İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/351 E. 2026/205 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/351
- Karar No
- 2026/205
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/351 Esas KARAR NO : 2026/205
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/04/2025 KARAR TARİHİ : 27/02/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 17/04/2026 Davacı tarafından mahkememize açılan dava dosyasının incelenmesi sonunda; İSTEM: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı ... sigortalısı Keşif Elektronik Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi adına kayıtlı .. .. .... plakalı araç sürücü ... kontrolündeken saat 18.30 sularında müvekkilinin trafiğinde yoğun olması nedeni ile en sağ şeritte ... Caddesinde ilerlerken davalı ... nin kontrolünde ki araç sağ tarafta bulunan cafeye girmek ve girişi son anda farkettiği için aniden direksiyonu sağa kırarak müvekkilin sol kolunun motosiklet ile aracın sağ tarafı arasına sıkışmasına ve kolunun motorun altında kalarak yaralanmasına sebep olduğunu, müvekikilinin Erişkinler İçin Terör, Kaza Ve Yaralanmaya Bağlı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporunda da yazılı olduğu gibi '' 18.03.2024 motorsiklet- araç çarpışması,opere sol radius distal uç fraktürü, kapalı redüksiyon+perkütan telleme ile kaynama sağlandığı, ftr uygulanmış,el bilek hareketleri kısıtlı,sol elinin dominant el olduğu ifadesi mevcut '' olduğunu ayrıca mart 2024 trafik kazası. sol radius distal uç fraktürü. sol el bileği eha ölçümü ektedir. hasta sağ elini kullanarak daha iyi yazı yazıyor.tablo 2-3 % 10 a uyar şeklinde rapor aldığını, %10 malul kaldığını, müvekkilinin aylarca elini kullanamadığını, bundan sonra da sağlıklı bir insan gibi dilediği her işi yapamayacağını beyan ederek ileride telafisi güç hatta imkansız zararların ortaya çıkmaması ve hükmedilecek tazminat bedeli ile ferilerinin tahsil kabiliyetinin ortadan kalkmaması amacıyla sigorta şirketi dışında kalan diğer davalıların UYAP üzerinden malvarlıkları sorgulanarak malların kayıtlarına davanın niteliği gereği takriben teminatsız olarak HMK'nun 389vd. ile İİK 257vd. maddeleri gereğince mevcut kaza tespit tutanağı ve davacının yaralanmasına ilişkin belgeler dikkate alındığında, ihtiyati hacze karar verilebilmesi için gerekli yaklaşık ispat şartının gerçekleştiğimi, bu durumda alacağın varlığının ve miktarının kesin olarak ispatının, bu aşamada gerekli bulunmaması, İİK 257 vd. maddesinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi nedeniyle ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi ihtiyati tedbir niteliğinde ihtiyati haciz konulmasını özellikle kazaya karışan ... plakalı araca ihtiyati haciz konulmasını, dava sonunda (fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere) şimdilik 1000,00 TL kazanç kaybı tazminatının ve tedavi giderlerinin , kazadan sonra çalışamadığı sürelere ilişkin gelir kaybı , motorda meydana gelen hasar nedeni ile yapılan masraflar, ve tüm sakatlık nedeni ile hayatı boyunca yaşayacağı iş gücü kaybı hesaplatılarak işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden ve sigortacı yönünden ihbar tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte ortaklaşa ve zincirleme davalılara ödetilmesine, 250.000,00 TL manevi tazminat isteğinin de, olay tarihinden işletilecek faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte işleten ve sürücüye ödetilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür. YANIT: Davalı ... ..... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın görevli ve yetkili mahkemede açılmadığını, davacı tarafın taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, sigorta şirketine başvuru kuralının yerine getirilmediğini, dava konusu kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan sağlık kurulu raporunun dava konusu olaya ilişkin olup olmadığının ortaya konulamadığını, manevi tazminat talebinin dava konusu ile birlikte müvekkilinin ekonomik durumu göz önüne alındığında çok fahiş bir miktar olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. Davalı .. Sigorta Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin sorumluluğunun poliçe limiti dâhilinde olduğunu, sigortacının sigortalının kusurlu olması halinde sorumluluğunun söz konusu olduğunu, işbu dava konusu kazanın