İlk Derece Mahkemesi · Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 2025/366 E. 2026/301 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2025/366
Karar No
2026/301
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/366 Esas - 2026/301

T.C. "TÜRK MİLLETİ ADINA" ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2025/366 KARAR NO : 2026/301

DAVA : Marka ... Kararı İptali DAVA TARİHİ : 21/08/2025 KARAR TARİHİ : 22/06/2026 Yazım Tarihi: 11/07/2026

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: "Müvekkilimiz ... Şirketinde , halen faal olarak yönetim kurulu üyesi olarak görev yapmaktadır. "... " markasının tescili istemi ile 09.01.2024 tarihinde ...’ne başvurmuştur. Müvekkilimizin yapmış olduğu bu başvuru, ilgili kurum kayıtlarında... numarası altında kaydedilmiştir. Ancak, işbu başvuru netice itibariyle; ...sayılı ... Kararı ile (EK- 2: ...sayılı ... Kararı ) ret edilmiştir. Oysa, tescili istenen markadaki " ... + ..." tescili için başvuru yapıldığı sabittir. ...'nun açılımı .... ortaklığıdır. ...'lar, girişimci ve girişim sermayesi yatırımcıları arasında köprü görevi gören ve iki tarafı bir araya getiren şirket türlerinden biridir. Müvekkilin yönetim kurulunda yer aldığı firma da resmi ....A.Ş.'dir. ... A.Ş.; ....’nın onaylanan izni ile 01.04.2022 tarihinde .... Ticaret Sicil Gazetesinde tescil edilerek kurulmuştur. Halka arz aşamasında olan bilinen saygın bir firmadır. ... isim hakkının talep edilmesinin nedeni de ...'nun .... olarak kanuni kısaltmasının olması sebebiyle talep edilmektedir. İsim hakkı, bir ticari veya esnaf işletmesi için belirlenen ismin hukuken güvence altına alınmasıdır. "...- ..." halka arz edilen izahnamesi ilan edilen, kullanılan bilinen saygın bir markadır. ... ..." ibareli markanın görselve işitsel bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımlarından benzer markalar olmadığı da aşikardır. Öncelikle hitap edilen kitleler ve sunulan hizmetler farklıdır. ...: Nihai tüketici, banka ve ödeme sistemi kullanıcılarına yöneliktir. ...: Yatırımcılara, finansal piyasadaki kurumsal aktörlere ve girişim sermayesi yatırımcılarına hitap eder. Hedef kitleler örtüşmemektedir. Görsel Karşılaştırma; ... logosu: “...” kelimesi ile birlikte kart ibaresini içerir. Yazı tipi kalın, modern ve okunaklıdır. Logonun başında ... simgesi yer almaktadır. Genel tasarım sade ve finansal hizmet çağrışımı yapmaktadır. ... logosu: İbare ... şeklindedir. “...” ibaresinden sonra “...” kelimesi ve “...” kısaltması (...’ndan farklı olarak “...”) kullanılmıştır. Logoda yuvarlak formda, güneşi ve başakları çağrıştıran simgesel bir grafik yer almaktadır. Daha kurumsal, klasik yazı tipine sahiptir. ... → iki hecelidir, son kısımda “kart” vurgusu vardır. ... → dört hecelidir, “...” ve sonrasında “...” kısaltması telaffuz edilir. Sesleniş bakımından belirgin farklılıklar vardır. ...: Ödeme aracı, banka/kredi kartı veya finansal hizmet ürününü çağrıştırır. ...: Bir girişim sermayesi yatırım ortaklığına işaret eder; yatırım, finans ve kurumsal sermaye yapısıyla ilgilidir. Anlamsal olarak tamamen farklıdır.Bu nedenlerle: .... itiraz işlemleri ile ilgili nihai kararlarına karşı, kararın bildirim tarihinden itibaren iki ay içinde yetkili mahkemede dava açma zarureti hasıl olmuştur. Müvekkilimizin ...’ne yapmış marka tescil başvurusunun reddine ilişkin; ...sayılı ... Kararı iptali ile gerekli prosedür işletildikten sonra talep konusu markanın tesciline karar verilmesini "talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı firma vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Süre uzatım talebimizde dile getirdiğimiz