka bir deyişle zararın belirlenmesinde etken olan hususlarda olay tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin dikkate alınması gerekir. Yargıtay .HD'nin ... E- ... K sayılı 15/03/2018 tarihli kararı -ve benzer nitelikte diğer birçok kararında da- vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edilmiştir. Sonuç olarak haksız fiilin türü olan trafik kazalarına olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan kanun hükümlerinin uygulanması, davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybının belirlenmesinde olay tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununun 90. maddesi gereğince genel hükümlerin esas alınması gerektiğinden Yargıtay uygulamalarına uygun olarak bilirkişi raporunun ilgili kısmı hükme esas alınmıştır. Kusur yönünden yapılan belirlemelerin kaza tespit tutanağına ve diğer tüm bilgi ve belgelere uygun olduğu değerlendirilmiştir. Bilirkişiler tarafından düzenlenen raporun olayın oluş ve şekline uygun olup hüküm kurmaya elverişli olduğu kanaatine varılmakla tarafların kazadaki kusur durumları ile yapılan hesaplamalar doğrultusunda hüküm kurulmuştur. Araç Mahrumiyet bedeli talebi yönünden; davacıya kaza nedeniyle 14 gün ikame araç tahsis edildiği anlaşılmakla bu talebin reddine karar verilmiştir. Sigorta Şirketinin Temerrüt Tarihine İlişkin Değerlendirmede; 2918 Sayılı KTK.nun 91/1. maddesi yollaması ile 85. maddesi ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesine göre trafik sigortası işletene düşen hukuki sorumluluğu azami sigorta limitine kadar teminat altına almaktadır. Trafik kazaları esas itibariyle haksız eylem sayılan hallerden olmakla birlikte trafik sigortasını yapan sigortacı bakımından temerrüdün bu tarihte oluştuğunun kabulü mümkün değildir. 2918 sayılı KTK'nın 99/I. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel şartları uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Kazanın ihbar edilmesiyle, zararın miktarını belirlemek sigortanın sorumluluğundadır. Davalı ZMMS sigorta şirketine yapılan başvurudan itibaren davalı sigorta şirketinin 8 iş günü sonunda yani 25/04/2025 tarihinde temerrüde düşmüş olması nedeni ile bu tarihten itibaren tazminat miktarından sorumlu olmasına karar verilmiştir. ARABULUCULUK ÜCRETİ YÖNÜNDEN; Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik:14/04/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvuru bulunduğu hallerde dava şartı olarak arabuluculuğa başvurulamayacağının düzenlemesine göre; Sigorta şirketine karşı açılan tazminat davası yönünden, özel kanun niteliğindeki 2918 s. KTK'nin 97. maddesi gereğince davadan önce sigorta şirketine başvurunun zorunlu olması ve bu durumda 6325 s. Kanunu'nun 18/A-18. maddesi gereğince, 18/A maddesindeki zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümlerin sigorta şirketi yönünden uygulanamayacak olması nedeniyle, arabuluculuk tutanağının zorunlu arabuluculuk tutanağı olarak hazırlanmasına rağmen gerçekte ihtiyari arabuluculuk tutanağı niteliğinde olduğu kabul edilmiştir. 6100 s. HMK'nin 323. maddesine ve 6325 s. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerine göre de, ihtiyari arabuluculuk giderleri yargılama giderleri içerisinde gösterilmediğinden, bu davadaki yargılama giderlerine dahil edilemeyeceği, bu giderlerin sadece davacı sorumluluğunda olduğu sonucuna varılmıştır. Nitekim Yargıtay HD'nin ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; ... esas, ... karar; Konya BAM . HD ... esas ... karar sayılı ilamlarında da aynı yönde değerlendirme yapılmıştır. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; (a)- Davacının 29/11/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 60.000,00- TL değer kaybı maddi zararının; DAVALI ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ'nden (kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihi olan 25/04/2025 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte(kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu olarak) ile DAVALI ...'dan kaza tarihi olan 29/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA MÜŞTEREKEN VE MÜTESELSİLEN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE, (b)- Davalı ...'a yöneltilen araç mahrumiyet bedeli zararına yönelik DAVANIN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 4.098,60-TL karar ve ilam harcından dava açılırken alınan 615,40-TL peşin harcın ve 1.023,00-TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 2.460,20-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 3- Hazine tarafından karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından karşılanan 615,40-TL başvuru harcı, 615,40-TL peşin harç ve 1.023,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.253,80-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 5-Davacı tarafından karşılanan 385,00 TL posta ve tebligat gideri, 7.000,00 TL bilirkişi ücreti gideri, 87,50-TL vekalet harcı gideri olmak üzere toplam 7.472,50-TL'nin haklılık oranına göre hesaplanan (60.000,00/60.100,00) 7.460,07 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı ... tarafından karşılanan 87,50-TL vekalet harcı giderinin haklılık oranına göre hesaplanan (100,00/60.100,00) 0,15TL'sinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, bakiye kısmının davalı ... üzerinde bırakılmasına, 7-Davacı vekili yararına AAÜT'ye göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, 9-6100 Sayılı HMK'nın 323–333. maddeleri gereğince hükmün verilmesinden kesinleşmesine kadar olan dönemde davacının sorumlu olduğu yargılama giderleri de ödendikten sonra var ise karar kesinleştiğinde; Kullanılamayan ve bakiye kalan gider avansının Hukuk Muhakemeleri Kanunun Gider Avansı Tarifesinin 5. Maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra talep eden tarafından hesap numarası bildirilmiş ise iade elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle, talep eden tarafından hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı avanstan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak İADESİNE, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Konya Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere yapılan yargılama sonunda karar verildi. 19/02/2026

Katip Hakim

Atıf: Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/374, K. 2026/127, T. 19.02.2026, www.arakarar.com/karar/konya-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-374-e-2026-127-k-581b9ea406de