oluşunda sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, ceza dosyasının celbini talep ettiklerini, davacıya SGK tarafından rücuya tabi daimî veya geçici iş göremezlik ödeneğinden bir ödemenin yapılıp yapılmadığı veya gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, “ZMSS genel şartlarına göre "geçici iş göremezlik tazminatı" ile “bakıcı giderlerinin” poliçe teminatı kapsamında olmadığını, müterafik kusur indirimi yapılmasını, davacının kaza esnasında kask ve koruyucu tertibat kullanmadığını, mahkemece tazminata hükmedilecek olması halinde asıl alacağa ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini açıklanan nedenlerle davanın öncelikle usulden mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. Davalı ... Elektronik Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın görevli ve yetkili mahkemede açılmadığını, davacı tarafın taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, sigorta şirketine başvuru kuralının yerine getirilmediğini, dava konusu kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan sağlık kurulu raporunun dava konusu olaya ilişkin olup olmadığının ortaya konulamadığını, manevi tazminat talebinin dava konusu ile birlikte müvekkilinin ekonomik durumu göz önüne alındığında çok fahiş bir miktar olduğunu, açıklanan nedenlerle davanın reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini iddia ve talep ettiği görülmüştür. KANITLAR VE GEREKÇE: -Dava, 18/03/2024 tarihinde davacının sürücüsü olduğu .. ... ... plakalı araç ile davalıların kaza anında maliki, sürücüsü ve ZMMS kapsamında sigortacısı olduğu ... plakalı araçlar arasında meydana gelen yaralamalı trafik kazasında davalı araç sürücüsünün kusurlu olduğu iddiası ile geçici-kalıcı iş göremezlik, tedavi gideri, kazanç kaybı ve dava konusu motosiklette meydana gelen hasar bedeline ilişkin maddi tazminat ile manevi tazminat istemine ilişkindir. -Gerçek kişi tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırma yapılmış, araç tescil kayıtları, kaza tutanağı, davacının hastane kayıtları, SGK kayıtları ile tarafların dayandıkları tüm kayıtlar ilgili yerlerden celp edilerek dosya arasına alınmıştır. -Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. -818 sayılı Borçlar Kanunun haksız fiili düzenleyen 41. maddesi: "Gerek kasten ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik haksız bir suretle diğer kimseye bir zarar ika eden şahıs, o zararın tazminine mecburdur.." şeklindedir. Bu maddenin karşılığı 6098 Sayılı Türk Borçlar kanunun 49. Maddesidir. Bu madde hükmü ise şu şekildedir. “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür” Buna göre bir kişi kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle (kasten, ihmal ederek, tedbirsiz davranarak) bir başkasını zarara uğratırsa zarar tazmini ile yükümlüdür. Zararın türü maddi ve manevi olabilir. -6098 Sayılı Yeni Türk Borçlar Kanununun 54. maddesi ise bedensel zararların kapsamını şu şekilde tayin etmiştir. “Bedensel zararlar özellikle şunlardır: 1. Tedavi giderleri. 2. Kazanç kaybı. 3. Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar. 4. Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar." -Yukarıdaki yasa maddelerinden de görüleceği üzere; trafik kazası sonucu şayet ölüm meydana gelmişse defin ve cenaze masrafları ile vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının talep edebileceği destek yoksun kalma tazminatı talep edilebilecek zarar kalemlerini oluşturur. Trafik kazası sonucu yaralanma halinde ise tedavi giderleri, tedavi sırasında çalışılamayan günlere ilişkin zararlar, kalıcı bir maluliyet varsa, kalıcı maluliyetin getirdiği maddi gelir kaybı en önemli maddi tazminat kalemleridir. Ölümü halinde ise defin cenaze masrafları ve vefat eden mağdurun desteğinden yoksun kalan yakınlarının zarar talep edebilecek tazminat kalemleridir. Trafik kazasında mağdur olan kişinin kaza sırasında araç kullanıyor olması halinde aracında yada başka bir eşyasında kaza sebebi ile zarar meydana gelmişse bunlarda talep edebilecek tazminat kalemleri arasında sayılacaktır. -Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur. -Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. -Sigortacının sorumluluğu, izah edilen sorumluluk esasları dahilinde işletilen aracın işleteninin veya işletenin kusurundan sorumlu olduğu