zamanaşımı, hak düşürücü süre, yetki , görev, hukuki yarar ve dava şartı yokluğu, husumet, takas/ mahsup, derdestlik, kesin hüküm, harç ikmali yapılması ilk ve usuli itirazlarımızı iş bu dilekçemizde de tekrar ediyoruz. Davanın öncelikle usul açısından reddini isteriz. Davacının dava dilekçesinin incelenmesi neticesinde, "..." markasının tescili istemi ile ...’na başvurduğu, başvurunun Bankamıza tescilli "... ..." ibareli marka ile görsel ve işitsel bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımlarından benzer markalar oldukları, ayrıca başvuru kapsamında bulunan hizmetler ile aynı/aynı tür hizmetlerin söz konusu olduğu, başvurulan ile itiraz eden marka arasında başvuruya konu hizmetler için karıştırılma/ilişkilendirilme ihtimalinin ortaya çıkabileceği kanaatine varılarak reddine karar verildiği, redde ilişkin ...sayılı işbu kararının iptaline karar verilmesi istemi ile dava açıldığı anlaşılmıştır. Söz konusu taleplerle Mahkemeniz nezdinde açılan işbu dava haksız ve mesnetsiz olup davanın reddini talep etmiştir. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. (usuli itirazlar reddedilmiştir.) DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacı şahsın... başvuru sayılı markası ile davalı firmanın ... sayılı markası arasında SMK 6/1 maddesine göre iltibas/ benzerlik / karıştırılma ihtimali oluşup oluşmadığı, ...'nın davalı firma itirazının kabulüne dair ...sayılı ... kararının iptalinin gerekip gerekmediği noktasında olduğu tespit edilmiştir. ... kararının 28/06/2025 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı ... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 21/08/2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ... ...'nun ...sayılı kararında; "... başvuru numaralı "..." ibareli başvurunun ilanına yapılmış olan itirazın reddi yönündeki ... kararına karşı, başvurunun ..., .... sayılı "... ...", "...." ibareli markalar ile karıştırılma ihtimali gerekçesiyle 6769 s. SMK'nın 6/1, 6/3, 6/5, 6/6, 6/9 maddeleri uyarınca reddedilmesi talebiyle yapılan itiraz incelenmiştir. Öncelikle, inceleme esnasında, itirazın incelendiği tarih itibarıyla, .... sayılı markaların hükümden düştüğü tespit edilmiştir. Dolayısıyla, söz konusu markalar itiraz incelemesine dahil edilmemiştir. 6769 s. Kanun'un 6 ncı maddesi (1) inci fıkrası, ... hükmünü amirdir. Hükümden de anlaşılacağı üzere, 6769 s. Kanun'un 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinden söz edebilmek için öncelikle, iki koşulun birlikte var olması gerekmektedir. Bu iki koşuldan birincisi, tescili talep edilen markanın daha önceden tescilli ya da başvurusu yapılmış bulunan itiraz gerekçesi marka(lar) ile aynı ya da benzer olması, diğeri ise uyuşmazlığa konu markaların aynı ya da benzer mal ya da hizmetleri kapsamasıdır. Bilindiği gibi markalar arasındaki karıştırılma ihtimali incelemesi; markalar arasındaki benzerlik düzeyi, mal/hizmetler arasındaki benzerlik düzeyi, itiraza gerekçe olarak gösterilen markanın ayırt edici gücü ve ilgili tüketici kesiminin dikkat düzeyi gibi bir dizi unsurun değerlendirilmesine dayanır. Bu değerlendirme son tahlilde bütün unsurların birlikte değerlendirilmesiyle yapılmalıdır. Bilindiği üzere, karıştırılma ihtimalinin değerlendirilmesinde, tüketicilerin satın almayı düşündükleri mal/hizmet yerine başka bir malı/hizmeti almak durumunda kalması kadar, iki ayrı marka ile karşı karşıya olduklarını anlamalarına rağmen, bu markaların aynı kişiye/firmaya ait olduğunu ya da marka sahipleri arasında idari veya ekonomik anlamda bir bağlılığın bulunduğunu düşünmeleri ihtimalinin de göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Bir