İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/337 E. 2025/988 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/337
Karar No
2025/988
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/337 Esas KARAR NO : 2025/988 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/04/2025 KARAR TARİHİ : 06/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21.10.2024 tarihinde dava dışı sigortalı sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki...plakalı otomobiliyle Esenler istikametinden gelip Hal yolu üzerinden Bayrampaşa istikametine sol ikinci şerıtte seyir halindeyken sağ şeride geçmek istediği esnada otomobilinin sağ kısımları ile kendisine göre sağ şeridinde seyir eden sürücü... sevk ve idaresindeki...plakalı otomobilin sol kısımlarına çarpması ve çarpmanın etkisiyle ...sevk ve idaresindeki... plakalı otomobil savrularak sağ yan kısımlarıyla sağ arka şeridinde seyir halinde olan sürücü... sevk ve idaresindeki... plakalı otomobilin sol kısımlarına ve ardından yine sağ ön șeridinde seyir halınde olan sürücü ... sevk ve ıdaresindeki müvekkile ait... plakalı otomobilin sol arka kısımlarına çarpması ve akabinde demir korkuluklara çarparak durabilmesi sonucu çok araçlı maddi hasarlı trafık kazası meydana geldiğini, meydana gele olayda müvekkiline ai... plaka sayılı araç sürücüsü ...n kusurunun bulunmadığını, davalı sigortalısı... plakalı araç sürücüsü ...'ın tam ve asli kusurlu olduğunu, olay yerinde tutulan kaza tespit tutanağında da dava dışı sürücü ...'ın 2918 sayılı KTK madde 56/1-A şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak kuralını ihlal ettiğini tespit ederek tam ve asli kusurlu olduğunun belirlendiğini, müvekkiline ait... plakalı araçta meydana gelen değer kaybının ödenmesi amacıyla...laka sayılı aracın ZMMS kapsamında sigortalı olduğu... Sigorta A.Ş.'ye başvuru sonucunda müvekkiline 51.747,11-TL değer kaybı bedeli ödemesi yapıldığını, söz konusu tutarın müvekkilinin aracında meydana gelen değer kaybı tutarının çok çok altında kaldığını, müvekkilinin aracında oluşan gerçek değer kaybı bedelinin tespiti ve müvekkiline ödenmesi için ... plaka sayılı aracın ZMMS kapsamında sigortalı olduğu... Sigorta A.Ş.'ye yönelik sigorta tahkim komisyonu'na yapılan 22/11/2024 tarihli ve... sayılı başvuru kapsamında dosyada alınan bilirkişi raporunda müvekkilinin aracında oluşan gerçek değer kaybı bedelinin 150.000,00-TL olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin aracının 2020 model ...n 1.6 Crd Dct N Lin marka olduğunu, davalı tarafın sigortalısının sebebiyet verdiğini, maddi hasar sebebiyle müvekkilinin aracının birçok kısmında onarım ve parça değişimi yapıldığını, müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın büyüklüğü hasebiyle müvekkilinin aracında oluşan değer kaybının oldukça büyük olduğunu, kaza sonrasında müvekkilinin aracında oluşan hasarlar sebebiyle çok ciddi bir değer kaybının meydana geldiğini belirterek fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava, davayı ıslah hakkı saklı kalmak kaydı ile davamızın kabulüne, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla kaza tarihinden itibaren işleyecek olan en yüksek mevduat faiz oranı ile birlikte müvekkilin aracında meydana araç değer kaybı bedeli olarak şimdilik (HMK md. 109 kapsamında kısmi dava olarak ) şimdilik 10.000,00-TL'nin davalıdan alınarak müvekkile verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketi kazaya karışan aracın ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı olduğunu, müvekkili şirketin kasko imm sigorta poliçesi ile