İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/320 E. 2025/384 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/320
- Karar No
- 2025/384
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/320 Esas KARAR NO : 2025/384 Karar
DAVA : Sözleşmenin İptali DAVA TARİHİ : 31/05/2024 KARAR TARİHİ : 07/05/2025 G. K. YAZILDIĞI TARİH : 07/05/2025
Davacı tarafından mahkememizde açılan Sözleşmenin İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı, davalı ... ve dava dışı ..., ... ve .... ile birlikte bir şirket kurma kararı aldıklarını ve ortaklar kurulacak şirkette dava dışı ... %50 hisse, .... %12.50 hisse, ... %12.50 hisse, Davalı ... %12.50 hisse ve davacının ise %12.50 olmak üzere mutabakata vardıklarını ve iş bu hisse oranları üzerinden şirkete sermaye koyduklarını, davacı ve davalı ile ortakları şirket kurulması aşamasında şirketin resmi hissedarı olmak üzere ...'ın %50 hissesinin eşi ... üzerinde diğer 4 hissedarların “%50 hissesinin de davacının üzerinde olacak şekilde şirketin resmi kuruluşunun gerçekleştirilmesini kararlaştırıldığını, davacının %50 pay sahibi dava dışı ... %50 pay sahibi olacak şekilde İstanbul Ticaret Sicil Memurluğunun .... sicil dosya numarası ile sicile kayıtlı olarak 24.01.2018 tarihinde .... Pazarlama Sanayi Ve Dış Ticaret A.Ş. kurulduğunu ve davacının şirketin Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine getirildiğini ve ihtilafın doğumuna sebep olan hisse devir tarihine kadar bu göreve devam ettiğini, davacı ve davalınında ortak olduğu şirketin kurulum aşamasında ortaklardan dava dışı ...'ın şirketteki %50 hissesi Ticaret sicil kayıtlarında eşi ... üzerinde gösterildiğini, her biri % 12,5 hisseye sahip 4 ortak adına da tüm hisseler %50 olarak davacı üzerinde olacak şekilde ticaret sicilde tescil ve ilan edildiğini, davacının %50 hissedar ve pay sahibi olduğu şirkette davacının gerçek anlamda %12.50 hisse oranına sahip olduğu, kalan %37.5 hisseninde davalı ... % 12,5 hisse, dava dışı ... % 12,5 hisse ve .... %12,5'er hisse sahibi olarak şirketin kurulması aşamasında davacı üzerinden iç ortaklık kurulduğunu ve iç ortaklık ile ilgili taraflar şirketin kurulma aşamasından itibaren düzenli olacak şekilde adi ortaklık/iç ortaklık/gizli ortaklık adına bir karar ve ortaklık defteri tuttuklarını, davacı ile gizli ortaklık kurduğu davalı ve diğer dava dışı iki hissedar arasından 03.12.2021 tarihinden itibaren oluşturulan iç ortaklık karar defteri ile; şirketin kuruluşu, iç ortaklığın temsili, ortaklığın ve şirketin gerçek hisse sahipleri, iç ortaklığının alacağı kararlar ve nisap miktarı, iç ortaklığın yurtdışında kurulacak şirketlere hangi hisse ile ortak olacağı, iç ortaklardan ayrılacak olan ortağın hisse devir şekli, iç ortaklıkta ortakların hisselerinin mirasçılarına devri, iç ortaklıkta ortakların hisse satışı, şirketin idaresi, yurtdışında yapılacak ortaklıklar, ortaklar arasında şirket ile ilgili tüm hususlar gibi toplam 20 maddeden oluşan iç ortaklık anayasasını belirleyerek karar altı aldıklarını ve iç ortaklıktaki 4 ortak tarafından iş bu karar imza altına alındığını, davacı ile davalı ve diğer iki adi ortak ortak arasında kurulan adi ortaklık/gizli ortaklık çerçevesinde taraflar ortaklığın kayıt alındığı 03.12.2021 tarihinden bu güne kadar farklı tarihlerde ve fakat düzenli olarak toplantı yapıldığını ve 20 nin üzerinde karar alındığını, iş bu kararları tüm ortaklar imzaları ile teyit ve tescil edildiğini, davacı ve davalı ile adi ortaklık