İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/296 E. 2026/283 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/296
Karar No
2026/283
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/296 Esas - 2026/283 "TÜRK MİLLETİ ADINA" T.C. ANKARA 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ K A R A R

ESAS NO : 2025/296 KARAR NO : 2026/283

DAVA : Marka ... Kararı İptali- Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 10/07/2025 KARAR TARİHİ : 15/06/2026 Yazım Tarihi: 29/06/2026

İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde ÖZETLE: Davacı Şirket tarafından, .... sayılı ....’nde ilan edilen ... başvuru numaralı “...” ibareli marka başvurusuna karşı, kendisine ait çok sayıda “...” esas unsurlu marka ile karıştırılma ihtimali bulunduğu gerekçesiyle SMK m.6 kapsamında itiraz edildiği, ancak bu itirazın ....’nun 10.05.2025 tarihli ve ... sayılı kararı ile reddedildiği, söz konusu kararın hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptalinin talep edildiği, başvuru konusu “...” ibaresinin, davacıya ait “...” ibareli markaların İngilizce karşılığı olan “...” kelimesini içerdiği ve başına eklenen “...” ibaresinin ayırt edici gücünün zayıf olduğu, bu nedenle markaların esas unsurları itibarıyla benzer olduğu, ayrıca “...” ibaresinin “...” şeklinde telaffuz edilmesi nedeniyle işitsel benzerliğin bulunduğu ve ortalama tüketici nezdinde markaların aynı veya seri marka olarak algılanabileceği, başvurunun 25. sınıf kapsamında tekstil ürünlerine ilişkin olduğu ve bu alanın davacı şirketin ana faaliyet alanını oluşturduğu, bu durumun karıştırılma ihtimalini artırdığı, davacı markalarının uzun yıllardır yoğun kullanım, yaygın mağaza ağı, yüksek satış hacmi ve reklam faaliyetleri nedeniyle tanınmış marka niteliği kazandığı, bu kapsamda SMK m.6/5 uyarınca da korunması gerektiği, .... kararında benzerliğin kabul edilmesine rağmen karıştırılma ihtimalinin reddedilmesinin çelişkili olduğu, ayrıca başvuru konusu markanın kullanımının .... kapsamında haksız rekabet teşkil edeceği”ileri sürülerek,...‘nın ... sayılı kararının iptaline ve başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, duruşmada da dilekçesini aynen tekrar etmiştir. SAVUNMA: Davalı kurum vekili dilekçe ve beyanında ÖZETLE: Alınan kararlar ve yapılan işlemlerin usule ve yasaya uygun olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı firma ve şahsa usulüne uygun tebligatın yapıldığı, cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür. MUHAKEME:HMK kapsamında "Yazılı Yargılama Usulü " uygulanmıştır. DELİLLER ve DEĞERLENDİRME: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı firma ve şahsın müşterek şekilde başvurusunu yaptığı ... başvuru sayılı markasına yönelik davacı tarafın itiraz mesnedi markaları dolayısıyla SMK 6/1 maddesine göre iltibas , SMK 6/5 maddesine göre tanınmışlık , SMK 6/6 maddesine göre unvan ve isim hakkı SMK 6/9 maddesine göre kötü niyetli marka başvurusu yapıldığı ve haksız rekabet oluştuğu iddia ve itirazlarının reddi konusunda verilen ...'nın ... sayılı ... kararının iptalinin, davalı markasının tescili halinde hükümsüzlüğü gerekip gerekmediği noktasında olduğu anlaşılmıştır. ... kararının 12/05/2025 tarihinde davacı tarafa tebliğ edildiği, davacının da 5000 sayılı .... Kanununun 15/C maddesinde öngörülen iki aylık süre içerisinde 10/07/2025 tarihinde ve 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu 156.ncı maddesinde görevli ve yetkili mahkemeye dava açtığı anlaşılmıştır. ...'nun ... sayılı kararında; "Yapılan değerlendirmede, başvurunun ihtiva ettiği ''...'' ibaresi