sabit olduğunu, bu nedenle müvekkilinin sorumluluğunun ancak Karayolları zorunlu mali sorumluluk sigortasının dolmasından sonra başladığını, müvekkili şirketin zarardan kaynaklı bir sorumluluğunun bulunulmaması nedeniyle davanın esastan reddinin gerektiğini, kusur oranlarının tespiti için dosyasının İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'ne sevk edilmesinin gerektiğini, davalı müvekkili sigorta şirketinin ancak sigortalısının kusuru oranında sorumlu olduğunu, müvekkili şirket nezinde sigortalı aracın kusurunun tam kusurlu olmadığını, davacı... plakalı aracın ZMMS sigortacısı olan ...Sigorta A.Ş'ye karşı değer kaybının tahsili amacıyla sigorta tahkim komisyonuna başvurduğunu... sayılı başvuru kapsamında alınan bilirkişi raporunda değer kaybının 150.000-TL olarak tespit edildiğini, gerçek değer kaybı bedelinin de bu olduğunu savunduğunu, ancak söz konusu raporun alındığı tahkim dosyasının tarafının müvekkili şirket olmadığını, tahkim dosyasında alınan rapora müvekkili şirketin itiraz imkanın bulunmadığını bu sebeple anılan tahkim başvurusu kapsamında değer kaybına ilişkin bilirkişi raporunun huzurdaki davada esasa alınmaması gerektiğini, davanın öncelikle usuli nedenlerle reddine, haksız davanın reddine, her halükarda müvekkil şirkete usulüne uygun başvuru yapılmamış olması nedeniyle müvekkili şirket temerrüte düşmediğinden yargılama ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Dava, 21/10/2024 tarihli trafik kazası sonucu, sigortalı ile davacının kusur durumu, kaza nedeniyle oluşan değer kaybı bedelinin ne kadar olduğu, dava dışı ZMMS poliçesini yapan sigorta şirketinin limiti dahilinde ödeme yapıp yapmadığı, dava dışı sigorta şirketinin yaptığı ödemenin yeterli olup olmadığı, yeterli değil ise talep edilecek bakiye değer kaybı bedeli tazminatı istemine ilişkindir. Bilirkişi heyetinden alınan 21/08/2025 tarihli raporun sonuç kısmına göre; " Kusur yönünden; Bilirkişi Daire Başkanlığı tarafından Bilirkişinin uyacağı rehber ilkeler ve Bilirkişi Raporlarında bulunması gereken standartlar başlığında 07.09.2020 tarihinde 32 maddelik bir talimat yayımlanmıştır. Bu talimatın 27 maddesinde açıkça belirtilen " Kusurun tespiti normatif bir değerlendirmesiyle mümkündür. ve sadece hakimin yetkisindedir. Bilirkişi münhasıran hakimin isinde olan kusurluluk konusunda (asli tali kusurlu kusursuz yüzdelik kusur oranı) herhangi bir değerlendirme yapamaz. Aksi yöndeki tutum bilirkişilik görevinin sınırlarını aşmayı ve hakimin yerine geçmeye ifade eder" denilmektedir. Yine bu husus İzmir Bilirkişilik Bölge Kurulu tarafından da tarafımıza bildirilmiştir. Bu gerekçe ile tebliğ gününden itibaren raporlarda kusur dağılımı yapılmamaktadır. Bu hali ile; *-... plaka sayılı davalı sigorta poliçeli araç sürücüsü ... 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun'nun 52/b ve 46/b-c maddelerini ihlal ettiğinden dolayı kazanın oluşumuna TAMAMEN HATASI İLE ETKEN OLDUĞU *-... plaka sayılı davacı taraf araç sürücüsü ...meydana gelen kazanın oluşumuna ETKEN FAKTÖR VE HATASI OLMADIĞI, Değer Kaybı yönünden; *-... plaka sayılı aracın 2.el satışı esnasında değer kaybı bedelinin 150.000,00-TL olabileceği,ANCAK dava dışı ZMMS sigorta şirketin 22.11.2024 tarihinde davacı tarafa 51.474,11-TL davalı İMMS sigorta şirketinin 29.05.2025 tarihinde davacı tarafa 100.400,68-TL değer kaybı ödemesi yapması nedeniyle toplamda davacı tarafa ödenen değer kaybı bedeli 152.187,79-TL olduğu göz önüne alındığından, tarafımızca tespit edilen değer kaybı bedelinin karşılanmış olabileceği görüş ve kanaat ve tespitine varıldığı" şekilde rapor sundukları görülmüştür. Davamıza konu trafik kazasına ilişkin davacı tarafça STK' ya yapılan başvuru sonucu, STK' nun ... Karar sayılı dosyası incelendiğinde; davacı tarafından ... plakalı aracın ZMMS poliçesini düzenleyen ...Sigorta A.