İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/309 E. 2026/35 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/309
Karar No
2026/35
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/309 Esas KARAR NO : 2026/35 Büyükçekmece İcra Dairesi : ...

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/04/2025 KARAR TARİHİ : 13/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 27/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklanan alacaklar mevcut olduğunu, davalı firmanın fatura borçlarını ödemediğini, bunun üzerine 01/10/2024 tarihinde eldeki faturalara dayanarak takip başlattığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptalini takibin devamını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle, taraflara arasında herhangi bir cari hesap ilişkisi bulunmadığını, davacı tarafça cari hesap olduğu iddiasının gerçek dışı olduğunu, taraflar arasında sadece alım satım ilişkisinin mevcut olduğunu, davacının söz konusu iddiasını yazılı sözleşme ile ispat etmesi gerektiğini, davalı şirkete fatura içeriğinde belirtilen malların teslim edilmediğini, söz konusu malların teslim edildiğini davacı tarafın ispat etmekle yükümlü olduğunu belirterek, davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. DELİLLER : Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası, Esenyurt Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevabı, İkitelli Vergi Dairesi yazı cevabı, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, Taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından faturaya dayalı olarak Büyükçekmece İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali takibin devamı ve icra inkar tazminatı taleplerinin sübut ve miktarı noktasında toplanmış olduğu görüldü. Büyükçekmece İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 8.288,70 USD toplam üzerinden ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, eldeki itirazın iptali davasının yasal süre içerisinde ikame edildiği anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ilâ 85 ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Mahkememize ibraz edilen 14/12/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle, taraflar arasındaki ticari ilişki, yazılı bir cari hesap sözleşmesine dayanmamakta olup, dosya kapsamındaki belgelerden münferit mal alım-satımına ilişkin e-faturalardan ibaret olduğu, davacı tarafından davalı adına 2024 yılı içinde toplam 5 adet e-fatura düzenlendiği, bu faturaların e-Fatura sisteminde alıcı tarafından kabul edildiği, davacı yasal defterlerine de aynı şekilde kaydedildiği anlaşılmıştır. Söz konusu faturaların toplam tutarı 9.108,95 USD’olduğu, davalı tarafından 31.07.2024 tarihinde 1.811,00 USD tutarında kısmi ödeme yapıldığı; bu ödemenin davacı defterlerine tahsilat olarak işlendiği ve taraflar arasındaki yazışmalarda da bu ödemenin varlığının teyit edildiği, anılan kısmi ödeme sonrası, davacı defterleri ve hesap ekstresine göre kalan bakiye, takip tarihine gelindiğinde 7.891,51 USD olarak görülmektedir. Bu tutar, davacının icra takibinde asıl alacak olarak talep ettiği bakiye ile uyumlu olduğu, taraflar arasındaki e-posta yazışmalarında davalı tarafından borcun varlığının ve bakiye tutarının kabul edildiği, ödeme güçlüğü yaşandığının ifade edildiği görülmekle birlikte; bu yazışmalarda borcun ifası için kesin bir süre verilmediği ve ödememe halinde temerrüt sonucunun açıkça ihtar edilmediği anlaşılmıştır. Bu nedenle söz konusu e-postaların, Türk Borçlar Kanunu’nun 117. maddesi anlamında açık ve kesin bir temerrüt ihtarı niteliği taşımadığı kanaatine varıldığı, dosya kapsamında, borcun ifa zamanını açıkça belirleyen bir vade kaydı veya icra takibi öncesinde gönderilmiş, temerrüt doğurucu yazılı bir ihtar tespit edilememiştir. Bu itibarla, temerrüdün icra takibinden önce gerçekleştiği hususu kesin olarak ispatlanamadığı, davacı tarafından icra takibinde talep edilen işlemiş faiz yönünden; o Dosyada 31.07.2024 tarihli kısmi ödeme bulunması, o Temerrüt tarihinin açık ve kesin biçimde belirlenememesi birlikte değerlendirildiğinde, Türk Borçlar Kanunu’nun 100 ve 117. maddeleri uyarınca, kısmi ödemenin ana borca mahsup edilmesi gerektiği, temerrüt tarihi netleştirilmeden takip tarihinden önceye ilişkin işlemiş faiz hesabının denetlenebilir nitelikte olmadığı sonucuna varılmakla, bu çerçevede; davacının asıl alacak yönünden talebinin, hesap ekstresi ve yasal defter kayıtlarıyla desteklendiği, ancak takip tarihinden önceye ilişkin işlemiş faiz talebinin, temerrüt şartları oluştuğu açıkça ortaya konulamadığından hukuki değerlendirmeye açık olduğu görüş ve kanaatine varıldığı görülmüştür. Dava konusu ve mahiyeti gereği öncelikle ticari defterlerin incelenmesi ve delil olması durumlarını açıklamak gerekmiştir. Ticari defterlerin ticari davalara delil olabilmesi için defter sahibinin defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yaptırmış olması ve defterleri usulüne uygun tutulmuş olması defter kayıtlarının birbirini doğrulaması, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutmuş bir başka deyişle usulüne uygun olarak tutulmuş defter kayıtlarına aykırı olmaması veya hiçbir kayıt içermemesi gerekir. Karşı taraf defterlerini usulüne uygun tutmuş olmasına rağmen ve her iki tarafın ticari defterleri birbirine aykırı kayıtlar içerdiği taktirde ispatla yükümlü olan taraf iddiasını başka delillerle ispat etmek zorunda kalacaktır. Taraflardan biri ticari defterlerini mahkemeye ibraz etmesine rağmen karşı taraf ticari defterleri ibrazdan kaçındığı taktirde mahkeme defter ibrazını TTK 85 ve HMK 222/1. Maddeye göre resen emredebileceğinden HMK'nın 220. maddesi gereğince ibrazdan kaçınan tarafa ticari defterlerini ibraz etmeme hakkındaki delil ve belgelerini sunması defterleri bulamadığı taktirde nerede olduğunu bilmediğine ilişkin yemin teklifinde bulunması defterleri ibrazına karar verilen tarafın kendisine verilen sürede defterleri ibraz etmez ve ibraz etmeme hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkar eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse mahkemenin duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul etmek suretiyle karar verilebileceği kabul edilmiştir. TTK'nın 222/4. maddesi gereğince açılış ve kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları sahibi aleyhine delil olur. Ticari defterleri aleyhine delil olarak kullanan taraf defterlerindeki kayıtların aksini iddia ve ispat edebilir. Ancak karşı tarafın kendi aleyhine delil olan ticari defterlerindeki kayıtların aksini sadece kesin delillerle ispatı gerekmektedir. Yine bir tarafın ticari defterlerinin tamamı kanuna ve usulüne uygun tutulmakla birlikte içerdikleri kayıtlar yönünden karşı tarafın iddialarını doğrulaması halinde bu kayıtlar da sahibi aleyhine delil teşkil eder. Örneğin, satım sözleşmesinde satıma konu faturanın alıcı defterlerinde kayıtlı olması faturaya konu emtianın ve faturanın alıcıya teslim edildiği iddiası bakımından defter sahibi aleyhine teşkil eder. Bunun aksini defter sahibinin başkaca kesin delillerle ispatı gerekir. Tüm dosya kapsamı birlikte nazara alındığında; taraflar arasında ticari ilişki sonucu oluşan cari hesap alacağına ilişkin davacı tarafından Büyükçekmece İcra Dairesinin ... esas sayılı esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapıldığı anlaşılmıştır. Mahkememizce hükme esas alınan 14/12/2025 tarihli bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından takibe dayanak edilen faturaları tanzim ettiği işbu faturaların kendi lehine delil niteliğine haiz olan ticari defterlerine usulüne uygun işlediği, davalının ticari defterlerini incelemeye sunmadığı ve söz konusu faturaların davalının ticari defterlerine işlenip işlenmediğinin tespit edilemediği ve ancak davalının kısmi ödeme ile borcu kabul ettiği, faturalara herhangi bir itirazının bulunmadığı ve ihtirazi kayıt ile de ödeme yapılmadığı hususu davacının defter kayıtları ile sabit olup davacının bakiye alacak kaydının bulunduğu tespit edilmekle davanın kabulüne alacağın likit olması sebebiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesine, icra takibinden sonra yapılan ödemenin ise infaz aşamasında dikkate alınmasına dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile; 7.891,51 usd asıl alacak yönünden davalının Büyükçekmece İcra Dairesi' nin ... Esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, takibin kabul edilen alacak yönüyle aynen devamına, 2-Kabul edilen asıl alacağın %20'sine tekabül eden 54.025,27 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-İcra takibinden sonra davalı tarafından yapılan 79.333,96-TL'lik ödemenin infaz aşamasında dikkate alınmasına, 4-Alınması gerekli 20.473,84- TL harçtan davacı tarafça yatırılan 3.427,03-TL harcın mahsubuyla bakiye 17.046,81-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvurma harcı, 3.427,03-TL peşin harç olmak üzere toplam 4.042,43-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafça 136,00-TL posta/tebligat ve 6.000,00-TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 6.136,00-TL'nin, 5.841,96-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-AAÜT gereğince hesap edilen 54.546,12 -TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-AAÜT gereğince hesap edilen 14.566,60-TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Arabuluculuk ücreti olan 4.600,00-TL'nin, 4.411,50-TL'sinin davalıdan, 188,50-TL 'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 10-Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda açıkça okunup, usulen anlatıldı. 13/01/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/309, K. 2026/35, T. 13.01.2026, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-309-e-2026-35-k-0bea0e4fa9da