ile itiraz gerekçesi markaların ihtiva ettiği ''...'' ibaresi arasında görsel, işitsel benzerlik bulunsa da Türkçe karşılığı ''....'' olan "..." ibaresinin tescili talep edilen Sınıf 25'e dahil mallar bakımından ayırt edici niteliğinin bulunmadığı veya zayıf olduğu, "..." ibareli başvurunun bütünsel düzeyde ayırt edici niteliği haiz bulunduğu, markalarda zayıf unsurun ortak olarak bulunmasından kaynaklanan benzerliğin karıştırılma ihtimaline yol açmayacağı, sonuç olarak tüketicilerin başvuruya konu marka ile itiraza gerekçe olarak gösterilen marka/markaları farklı ticari kaynaklardan gelen birbirinden farklı markalar olarak algılayabileceği değerlendirildiğinden, markalar arasında 6769 s. SMK'nın 6/1 maddesi hükmü anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı, markalar benzer görülmediğinden Md. 6/1 kapsamında yapılan itiraz reddedilmiş olup, kullanım ispatı hususunun sonucu değiştirmeyeceği tespit edildiğinden kullanım ispatı talebinin değerlendirilmemiş olduğu, markaların karıştırılmayacağı değerlendirmesi ve dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgeler birlikte dikkate alındığında, diğer itiraz gerekçelerinin haklı ve yerinde olmadığı”gerekçeleriyle yapılan itirazın reddine oybirliği ile karar verilmiştir." şeklinde ifade edilmiştir. 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU (10/01/2017 yürürlük) Madde 6 (Marka tescilinde nispi ret nedenleri) "(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir. (5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir. (6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını,fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir. (9)Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.", Madde 19 /2" 6 ncı maddenin birinci fıkrası kapsamında yapılan itirazlarda, itiraz gerekçesi markanın itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinde Türkiye’de en az beş yıldır tescilli olması şartıyla, başvuru sahibinin talebi üzerine, itiraz sahibinden, itiraza konu başvurunun başvuru veya rüçhan tarihinden önceki beş yıllık süre içinde itiraz gerekçesi markasını itirazına dayanak gösterdiği mal veya hizmetler bakımından Türkiye’de ciddi biçimde kullanmakta olduğuna ya da kullanmamaya dair haklı sebepleri olduğuna ilişkin delil sunması talep edilir. İtiraz sahibi tarafından bu hususların ispatlanamaması durumunda itiraz reddedilir. İtiraz gerekçesi markanın, tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerin sadece bir kısmı için kullanıldığının ispatlanması hâlinde itiraz, sadece kullanımı ispatlanan mal veya hizmetler esas alınarak incelenir." Madde 25 " (1) 5 inci (mutlak red nedenleri ) veya 6 ncı ( nisbi red nedenleri ) maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir. " hükmü yer almaktadır. SMK 6/1 maddesi anlamında iltibastan bahsedebilmek için ; Taraf markalarında AYNI işaret olması ve kapsamlarındaki emtia (mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, Taraf markalarının BENZER işareti taşımaları ve kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) AYNIYETİ olması, Taraf markalarının BENZER işareti taşımaları ve kapsamlarındaki emtia(mal/hizmet) BENZERLİĞİ olması, ihtimali aranır. Markaların karıştırılmasından söz edebilmek için ise , dava konusu marka ile itiraza mesnet marka/markalar arasında hedef tüketici kitlesi (orta düzeydeki) yönünden markaların “görsel”, “işitsel” ve “kavramsal” özellikleri dikkate alarak genel ve bütünsel açıdan benzerlik ihtimali olması , yine tescilli marka ile tescil olunmak istenen işaret arasında markayı taşıyan her iki ürünün işletmesel