İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/281 E. 2025/404 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/281
Karar No
2025/404
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/281 Esas KARAR NO :2025/404

DAVA:Şirketin İhyası DAVA TARİHİ:23/04/2025 KARAR TARİHİ:10/06/2025

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı şirketin, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü’ne kayıtlı iken sicilden terkin edildiğini, şirketin tasfiyesinin tamamlandığının ancak daha sonra ortaya çıkan hak ve yükümlülükler nedeniyle şirketin ihyasının zaruri hale geldiğini, davacının, .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas dosyası nedeniyle davalı şirket hakkında işlem yapamadığını, .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının 5. celsesinde ''2-... Yazılımın sicilden silinmiş olması nedeniyle ihya davası için davacı vekiline süre verilmesine,'' kararı verildiğini, şirketin tasfiyeye giriş tarihinin 19.06.2023, tasfiye sonu tarihinin 02.11.2023 olduğunu, müvekkilinin uğramış olduğu zararlar neticesinde ekonomik olarak çöktüğünden ve halihazırda askerlik yaptığından maddi yeterliliği bulunmaması sebebiyle adli yardım taleplerinin kabulüne, İstanbul Ticaret Sicili’nden terkin edilen ...’nin yeniden faaliyete geçmek üzere ihyasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Mahkememizin 25/04/2025 tarihli ara kararı ile "Dava dilekçesinin incelenmesinde davalı olarak "..." yazılmış olduğu, dosya açılışında UYAP sistemine "... ..." olarak girilmiş olduğu anlaşılmakla; davacı vekiline davalı şirket unvanını tam olarak bildirmek üzere" süre verildiği, davacı vekilince beyanda bulunulmaması üzerine 14/05/2025 tarihli ara karar ile "davacı vekiline davalı şirket unvanını tam olarak bildirmek üzere HMK 119/1-b ve 119/2 uyarınca 1 haftalık KESİN süre verilmesine, aksi taktirde davanın açılmamış sayılacağının ihtarına," dair karar verildiği, davacı vekilinin 20/05/2025 tarihli dilekçesi ile davalı şirket unvanının "... ..." olarak bildirilmiş olduğu anlaşıldı. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne yazılan yazıya verilen cevapta Tasfiye Halinde ... ...'nin sicil kayıtlarının gönderildiği görüldü. Mahkememizin 26/05/2025 tarihli ara kararı ile davacı tarafın adli yardım talebini destekleyecek şekilde ödeme gücünde olmadığına dair belgeleri dosyaya ibraz etmediğinden HMK ' nun 336/2 madde ve fıkrası da göz önüne alınarak davacının yargılama giderlerini karşılamakta ekonomik güçlüğe düştüğü yönünde kanaat oluşmadığından şartları oluşmayan adli yardım talebinin reddine karar verildiği, davacının ödemesi gereken 615,40 TL başvurma harcı, 615,40 TL peşin harç ve tebligat ile diğer işlem giderleri için 500,00 TL gider avansını yatırması için süre verildiği, ara kararın davacı vekiline tebliğ edildiği ve süresi içerisinde harçların ve gider avansının yatırıldığı anlaşıldı. Dava; TASFİYE HALİNDE ... ...'nin ihyası talebine ilişkindir. Sıfat deyimi dava konusu sübjektif hak (dava hakkı) ile taraflar arasındaki ilişkidir. Taraf sıfatı, Yargıtay içtihatlarında aktif ya da pasif dava ehliyeti olarak da adlandırılmaktadır. Taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle (usul hukuku sorunu) ilgili olduğu halde; taraf sıfatı, dava konusu sübjektif hakka (maddi hukuk sorunu) ilişkindir. Sübjektif bir hakkı dava etme yetkisi (davacı sıfatı-dava hakkı) o hakkın sahibine ait olup (aktif husumet); hakkını o hakka uymakla yükümlü kişiden (davalı sıfatı-pasif husumet) isteyebilecektir. Sübjektif hakkın sahibinin ve o hakka uymakla yükümlü olan kişinin kimler olduğu daha açık bir ifadeyle bir davada davacı ve davalı sıfatının kimlere ait olduğu hususu dava konusu sübjektif hakkın özüne ilişkin olması nedeniyle maddi hukuk sorunudur. Taraf ehliyetine sahip olan kişi, davada davacı veya davalı olabilecektir. Bu nedenle, taraf ehliyeti usuli bir kavramdır. Taraf ehliyetine sahip olabilmek için medeni hukuktaki hak ehliyetine sahip olmak gerekir. HMK'nın 50. maddesine göre, medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, taraf ehliyetine de sahiptir. Dava ehliyeti ise aynı Kanun'un 51. maddesindeki medeni hakları kullanma ehliyetine göre belirlenir. Fiil ehiyetine sahip olan kişi, dava ehliyetine de sahiptir ve davayı yürütebilir, usul işlemlerini yapabilir. Reşit olan ve temyiz kudretine sahip olan kişiler fiil ehliyetine sahiptir. Taraf sıfatı (aktif veya pasif dava ehliyeti) ise dava şartı olmayıp, itirazdır. Çünkü bir kimsenin hak sahibi veya borçlu olup olmadığı davanın esasına girildikten sonra tespit edilebilir. Bu durumda ise dava esastan ret veya kabul edilir. Oysa, dava şartları davanın esasına girilmesini engelleyen niteliktedir. Somut olayda, davalı şirket sicilden terkin edildiğinden tüzel kişiliği son bulmuş ve davalı olarak davada taraf olma ehliyeti yoktur. Bu halde davanın HMK'nın 114/1-d ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın, HMK' nun 114/1-d ile HMK' nun 115/2 madde ve fıkraları uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-Yeterince harç alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından bu dava sebebi ile yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 10/06/2025

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/281, K. 2025/404, T. 10.06.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-19-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-281-e-2025-404-k-811def2be16b