İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/291 E. 2026/165 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/291
Karar No
2026/165
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/291 KARAR NO : 2026/165

DAVA : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 08/09/2025 KARAR TARİHİ : 03/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan sigorta davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... 08.07.2019 günü ... mahallesi ... çevre yolunda sevk ve idaresindeki elektrikli bisiklet ile seyir halinde iken aynı yönde seyreden plakasını ve markasını göremediği koyu renkli transporter tarzında bir aracın arkadan çarpması sonucu direksiyon hakimiyetini kaybederek yol kenarında yavaş yavaş seyreden bir araca çarpmış olup, bu şekilde cereyan eden olayda müvekkili yaralanarak bedensel zarara uğradığını, müvekkilinin kazadan sonra hastaneye kaldırıldığını, ağır bir tedavi gördüğünü, dava açılmadan önce ... Hesabına yazılı dilekçe ile başvuru yaptığını, başvurunun reddedildiğini beyan ederek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının maluliyetinin bulunmadığını, davacının talebinin açık olmadığını, bu sebeple dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmesini, müvekkili kuruma eksik/geçersiz eksik evrak ile müracaat yapıldığını, müvekkili kurumun hiçbir şekilde sorumlu olmadığını, davanın husumet yokluğu nedeniyle dava şartı eksikliğinden reddine karar verilmesini savunmuştur. DELİLLER Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/... esas sayılı dosyası, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/... CBS Sorusturma dosyası, Hasar dosyası, Sosyal ekonomik durum araştırması, ATK maluliyet raporu, tedavi evrakları, SGK kayıtları, yapılan ödemelere ilişkin belgeler istenilmiş, tarafların bildirdikleri deliller toplanmıştır. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/... CBS Sorusturma Dosyasının incelenmesinde, olayan ilişkin olarak davacı beyanlarında, arkasından gelen plakasını ve modelini göremediği koyu renkli transporter tarzında bir aracın çarptığını, çarpmanın etkisi ile yol kenarında seyir halinde olan araca çarptığını beyan ettiği, dava dışı ...'in alınan beyanlarında; arkasından gelen motosikletli şahsın çarptığını şahısın yerde olduğunu, kaskının olmadığını, kendisinin davacıya çarpan aracı görmediğini beyan etmişler, kolluk tarafından tutulan 29/09/2019 tarihli tutanakta kaza ile alakalı olarak yapılan incelemede; kaza yerinde hiçbir araç, iz ve delile rastlanmadığını tutanak altına aldıkları, mağdurların şikayetçi olmamaları sebebi ile kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. Adli Tıp Kurumu Başkanlığı İkinci İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 06/11/2024 tarihli ATK raporunda; engellilik oranını %0 olduğu, İyileşme(iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği..." sonuç ve kanaatlerini bildirmişlerdir. HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkememiz haksız eylemin gerçekleştiği yer olması ve davanın türü itibariyle görevli ve yetkilidir. Tarafların, dava ve taraf ehliyeti vardır. Haksiz fiilin meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıllık genel zaman aşımı süresi içerisinde davanın açılması gerekmekte olup olayımızda sürenin dolmadığı anlaşılmıştır. Dosyadaki bilgi ve belgelerden yaşandığı iddia olunan trafik kazasına ilişkin olarak; olayın oluş şekline ilişkin olarak krokinin bulunmadığı, kolluk tarafından tutulan 29/09/2019 tarihli tutanakta kaza ile alakalı olarak hiçbir araç, iz ve delile rastlanmadığını dikkate alındığında yaşanan kazaya ilişkin bir kusur değerlendirmesinin ve kazanın nasıl gerçekleştiğine dair bir değerlendirme yapılamamıştır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nun 91. maddesiyle de; işletenin Aynı Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının ve ... hesabının 91.maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun; 2918 sayılı Kara Yolları Trafik Kanunu