İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/267 E. 2026/109 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/267
- Karar No
- 2026/109
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/267 Esas KARAR NO : 2026/109 Karar
DAVA : İtirazın İptali (Ticari İş Tellallığı Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/04/2025 KARAR TARİHİ : 04/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İş Tellallığı Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, ...'da işletmekte olduğu "..." isimli otelinin, davalıya ait "..." isimli internet sitesi üzerinden konaklama satış ve tanıtımı hususunda davalı şirket ile anlaştığını, söz konusu anlaşma uyarınca davalı şirket tarafından yapılan konaklama satışı karşılığı müşterileri davacı şirkete ait otelde konaklamakta, taraflar arasındaki sözleşmede konaklama ücretinin doğrudan tesis tarafından tahsil edileceği belirtilmiş olsa da bunun hilafına davalı şirket tarafından tahsil edilen ücretler davacı şirket tarafından düzenlenen faturalar karşılığı kendisine ödendiğini, taraflar arasındaki sözleşme, yukarıda izah edilen şekilde uygulana geldiğini, ancak; 08.10.2024 düzenleme, 25.12.2024 faiz başlangıç tarihli, ... no.lu 61.697,00 TL tutarlı fatura, 30.10.2024 düzenleme, 25.12.2024 faiz başlangıç tarihli, ... no.lu 53.975,00 TLtutarlı fatura, 07.11.2024 düzenleme, 25.12.2024 faiz başlangıç tarihli, ... no.lu 9.562,50 TL tutarlı fatura - 09.12.2024 düzenleme, 25.12.2024 faiz başlangıç tarihli, ... No.lu 5.950,00 TL tutarlı fatura karşılıkları toplam 131.184,50 TL, davacı şirkete ödenmediğini, fatura karşılıklarının ödenmesi için yapılan görüşmelerin sonuçsuz kalması üzerine davacı tarafça davalı şirket aleyhine ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasıyla ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin yetki ve borca itirazı üzerine davacı tarafça yetki itirazı kabul edilerek dosya ... 25. İcra Müdürlüğüne gönderilerek ...E. sayısını aldığını, davalı şirketin yine borca itiraz etmesi sebebiyle takibin durduğunu, davacı şirket, davalı şirketin konaklama satışı karşılığı tashsil ettiği paraları ödememesi sebebiyle zarara uğradığını, davalının yapılan takibe haksız ve dayanaksız itirazı neticesi takibin durdurulmasıyla bu zararın katlandığını, davacı yan tarafından dava açılmadan evvel uyuşmazlığın çözümü için arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ve ... Arabuluculuk Bürosunun ... başvuru....dosya numaralı ticari davalarda dava şartı arabuluculuk dosyası "anlaşamama" ile neticelendiğini, bu nedenle davalının haksız itirazının iptaline karar verilmesini için işbu davayı açtıklarını bildirerek davanın kabulünü, ... 25. İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı dosyasına vaki itirazın iptalini, takibin anılan dosya üzerinden devamını, takip konusu alacak likit olmakla davalı yanın asıl alacağın % 20’sindan az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında; müvekkili şirketin, ... alan adlı web sitesinin sahibi olduğunu, davacı şirket, işletmekte olduğu konaklama tesisi olan '' ... " odalarının müvekkili şirketin sahibi olduğu internet sitesi üzerinden satışının yapılması için müvekkili şirket ile anlaştığını ve taraflar arasında internet ortamında online olarak sözleşme akdedildiğini, taraflar arasındaki sözleşme gereğince komisyon ve komisyon şartları belirlendiğini, taraflar arasında cari hesap mutabakatı sağlanmadığını ve muaccel bir borç da bulunmadığını, davacı alacaklı olduğunu iddia ettiği hizmeti müvekkili şirkete vermediğini, müvekkilinin böyle bir borcu olmadığını, öncelikli olarak faturaya konu hizmetin davacı tarafından verilip verilmediğinin araştırılması gerektiğini, Yerleşik içtihatlar doğrultusunda faturanın tebliğ edilmiş olması ve itiraz edilmemiş olması, davacı şirketin verme yükümlülüğü altına girdiği hizmeti tam ve eksiksiz vermiş olduğunu kanıtlamadığını, hatta karine dahi teşkil etmediğini, nitekim bu husus Yargıtay içtihatları gereğince de hüküm altına alındığını, hizmetin tam ve eksiksiz olarak verildiği davacı yan tarafından kanıtlanmış olmadan afaki bir alacağın miktarının tespiti hukuki olmadığını, hizmetin verildiği hususundaki ispat yükü davacı tarafta olup davacının bugüne kadar bu iddiasını destekler hiçbir kanıt sunmadığını, ayrıca, müvekkili şirketin davacıdan olan komisyon alacakları ve fatura alacaklarının mevcut olduğunu, bu alacaklar yönünden de takas-mahsup taleplerinin bulunduğunu, müvekkili şirketin alacakları ticari defterlerin incelenmesi neticesinde sabit olacağını, bu nedenlerle haksız ve hukuka aykırı işbu davanın reddini, dava masraf ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesini, davacının haksız olarak başlattığı icra takibi nedeni ile % 20'den az olmamak üzere haksız icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. DELİLLER, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, itirazın iptali davasıdır. Huzurdaki davada davacı taraf ...'da işlettiği ... isimli otelin davalıya ait internet sitesi üzerinden konaklama satışı için davalı ile anlaştığını, davalının tahsil ettiği konaklama ürünleri için davalıya fatura düzenlendiğini davalının düzenlenen faturaların bedellerini ödememesi üzerine davalı aleyhine icra takibi başlattıklarını davalının bu takibe itiraz etmesi sebebiyle itirazın iptalini talep etmiştir. ... 