İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/316 E. 2026/166 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/316
Karar No
2026/166
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/316 Esas KARAR NO: 2026/166 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 11/04/2025 KARAR TARİHİ: 17/02/2026

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı faturalar nedeniyle davalının borçlu olduğunu, borcun ödenmemesi takip başlatıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dosyaya sunulan cari hesap mutabakatının usulsüz düzenlendiğini, mutabakatı müvekkil şirketin yetkisiz personelinin imzaladığını, davacının düzenlediği fatura miktarının ödendiğini, bu nedenle herhangi bir borç bulunmadığını ileri sürerek davanın reddi ile davacının %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur.

DELİLLER:----esas sayılı dosyası, ticari defter ve belgeler, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.---- tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve --- tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle; Davacıya Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 183-184-185 maddeleri ve 6102 Sayılı TTK’nın 64.maddesinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu, kayıtların usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile ------ onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, Davalının ticari defter içerikleri olmadan sadece ------ yıllarına ait e-beratları sunduğu, bu nedenle davalıya ait ticari defterlerin; a) 64/1 gereği defter kayıtlarının dürüst resim ilkesine göre ticari işletmenin alacak ve borç kayıtlarını içerip içermediği, b) 64/3 maddesi kapsamında lüzumlu defterlerin tutulup tutulmadığı, c) 64/5 gereği defterlerin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, d) Ticari defterlerde yer alan kayıtların kendi içinde tutarlı olup olmadığının tespit edilemediği, e) Davalı nezdinde davacı hesap hareketlerini gösterir cari hesap ekstresinin de sunulmadığı, 2024 yılında davalı adına 4 adet karşılığı ------- tutarlı fatura düzenlediği, karşılığında davalıdan yapılan herhangi bir tahsilatın ticari defterlerde kayıtlı bulunmadığı, bu verilere göre ---- takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının ------ borçlu olarak göründüğü, Dosyaya celp edilen alış satış listelerinde davalının davacı adına düzenlediği herhangi bir iade ya da satış faturasının yer almadığı, Davalının savunma dilekçesinde davacının düzenlediği fatura bedellerinin ödendiğini savunduğu, buna karşın dosyaya herhangi bir ödeme belgesi sunmadığı, Dosyada mübrez ----- tarihli mutabakat mektubunda davalı şirket kaşesinin bulunduğu, ---- tarihi itibariyle davacıya olan borç tutarının ---- olarak belirtildiği, Sayın Mahkemenizin ticari defter deliline göre davacı lehinde hüküm kurması halinde ---- takip tarihi itibariyle davalıdan istenebilir tutarın ---- olacağı, Takiple ---- birikmiş faiz talep edildiği, muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarıyla mütemerrit olduğu (TBK.m.117/1): bu yönde temerrüt ihtarına dosya içeriğinde rastlanılmaması ve temerrüt tarihinin belli olmaması nedeniyle taleple ilgili hesaplama yapılamadığı şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.

DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, açık hesaba dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla ------- esas sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde davalı tarafın kayıtlarını eksiksiz olarak sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, d davacı kayıtlarında ------ alacaklı göründüğü, HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların davalı tarafından eksiksiz sunulmadığı görülerek davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle --- alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürmediği ve işlemiş faizin dava konusu olmadığı anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan ---- alacaklı olduğu, davalının kayıtlarını sunmadığından davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği, davacının davalıdan alacaklı olduğu, artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından ------ esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın ----- üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, 2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz İŞLETİLMESİNE, 3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 48.852,36 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE, 5-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 16.685,52 TL harçtan, peşin yatırılan 2.905,59 TL harcın düşümü ile geri kalan 13.779,93 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA, 6-Davacı tarafından yapılan 2.905,59 TL peşin harç, 615,40 TL başvuru harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 92,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 11.612,99 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE, 9-4.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/02/2026

Atıf: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/316, K. 2026/166, T. 17.02.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-anadolu-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-316-e-2026-166-k-1b5c2f58a8b3