İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/295 E. 2026/59 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/295
Karar No
2026/59
Karar Tarihi

T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/295 Esas - 2026/59 T.C. ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2025/295 KARAR NO: 2026/59

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALILAR: VEKİLİ :

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 05/03/2025 KARAR TARİHİ : 20/01/2026 K.YAZIM TARİHİ : 18/02/2026

Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili; 27.11.2024 tarihinde, davalı ...'in malik olup davalı ... Sigorta A.Ş.'ne de ZMMS (trafik) poliçesiyle sigortalı ... plakalı araç sürücüsü diğer davalı ....'in kusurlu olarak park halindeki davacıya ait .... plakalı araca çarparak olay yerinden de uzaklaşmış olduğunu, davacıya ait aracın da orijinal olmayan yedek parçalarla 17.700,00TL'ye onarıldığı gibi değer kaybına da uğramış olduğunu, yine davacının 7 gün aracından da yoksun kalmış olduğunu belirtilerek, davalılardan 17.700,00TL hasar bedeli, orijinal yedek parça-muadil yedek parça fark bedeli için şimdilik 100,00TL, değer kaybı için şimdilik 100,00TL'nin haksız fiil kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile araç yoksunluk kaybı için de yine şimdilik 100,00TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı .... ve davalı ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 03/11/2025 tarihli dilekçe ile davasını ıslah etmiş ve değer kaybı tazminatı talebini 15.000,00TL'ye, hasar farkı talebini 5.751,20TL'ye, araç mahrumiyet bedeli talebini 8.435,00TL'ye artırmıştır. CEVAP : Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili; dava konusu kazaya karışan ... plakalı aracın davalı sigorta şirketine ZMS(Trafik) Sigorta Poliçesiyle sigortalı olduğunu ve sorumluluklarının da sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında poliçe limitiyle sınırlı olduğunu ve bu bağlamda kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının da belirlenmesi gerektiğini, kabul anlamına gelememek kaydıyla davacıya ait araç değer kaybının Genel Şartlar hesaplama kriterlerine göre belirlenmesinin gerektiğini, davacıya ait araç hasar giderim bedelinin de KDV hariç olarak belirlenmesinin gerektiği gibi davalı sigorta şirketinin araç yoksunluk kaybı sorumluluğunun da olmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ....; diğer davalı olan annesi ...'e ait ... plakalı araçla geri manevrası esnasında .... plakalı araca çarpmış olduğunu, akabinde de kendi aracı ile çarptığı araca bakıp hasar olmadığını gördüğünde ise olay yerinden ayrıldığını, daha sonra çarptığı aracı gördüğünde ise tamponunun sağ taraftan kırık olduğunu görmüş olduğunu, kaput ve sağ ucunda oluşan ezikliğin ise kendisinden kaynaklanmadığını beyan ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı .... tarafından dosyaya cevap dilekçesi sunulmamıştır. DELİLLER : Sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, trafik tescil kayıtları, davacıya ait aracın tramer kaydı, 07/10/2025 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı. Bilirkişi raporunda, davalı ....'in maliki olup davalı...Sigorta A.Ş.'ne de ZMMS (trafik) poliçesiyle sigortalı ... plakalı araç sürücüsü davalı ....'in meydana gelen kazanın oluşumunda, 2918 sayılı KTK.nun 52/b., 67/a. ve 84/I. maddeleri kural ihlallerini işlemiş olmakla %100 oranında kusurlu olacağı, davacıya ait .... plakalı araç sürücüsü davacı....'un izafe dilecek herhangi bir kural ihlali olmamakla kusursuz olacağı, davacıya ait .... plakalı araçta meydana gelen hasar tutarının KDV dahil 23.451,20TL olacağı ve davalıların 2918 sayılı KTK.nun 85. ve 91. maddeleri gereği sorumluluklarının olacağı, davacıya ait ...plakalı araçta meydana gelen değer kaybının reel piyasa koşullarına göre 15.000,00TL olacağı ve davalıların 2918 sayılı KTK.'nun 85. ve 91. maddeleri gereği sorumluluklarının olacağı, davacının tamir süresi araç yoksunluk kaybının 8.435,00TL olacağı ve bundan da sadece .... plakalı araç maliki ... ile araç sürücüsü ...'in sorumlu olacakları belirtmiştir. GEREKÇE : Dava, taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli, değer kaybı, onarım tamir bedeli ve araç mahrumiyet bedelinden oluşan maddi tazminat talebine ilişkindir. 