25.İcra Müd.... esas sayılı dosyasının incelenmesinde alacaklının dosyamız davacısı ... Tic. AŞ., borçulunun dosyamız davalısı ... AŞ. olduğu alacak kaleminin muhtelif tarihli faturalardan kaynaklı 131.184,50 TL olduğu anlaşılmıştır. Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır. Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." denilmiştir. HMK'nun "İspat yükü" başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." denilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Somut olayda davacı taraf davalıdan alacağı olduğunu ispatlamak durumundadır. Dosya bilgisayar mühendisi ve SMMM bilirkişi heyetine tevdi edilmiş ve bilirkişiler dosyaya sunduğu 25/12/2025 tarihli raporda; Tarafların ticari defterlerinin e-defter olduğu, 2024 yılı ticari defterlerinin TTK 64/3.maddesi gereği kanuni süresi içinde imzalanıp onaylanarak Gelir İdaresi Başkanlığı Bilgi İşlem Sistemine yüklendiği, envanter defterlerinin kanuni süresi içinde noter tasdiklerinin yaptırıldığı, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, sahipleri lehine delil teşkil edebileceği, Davacı ticari defterlerinde takibe konu faturalar ile ödemelerin davacı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalının davacıya 2025 yılına devreden bakiyesinin bulunmadığı, Davalı ticari defterlerinde takibe konu faturalar ile ödemelerin ticari defterlerde kayıtlı olduğu, davalının davacıya 95.443,00 TL borçlu olduğu, Tarafların sürekli ticari ilişki içinde oldukları, Davacının fatura alacağı için ihtarnamesine dosya içinde rastlanmadığı, Davalının davacıya takibe konu faturalar için ihtarına, iptal, itirazına ve iade faturasına rastlanmadığı, Davacının takipte davalıdan 131.184,50 TL talebinin olduğu, yıllık reeskont avans talebinin olduğu yönünde rapor ibraz etmiştir. HMK'nun 222/3 maddesi; "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir." hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. ... K... sayılı kararında; "Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır." şeklinde belirtildiği üzere HMK'nun 222'deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir. Davacı ve davalı defterlerinin bilirkişi aracılığıyla incelenmesi neticesinde davalı defterlerinde davalının davacıya 95.443,00 TL borçlu olduğu,Davalının davacıya takibe konu faturalar için ihtarına, iptal, itirazına ve iade faturasına rastlanmadığı tespit edilmiş olup davalının defteri kendi aleyhine delil niteliğine haizdir. Her ne kadar bilirkişiler davacının defterleri üzerinde yapılan incelemede davacının davalıdan alacağının bulunmadığını belirtmiş ise de 10/02/2024 tarihinde davacı defterlerine göre davacının davalıdan bakiye 160.914,59 TL alacağı bulunmaktayken 31/12/2024 tarihinde davacı şirket yetkilisi ...tarafından yapılan virman ile bakiyenin 0 olduğu anlaşılmakla bu ödemenin davalı yanca yapılmadığı kanaatine ulaşılmış ve HMK 222/3 maddesi gereği davacının defterlerinin kendi lehine delil olabilmesi için davalının defteri ile davacının defterinin birbirini doğrulaması gerekmekte olup davalı defterine göre davalının davacıya 95.443,00 TL borçlu olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalının ... 12. icra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptaline, takibin 95.443,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 95.443,00 TL'ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faiz işletilmesine, alacak likit olmadığından davacı lehine icra inkar tazminatı verilmesine yer olmadığına ve reddedilen kısım yönünden davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, Davalının ... 12. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazının KISMEN İPTALİNE, takibin 95.443,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacak 95.443,00 TL'ye takip tarihinden itibaren değişen oranlarda ticari avans faizi uygulanmasına, alacak likit olmadığından davacı lehine icra inkar tazminatı verilmesine yer olmadığına 2-Reddedilen kısım yönünden davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine 3-Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 6.519,71-TL karar harcından peşin alınan 2.240,31-TLnin mahsubu ile bakiye 4.279,40-TLnin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı ile 2.240,31-TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından sarf edilen toplam 14.110,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 10.265,02-TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından belgelendirilen bir yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Davacı taraf duruşmalarda vekil ile temsil edildiğinden kabul edilen dava değeri itibariyle AAÜT uyarınca takdiren 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsil edilerek davacı tarafa verilmesine, 8-Red edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalı lehine takdir olunan 35.741,50-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 9-Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 3.346,50-TLnin davalıdan, 1.253,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 10-Bakiye gider avansının HMK 333 maddesi uyarınca yatıran tarafa iadesine Dair, davacı vekilinin yüzüne diğer tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 04/02/2026
Katip e-imzalıdır
Hakim e-imzalıdır