başka ifadeyle, eğer ilgili tüketici kesiminin, ihtilaf konusu markaları taşıyan (veya taşıyacağı var sayılan) ihtilaf konusu mal veya hizmetlerin aynı işletmeden ya da duruma göre, iktisaden birbirine bağlı işletmelerden geldiğini düşünebilmesi riski söz konusu ise, karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilmektedir. İtiraz, yukarıda belirtilen genel ilkeler çerçevesinde incelenmiştir. Yapılan incelemede, başvuru ile itiraz gerekçesi ... sayılı "... ..." ibareli markanın görsel ve işitsel bütün olarak ortaya çıkan izlenim bakımlarından benzer markalar olduğu, ayrıca başvuru kapsamında bulunan hizmetler ile aynı/aynı tür hizmetlerin ... sayılı itiraz gerekçesi markanın tescil kapsamında bulunduğu tespit edilmiştir. Bu nedenle, başvuru ile ... sayılı itiraz gerekçesi marka arasında başvuruya konu hizmetler için karıştırılma/ilişkilendirilme ihtimalinin ortaya çıkabileceği kanaatine varılmıştır. Öte yandan, başvuruya konu marka ile .... sayılı itiraz gerekçesi markalar arasında karıştırılma/ ilişkilendirilme ihtimallinin ortaya çıkmayacağı sonucuna varılmıştır. İtiraz sahibi tarafından SMK'nın 6/3 maddesi kapsamında ileri sürülen eskiye dayalı kullanım iddiası somut bilgi, belge ve delil ile ispatlanamadığından, söz konusu itiraz yerinde bulunmamıştır. Öte yandan, 6769 s. SMK'nın 6/5 maddesi .....hükmüne amirdir. Somut olay açısından, itiraza konu başvurunun tescilinin 6769 s. SMK'nın 6/5 maddesi hükmünde belirtilen koşulların oluşmasına yol açacağı yönünde bir kanaat oluşmadığından, tanınmışlık gerekçesine dayalı itiraz haklı görülmemiştir. Başvurunun tescili durumunda muterize ait herhangi bir hak ihlali bulunmadığı görüldüğünden 6769 s. SMK m. 6/6 gerekçeli itiraz reddedilmiştir. Son olarak, başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki iddia somut delillerle ispatlanamadığından ve diğer başkaca koşulların varlığı bulunmaksızın, bir başvurunun sadece önceki tarihli marka ile karıştırılma ihtimali bulunduğu iddiası, o başvurunun kötü niyetle yapılmış bir başvuru addedilmesini gerektirecek bir husus olmadığından, kötü niyet iddiasına dayalı itiraz da kabul edilmemiştir. Açıklanan nedenlerle işbu itirazın kabulü gerekmiştir. KARAR İtirazın kabulüne ve başvurunun reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.", hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Her iki taraf markasının AYNI işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Her iki taraf markasının benzer işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Her iki taraf markasının BENZER işareti taşımaları yanında kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Öğretide ve yerleşmiş yargı kararlarında Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Yargıtay’ın yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere, farklı sınıf ve/veya alt gruplarda yer alan mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının tespitinde, bahse konu mal veya hizmetlerin hitap ettiği tüketici kesiminin özellikleri dikkate alınmak suretiyle; Bu mal veya hizmetlerin benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, Dağıtım kanallarının ve satış yerlerinin aynı olup olmadığı, İkame imkanlarının bulunup bulunmadığı, birbirlerini tamamlayıcı niteliklerinin bulunup bulunmadığı, Benzer markaları bu farklı sınıf ve alt gruplardaki mal veya hizmetler üzerinde gören tüketicilerin herhangi bir şekilde markalar arasında veya marka sahibi işletmeler arasında bir bağlantı kurup kurmayacağı hususları göz önünde tutulan kıstaslar arasındadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davacı başvuru Markası Davalı Markası