27/11/2024 tarihinde, davacının maliki olduğu ... plakalı araç ile davalılardan ....'in maliki olduğu,....'in sevk ve idaresinde bulunan,... Sigorta Şirketince sigortalı olan ... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. ... plakalı aracın 13/09/2024 - 13/09/2025 tarihleri arasında davalı sigorta şirketince trafik sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olduğu, poliçe teminat limitinin maddi hasarlarda araç başına 200.000,00TL olduğu, sigortalı aracın kullanım durumunun hususi olduğu, davacı yanın oluşan zararının tazmini için davadan önce davalı sigorta şirketine 24/01/2025 tarihinde mail ile başvurduğu, başvuruya istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığı tespit edilmiştir. Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunmuştur. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 109/1 maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan istemlerin 2 yıl içinde zamanaşamına uğrayacağı düzenleme altına alınmıştır. Buna göre somut olayın maddi hasarlı trafik kazası olması sebebiyle 2 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, kaza tarihi olan 27/11/2024 tarihinden dava tarihi olan 05/03/2025 tarihine kadar bu sürenin dolmadığı anlaşılmakla yerinde olmayan zamanaşımı define itibar edilmemiştir. Mahkememizce taraflarca bildirilen deliller toplanmış, kusur ve zarar tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Düzenlenen raporun hükme esas almak için gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmekle itirazlar yerinde görülmeyerek rapor hükme esas alınmıştır. Bilirkişi raporuyla tespit edilen tazminat kalemlerine göre davacı yan talep sonucunu artırarak harcını yatırmıştır. Davalı ... Sigorta AŞ vekili 14/11/2025 tarihli dilekçesi ile dosyada talep edilen hasar onarım bedeli ve değer kaybı bedeli, faizi, yargılama gideri ve vekalet ücreti ödenerek giderildiğinden hasar ve değer kaybı alacağı ile ilgili davanın müvekkil şirket ve diğer davalılar yönünden konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmasını talep etmiştir. Davacı vekili 19/01/2026 tarihli dilekçesi ile, davalı sigorta şirketi tarafından yasal yükümlülükleri gereği temerrüt tarihinden ödeme tarihine kadar olan kısma ilişkin olarak değer kaybı bedeli, hasar bedeli ödemelerini faizi ile birlikte ödendiği, ayrıca kendi sorumluluklarında olan 38.451,20TL üzerinden mahkeme vekalet ücreti ödemesinin de yapıldığını, dava dosyasında davalı asillerin meydana gelen trafik kazasında zarar bedelinden zarar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizlerinden de sorumlu olduklarını, bu nedenle hasar bedeli ve değer kaybı bedeli toplamı olan 38.451,20TL bedel için kaza tarihi olan 27.11.2024 tarihinde sigorta şirketinin tarihi olan 09.02.2025 tarihine kadar olan süre içerisindeki faiz bedelinden davalı şahısların sorumlu olduklarını açık olduğundan öncelikle bu bedelin ilgili tarihler kısmından faiz alacağının olduğunu, ayrıca araç mahrumiyet bedelinden davalı şahısların sorumlulukları olduğundan araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini ayrıca ilam vekalet ücretinin araç mahrumiyet bedeli doğrultusunda ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi raporunda tespit edilen 17.700,00TL onarım bedeli, 5.751,20TL orijinal parça fark bedeli 15.000,00TL değer kaybı bedeline ilişkin davalı sigorta şirketince davacı yana ödeme yapıldığından bu talepler bakımından davanın konusuz kaldığı anlaşılmakla bu talepler yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, aracın makul tamir süresinin 7 gün olduğu ve bu süreye ilişkin mahrumiyet bedelinin 8.435,00TL olarak hesaplandığı anlaşılmakla bu kalemden yalnızca araç maliki ve sürücüsü sorumlu olduğundan mahrumiyet bedeli yönünden davanın kabulü ile, 8.435,00TL araç mahrumiyet bedelinin olay tarihi olan 27/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek sigortalı aracın kullanım durumu gözetilerek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ....'