kökeninin aynı veya birbirleriyle bağlantılı (idari-ekonomik) işletmeler tarafından üretilmiş olabileceği noktasında bağlantı kurulması (ilişkilendirilme) ihtimalinin bulunması gerekir. Karıştırılma kavramının varlığı için “somut bir karıştırma” eyleminin varlığı şart olmayıp böyle bir tehlikenin varlığı dahi yeterli olacaktır. Yargıtay’ın yerleşik kararlarında da belirtildiği üzere, farklı sınıf ve/veya alt gruplarda yer alan mal veya hizmetlerin benzer olup olmadığının tespitinde, bahse konu mal veya hizmetlerin hitap ettiği tüketici kesiminin özellikleri dikkate alınmak suretiyle; Bu mal veya hizmetlerin benzer ihtiyaçları giderip gidermediği, Dağıtım kanallarının ve satış yerlerinin aynı olup olmadığı, İkame imkanlarının bulunup bulunmadığı, birbirlerini tamamlayıcı niteliklerinin bulunup bulunmadığı, Benzer markaları bu farklı sınıf ve alt gruplardaki mal veya hizmetler üzerinde gören tüketicilerin herhangi bir şekilde markalar arasında veya marka sahibi işletmeler arasında bir bağlantı kurup kurmayacağı hususları göz önünde tutulan kıstaslar arasındadır. SMK 6/5 maddesi anlamında tanınmışlıktan bahsedebilmek için ; Toplumda (Türkiye sınırlarında) tanınmışlık düzeyine ulaşmış olması koşuluyla, tescilli bir markanın, aynı veya benzerinin (aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın ) yapılan marka başvurusu, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği durumlarda, tanınmış marka sahibinin itirazı üzerine ret edilir. Yargıtay içtihatlarında tanınmışlık “bir şahsa veya teşebbüse sıkı bir şekilde matufiyet, garanti, kalite, kuvvetli reklam, yaygın bir dağıtım sistemine bağlı, müşteri, akraba, dost, düşman ayırımı yapılmadan coğrafi sınır, kültür, yaş farkı gözetilmeksizin aynı çevredeki insanlar tarafından refleks halinde ortaya çıkan bir çağrışım olarak” ifade edilmiştir. Bu hallerde marka başvurusu nedeniyle haksız yarar sağlanabileceği, onun itibarına zarar verebileceği veya onun ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceği hallerinde nisbi red sebebi sayılarak başvuru markası engellenebilecektir. SMK 6/6 madde kapsamına, kişilik haklarından isim hakkı ile fotoğraf üzerindeki hak, FSEK kapsamında telif hakları ve sınaî haklar olan marka, tasarım, patent, faydalı model, coğrafi işaret, ticaret unvanı, işletme adı girer. Marka ve ticaret unvanı da sınaî mülkiyet hakkı olarak maddenin koruma kapsamına alınmıştır. Ancak sınaî mülkiyet hakları kapsamında korunacak bir markadan veya ticaret unvanından söz edebilmek için “tescil” şarttır. Örneğin bir ticaret unvanına dayanarak başkasına ait marka tescilinin engellenmesi isteniyorsa bu ticaret unvanının ticaret sicilinde tescilli olması gerekmektedir. Doktrin ve çeşitli yargı kararları dikkkate alınıp bakıldığında KÖTÜNİYET kriteri "Marka sahibinin, markasını tescil ederken, markanın kullanılış amacı ve fonksiyonlarına aykırı bir şekilde, iyi niyetli üçüncü kişileri baskı altında tutma, onlara şantaj yapma veya engelleme amacı gütmesi gibi hallerde, kötü niyetli marka tescilinden bahsedilir. Marka başvurusunun kötü niyetli bir başvuru olabilmesi için, marka başvurusu sırasında kötü niyetli olarak markanın amacı ve temel işlevi dışında bir amaçla kullanılması gerekir. Dolayısıyla kötü niyetin kabulü için, marka için başvuruda bulunan kişi, markanın temel işlevleri olan ürünün işletmeye aidiyetini sağlama ve diğer ürünler karşısında ayırt edicilik sağlama fonksiyonu dışında bir amaçla veya marka üzerindeki gerçek hak sahibinin markadan yararlanmasını engellemek veya markanın ün ve şöhretinden yararlanmak suretiyle haksız çıkar edinme gibi bir amaçla hareket etmelidir." şeklinde görüşler yer almaktadır. Yukarıdaki kriterler, taraf markaları tescil kapsamları ve işaretsel yönden karşılaştırıldığında; Davalı başvuru Markası Davacı Markaları

