İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/357 E. 2025/579 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/357
Karar No
2025/579
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/357 Esas KARAR NO : 2025/579

DAVA : Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/04/2025 KARAR TARİHİ : 08/07/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/07/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün .... E. sayılı dosyası dayanak olarak ... seri nolu 15.09.2024 keşide tarihli ... Bankası .... şubesine ait 350.000-TL miktarlı çek dayanak gösterilerek kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe geçildiğini, iddia edilen ve takibe konu edilen alacağın mesnetsiz, haksız ve kötü niyetli olduğunu, dava ve takip konusu çekin davalıya herhangi bir alacağa karşılık verilmediğini, tamamen iyiniyetli yaklaşılarak ve uzun süreli çalışan olması sebebiyle yardımcı olmak amacıyla borç olarak ve işini görmesi için verildiğini, çekin iade edilmediğini ve çekin vadesi geldiğinde ödenmemiş olmasından dolayı müvekkilinin mağdur olduğu gibi aynı zamanda vermiş olduğu çek ile ilgili haciz tehdidinden dolayı zor durumda kalındığını, alacaklı görünen tarafa müvekkilinin herhangi bir borcu bulunmadığını, bilakis alacağı bulunduğunu, davalının haczi istenen bu tutarı tahsil etmesi durumunda tamamen haklı olan, borcu bulunmayan müvekkilinin oldukça büyük bir zarara ve hak kaybına uğrayacağını ve davalıdan tahsilinin de mümkün olmayacağı izahtan vareste olduğunu, bu sebeple öncelikle yapılan icra takibi olan İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasının teminatsız olarak, mahkeme aksi kanatte ise uygun görülecek teminat mukabilinde tedbiren durdurulmasını, her halükarda %15 oranında teminat mukabilinde icra dosyasındaki ve haczi işlenen tutarların davalı tarafa ödenmemesine ilişkin ihtiyati tedbir kararı verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz yerde açıldığını, söz konusu davanın davaya konu çek'in düzenleme yeri olan İstanbul Adliyesi Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması gerektiğini, müvekkilinin davacı nezdinde 10.04.2019 – 23.09.2024 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığını, müvekkilinin iş akdinin haklı neden ile sona erdirdiği dönemde Usta Makineci (Deri Overlok) sıfatıyla çalıştığını, Müvekkilinin davacı nezdinde çalıştığı süre boyunca normal mesaisinin çokça üzerinde çalıştırıldığını, asgari ücretten fazla maaş almasına rağmen SGK primlerinin gerçek ücret üzerinden yatırılmadığını, pandemi süresince ful çalışılmasına rağmen KÇÖ'den yararlanmış gibi gösterilerek SGK ya eksik gün bildirildiğini, yıllık izinlerin kullandırılmadığını, fazla çalışma-mesai üçretleri ve AGİ ödemesininde hiç yapılmadığını, müvekkili nezdinde en son net 45.000-TL maaş aldığını, maaşın asgari kısmının banka kanalıyla, kalanın ise işveren tarafından elden ödendiğini, çoğu zaman müvekkilinin kalan bakiyesini ve diğer hak edişlerini bekletip toplu bir şekilde çek ile aldığını, müvekkilinin 45.000-TL net ücretle çalışmasına rağmen, davacının sürekli SGK'ya asgari ücret üzerinden prim yatırdığını, SGK’ya eksik prim yatırılmak suretiyle ayrıca kurum zararına sebebiyet verdiğini, davacı şirketin fazla mesai ve ek çalışma bedellerini zamanında ödemediğini, ödese bile müvekkilinin dilenmesiyle çok düşük miktarların ödendiğini, ancak müvekkilinin taleplerinin karşısında belli dönemlerde çek vererek ödeme yoluna gittiğini, dava konusu çekin de bu kapsamda müvekkilinin çalışmasına karşılık doğmuş olan alacağın bir kısmına karşılık olarak keşide edildiğini, bu hususun sadece iş sözleşmesinden doğan ücret alacağına ilişkin