İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/277 E. 2026/151 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/277
- Karar No
- 2026/151
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/277 Esas KARAR NO : 2026/151 Karar
DAVA : Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 23/04/2025 KARAR TARİHİ : 11/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile, davacıya ait kiralama hizmeti kapsamında kullanımda bulunan ... plakalı ticari araca, 29.08.2024 günü ... yolu ... mevkiinde, davalı ...'in yönetiminde bulunan ... plakalı araç tarafından çarpması sonucunda ağır hasar gördüğünü, davalı sürücünün olay yerini terk ettiğinden kaza tespit tutanağı ilgili birimlerce 'olay yeri terk' olarak düzenlendiğini, olay yeri fotoğrafları, sigortalı aracın plakası, sürücüsünün kimlik ve ehliyet bilgilerinin taraflarında mevcut olduğunu, davalı tarafından sigortalanmış aracın, müvekkiline ait aracı sıkıştırarak sol yan kısımlarına çarptığı, çarpmanın etkisiyle hareketine devam eden aracın yolun sağında bulunan çelik bariyerlere çarpması sonucu davacının aracının hasara uğradığını ve sigortalanmış araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, .... plakalı aracın davalı ...adına kayıtlı olduğu ve ... Sigorta A.Ş. tarafından ZMSS kapsamında sigortalandığının belirlendiğini, kaza sonrasında ... 9. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin ...Değişik İş sayılı dosyasında davacının aracında oluşan zararın belirlenmesi istemiyle delil tespiti yapıldığını, bilirkişi tarafından düzenlenen raporla; Araç onarım bedeli: 67.200,00 TL + KDV, Kazanç kaybı (mahrumiyet): 12.000,00 TL + KDV, Değer kaybı: 111.967,76 TL olarak hesaplandığını, bilirkişi raporuna göre araç 10 iş günü boyunca kullanılmadığını, raporda emsal araç kiralama bedeli günlük 1.200,00 TL + KDV olarak tespit edildiğini, bu süreye ilişkin kazanç kaybı, sigorta teminatı kapsamında olduğunu, Değer kaybı, 04.12.2021 tarihli ve 31679 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan "Değer Kaybı Tazminatı Hesaplaması Esasları" uyarınca hesaplandığını ve aracın değeri 800.000,00 TL, km aralığı ..., kodu A ve hasar oranı 80.640,00 TL’ye tekabül edecek şekilde 111.967,76 TL değer kaybının meydana geldiğinin bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, davalı sigorta şirketine başvuruda bulunduklarını, sigorta şirketi tarafından cevap verilmediğini, davalılar hakkında, 6325 sayılı HMK m.18/A gereğince zorunlu arabuluculuk sürecinin anlaşmama ile sonuçlandığını, bu sebeplerle huzurdaki davayı açtıklarını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak şimdilik tespit ettikleri bildirilen zarar olan; Kaza tarihinden itibaren en yüksek faiz oranıyla, müvekkilin toplam zararı olan 191.167,76 TL+KDV’nin; Davalı ... Sigorta A.Ş.’den poliçe teminat limiti dâhilinde, diğer davalılardan ise müteselsilen birlikte tahsilini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin müştereken ve müteselsilen davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; şirket nezdinde gerekli araştırmaların yapıldığı ve uyuşmazlığın ... numaralı Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatı altına alınmış olan ... plakalı aracın, kazaya karıştığı araçta meydana geldiği iddia edilen maddi hasarın bedeli talebiyle ilişkili olduğunu, davacının taleplerinin haksız ve mesnetsiz olduğunu, reddi gerektiğini, müvekkili şirket nezdinde ... numaralı hasar dosyaları açıldığını, talepleri kabul anlamına gelmemekle kolluk tutanağında açıkça kusur dağılımı yapılmadığını ve tek taraflı beyana dayalı ifadeler olduğunu, kaza krokisinde de sigortalının kusursuz olduğunun görüldüğünü, aksi kanaatte olunacaksa da kusur incelemesi yapılmasını talep ettiklerini, davada uyuşmazlık konusu poliçenin tanzim tarihi itibariyle, Anayasa Mahkemesi’nin 17.07.2020 tarihli iptal kararının dikkate alınmaması ve poliçe