kapsamında meydana gelen trafik kazalarına bağlı olarak ... Hesabına başvuru şartlarını düzenleyen 14. maddesinin 2/a bendinde " sigortalının tespit edilememesi durumunda kişiye gelen bedensel zararlar için" 2/b bendinde de "rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dahilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için" ... Hesabı'na başvurulacağı düzenlenmiş olup, aynı mahiyetteki düzenleme ... Hesabı Yönetmeliği'nin 9/1-a ve 9/1b maddesinde de yer almaktadır. Bu düzenlemelere göre trafik kazası sonucunda bedensel zarara uğradığı iddia edilen bir kişi nedeniyle ... Hesabı'na husumet yöneltilebilmesi için her şeyden önce böyle bir aracın bulunması ve aracın bedensel zarara sebep olması gerekmektedir. Mahkeme uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini kural olarak kendiliğinden araştıramaz. Bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini taraflar ispat etmelidir. Bir davada ispat yükünün hangi tarafa ait olacağı konusu 4721 sayılı Kanun'un “İspat yükü” başlıklı 6. maddesinde “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür" şeklinde düzenlenmiştir. 6100 sayılı Kanun'un 190 ıncı maddesine göre de“İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir”. Açıklanan bu genel hükümler uyarınca uyuşmazlığa konu kazaya plakası tespit edilemeyen aracın sebep olduğunun ispat yükünün bu iddiayı ileri süren davacı tarafa ait olacağı açıktır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, savcılık dosyası ile toplanan tüm delillerden; davacı tarafça, 08/07/2019 tarihinde ... ilinin ... ilçesi ... Mahallesinde meydana gelen trafik kazasında yaralandığı, kazanın rengini, plakası tespit edilemeyen transporter tarzı bir aracın çarpması ve sonrasında yol kenarında seyir halinde olan araca çarpması sonrasında meydana geldiği iddiasıyla davalı ... Hesabı aleyhine maddi tazminat talebi ile dava ikame edilmiş ise de, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/... CBS Sorusturma sayılı dosyasında alınan müşteki davacı ve dava dışı ...'in ifadelerinin soruşturmayı aydınlatmadığı, olayın meydana geliş şekli dikkate alındığında dava dışı Abdullah'ın davacının kendisine çarptığını iddia ettiği aracı görmemesinin hayatın olağan akışına uygun olmadığı, ifadelerinin kazadan 1,5 ay sonra 26/08/2019 tarihinde alındığı, iddia olunan kaza olayı sonrasında kaza tespit tutanağı ve olay yerini gösterir kroki düzenlenmediği, kolluk tarafından tutulan 29/09/2019 tarihli tutanakta kaza ile alakalı olarak kaza yerinde hiçbir araç, iz ve delile rastlanmadığı, alınan ifade de transporter tarzı bir aracın çarptığı ifade edilmiş ise de, kaza yerinde hiçbir araç, iz ve delile rastlanmamasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, meydana geldiği iddia olunan kaza olayında tarafların kusur durumlarının tespiti için herhangi bir tanık delilibulunmadığı, mevcut delil durumuna göre davacı tarafça yaralanmanın trafik kazası nedeniyle plakası tespit edilemeyen sürücüsünün kusuru nedeniyle meydana geldiği hususunu ispata yarar delil ibraz edilmediği, bu yönde mahkememizce de bir tespit yapılamadığı, olay ile davacı tarafından iddia edilen yaralanma arasında uygun illiyet bağının bulunmadığı ve bu haliyle davalının sorumluluğunun bulunmadığı anlaşılmakla, ispatlanamayan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2- Davacı tarafından peşin ve başvuru harcı yatırılmadığı mahkememizce sehven yargılamaya devam edildiği görülmekle 1.347,40TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı yargılama sırasında kendisini vekil ile temsil ettiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine, Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 03/03/2026

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İstanbul 22. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/291, K. 2026/165, T. 03.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-22-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-291-e-2026-165-k-fad0077f5723