...+ ... ( ...) ...+... (...)

30/03/2026 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle: "Dava konusu hizmetlerin, red gerekçesi marka kapsamındaki hizmetlerle aynı / aynı tür olduğu, Taraf markalarının genel izlenim yönünden benzer olmadığı, Taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6(1) maddesi kapsamında karıştırılma olasılığı bulunmadığı, Dava konusu ...sayılı ... kararından farklı görüşte olduğumuz, görüş ve düşüncesinde olduğumuzu saygıyla sunarız." şeklinde ifade edilmiştir. Davalı banka vekilinin yeni bir heyetten rapor ve aynı heyetten ek rapor alınması talebi HMK 30.ncu madde kapsamında değerlendirilerek, sunulan rapor denetlenebilir, içeriği de ihtisas mahkemesi hakimliğince olumlu veya olumsuz değerlendirilebilir kabul edilerek yargılama gereksiz uzamasın diye bu talepler reddedilmiştir.

GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davacının "...+ ... " ibareli ( ...) sayılı marka başvurusu ile davalı firmaya ait (...) sayılı " ...+... " ibareli tescilli markası arasında ("36 Finansal ve bankacılık hizmetleri" emtia sınıfında) biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel , sesçil ve anlamsal olarak hedef tüketicileri (burada sınıf hizmet sektörü olup hedef tüketiciler olarak ilgili gerçek ve tüzel kişilerin iş ve işlemlerinde bankacılık , finans ve benzeri alanda faaliyet gösteren kişi ve kuruluşlar olduğu gibi hisse /pay ve kredi ilişkilerine bağlı bunlardan yararlanabilecek müşteriler de dahil bilinç düzeyi ağırlıklı olarak ortalama tüketiciden daha fazla dikkat edebilen kişiler kastedilmektedir. Nitekim bilirkişi heyet raporunda bu husus "Dava konusu hizmetler belirli bir ön araştırma gerektirmekte olup en azından tüketicinin konuya ilgisi nedeniyle özel bir bilgi, dikkat ve uzmanlık gerektirmektedir ve ilgili tüketicinin dikkat düzeyi ortalamanın üzerindedir. " şeklinde de izah edilmiştir.) iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı ; Hedef tüketici grubu açısından bakıldığında davacının başvuru markasındaki davalıdan farklı ... logosu ile bütünleşen içinde hem ... ibaresi hem de ... yazısının da yer aldığı "...+ ... " ibareli başvuru markası ile davalı firmanın yine davacı başvurusundan farklı ... logosu ile bütünleşen içinde kart ibaresi de geçen " ...+... " ibaresini birlikte veya ayrı ayrı gördüklerinde bu markaları farklı farklı firmalara ait hizmet markaları olarak algılayabilecekleri; yani davacı başvuru markası olan"...+ ... " ibareli marka açısından "Finansal ve bankacılık hizmetleri" den yararlanmak/satın almak isterken davalı firmanın aynı sınıftaki tescilli " ...+... " ibareli markasından farklı bir marka olduğunu anlayabilecekleri , diğer bir açıdan yukarıda anlatıldığı gerekçe kapsamında hedef tüketici grubu açısından taraf markaları arasında herhangi bir yanılgı yaşamayacakları ; yani markaları karıştırmayacaklarından tüm bu sebeplerle bilirkişi görüşüne de iştirak edilerek SMK 6/1 maddesindeki iltibas koşulu somut olayda oluşmadığından , aksi yöndeki ... kararının hatalı ve yanlış olduğu sonucuna varılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın KABULÜNE, 2-Dava konusu ...'nın ...sayılı ... kararının İPTALİNE, 3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 4-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 5-Davacının yaptığı; 16.000,00 TL bilirkişi ücreti, 235,00 TL tebligat ücreti, 615,40 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 16.850,40 TL yargılama giderinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar taraf vekillerinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.22/06/2026

Katip .... Hakim .... E imzalıdır E imzalıdır

Atıf: Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2025/366, K. 2026/301, T. 22.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-ankara-4-fikri-ve-sinai-haklar-hukuk-mahkemesi-2025-366-e-2026-301-k-59ef245b50fe