tanzim tarihinde yürürlükte olan 19.06.2021 tarihli resmi gazete ile yürürlüğe giren 7327 sayılı İcra ve İflâs Kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair Kanun’un 18. ve 19. maddeleri ile Karayolları Trafik Kanunun’nda yapılan değişiklikler gözetilerek karar verilmesi gerektiğini, Poliçe Tanzim Tarihi 28/03/2024 olduğunu, bu halde işbu kanun hükmüne dayalı olarak 04.12.2021 tarihinde yürülüğe giren güncel trafik sigortası genel şartları hükümlerinin esas alınmasını, orijinal parça kullanımı ve iskonto uygulanmaması nedeniyle parça ve işçilik bedellerinin yüksek oluşundan kaynaklanan fahiş hasar bedelinden sorumluluk bulunmadığını, bu sebeple davacının fahiş taleplerinin reddi gerektiğini, kabul manasında olmamak üzere genel şartlar gereğince müvekkili şirketin yalnızca anlaşmalı servislerde uygulanacak tedarik, onarım ve işçilik bedelleri ile sorumlu olması sebebiyle zararın tespitinde bu hususun da göz önünde bulundurulmasını, açıklanan sebeplerle Trafik Sigortası Genel Şartları B.2 maddesi gereğince tanınan indirim hakkınında zararın tespiti hususunda dikkate alınmasını, Trafik Sigortası Genel Şartları B.2 maddesi gereğince müvekkili şirketin yedek parça tedarik ve işçilik bedellerinin yüksek oluşundan kaynaklanacak fahiş bedelden sorumluluğu bulunmadığını, bu sebeple öncelikle davacı tarafın gerçek zararının tespiti bakımından dilekçedeki içtihatlar da göz önünde bulundurularak bilirkişi incelemesi yapılmasını, bununla birlikte başvuran vekili tarafından fatura ibraz edilmediğini ve araç onarımının yapılıp yapılmayacağı yahut KDV ödenip ödenmeyeceği belirsiz olduğundan KDV hariç hesaplama yapılmasını, hükmedilen tazminata yürütülecek faizin reeskont faizi değil yasal faiz olacağını, açıklanan nedenlerden ötürü davacının talepleri hakkında haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının yasa, usul ve genel şartlara aykırı taleplerinin reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. Diğer davalı ...ve ...Şirket yetkilisi ... tarafından 14/05/2025 tarihli cevap dilekçelerinde özetle; şirket adına kayıtlı ... aracın ... yönetiminde olduğunu, davaya konu kazanın oluşmasında davacının çok süratli olduğunu, emniyet şeridini kullandığını, anılan araca davacının kendisinin çaptığını, davacı tarafın tam kusurlu olduğunu, kaza sonrası davacının bizzat kendisinin kusurunu kabul edip olay yerinden ayrıldıktan sonra bilgileri dışında kaza ile ilgili şikayette bulunduğunu, kasko sigortadan tüm zararını giderdiğini, haksız edinim maksadı ile taraflarına dava açtığını, davacının belirttiği suçlamaları kabul etmediklerini, asılsız olduğunu, bu sebeple bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini, tüm zarar ve ziyanı kötü niyetle açılan davanın usul ve yasa gereği reddine karar verilmesini ve masrafların davacı üzerine bırakılmasını talep ettiklerini bildirmişlerdir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava meydana gelen trafik kazası sebebiyle davacının aracında meydana gelen hasar bedelinin, değer kaybının ve kazanç kaybının tazminine ilişkin tazminat davasıdır. Davacı taraf , 29.08.2024 tarihinde davacıya ait ... plakalı aracın, davalı ... kullanımında olan ... plakalı araç ile yapılan trafik kazasında uğradığı onarım masrafı (67.200,00 TL + KDV), kazanç kaybı (12.000,00 TL + KDV) ve değer kaybı (111.967,76 TL)+KDV olmak üzere toplam zararın, 2918 sayılı KTK, 6102 sayılı TTK ve ilgili mevzuat uyarınca kaza tarihi itibariyle en yüksek faiz oranı ile sigorta şirketinden poliçe limiti dâhilinde, diğer davalılardan ise müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Kaza yapan ve onarılan bir aracın değerindeki düşüşe “araç değer kaybı” denilmektedir. Yargıtay, araç değer kaybını şu şekilde tanımlamaktadır; değer kaybı zararı, aracın olay tarihindeki hasar değeriyle hasarı giderildikten sonra (tamir edilmiş hali ile) edeceği değer