İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/343 E. 2025/320 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/343
- Karar No
- 2025/320
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2025/343 Esas KARAR NO :2025/320
DAVA:Şirketin İhyası DAVA TARİHİ:21/05/2025 KARAR TARİHİ:21/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili tarafından sunulan 21/05/2025 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigortalılarından ...'un ... San. Ve Tic. A.Ş. ünvanlı işyerinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle kurumca ödenen peşin sermaye değerli gelir, iş göremezlik ödemesi ve tedavi giderinin iş kazasının meydana gelmesinde kusuru bulunan işverenden rücusu talebiyle .... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı davası açılmış ve dosya kapsamında yapılan yargılama neticesinde; kurum alacağının; 19.460.70 TL peşin sermaye değeri,1.239.67 TL geçici iş göremezlik ödemesi,3.431.12 TL hastane masrafı36,25 TL Yargılama gideri,2.895,80 TL Mahkeme vekalet ücreti olduğu tespit edildiğini, ilam doğrultusunda kurum alacağının tahsili amacıyla ; ... San. ve Tic. A.Ş. hakkında .... Genel İcra Dairesi'nin 2016/... E. Sayılı icra takibi başlatıldığını, ardından İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü ile yapılan yazışma ile şirketin 26/02/2013 tarihinde tasfiyesine karar verildiği 04/03/2013 tarihinde tescil ediliği anlaşıldığından ... Hukuk Müşavirliği'nin 27/10/2023 tarih ... sayılı yazısı kapsamında verilen talimatlandırma üzerine, bu nedenlerden dolayı; ... San. ve Tic. A.Ş. ihyası ve tüzel kişilik kazanmasına, davalı şirkete tasfiye memuru atanmasına, şirkete ilişkin ihya kararı ve atanan tasfiye memurunun Ticaret Sicil Memurluğu'na kaydına, şirkete ilişkin ihya kararının Vergi Dairesi'ne bildirilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. DELİLLER : ... San. ve Tic. A.Ş. Ticaret sicil kayıtları, Mersis kaydı, Ticaret Sicil Gazetesi ilanı, .... İş Mahkemesi'nin ... E. ... K. Sayılı dosyası, .... Genel İcra Dairesi'nin 2016/... E. sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacı tarafça ... ve dava konusu şirket aleyhine açılan davalı şirketin ihyası istemine ilişkindir. Davacı taraf .... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında verilen karar doğrultusunda alacaklarının tahsili amacı ile başlatılan icra takibi doğrultusunda şirketin 26/02/2013 tarihinde tasfiyesine karar verildiği 04/03/2013 tarihinde tescil edildiği öğrenilmesi üzerine ... San. ve Tic. A.Ş. ihyası ve tüzel kişilik kazanmasına, davalı şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarının incelenmesinde; şirketin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ...-0 sicil numarasına kayıtlı ve ... unvanlı şirket olduğu ve ticaret merkezinin Şişli/İstanbul olduğu, şirketin tasfiye sürecinde olduğu sicilden terkin edilmediği anlaşılmıştır. HMK'nın 115/1 maddesi gereğince Mahkemeler dava şartının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. HMK 114/1-h maddesindeki düzenlemeye göre; davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartı olarak belirlenmiştir. Hukuki yarar koşulu, tüm davalarda aranmaktadır. Bir hukuki ilişkinin, hemen tespitinde, hukuki yararın varlığının kabul edilebilmesi için, üç koşulun birlikte olması zorunludur. Sözü edilen üç koşulu hemen açıklamak gerekirse; a) Davacının bir hakkı veya hukuki durumunun halihazır bir tehlike ile ciddi biçimde tehdit edilmiş olması ve sözü edilen tehlikenin yakın ve tehdidin ciddi olması gerekir. b) Bu ciddi tehdit sebebiyle davacının hukuki durumunun tereddüt ya da belirsizlik içinde olması, bu hususun davacı için bir zararı meydana getirebilecek nitelikte bulunması gerekir. Tehdit, objektif olarak değerlendirildiğinde, bir zarar doğurabilecek nitelikte olmalıdır. c) Yalnızca koşulları usulün 237. maddesi hükmünde tanımlanan biçimde kesin hükmün sonuçlarını meydana getiren, cebri-icraya yetki vermeyen bir başka deyişle icra ve infaz kabiliyeti bulunmayan tesbit hükmünün bu tehlikeyi ortadan kaldıracak nitelikte olması zorunlu olduğu gibi, davacının, hukuken korunma ihtiyacı da halihazırda bulunmalıdır. Özellikle hukuki yarar koşulu tesbit davasının açıldığı günde mevcut olmalı ve hüküm verilene değin varlığını da sürdürmesi zorunludur. Açıklanan nedenle davacının, hukuki korunma ( himaye ) ihtiyacını, başka bir vasıta ile tamamen tatmin edebilmesinin