olmadığını, dava konusu çekin müvekkilinin özellikle fazla mesai, gece çalışması, hafta sonu, resmi tatillerdeki çalışması ve parçabaşı usulüyle çalıştığı yoğun emeği karşılığında hak kazandığı özel bir alacak için verildiğini, müvekkilinin açmış olduğu ayrı bir işçilik alacağı davasının bulunduğunu, bu çekin müvekkiline davacı işveren tarafından özgür iradeyle ve borcun ödenmesi amacıyla verildiğini, ancak çekin vadesi geldiğinde banka tarafından karşılıksız işlemine tabi tutulduğunu, bunun üzerine müvekkili tarafından kambiyo senedine dayalı ilamsız icra takibi başlatıldığını, davacı borçlu tarafından bu takibe hiçbir şekilde itiraz edilmediğini, müvekkilinin davacı işverenin işyerinde uzun yıllar boyunca çalıştığını, görev süresince hafta sonları, resmi tatiller ve geceleri fazla mesai yaparak ciddi hak edişler kazandığını, bu hak edişlerin bir kısmı için taraflar arasında mutabakata varıldığını, ve işverenin müvekkiline 15/09/2024 tarihli, ... seri numaralı ve 350.000,00TL bedelli çek ile ödeme taahhüdünde bulunduğunu, tüm bu belirtilen nedenlerden dolayı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun iş bu davanın esastan reddine, işbu davanın açılmasında ve borcun ödenmemesinde tamamen kötüniyetli olan davacının İ.İ.K. md 72/4 uyarınca alacağın %20’ sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava; icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemine ilişkindir. İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyası incelendiğinde; davalının, davacı aleyhine 15/09/2024 günlü, ... seri numaralı 350.000,00-TL bedelli çekten kaynaklanan alacağının tahsili amacıyla toplam 385.146,26-TL alacağın tahsili için ilamsız takip başlattığı anlaşılmıştır. Davalı taraf süresi içerisinde yetki itirazında bulunmuş olup, Mahkememizce öncelikle yetki durumu incelenmiştir. İİK'nın 72/son. maddesinde menfi tespit davasının, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi davalının yerleşim yerinde de açılabileceği düzenlenmiştir. Davalının yerleşim yeri Mahkememiz yetki alanında bulunmadığı gibi takibin yapıldığı yer itibariyle de Mahkememiz yetkili bulunmamaktadır. Davacıya icra takibinden sonra menfi tespit davası açmak için yasal düzenlemeler kapsamında seçim hakkı tanınmışsa da davacı, seçim hakkını doğru yönde kullanmamış, davalının süresinde sunduğu cevap dilekçesinde yetkili mahkemelerin İstanbul Mahkemeleri olduğunu bildirmesi karşısında ve İİK'nın 72/son. maddesi uyarınca İstanbul Mahkemelerinin uyuşmazlığın hallinde yetkili olması sebebiyle yetki ilk itirazının kabulü ile Mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-6100 Sayılı HMK'nın 116/1-a maddesinde düzenlenen ilk itiraz olan, davalının yetki itirazının KABULÜ ile İSTANBUL ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN YETKİLİ OLMASI SEBEBİYLE MAHKEMEMİZİN YETKİSİZLİĞİNE, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA, 3-HMK'nun 20. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili ve görevli İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NE tevzi edilmek üzere İSTANBUL HUKUK MAHKEMELERİ TEVZİ MÜDÜRLÜĞÜ’ne GÖNDERİLMESİNE, 4-Mahkememizce verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA, 5-Harç ve masrafların yetkili mahkemede nazara ALINMASINA, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı mazeretli davacı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/07/2025

Katip ... ¸e-imza

Hakim ... ¸e-imza

Atıf: Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/357, K. 2025/579, T. 08.07.2025, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-8-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-357-e-2025-579-k-50202f29cf5f