kuran diğer iki ortak arasında düzenlenen adi ortaklık/gizli ortaklığa ilişkin karar defterlerinde yine toplantıya katılan başkan ve üyelere yer verildiğini ve alınan kararlar yazıldığını, toplantı sonraları davacının dahil diğer üyeler de ..., ...,... ve ... olarak kararları imzaladıklarını, davacı ile davalı ve ortakları arasında şirketin kurulma aşamasında şirket ortakları arasından .... gurupları oluşturulduğunu ve gerçekte % 12,5 paya sahip iç ortaklar arasında ayrıca oluşturulan grup yanında davacı ile davalı ve şirketin %50 hissedarı arasında da ayrıca şirkete dair bir .... gurubu oluşturulduğunu ve bu güne kadar iş bu guruplar aktif olarak devam ettiğini, davacının şirketin kurulma aşamasında %50 hisse pay sahibi olarak şirketin Yönetim Kurul Başkanlığına atanmış ise de davacının şirkette aktif olarak şirketin Finans departmanından sorumlu olarak çalıştığını, şirketi gerçek mana da davalı ... ve dava dışı ... temsil ettiğini, davacının iç ortaklarının hisselerinin resmi olarak üzerinde bulunması aşamasında davacının 5 yıl boyunca şirketin yönetim kurulu başkanlığı olmak üzere aktif olarak şirketin finans sorumlusu kişi olarak da maaş karşılığı çalıştığını ve çalıştığı sürece şirkette hizmet vermeye devam ettiğini, hal böyle olmakla beraber 4 kişiye ait %12.5 'lik hissenin tamamı resmiyette yaklaşık 5 yıl davacıda iken daha sonra ...'ın 2023 yılı Mayıs ayında davacıya gelerek kendi hissesi de dahil iç ortaklıktaki ortakların toplam %50 hisseye tekabül eden hisseleri kendisine devretmesini bu konuda iç ortaklığa ait hisselerin yaklaşık 5 yıldır kendisinde bulunduğunu ortaklar olarak kendisine güvendiklerini şimdide davacının ve diğer ortakların kendisine güvenmesini aksi takdirde ... ile problem yaşayacaklarını ifade ederek hisse devri talep edildiğini, davacı ile davalı ... ve dava dışı ... dava dilekçesinde de beyan edilen adreslerden de anlaşılacağı üzere aynı sitede ikamet eden, davacı ile davalı arasında geçmişe dayalı ticari ilişkisi bulunan çok yakın dostlukları olan arkadaş oldukları, bunun yanı sıra taraflar arasındaki yazışmalardan da tarafların şirket işleyişi dışında her konuda beraber hareket eden arkadaşlar olarak davalının hisselerin devrinin talep edilmesinde davacının güven duygusu ve adi ortaklık anlaşması kapsamında taraflarca imzalanmış kararlarında bulunması ve davacıya ait hisseler ile diğer ortaklara ilişkin hissenin taraflara Nama yazılı hisseler basılmasından sonra verileceğine yönelik davalının taahhüdüne güvenerek % 50 hisseyi geri iade edileceğine davalının taahhüt etmiş olması çerçevesinde bedelsiz olarak devrettiğini, davacı ile davalı arasında davalının davacıya güven duygusu üzerinden baskı kurarak aldığı hisselerin devir alınmasından sonra dava dışı ...'ında %50 hisseyi eşinden devraldığını ve şirket %50 ... ve %50 davalı ... olarak faaliyet göstermeye devam ettiğini, davalı ve dava dışı ortağın şirket hisselerini devir almasının akabinde şirkette ... yazılı hisse basımı gerçekleştirildiğini ve davacıya hisselerini teslim etmek yerine şirketteki işinden çıkardıklarını ve devamında şirket ile ilgili tüm ilişiğini kestiklerini, davacı ile davalı arsındaki görüşmelerde davalının davacıya karşı sürekli şirketin zorda olduğu toparlanmaya çalışıldığı kendilerine bu konuda huzur hakkı verileceği fakat şirketin buna müsait olmadığı gibi sürekli şirketin zorda olduğu beyan edilerek davacı ve diğer ortakların hakları gözetilmediğini ve neticeden davacının hisselerini talep