sürücünün kusurlarından kaynaklanan zararlarla sınırlıdır. Bu noktada aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir. -Tarafların iddia ve savunmaları ile sunulan belgelerin incelenmesinde kazanın gerçekleşmesinden sonra kazaya ilişkin tutanak düzenlenmediği görülmektedir. -Mahkememizce taraf vekillerine varsa dava konusu kazaya ilişkin soruşturma dosyasının numarasını bildirmek ve dava konusu kazaya ilişkin kaza tutanağını ibraz etmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde beyanda bulunulmaması halinde bu delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına karar verilmiş, taraflarca kesin süre içerisinde bilgi ya da belge ibraz edilmediği görülmüştür. -Davacı tarafın tanıklarından ... .... dinlenmiş, tanığın beyanında; dava konusu kazayı görmediğini, kazadan sonra hastane işlemleri sırasında davacının yanında olduğu beyan ettiği görülmüştür. -Mahkememizce davacının diğer tanığı .... ....'a çıkartılan tebligatların iade dönmesi, tanığa ulaşılamaması sebebiyle güncel adresini bildirmek üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içerisinde adres bildirilmemesi halinde bu tanığın dinlenmesinden vazgeçilmiş sayılacağının ihtaratına karar verilmiş, kesin süre içerisinde tanığın güncel adresinin bildirilmediği görülmüş, bu kapsamda tanığın dinlenmesinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu 240/3. Maddesi uyarınca işbu tanığın dinlenmesinden vazgeçilmiştir. -Mahkememizce kazaya ilişkin kolluk kayıtları incelenmiş, kazadan sonra kolluk tarafından düzenlenen 01/04/2024 tarihli tutanakta; "Konu ile ilgili yapılan araştırmalarda olay anını ve yerini gören kamera olmadığı anlaşılmış, ayrıca olayı herhangi bir görgü tanığı bulanamamış olup, Alınan Müşteki ifade tutanağında çevrede olan kameraların aktif olmadığı" hususlarına yer verildiği görülmektedir. -Yukarıda yer verilen açıklamalarda yer verildiği üzere dava konusu tazminat yönünden öncelikle aracın işleteninin veya sürücüsünün kusur durumunun incelenmesi gerekmektedir. -Davalı araç sürücüsü ... .....'ün kaza sonrası kolluk aracılığı ile alınan ifadesinde; "18.03.2024 günü saat 18.30 sıralarında aile şirketimizin üzerine kayıtlı ... plaka sayılı araç ile ..... Mahallesi ..... Caddesi üzerinde en sağ şeritte seyir halindeydim. Trafik çok fazla olduğu için yavaş ilerliyordum. Sonrasında cadde üzerinde bulunan kafenin otoparkına girmek üzere sağa doğru sinyalimi verdim. sinyalimi verdikten sonra otoparka girmek için sağ tarafa doğru manevra yaptığımda sağ tarafımdan gelen, dikiz aynasından fark edemediğim ve plakasını olay nedeniyle siz görevlilerden öğrendiğim .. ... ... plaka sayılı motosiklet ile çarpıştık. Çarpışmanın etkisi ile motosiklet üzerinde bulunan şahıs yere savruldu. Ben olayın şoku ile araçtan indim ve şahsın yanına gittim. Şahıs yerde yatıyordu. Hemen ambulansı aradım. Ambulans ile konuştuğum esnada o an yoldan geçen başka bir ambulans olayı görünce durdu ve müdahale etti. Gerekli müdahalelerin ardından şahsı bırakarak ambulans oradan ayrıldı. Ben şahsın yanına tekrardan gittim. Durumunu sordum. Kolunu tutuyordu. Kendisini arkadaşını aradığını hastaneye gideceğini söyleyince ben şahsa kendimin götürebileceğini söyleyerek şahsı kendi aracım ile ... Hastane'sine getirdim. Şahsı müdahale etmek üzere aldılar. Ben olayın olduğu günden bugüne kadar şahıs ile beraber hastanede bekledim. şahsın hayati bir tehlike yoktu. Daha sonrada bugün yani 19.03.2024 günü polis merkezinize konu ile ilgili olarak ifade vermeye geldim.Konu ile ilgili olarak söyleyeceklerim bunlardan ibarettir." şeklinde beyanda bulunduğu görülmektedir. -Mahkememizce kusura ilişkin yapılan değerlendirmede; davacı tarafın dava dilekçesi ile kollukta verilen ifadelerinin incelenmesinde, kazanın gerçekleşme şekline ilişkin davalı tarafın ifadelerine aksi yönde bir ifadesinin bulunmadığı, yalnızca davalının aksine davalının sağa doğru dönüş yapmadan önce sinyalini vermediğini beyan ettiği görülmektedir. -Yine davacı tarafın kolluktaki ifadesinin incelenmesinde davalının en sağ şeritte seyir halinde olduğunu ve davacının en sağ şerit ile güvenlik bariyeri arasındaki "emniyet şeridinde" yol almakta olduğunu beyan ve kabul ettiği görülmektedir. -Bu haliyle her ne kadar davacı tarafça davalının kazanın gerçekleşmesinde kusurlu olduğu iddiası