İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/349 E. 2025/349 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/349
- Karar No
- 2025/349
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/349 Esas - 2025/804 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR
ESAS NO : 2025/349 Esas KARAR NO : 2025/804
HAKİM : ....... KATİP : .......
DAVACI : ....... VEKİLİ : Av. ....... DAVALI : ....... VEKİLİ : Av. .......
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 12/05/2025 KARAR TARİHİ : 07/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 01.12.2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.10.2019 tarihinde ... sevk ve hakimiyetindeki ... plakalı aracın neden olduğu kaza neticesinde ölümlü ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, davacının yaya olup herhangi bir kusuru bulunmadığını, kaza nedeniyle davacının tedavi gördüğünü, kaza nedeniyle davalı sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak davalı tarafından ödeme yapılmadığı gibi başvuru sonrası zorunlu ticari arabuluculuk görüşmelerinde de sulh olunamadığını belirterek HMK 107 uyarınca zarar belirlendikten sonra arttırılmak üzere; 100 TL sürekli iş göremezlik, 100 TL geçici iş göremezlik, 100 TL bakıcı gideri toplam 300 TL belirsiz alacağın sigortaya başvuru tarihi olan 25.02.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava öncesi ...'ın başvurusunun eksik olduğu tespit edilerek vekiline bu durum 26.02.2025 günlü yazı ile bildirildiğini, Olaya karışan ... plakalı aracın olaydan önce trafikten çekildiği ve çekme belgeli olduğu görüldüğünü, Trafikten çekilmiş araçlar için Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (trafik sigortası) yaptırma zorunluluğu bulunmadığından, ... Hesabının dava konusu olay ile ilgili herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, ... kullanımındaki ... plakalı aracı yaralama eyleminde silah olarak kullanarak müştekiyi yaraladığı görüldüğünü, Söz konusu olayın kanunda tanımlı trafik kazası niteliğinde olmaması sebebi ile davacı tarafın talepleri ile ilgili olarak davalının sorumluluğu bulunmadığını, Olayla ilgili ....... soruşturma dosyası ile işlem başlatıldığı, kasten adam öldürmeye teşebbüs suçundan dava açıldığını, davalının sorumluluğu kaza tarihindeki poliçe limiti dahilinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi bulunmayan araç sürücüsünün kusur oranı ve gerçek zarar ile sınırlı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE; Dava trafik kazasından kaynaklanmakta olup, geçici ve sürekli iş göremezlik ve bakıcı gideri zararının tazminine ilişkindir. HMK 90. Maddesinde "...(1) Süreler, kanunda belirtilir veya hâkim tarafından tespit edilir. Kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, hâkim kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez. (2) Hâkim, kendisinin tespit ettiği süreleri, haklı sebeplerle artırabilir veya eksiltebilir; gerekli gördüğü takdirde, bu konudaki kararından önce tarafları da dinler. .." 94/2. Maddesinde "...Hâkim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna karar verebilir. Bu takdirde hâkim, tayin ettiği kesin süreye konu olan işlemi hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıklar ve süreye uyulmamasının hukuki sonuçlarını açıkça tutanağa geçirerek ihtar eder. Kesin olduğu belirtilmeyen süreyi geçirmiş olan taraf yeniden süre isteyebilir; bu şekilde verilecek ikinci süre kesindir ve yeniden süre verilemez..." Uyuşmazlık, mahkemece, delil ikame avansı için verilen sürenin usulüne uygun olup olmadığı, bu nedenle davanın reddine karar verilmesinin yerinde olup olmadığına ilişkindir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda yer alan sürelerin önemli bir kısmı, taraflar için konulmuş sürelerdir. Tarafların, bu süreler içinde belli işlemleri yapmaları gerekir. Bu süre içinde yapılamayan işlemler, tekrar yapılamaz ve süreyi kaçıran taraf aleyhine sonuç doğurur. Taraflar için konulmuş süreler ikiye ayrılır. Birincisi, kanun tarafından öngörülmüş (cevap süresi, temyiz süresi gibi) süreler olup, bu süreler kesindir ve bir işlemin kanuni süresi içinde yapılıp yapılmadığı, mahkemece re’sen gözetilir. İkincisi ise, hakimin tespit ettiği sürelerdir ve kural olarak bu süre kesin değildir. Kural bu olmakla birlikte HMK'nın 94. maddesi gereği hakim, tayin ettiği sürenin kesin olduğuna da karar verebilir. (.......). Kesin süreye ilişkin ara karar hem hakimi hem tarafları bağlamakla birlikte kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen bir işlemin, bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesi olanaklı değildir. Ancak böyle bir durumda kesin sürenin hukuki sonuç doğurabilmesi için buna ilişkin ara kararın, yasaya ve içtihatlara uygun şekilde hiçbir tereddüte yer vermeyecek derecede açık, yorumu zorunlu kılmayacak, yanlış anlamayı önleyecek, ilgili tarafından kolaylıkla anlaşılacak derecede açık, sade ve sınırlı olması gerekir. Ayrıca verilen sürenin amaca uygun, yeterli ve elverişli olması, kesin süreye uymamanın doğuracağı hukuki sonuçların açık olarak anlatılması ve anlatılanların tutanağa geçirilmesi, bunlara uyulmaması durumunda mevcut kanıtlara göre karar verilip, gerektiğinde davanın reddedileceğinin açıkça bildirilmesi suretiyle ilgili tarafın uyarılması gerekmektedir. (........) Kesin sürenin kaçırılması, o delile veya hakka dayanamamak gibi ağır sonuçları birlikte getirmekte, davanın kaybedilmesine neden olmaktadır. Böyle bir durumda, geciken adaletin adaletsizlik olduğu düşünülerek, davaların uzamasını veya uzatılmak istenmesini engellemek üzere getirilen kesin süre kuralı, kanunun amacına uygun olarak kullanılmalı, davanın reddi için bir araç sayılmamalıdır......... sayılı ilamı)
Eldeki davanın incelenmesinde, davacının var ise sürekli ve geçici malüliyetinin tespiti amacıyla mahkememizce 11/07/2025 tarihli ön inceleme celsesinde davacının .......'na sevki ile rapor alınmasına dair kesin süre ihtaratlı ara karar tesis edildiği, ancak davacı vekilince 07/11/2025 tarihli celsede mazeretsiz olarak başvuruda bulunulmadığının belirtildiği anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın reddine, 2-Alınması gereken 615,40 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığna, 3-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi gereği ....... tarafından karşılanan ve yargılama giderinden sayılan Arabuluculuk Ücret Tarifesinde belirtilen arabuluculuk ücreti karşılığı olan 4.600,00 TL arabulucu ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar yönünden karar tarihindeki AAÜT uyarınca 300,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, Dair e-duruşma sistemi üzerinden davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile....... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 07/11/2025
Katip....... e-imzalı
Hakim ....... e-imzalı
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.