İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/361 E. 2026/228 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/361
- Karar No
- 2026/228
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/361 Esas KARAR NO : 2026/228 DAVA : Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı) DAVA TARİHİ : 04/02/2013 KARAR TARİHİ : 26/03/2026
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız ---------Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı ---------Ş firmasına müvekkili bankanın ---------- şubesi tarafından kredi kullandırıldığını, firmanın sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerine yerine getirmediğinden hesabının kat edildiğini, keşide edilen ihtarnameden sonra borcun ödenmemesi üzerine borçlular hakkında icra takibine başlandığını, bankanın takip tarihi itibarıyla borçlu firmadan 7.650.959,07 TL alacaklı olup takip işlemlerine devam edildiğini, -------- İlçesi ------- Mah. --------Ada -------- Parselde kayıtlı 2556 m² yüzölçümlü tarla vasıflı taşınmaz --------Ş adına kayıtlı iken diğer davalı ---------- muvazaalı olarak devredildiğini, yine davalı ---------Ş'ne ait-------- Mah.-------- Ada --------- parselde kayıtlı arsa vasıflı taşınmazın 40/900 hissesinin borçlu firmanın alacaklarından mal kaçırmaya çalıştığı bir dönemde diğer davalı --------- muvazaalı olarak devrettiğini, devredilen taşınmazları alan davalıların davalı borçlunun alacaklarından mal kaçırma amacıyla bu işlemleri yaptığı bilmekte ve kendisinin de bu işlemlere aracı olduğunu davalı borçlu firmanın kendi aktifinde bulunan taşınmazlarını usulüne uygun olmayan bir şekilde ve muvazaalı olarak diğer davalılara mal kaçırma amacıyla devrettiğini emsallerine göre devir tarihlerindeki rayiç bedellerinin altında devredildiğini belirterek -------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı dosyası borçlusu ---------Ş adına kayıtlı olan --------- İlçesi -------- Mah. ------ Ada ------- Parselde kayıtlı 2556 m² yüzölçümlü tarla vasıflı taşınmazın diğer davalı --------- --------- Mah. -------- Ada --------- Parselde kayıtlı arsa vasıflı taşınmazdaki 40/900 hissenin diğer davalı-------- yapılan muvazaalı devirle ilgili tasarruf işlemlerinin İİK 277 m. ve devam eden hükümlerine göre batıl olmakla müvekkili banka yönünden iptaline, taşınmazlar üzerinde cebri icra yolu ile hakkını alma yetkisinin tanınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ---------- vekili cevap dilekçesinde özetle; tasarrufun iptali davasında alacağın semeresiz kalmış olması bir ön şart olduğunu ve bununda kanıtlanması gerektiğini, somut olayda bu şartın gerçekleşmediğini müvekkilin emlakçılık yaptığını taşınmazın gerçek değeri ile satın alındığını davacı yan davalılar arasındaki muvazaalı ilişkiyi kanıtlamaktan uzan olduğunu rayiç değerin altında bir bedelle taşınmazın devralınmış olduğu hususunun gerçeği yansıtmadığını belirtmiştir.Davalı -------- vekili cevap dilekçesinde özetle; her iki davalı yan yönünden ayrı davaların açılması gerektiğini taşınmazın müvekkil tarafından 21.000,00 TL bedelle satın alındığını müvekkilin davalı yandan alacağı mevcut ise de bu taşınmaz devrinin borcun tahsili maksadıyla yapılmamış olduğunu davalılardan -------- sektöründe lider işletmelerden bir tanesi olduğunu bu şirketin borçlarını ödemekten aciz halde bulunduğu hususunun müvekkil tarafından bilinmesinin mümkün olmayacağını devralınan taşınmazın davalılardan ------- işletmesinin önemli bir kısmını da meydana getirmediğini beyan etmiştir. Mahkememizce kaldırma öncesi, ------- E, --------- K sayılı ilam ile yapılan yargılama sonucunda, "Davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Kararın istinafı üzerine mahkememiz kararını inceleyen --------- sayılı ilamı ile; "Dava, tasarrufun iptali istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.İİK'nın 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Bu tür davaların dinlenebilmesi için davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK'nın 277 maddesi) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK'nın 278., 279. ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. --------- İcra Müdürlüğünün ---------- Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu ---------Ş. ile dava dışı borçlu hakkında genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan toplam 7.650.959,07 TL asıl alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin tebliği üzerine takibin kesinleştiği görülmüştür. Somut olayda dava konusu; --------- İli, --------- İlçesi, ---------- Mahallesi, --------- ada, ---------- parsel, sayılı taşınmazın 40/900 hissesinin davalı-borçlu --------Ş adına kayıtlıyken 18/08/2011 tarihinde, 38.000,00 TL bedel karşılığı davalı--------- satıldığı, bilirkişi raporunda taşınmaz için devir tarihi itibariyle 60.000,00 TL piyasa rayiç değeri belirlenmiştir.------- İli------ İlçesi, ------- ada,--------- parsel, sayılı taşınmazın davalı-borçlu ---------Ş adına kayıtlıyken 07/10/2011 tarihinde, 210.000,00 TL bedel karşılığı davalı --------- satıldığı, bilirkişi raporunda taşınmaz için devir tarihi itibariyle 115.680,00 TL piyasa rayiç değeri belirlenmiştir. Dava koşulları yönünden dosya incelendiğinde, alacağın 2010 yılında imzalanmış kredi sözleşmesine dayandığı, alacağın gerçek olduğu ve takibin kesinleştiği, tasarrufların sözleşme tarihinden sonra 2011 tarihinde yapıldığı, davanın 5 yıllık sürede açıldığı anlaşılmaktadır.Tasarrufun iptali davasını elinde geçici veya kati aciz belgesi bulunan alacaklılar ile borçlu iflas etmiş ise iflas idaresi ya da İİK'nun 245. maddesi gereğince iflas idaresi tarafından dava hakkı kendisine devredilen alacaklılar açabilir. Yargılama sırasında borçlunun iflası halinde de yine aynı madde gereğince iflas idaresinin yargılamaya devam edip etmeyeceği veya davacıya yetki verip vermeyeceğinin netleşmesi gerekmektedir.Davalı borçlu şirketin ---------sayılı kararı ile iflasına karar verildiği, kararın 09/09/2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. --------- İflas Müdürlüğü'nün--------- İflas dosyası ile borçlu şirketin iflasının tasfiyesi işlemlerine başlanılmıştır. Yukarıya aktarılan İİK'nın 245. maddesi gereğince borçlu şirketin iflasına karar verildiğinden davaya iflas idaresi tarafından devam edilmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesince öncelikle iflas idaresine yazı yazılarak iflâs masasının davayı sürdürüp sürmeyeceğinin sorularak belirlenmesi; iflâs masası davanın bizzat masa tarafından devamına karar verdiği takdirde davaya devam edilmesi ve hükmün de iflâs masası lehine veya aleyhine kurulması gerekirken bu usulü eksiklik giderilmeden yargılamaya devam edilerek karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. O halde İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken öncelikle dava şartı olan müflis davalının iflas idaresinin davaya dahil edilerek taraf teşkilinin sağlanması, daha sonra hak düşürücü süre yönünden değerlendirilmesi ile iflas idaresinin bildireceği delillerin toplanması, sonucuna göre karar verilmesi olmalıdır. " gerekçeleriyle mahkememiz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.İstinaf kaldırma kararı sonrasında mahkememiz dava dosyası 2025 yılının,--------- Esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. İstinaf ilamı doğrultusunda davayı sürdürme yetkisi iflas idaresinde olduğu kabul edilerek, davaya dahil edilmiş delil sunması için vekiline süre verilmiş ancak yeni bir delil sunulmamıştır. Mahkememizce aldırılan 11.03.2014 tarihli heyet bilirkişi raporunda ---------, ---------, --------- Mah, -------- Ada,--------- Parseldeki arsanın 18.08.2011 tarihindeki değerinin 60.000,00 TL olduğu belirtilmiştir. Tüm dosya kapsamında dava konusu taşınmazın tapudaki satış bedeli ile bilirkişi tarafından belirlenen rayiç değerler arasında misli farklar bulunmadığı, davacı tarafça yine davalılar --------- ve ---------- adlı şirketin borçlu ----------- adlı şirketin durumunu ve amacını bilebilecek kişilerden olduğu (kötüniyetli) ispatlanamadığından, tasarrufun iptali şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken maktu karar ve ilam harcı başlangıçta yatırılmadığından 732,00 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davalılar davada kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 48.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı ----------- ŞTİ tarafından yapılan 1.575,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine, Dair; taraf vekillerinin vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ----------- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.26/03/2026