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davacı yan sigorta şirketince yapılan işlemiş faiz ödemesinin davalılar .... ile ... yönünden eksik olduğunu belirterek bu davalılar yönünden işlemiş faiz talebinin bulunduğunu beyan etmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 131. maddesinde düzenlendiği üzere asıl borç ifa ya da diğer bir sebeple sona erdiği takdirde, rehin, kefalet, faiz ve ceza koşulu gibi buna bağlı hak ve borçlar da sona ereceği, ancak işlemiş faizin ve ceza koşulunun ifasını isteme hakkı sözleşmeyle veya ifa anına kadar yapılacak bir bildirimle saklı tutulmuş ise ya da durum ve koşullardan saklı tutulduğu anlaşılmaktaysa, bu faizler ve ceza koşulu istenebilecektir. Faize hükmolunabilmesi için, asıl alacağın, tahsil edilmemiş veya ihtirazî kayıtla tahsil edilmiş olması gerekir. Faiz yan edim olup, hukuki niteliği itibariyle asıl alacağı genişleten bir yan haktır. Bu nedenle, faiz borcunun varlığı ve devamı, herşeyden önce asıl alacak hakkının varlık ve devamına bağlıdır. Asıl alacak hakkı doğmamışsa faiz borcu da doğmaz. Keza faiz borcu asıl alacak devam ettiği sürece devam eder. Faiz, asıl alacağa bağlı yan hak olduğu için, asıl alacak sona ererse, faiz de sona erer (TBK m 131/1). Alacaklı asıl alacak sona erince, işlemiş faiz alacaklarını isteyebilmek için, bu hakkını saklı tutmak zorundadır. TBK'nın 131/1. maddesine göre, daha önce işlemiş olan faizleri isteme hakkının saklı tutulduğu bildirilmiş veya durumun özelliğinden anlaşılmış olmadıkça, bu faizler istenemez. Müşterek ve müteselsil borçlulardan birisi tarafından yapılan ödemenin sonuçları ise TBK'nın 166. maddesinde düzenlenmiş ilgili maddede; "(1)Borçlulardan biri, ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse, bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur. (2)Borçlulardan biri, alacaklıya ifada bulunmaksızın borçtan kurtulmuşsa, diğer borçlular bundan, ancak durumun veya borcun niteliğinin elverdiği ölçüde yararlanabilirler. (3)Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır." düzenlemesine yer verilmiştir. Bu çerçevede, davacının zararlarından sürücü, işleten ve sigorta şirketi müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğundan yapılan ödeme kadar, diğer borçluların da borcundan kurtulması TBK'nın 166/1. maddesinin gereği olup, bu madde kapsamında diğer müteselsil borçluların ancak tazminat alacağına karşılık yapılan ödeme kadar borcundan kurtulacağı muhakkaktır. Dosya kapsamında yer alan ödeme dekontlarından ve dosya kapsamından, ihtirazi kayıt konulmadan ifanın kabul edildiği anlaşıldığından davacı yanın işlemiş faizin ifasını isteme hakkını saklı tutmadığı kabul edilmiştir. Bu itibarla davalılar ... ile ...'den işlemiş faiz talep edemeyeceği kabul edilerek davacının işlemiş faiz talebi yerinde görülmemiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın hasar onarım bedeli, değer kaybı ve orijinal parça fark bedeli yönünden konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 2-Mahrumiyet bedeli yönünden davanın KABULÜ İLE, 8.435,00TL araç mahrumiyet bedelinin olay tarihi olan 27/11/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar .... ile ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 732,00TL karar ve ilam harcının peşin alınan 615,40TL harç ile 500,00TL harçtan mahsubu ile artan 383,40TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.833,33TL'nin davalı sigorta şirketinden tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 732,00TL peşin harç, 615,40TL başvuru harcı, 87,50TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.434,90TL harç ile davacı tarafından sarf edilen 1.613,50TL tebligat ve posta gideri ile 5.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.613,50TL yargılama giderinin toplamından(8.048,40TL) davalı sigorta şirketince ödenen 7.909,30TL'nin mahsubu ile bakiye 139,10TL'nin davalılar .... ile ....'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 8.435,00TL vekalet ücretinin davalılar .... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, 6-Her ne kadar davalı sigorta şirketi kendisini vekil ile temsil ettirmiş ise de davacının dava açıldığı tarihteki haklılığı ve davanın açılmasına sebebiyet vermesi hususları dikkate alınarak davalı sigorta şirketi lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle KESİN olmak üzere karar verildi. 20/01/2026

Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/295, K. 2026/59, T. 20.01.2026, www.arakarar.com/karar/ankara-bati-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-295-e-2026-59-k-ad659ebb2d14