... ... 25.nci sınıf (Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler.) 05.05.2026 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "SMK 6/1 çerçevesinde; ... sayılı başvuru markasının 25. Sınıf kapsamındaki “Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler.” mallarının tamamının, davacının fiili markasal kullanımının ispatı talep edilmeyen “...”esas unsurlu .... sayılı markalarının 25. sınıfı kapsamında bulunan birebir AYNI MAL niteliği taşıdığı, ... sayılı başvuru markasının 25. Sınıf kapsamındaki"Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler." mallarının, davacı muterizin kullanım ispatı talep edilmeyen .... sayılı markalarının 35. sınıfı kapsamında bulunan"Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, fularlar, şallar, bandanalar, eşarplar, kemerler. Ayak giysileri: ayakkabılar, terlikler, sandaletler. Baş giysileri: şapkalar, kasketler, bereler, takkeler, kepler mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)" hizmetleriyle İLİŞKİLİ mal ve hizmet niteliği taşıdığı, Davacının itiraza ve davaya mesnet kullanım ispatı talep edilmemiş olan .... sayılı “...” esas unsurlu markaları ile davalının .... sayılı ibareli başvuru markası arasında görsel, işitsel ve kavramsal olarak benzerlik bulunduğu, Bu nedenle davacının kullanım ispatı talep edilmeyen .... sayılı “...” esas unsurlu markaları ile .... sayılıbaşvuru markası arasında 6769 S. SMK m.6/1 anlamında iltibas tehlikesinin bulunduğu, Davacının kullanım ispatı talep edilen ....sayılı “...” markaları bakımından; “İç ve Dış Giysiler (Ceket, Pantolon, Tişört, Kazak vb.), Çoraplar ve Kemerler” emtialarında kullanımını ispatladığı, Kullanımın ispatlandığı “İç ve Dış Giysiler (Ceket, Pantolon, Tişört, Kazak vb.), Çoraplar ve Kemerler” emtiaları ile dava konusu başvuru markasının tescil kapsamındaki emtiaları arasındaki ayniyet/benzerlik ilişkisi ile kullanım ispatı talep edilen “...” ibareli davacı markaları ile başvuru markası arasında görsel, işitsel ve kavramsal benzerlik bulunduğu, ortalama tüketici nezdinde markalar arasında işletmesel bir bağlantı kurulabileceği, bu çerçevede kullanımı ispatlanan .... sayılı davacı markaları ve “Koruyucu amaçlı olanlar hariç her türlü malzemeden yapılmış iç-dış giysiler, çoraplar, kemerler.”bakımından, başvuru markası ile davacı markaları arasında SMK md. 6/1 uyarınca iltibas tehlikesinin bulunduğu, SMK md. 6/5 kapsamında; Davaya konu marka başvurusunun yapıldığı 01.02.2023 itibarıyla Davacının “...” markalarının “refleks halinde müdahaleye ihtiyaç duymadan hatırlanan tanınmış bir marka olduğu/tanınmışlık düzeyinin korunduğu” nun ispatlandığı, Dava konusu marka, davacı tarafa ait ticaret unvanını içermediğinden, SMK md. 6/6 hükmü dolayısıyla davacının ticaret ünvanından kaynaklı başkasına ait fikri mülkiyet haklarından kaynaklı bir tescil engelinden somut olayda bahsedilemeyeceği, Davacının SMK md. 6/9 Kötü niyet iddialarına ilişkin Takdirin Sayın mahkemeye ait olduğu, Davalının markasının, davacının “...” markalarının serisinin bir devamı olarak algılanabilecek nitelikte olduğu, taraf markalarının karıştırılmaya yol açacağı ve bu eylemin davalının söz konusu karıştırılmaya yol açan önlemler alarak haksız rekabete neden olan fiili olarak değerlendirilebileceği, ... ... sayılı kararının iptali koşullarının oluştuğu, Yönündeki tespit ve