ettiğinde ...' ın istemediği ileri sürülerek devir edilmediğini, ortaklıktan ayrılmak istediğinde de resmiyette herhangi bir hakkı olmadığı ifade edilerek açıkça mağdur edildiğini, davacının şirket hisselerinin iadesi veya mümkün değil ise bedelinin ödenmesini talep etmesi nedeni ile davalı ile irtibata geçildiğinde davalının bunun mümkün olmadığını resmi olarak tüm hisseleri devretmiş olması nedeni ile bir talebinin olamayacağı beyan edildiğini, fakat diğer 4 ortak ile birlikte toplantı yaparak davacının davalıya Mayıs 2024 tarihinde bir miktar huzur hakkı ödediğini ve devamında herhangi bir yasal yola başvurmaması halinde Haziran 2024 tarihinden itibaren de ödeme yapacağını beyan ettiğini, davacının hisselerin ve bedellerinin iadesi konusu karşılıksız bırakıldığını, davacının ortağı olduğu %12.50 hisse payının devrine ilişkin devrin iptalini, müvekkili payına düşen hissenin müvekkili adına tescilini, açmış olduğu davasının kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; inançlı işleme dayalı olduğu iddiasıyla açılmış hisse devirlerinin iptali istemine ilişkindir. Davacı vekili 06/05/2025 tarihli uyap üzerinden gönderdiği dilekçesi ile işbu davadaki taleplerinden vazgeçtiklerini, davayı geri aldıklarını, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. Davacı vekilinin vekaletnamesi incelendiğinde davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür. Davalı ... Ön Büroya sunduğu dilekçesi ile davacı tarafın davanın geri alınması ve davadan vazgeçilmesine açık onay ve muvafakatini bildirdiğini, yargılama gideri ile vekalet ücreti talebinin olmadığını, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini talep etmiştir. “Davanın geri alınması” başlıklı HMK’nın 123.maddesi “Davacı, hüküm kesinleşinceye kadar, ancak davalının açık rızası ile davasını geri alabilir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/10 md.) Bu takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilir.” hükmünü amirdir. Davanın geri alınması (HMK. m. 123), ileride tekrar dava açabilme hakkını saklı tutarak davanın takibinden vazgeçilmesi olup burada, davacı talep ettiği haktan (talep sonucundan) feragat etmemektedir. Davacının davasını geri alabilmesi için davalının rızası şarttır. Davanın geri alınması durumunda, geri alınan dava ileride tekrar açılabilir. Somut olayda; davacı vekilinin davanın geri alınması ve vazgeçmeye yönelik açık beyanı ve davalı ...'ın davadan vazgeçme ve geri almayı kabul ettiğine yönelik açık beyanı dikkate alınarak, açılan dava hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Tarafların beyanları dikkate alınarak HMK 123. MADDESİ UYARINCA DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 615,40-TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan toplam 170.775,00-TL peşin harçtan mahsubu ile 170.159,60-TL harcın karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya İADESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde BIRAKILMASINA, -Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde davacı tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)
4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin, beyanı dikkate alınarak, kendisi üzerinde BIRAKILMASINA, 5-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince davacının talebi halinde gerekçeli kararın taraflara TEBLİĞİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 07/05/2025
Başkan ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Üye ... ¸e-imzalı Katip ... ¸e-imzalı