İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/37 E. 2025/411 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/37
Karar No
2025/411
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/37 Esas KARAR NO:2025/411 Karar

DAVA:Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:10/06/2024 KARAR TARİHİ:23/06/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar vekilinin 10/06/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri aleyhine İstanbul İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, takibe dayanak gösterilen senedin, müvekkili ... ...'dan teminat olarak alındığını ve icraya konulmaması hususunda söz verildiğini, kaldı ki icra takibi reeskont faize reeskont faizi uygulandığını ve müvekkilinin kasıtlı olarak, kötü niyetli olarak zarara uğratılmak istendiğini, müvekkilinin senet bedelini fazlasıyla ödediğini beyanla davacı müvekkilinin; İstanbul İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyasından ve takibe konu edilen senetten dolayı borçlu olmadığının tespitini, davalı taraf aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin 03/06/2025 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davacının taleplerinin zamanaşımına ve hak düşürücü süreye uğradığını, bu sebeple davayı ve iddiaları kabul anlamına gelmemek kaydıyla, öncelikle davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süre nedeni ile reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafça da açıkça ikrar edildiği üzere huzurdaki uyuşmazlık davacı/borçlu tarafların borcuna istinaden vermiş olduğu 21.08.2019 tarihli 100.000,00 TL Bedelli Senetten kaynaklı olarak davacı/borçlunun müvekkile borçlu olup olmadığının tespitine ilişkin olduğunu, müvekkili adına davalıların mal kaçırmasından şüphe edildiğinden ....Asliye Ticaret Mahkemesi ... D.İş sayılı dosyasından İHtiyati Haciz kararı alındığını ve karara istinaden süresi içerisinde ....İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı dosyasından Kambiyo Senetlerine mahsus takip başlatıldığını, senedin teminat olarak verildiği iddiası külliyen mesnetsiz olduğunu, bu nedenlerle; davacı tarafından hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame edilen davanın öncelikle esastan reddine, davacı taraf aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf aleyhine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, Davacının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına borçlu olup olmadığının tespitine ilişkindir. ... Asliye Hukuk Hukuk Mahkemesinin 2024/... Esas ve 2024/... Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın mahkememize tevzi edildiği anlaşılmıştır. 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 03/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5'inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre; "Madde 5/A - (1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, dava konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. 6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3'üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile, "Dava şartı olarak arabuluculuk, Madde 18/A - (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." 6100 sayılı HMK'nın dava şartlarının İncelenmesi başlığını taşıyan 115. Maddesi "Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez." şeklinde düzenlenmiştir. Dava şartları, davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi ve karar verilebilmesi için varlığı veya yokluğu mutlaka gerekli olan şartlardır. Davacının ilkin Asliye Hukuk Mahkemesine başvuru yapması, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik nedeni ile dosyayı mahkememize göndermesi karşısında, ihtisas mahkemesi olarak görev yapan mahkememizin davanın esasına girebilmesi için öncelikle dava şartlarının tamam olup olmadığına dair inceleme yapacağı kuşkusuzdur. Arabuluculuğa başvuru yapılıp arabuluculuk görüşmelerinden sonuç alınamadığına dair son tutanağın dava açılırken evvel dosyaya ibrazı dava şartı olarak düzenlendiğinden, dava devam ederken bu eksikliğin fark edilmesi neticesinde giderilmesi mümkün değildir. Arabuluculuk sürecinin dava açılmadan önce başlatılması ve tamamlanması gerekir. Arabuluculuk dava şartı noksanının dava derdest iken giderilmesi hukuken ve mantıken mümkün olmamakla HMK'nın 115. Maddesinin 3. Fıkrası kapsamında davacıya dava şartı noksanını gidermek üzere süre verilmesi mümkün değildir. Bu düzenlemeler ışığında dava dilekçesinin ve davacının 13/10/2023 tarihli dilekçesinin incelenmesi neticesinde; davanın yürürlük tarihi olan 01.09.2023 tarihinden sonra açıldığı, davanın menfi tespit davası olduğundan zorunlu arabuluculuk durumunun söz konusu olduğu ve davacının arabuluculuğa başvurmadan doğrudan dava açtığı anlaşılmakla; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun m.18/A-f.2 hükmü gereğince davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davanın Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2, Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca DAVA ŞARTI YOKLUĞU NEDENİ İLE USULDEN REDDİNE, 2-)Yeterince harç alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 3-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 4-)Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine, 5-)Karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT gereği hesap ve takdir olunan 20.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/06/2025

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/37, K. 2025/411, T. 23.06.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-37-e-2025-411-k-17cef7fb1d2c