değerlendirmelerimizi, takdiri Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere saygılarımızla sunarız." şeklinde ifade edilmiştir. GEREKÇE: Önceki tescilli bir marka ile başvuru konusu sonraki marka işareti arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede görsel, sescil ve anlamsal benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları dikkate alınmakla beraber münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin de nazara alınarak belirlenmesi gerektiğinden hareketle; Davalının " ... " ibareli marka başvurusu ile davacıya ait kullanım ispatına tabi olmayan .... sayılı " ... " ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu; Diğer yönden dava konusu edilen markanın kapsamında bırakılan 25. Sınıfa konu malların davacı markaları kapsamında aynen yer aldığından (rapor sayfa 5-6-7 deki tablo) emtia benzerliği de oluştuğu; İşin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar için ayırdığı satın alma / faydalanma süresi içinde, davalının" ... " ibareli marka başvurusunu gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının kullanım ispatına tabi olmayan " ... " ibareli ibareli tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayamayacağı, benzerlik nedeniyle her iki taraf markasında bir yanılgı yaşayabileceği, ortalama düzeydeki tüketici kesimi tarafından başvuru konusu " ... " ile davacının yukarıda geçen kullanım ispatına tabi olmayan " ... " ibareli tescilli markaları arasında 25.nci sınıftaki mallarda işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar algısı da oluşabileceği bu açıdan taraf marka işaretleri benzediğinden SMK 6/1 maddesindeki iltibasın bulunduğu kanaati oluştuğu; Ayrıca SMK 6/5 maddesindeki tanınmışlık koşulu oluşmadığı, ( davacıya ait tanınmış olduğu iddia edilen markadan " haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği " kanıtlanmadığı ) ; Davacı tarafın " ... " ibareli başvuru üzerinde SMK 6/6 maddesi anlamında ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiası kanıtlanmadığı; Dava konusu marka açısından SMK 6/9 maddesi anlamında kötüniyetli başvuru yapıldığı iddiası da kanıtlanmadığı; Ancak bu durumlar var olan iltibası ortadan kaldırmadığından davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ; 1-Davanın KABULÜNE, 2-Dava konusu ... nın ... sayılı ... kararının iptaline, 3-Dava konusu ... başvuru sayılı marka tescilli olduğundan hükümsüzlüğüne, sicilden terkin edilmesine, karar kesinleştiğinde ... müzekkere yazılmasına, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcından peşin alınan 615,40 TL'nin düşümü ile bakiye 116,60 TL'nin davalılardan eşit tahsiliyle Hazine'ye gelir kaydına, 5-AAÜT uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 6-Davacının yaptığı; 16.000,00 TL bilirkişi ücreti, 2.465,00 TL tebligat ücreti, 615,40 TL ilk harç masrafı olmak üzere toplam 19.080,40 TL yargılama giderinin davalılardan eşit tahsiliyle davacıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde arta kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Dair verilen karar davacı vekili ile davalı kurum vekilinin yüzüne karşı, davalı şahsın ve firma yetkilisinin yokluğunda 6100 sayılı HMK 341 ila 345 inci maddesine göre tebliğden itibaren 2 haftalık süre içinde mahkememiz aracılığı ile .... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yoluna dilekçe ile başvurulabileceğine yönelik karar okunup açıklandı.15/06/2026

Katip .... Hakim .... E imzalıdır E imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/296, K. 2026/283, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-296-e-2026-283-k-b56a5eeaf0df