İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/351 E. 2026/178 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/351
- Karar No
- 2026/178
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/351 Esas KARAR NO: 2026/178 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/04/2025 KARAR TARİHİ: 12/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, takip konusu faturaları ticari faaliyeti kapsamında davalı firmaya sattığı ve teslim ettiği ürünlere ilişkin olarak düzenlediğini, fatura konusu ürünlerin davalıya teslim edildiğini, bu hususun sevk irsaliyeleri ile sabit olduğunu, alacağımızın varlığı ve miktarı bakımından taraflar arasında hiçbir ihtilaf olmadığını, davalı ile takipten önce hesap mutabakatının yapıldığını, ---- tarihli mutabakat ile davalı şirketin borcu kabul ettiğini, hesap mutabakatına istinaden davalı tarafından davacının hesabına ----- tutarında kısmi ödeme yapıldığını, bu tutar davalının veresiye defterinde alacak hanesi kaydedildiğini ve borcundan mahsup edildiğini, hesap mutabakatı ve mutabakata istinaden yapılan kısmi ödeme ile taraflar arasındaki akdi ilişkinin varlığı ve davacıya borçlu olunduğu meselesi davalı tarafından kabul edildiğini, taraflar arasındaki ticari münasebet kapsamında davacının, üzerine düşen yükümlülükleri eksiksiz yerine getirmiş olmasına rağmen davalının, davacının iyi niyetli tüm çağrılarına rağmen fatura bedellerini ödemediğini, davalının kötü niyetli bu tutumu nedeniyle davacının, alacağın temini tahsili amacıyla yasal yollara başvurmaktan başka çaresi kalmadığını, faturalardan kaynaklanan alacağın temini tahsili amacıyla davalı aleyhinde ------ Esas sayılı dosyası üzerinden genel haciz yoluyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin itirazı sonucu takibin durduğunu, davalı şirketin itirazında haksız olduğunu,” beyan ederek davalının menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslar nezdindeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, davanın kabulü ile davalının ----esas sayılı icra takip dosyasına konu borca yaptığı haksız ve kötü niyetli itirazının iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz sebebiyle asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere takdir edilecek icra inkâr tazminatının davalıdan tahsili ile müvekkile verilmesine, yargılama harç ve giderleriyle, ücreti vekâletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :Davalıya usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap sunmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67. vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir. Davacı, davalı ile aralarındaki ticari ilişki bulunduğunu, ticari ilişki kapsamında davalıya faturanın gönderildiğini, davalının faturaları ödemediğini, fatura alacağı için icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı, usulüne uygun davetiyeye rağmen cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmakla, HMK 128. maddesi gereğince, davacının, dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmaktadır. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, --------Esas sayılı İcra Dosyası------- üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş, ---- davacının vergi kayıtları ve tarafların ----- kayıtları celp edilmiş,--------davacının esnaf kaydı bilgileri celp edilmiş, ------ davacının gerçek kişi ticari işletme kaydı bilgileri celp edilmiş, ---- davalının ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış, ----- tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi tarafından düzenlenen ------ tarihli raporunda özetle, "...Davacı tarafından ibraz edilen 2024 yılına ilişkin ticari defterlerin; T.T.K m.64,66, V.U.K. m.220-226’ ve 1 Sıra No’lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, kayıt nizamı bakımından V.U.K. m. 215-219 hükümleri ile Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun olduğu, Davalı şirketin ticari defterlerini incelemek üzere ibraz etmediği, bu sebepten ötürü davalı şirketin ticari defter kayıtları üzerinde gerekli inceleme ve değerlendirmeler yapılamadığı, Takip tarihi itibariyle davacı tarafın davalı şirketten KAYDİ olarak -----ALACAKLI olduğu, Davacı tarafın davalı şirketten takip öncesi işlemiş ------ faiz talep etmişse de davacı tarafın davalı şirkete takip öncesi işlemiş faiz yönünden temerrüte düşürdüğüne ilişkin belge ibraz edilmediği, davacı tarafın davalı şirketten takip öncesi işlemiş faiz talep edip edemeyeceği hususu takdiri Sayın mahkemenize ait olduğu, İtirazın iptali ile ikame edilmiş davanın kabulü ve talebin haklılığına hükmedilmesi halinde; Davacı tarafın Davalı şirketten takip sonrası talep edebileceği faiz miktarının tutarının infaz aşamasında İcra Dairesi’nce hesap edilebileceği, Davacı tarafın icra inkâr tazminatı taleplerine ilişkin takdirin ise Sn. Mahkeme’ ye ait bulunduğu..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur ----İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Faturanın delil olarak kullanılabilmesi için taraflar arasında sözleşmenin bulunması gerekir. Fatura sözleşmenin ifası yönelik belge hükmündedir. Sözleşmenin kurulmasına yönelik fatura ispat kulfeti açısından sonuç dogurmaz. Taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat kulfeti davacı taraftadır. Davacı sözleşmenin bulduğunu ve faturaya konu malın davalıya teslim edildiğini ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında sözleşme iliskisi yoksa fatura ispat külfeti açısından sonuç dogurmaz. Ayrıca faturanın usulüne uygun olarak tebliğ edildiği davacı tarafca ispatlanması gerekir. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları ile ---- üzerinde yapılan bilirkişi heyeti incelemesi sonucunda, davacı ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğu, davacı tarafça talep edilen cari hesap alacağının davacı ticari defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu, davalı tarafa usulüne uygun davetiyeye rağmen ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmediği anlaşılmıştır. Ayrıca tarafların ----- formları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesinde, dosyaya konu alacağın davacı ve davalı tarafından ----- bildirildiği anlaşılmaktadır. Başka bir deyişle davalı, davacı tarafça talep edilen cari hesap alacağına ilişkin hizmeti kabul edip -----bildirimde bulunduğu anlaşılmaktadır. O halde davalı, beyanname vermekle cari hesaba konu hizmet/malları teslim aldığının ve teslim aldığı malların/hizmetin de bedelini ödemekle yükümlü olduğunun kabulü gerekir. -------Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının, davalı ile arasındaki ticari ilişkiyi ve alacağını yöntemince ispat ettiği, davalının usulüne uygun davetiyeye rağmen ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmemesi sebebiyle HMK 222/3 maddesi gereğince usulüne uygun davacı ticari defter ve kayıtlarının hükme esas alınması gerektiği, davalı tarafça dosyaya konu borcun sona erdiğine ilişkin herhangi bir bilgi ve delilin sunulmadığı, davalı temerrüde düşürülmediğinden davacının işlemiş faiz talebinin yerinde olmadığı anlaşılmış, davanın kısmen kabulüne, davalının ----- esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile 53.316,17-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır.----- Dosyaya konu alacağın cari hesap ilişkisi/faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacak miktarı ------- üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, -Davalının ------ esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile 53.316,17-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin DEVAMINA, -Davacının fazlaya ilişkin talebinin REDDİNE, 2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli karar harcı 3.642,03-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 668,54-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.973,49-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafça yatırılan 668,54-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvuru harcı, 87,50-TL vekalet harcı, 6.596,00-TL tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.298,90-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 7.030,18-TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 4.430,64-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, kalan 169,36-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Davanın kabul edilen kısmı için davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2 maddesindeki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davanın reddedilen kısmı için davalı kendisini vekille temsil ettirmediğinden bu hususta karar verilmesin yer olmadığına, 10-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ----------Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 12/02/2026