ile işbu dava ikame edilmiş ise de davalının en sağ şeritte yol almakta iken sağa dönüş gerçekleştirdiği, davacının ise en sağ şerit ile bariyerler arasında yer alan özel ve acil durumlar hariç bulunulmaması gereken şekilde motosikleti ile ilerlediği, bu durumun tek başına davacı tarafın asli kusurlu hale getirdiği görülmektedir. -Davalı tarafın sağ cebe gireceği sırada sinyal vermediğine ilişkin görgü tanığının yalnızca davacının kendisi olduğu, kolluk evraklarında buna aksi yönde bir tespitin bulunmadığı, davacı tanıklarının kazayı bizzat görmedikleri, davacı tarafça dosyaya dava konusu kazaya dair soruşturma veya kovuşturma bilgisinin sunulmadığı, kolluk evraklarında tarafların birbirlerinden şikayetçi olmadıklarını görüldüğü, davacı tarafın davalı araç sürücüsü ... ......ün "sinyal vermeden sağ cebe girmeye çalıştığı" iddiasını ispat edemediği, aksi durumda dahi yukarıda belirtildiği şekilde davacı tarafın Karayolları Trafik Kanunu 26/2-f maddesinde yer alan "Trafik kazası, arıza hâlleri, acil yardım, kurtarma, kar mücadelesi, kaza incelemesi, genel güvenlik ve asayişin sağlanması gibi durumlar dışında emniyet şeritlerini ve banketleri kullanmamak," kuralını ihlal ettiği ve davacının kazanın gerçekleşmesinde kusurlu olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. -Davacı tarafça davalının sinyal vermeden sağ cebe giriş yaptığı iddiasını ispata elverişli delil ibraz etmediği, yukarıda yer verilen hususların her iki tarafın da kabulünde olan maddi vakıalar olduğu sabit olduğundan Mahkememizce ayrıca kusur incelemesi yapılmamıştır. -Bu haliyle her ne kadar davacı tarafça haksız fiil ve Karayolları Trafik Kanunu hükümleri çerçevesinde, bedeni ve maddi zarara uğradığı iddiasıyla davalı araç maliki, sürücüsü ve sigorta şirketine karşı işbu davayı ikame etmiş ise ise de maddi vakıanın oluş şekli nazara alındığında davalı araç sürücüsünün iş bu kazanın gerçekleşmesinde kusurunun bulunmadığı sabittir. -Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesi hükmü uyarınca; Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatlamakla yükümlüdür. Gerek doktrinde, gerek Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşer. 6100 sayılı HMK 'nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. -Buna göre davalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın gerçekleşmesinde, kusurunun, taksirinin veya ihmalinin bulunmadığı sabit olduğundan haksız fiil şartlarının gerçekleşmediği, bu nedenle davalı araç sürücüsü, araç maliki ile sigorta şirketinden iş bu kaza nedeniyle tazminat talep imkanının bulunmadığı, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmış, davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİ ile; 2-Reddine karar verilen maddi tazminat yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin olarak yatırılan 3.432,58-TL harçtan mahsubuna, 3-Reddine karar verilen manevi tazminat talebi yönünden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından peşin harç olarak yatırılan harçtan mahsubuna, 4-Bakiye 1.968,58-TL harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 5-Davacı tarafça sarf edilen yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafça sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Reddine karar verilen maddi tazminat talebi yönünden davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 1.000,00-TL tek vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine, 8-Reddine karar verilen manevi tazminat talebi yönünden davalılar ..... Elektronik Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve ... ..... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir edilen 45.000,00-TL tek vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar .... Elektronik Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi ve ... ....'e verilmesine, 9-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Bakırköy Arabuluculuk bürosunun ..../..... numaralı arabuluculuk dosyasında Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 10-Bakiye gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa derhal iadesine, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı asil, davacı vekili ile davalılar vekilinin yüzlerine karşı, diğer davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27/02/2026
Katip ...... e-imzalıdır
Hakim ....... e-imzalıdır