Ş.' ye karşı değer kaybının talep edildiği, Davacı vekili Sigorta Tahkim Komisyonunca verilen bilirkişi raporu doğrultusunda miktar yönünden ıslah dilekçesi ile müvekkilinin aracında olan değer kaybı bedeline ilişkin talebini 10.00-TL olarak belirtiğini, taraflarına tebliğ edilen bilirkişi raporunda müvekkiline ait araçta oluşan reel değer kaybı bedelinin 150.000-TL olarak hesaplandığını, huzurdaki davaya konu kaza sebebiyle oluşan hasar bedeline ilişkin 143.000,00-TL değer kaybı bedeline ilişkin olarak 51.474,11-TL ödeme aldığını, bu sebeple değer kaybı bedeli taleplerinin poliçe limiti kapsamında( IMM poliçesi kapsamında dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla) 5.252,89-TL'ye artırdıklarını, davalı sigorta şirketine yapmış oldukları başvuru tarihinden işleyecek olan mevduata uygulanan en yüksek faiz ile (IMM poliçesi kapsamında dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla) 5.252,89-TL'lik değer kaybı bedelinin davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep ettiği, davalı tarafından 148.252,89 TL hasar, 51.747,11 TL değer kaybı ödemesinin yapıldığı ve sonuç olarak poliçe limiti tüketildiğinden hüküm kurulmasına yer olmadığına şeklinde kararın verildiği görülmüştür. Davacı vekili bedel artırım dilekçesi ile değer kaybı için talep ettiği 10.000,00-TL tazminat alacağını 88.252.89-TL artırarak 98.252,89-TL artırdıklarını, davalı taraf dava açıldıktan sonra ödeme yaptığından 98.252,89-TL değer kaybı tazminatı bedeli alacağımız yönünden davanın konusuz kalmasına, asıl alacağa kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz, masraf ,harç ve vekalet ücretinin (98.252,89-TL asıl alacak yönünden hesaplanarak ) davalıdan alınarak müvekkile verilmesini talep etmiştir. Davanın devamı sırasında dava konusu alacağın ödenmesi menkul malın davacıya teslim edilmesi, gayri menkulleri tahliye edilmesi gibi nedenlerle veya davanın açılmasından sonra yürürlüğe giren yeni bir kanun yada Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı nedeniyle, davanın konusuz kalması mümkündür. Davanın konusuz kaldığının tespit edilmesi halinde, mahkemece, esas (asıl talep) hakkında "Davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına" ilişkin hüküm kurulması gerekmektedir. Bu tür kararlar hükümler gibi (eda,tespit,inşai ) nihai kararlardandır. Mahkeme kararı, aynı zamanda dava konusu hakkın mevcut olmadığını da tespit ettiği hükmü niteliğindedir. Davanın konusuz kalması halinde, mahkemece; yargılamaya devam edilerek davanın açıldığı tarih itibariyle hangi tarafın haklı olduğunun tespite dilmesi, o taraf lehine yargılama giderleri ve vekalet ücretine karar verilmesi gerekir. Başka bir deyişle yürürlüğe giren yeni yasa nedeniyle konusu kalan davada, yeni yasanın yürürlüğe girmemiş olması halinde, davanın açıldığı tarih itibariyle haklı olan ve davasını avukat ile takip eden taraf lehine "maktu vekalet" ücretine hükmedilmesi, yargılama giderlerinin ise karşı taraftan tahsiline karar verilmesi gerekmektedir. Yargıtay Hukuk Genel Kurul' nun 18.11.2009 tarih, 2009/18-421 Esas 2009/526 Karar sayılı ilamında, "Dava tarihinde davasında haklı bulunan davacının, sonradan yürürlüğe giren yasa nedeniyle haksız duruma düşmesi söz konusu olmadığından, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği" belirtildiğinden davacı yararına vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekmiştir. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; 21.10.2024 tarihli trafik kazası sonucu zarara sebebiyet veren... plakalı aracın ZMMS poliçe limitinin tüketildiği, yaşanan haksız fiilde sigortalı araç sürücünün tam kusurlu bulunduğu, kusurlu eylem sonucu davacının maliki olduğu araçta 150.000,00 TL değer kaybının meydana geldiği, zararın öncelikle ZMMS poliçesi kapsamında kısmen ödendiği, akabinde dava devam ederken 29/05/2025 tarihinde davalı tarafça 100.440,68 TL ödemenin yapılması ile davacının zararının asıl alacak yönünden karşılandığı görülmekle davanın konusuz kaldığı, konusuz kalan asıl alacak dışında davacının faiz isteminde de haklı olması nedeniyle davacının davalıya yaptığı başvuru tarihinden (KTK' nun 100. Maddesinin yollaması ile 97. Maddesi gereği) 8 iş günü sonunda başlamak üzere mahkememizce resen faiz işletilerek davanın faiz yönünden kabulüne karar vermek gerekmiştir. Arabuluculuk ücreti yönünden; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin birinci fıkrasında; "İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine ilişkin aşağıdaki hükümler uygulanır." hükmü yer almaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 18. fıkrasında ise özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmayacağı düzenlemesi yer almaktadır. Kanunun bu özel düzenlemesi karşısında dava şartı olarak zorunlu arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanma yeri bulamaz. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/23273 Esas, 2022/901 Karar sayılı ilamı aynı doğrultudadır.) Eldeki davada, dava öncesi davalı sigorta şirketine başvuru şartının yerine getirilmiş olması karşısında ayrıca zorunlu arabuluculuğa başvurulması gerekmediği halde davacı yanca arabuluculuğa başvurulmuş olmasından dolayı ortaya çıkan ücretin davacı tarafça karşılanması gerekmektir (İzmir BAM 20. H.D. 2024/762 Esas, 2024/687 Karar ). HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Değer kaybı talepli davada asıl alacak dava tarihinden sonra ödenmiş olmakla konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, -davacı işlemiş faiz bedeli yönünden davaya devam edeceğini belirttiğinden; 16.876,64 TL işlemiş faizin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken 6.711,65 TL karar ve ilam harcının yatan 2.315,40 TL peşin harç ve tamamlama harcından mahsubu ile eksik kalan 4.396,25 TL' nin davalıdan alınarak Hazine'ye irat kaydına, 3-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan ve harcanan 2.315,40 TL peşin harç, 87,50 TL başvurma harcı, 102,50 TL posta ve diğer giderler ile 10.000,00 TL bilirkişi masrafı olmak üzere toplam 12.505,40 TL yargılama giderinden fazla ödenen 2.187,79 TL' nin mahsubu sonucu bakiye 10.317,61 TL' nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan A.A.Ü.T. uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-6325 sayılı HUAK uyarınca, suçüstü ödeneğinden karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazine' ye irat kaydına, 6-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek ve 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, taraf vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine hitaben mahkememize verilecek istinaf dilekçesi ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/11/2025 Katip... ¸e-imzalıdır

Hakim... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/337, K. 2025/988, T. 06.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-337-e-2025-988-k-862791fdfd96