arasındaki farktan ibarettir. (Y17HD-K....). Kazanın oluş şekline göre değişkenlik göstermekle birlikte, kazalı bir araçta hayatın olağan akışına göre değer kaybı oluşacağı muhakkaktır. Kazalı bir araçta değer kaybı oluşup oluşmadığı veya oluşan değer kaybının miktarı; aracın modeli, markası, kaza tarihindeki yaşı, kilometresi, hasarın nitelik ve niceliği vs. gibi hususlara bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Değer kaybı; bahsedilen kriterler göz önüne alınarak, aracın hasarsız hâliyle ve kaza tarihi itibariyle serbest piyasadaki ikinci el piyasa rayiç değeri ile aracın hasarı onarıldıktan sonraki hâline göre serbest piyasadaki ikinci el piyasa değeri arasındaki farkın tespit edilmesiyle bulunur. Kusur durumu gibi değer kaybı incelemesi de teknik bilirkişi incelemesini gerektirmektedir (HGK-K....). Araçta meydana gelen değer kaybının; aracın serbest piyasa koşullarına göre kaza tarihi itibariyle hasarsız haldeki ikinci el rayiç değeri ile aracın yaşı, özellikleri, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği ve daha önce karışmış olduğu kaza da dikkate alınarak kazadan sonraki onarılmış halinin rayiç değeri tespit edilip bu iki miktar arasındaki azalmaya göre hesaplanması gerekir (Y17HD-...). Yargıtay 4. Hukuk Dairesi ... E. ... K. Sayılı ilamında; “Değer kaybı zararı belirlenirken yapılması gereken, aracın kaza tarihi itibariyle serbest piyasa koşullarına göre hasarsız haldeki 2. el değerinin belirlenmesi ve aracın tamir edilmesinden sonra, aracın yaşı, hasar miktarı ve hasarlı kısımların özelliği dikkate alındığında yine serbest piyasa koşullarında 2. el değerinde ne kadarlık bir azalma olacağının belirlenmesinden ibaret olduğu” Şeklinde belirtmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesine göre, Hukuka aykırı kusurlu bir fiille başkasına zarar veren bir kimse bu zararı tazminine mecburdur. Böylece haksız fiilden sorumluluk tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır. Haksız fiil sorumluluğunda genel davranış kurallarına aykırılık söz konusu olmaktadır. Özel bir sorumluluk hükmü ile düzenlenmemiş olup, bütün hallerde bir kimse için haksız fiil sorumluluğu söz konusu olması, 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesindeki şartların gerçekleşmesine bağlıdır. Diğer bir deyişle, ayrık bir düzenleme bulunmadığı kusur sorumluluğu hallerinde, 6098 sayılı TBK'nın 49.maddesi ve devamındaki yer alan esaslar uygulanır. Madde 49, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zararın verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile , ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de , bu zararı gidermekle yükümlüdür düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur için hukuk düzeni kurallarının bilerek ve isteyerek ya da ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekmektedir. Kusurun kanunumuzda tanımı yapılmamıştır. Uygulamada kabul görmüş tanıma göre kusur, hukuk düzeninde kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur , genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınaması olup, bu kınama o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanmaktadır. Haksız fiil öğretide, hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmaktadır. Unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğmasına neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağı bulunması gerekmektedir.Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararını karşılamak durumundadır. TMK 'nun 6. Maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etmek yükü davacıdadır. Davacı, zararın, haksız fiili ile gerçekleştiğini, diğer söylem ile zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Davacının davalılardan tazminat talep edebilmesi için davalı ... kullanımında olan .... plakalı aracın kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunması, kaza sonucunda bir zararın meydana gelmesi ve zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağının bulunması gerekmektedir. Dosya kazada tarafların kusurlarının tespiti ve davacının davalılardan tazminat talep edip edemeyeceği yönünde rapor sunulması için bilirkişiye tevdi edilmiş ve bilirkişi dosyaya sunduğu 24/11/2025 tarihli raporda; Dosyada bulunan fotoğrafların incelenmesinden, davacıya ait ... plakalı aracın sol ve sağ yan kısımlarından darbe aldığı tespit edilmiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununa göre: Geçme kural ve yasakları: Madde 54 – Sürücülerin geçme sırasında uymak zorunda oldukları kural ve yasaklar şunlardır: a) Geçme kuralları: Sürücülerin önlerinde giden bir aracı geçmeleri için; 1.Kendisini takip eden sürücülerin kendisini geçmeye başlamamış olması, 2.Önündeki sürücünün başka bir taşıt veya aracı geçme niyetini belirten uyarma işaretini vermemiş olması, 3. Geçeceği aracın hızı ile geçme esnasındaki kendi hızını da göz önüne alarak iki yönlü trafiğin kullanıldığı taşıt yollarında karşıdan gelen trafik dahil karayolunu kullananların tümü için tehlike veya engel olmadan geçme için kullanacağı şeridin yeteri kadar ilerisinin boş olması, Zorunludur. Geçme, geçilecek aracın solundaki şeritten yapılır. Geçilecek aracın sürücüsü ses ve ışık cihazları ile uyarılarak, geçerken kullanılan şeritte güvenli mesafe gidildikten sonra işaret verilip izlenecek şeride girmekle tamamlanır. Araçların sağından veya banketlerden yararlanmak suretiyle geçmek yasaktır. Ancak, herhangi bir araç, başka bir yola, karayoluna bitişik bir mülke girmek veya sola yanaşıp durmak için bu niyetini sola dönüş işareti ile belirtmiş ise bunların sağındaki şeritten geçilebilir. Dava konusu olayda davacı şirkete ait ... plakalı aracın sürücüsü ..., yönetimindeki aracıyla seyrederken önünde seyreden davalı aracını geçmek için solundaki şeridi kullanması ve banketten yararlanarak geçmemesi gerekirken bu kurala uymadığından, geçmenin yasak olduğu banketten yararlanarak davalı aracını geçmeye çalıştığından olayda %100 oranında tamamen kusurludur. Davalı sürücü ... ise iki şeritli yolda uzun ve geniş aracıyla sağ şeritte seyrederken sağındaki banketten geçmeye çalışan ve bu sırada aracına çarpan davacı şirkete ait aracın sürücüsüne karşı kazayı önlemek için alabileceği bir tedbir olmadığından olayda kusursuzdur. Dava konusu olayda davacı şirkete ait aracın sürücüsü ... olayda %100 oranında tamamen kusurlu olduğundan davacı şirketin davalılardan talep edebileceği maddi zararı mevcut değildir. Dava konusu olayda davacı şirkete ait ... plakalı aracın sürücüsü ...'NUN %100 oranında tamamen kusurlu olduğu, davacının davalılardan talep edebileceği maddi zararının olmadığı şeklinde rapor ibraz etmiştir. Bilirkişi raporu ile de sabit olduğu üzere kazanın meydana gelmesinde geçiş kurallarını ihlal eden davacı taraf %100 oranında kusurlu olup davalı ...'in kullanımında bulunan ...plakalı aracın kazada bir kusurunun bulunmaması sebebiyle davacının davalılardan hasar bedeli, değer kaybıve kazanç kaybı tazminatı talep edemeyeceği kanaatine varılmış davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere 1-Davanın reddine 2-Harçlar yasası uyarınca belirlenen 732,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 3.917,61-TL harcın mahsubu ile fazla yatan 3.185,61 TL harcın karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına 5-Davalı ... Sigorta A.Ş kendisini vekille temsil ettirdiğinden, davanın reddedilen kısmı üzerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş'ye verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 3.800,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 7-Kullanılmayan gider avansından bakiye kalan kısmın, karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı diğer tarafların yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/02/2026
Katip e-imzalıdır
e-imzalıdır