mümkün olduğu hallerde, hukuki ilişkinin mücerret tespitinde, hukuki yararının bulunmadığı bu nedenle dava açamayacağı kuşkusuzdur. Bu hukuksal olguların ışığı altında duraksamasız belirtmek gerekirse hukuki yarar, dava şartıdır. Hukuki yarar olumlu dava şartı olup, taraflarca öne sürülmese dahi mahkemece "re'sen" kendiliğinden dikkate alınması zorunludur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 643. maddesi atfıyla TTK 545. maddesi uyarınca; "Tasfiyenin sona ermesi üzerine şirkete ait ticaret unvanının sicilden silinmesi tasfiye memurları tarafından sicil müdürlüğünden istenir. İstem üzerine silinme tescil ve ilan edilir." düzenlemesi getirilmiştir. Tasfiyenin kapatılabilmesi için, tüm tasfiye işlemlerinin tamamlanmış olması, tüm borçların ödenmiş olması, şirket aleyhindeki tüm dava ve takiplerin sonuçlanmış olması gereklidir. Bu zorunluluğa uyulmadan tasfiyenin kapatılması halinde ihya talebi haklıdır. İhya kararı ile birlikte, ihyası istenen şirket tüzel kişilik kazanacaktır. Bir şirket veya kooperatifin ihyası davasında davacı taraf, şirket ortaklarından herhangi biri, şirket veya kooperatifin en son yetkilileri, o şirkette veya kooperatifte daha önce çalışmış bulunan herhangi bir işçi, şirket veya kooperatiften alacağı bulunan herhangi bir gerçek veya tüzel kişi alacaklı, özetle hukuki menfaati bulunan herhangi bir kişi olabilir. İhya davalarında davalı taraf ise şirket veya kooperatifin en son tasfiye memuru veya tasfiye kurulu ile yasal hasım konumunda bulunan ticaret sicili müdürlükleridir. TTK'nın 547. maddesine göre " (1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemleri yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir." düzenlemesi ile şirketin yeniden tesciline ilişkin usul belirlenmiştir. Somut olayda, davacı tarafından ...'ne ve ihyası istenilen şirkete yönelik şirketin ihyası davası açılmışsa da; TTK 547 maddesi gereği tasfiye sonrası sicilden terkin edilen şirketin ihyası için açılacak davada husumetin TTK 545. uyarınca resen terkin işlemini yapan İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ve tasfiye memuruna yöneltilmesi gerekmekte olup, ihyasına karar verilmesi gereken şirkete husumet yöneltilemez, bu hususta Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 28/12/2022 tarih, 2022/6965 E.-2022/9565 K. Sayılı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 30/09/2022 tarih, 2022/1874 E.-2022/1342 K. Sayılı ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 01/12/2022 tarih, 2022/2176 E.-2022/1793 K. Sayılı içtihatları da aynı yöndedir. Aynı zamanda davacı tarafça talebe konu şirketin tasfiyesinin kapatılması ve sicilden silinmesi istemiyle davalı ... Sicil Müdürlüğü aleyhine eldeki dava açılmış ise de dosya kapsamında bulunan Ticaret Sicil kayıtları, mersis kaydı ve Ticaret Sicil gazetesi ilanlarına göre ihyası istenilen davalı şirketin halen tasfiye sürecinde olduğu, sicilden terkin edilmediği, son olarak 27/03/2013 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde borçlu ve alacaklılara çağrı ilanı yapıldığı anlaşılmakla bu haliyle ihyası istenilen davalı şirketin halen tasfiye halinde olduğu ve tasfiye memurunun ... olduğu, davacı tarafça davalı şirket hakkındaki icra takibinde tebligatın davalı şirketin tasfiye memuruna yapılması mümkün olduğundan davacı tarafın sicilden terkin edilmemiş olan davalı şirketin ihya talebine ilişkin eldeki davayı açmakta hukuki yararının bulunmaması nedeniyle davacı tarafça açılan davanın Ticaret Sicil yönünden hukuki yarar bulunmaması ve şirkete yöneltilmiş davanın pasif husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-. Davacı tarafça açılan DAVANIN, HMK'nın 114/1-h gereği hukuki yarar yokluğundan ve pasif husumet yokluğundan 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebiyle USULDEN REDDİNE, 2- Davacı kurum harçtan muaf olduğundan bakiye harç alınmasına yer olmadığına, 3- Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4- Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının, karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra davacı tarafa resen iadesine, Dair; tarafların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize gönderilecek veya sunulacak dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.21/05/2025
Başkan ... e-imza* Üye ... e-imza* Üye ... e-imza* Katip ... e-imza*
*Bu evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.