İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/261 E. 2025/359 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/261
Karar No
2025/359
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ :

DAVA : Elektrik Abonelik Tesisi (Muarazanın Giderilmesi) DAVA TARİHİ : 02/02/2022 KARAR TARİHİ : 26/03/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan Elektrik Abonelik Tesisi (Muarazanın Giderilmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, müvekkilinin Diyarbakır İli Bağlar İlçesi Topraktaş Mahallesindeki Mega Sanayi sitesinde bulunan işyerinde kiracı olarak plastik ürün imalatı alanında ticari faaliyet yürüttüğünü, müvekkilinin bahse konu işyerini kiraladıktan sonra abonelikleri devralmak ve işyerinin elektriğini açmak için davalı şirkete sözlü olarak başvuruda bulunduğunu, ancak davalı şirket tarafından eski aboneliğe ait borçlar olduğunu ve bu borçlar ödenmeden abonelik tesis edilemeyeceği gerekçesiyle müvekkilin talebini reddettiğini, müvekkilinin işyerini kiraladıktan sonra vergi dairesine yeni adres bildirimini yaptığını, müvekkilin daha sonra davalı şirkete bu hususta yazılı olarak başvuruda bulunduğunu ve bu başvurusuna kira sözleşmesi ve vergi levhasını ile vergi dairesine yapılan adres bildirim belgesini eklediğini, müvekkili tarafından belge sunulması rağmen davalı tarafından talebin reddedildiğini, müvekkilinin ve karşı tarafın tacir olması nedeniyle dava açmadan önce arabuluculuk yoluna gidildiğinin ancak davalının anlaşmak istemediğini, davalı şirketin haksız bir şekilde elindeki tekel yetkisini kullanarak müvekkilinin elektrik enerjisi bağlantısını yapmadığını ve önceki abonenin borçları olduğundan bahisle müvekkilinin abonelik başvurusunu reddetmediğini, müvekkilinin eski abone kullanıcısını hiç bir şekilde tanımadığını, ismini dahi gelen red yazısından öğrendiğini, davalı şirketin elindeki tekel yetkisini kullanarak müvekkil ile sözleşme yapmaktan kaçınmasının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek davalı şirket tarafından müvekkilinin kiracısı olduğu davaya konu adrese yönelik sözleşme imzalamamak suretiyle oluşturdukları muarazanın men-iyle müvekkil ile abonelik ilişkisi kurulmasına, karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili, husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre, görev ve yetki itirazları bulunduğunu, müvekkil şirket aleyhine ikame edilen davada ilgili tebligatlar ..... tebliğ edildiğini, .....tarihinde müvekkil şirketten istifa ettiğini ve .....tarihinde azledildiğini, dava dilekçesine karşı yasal süre içerisinde esasa ilişkin cevaplarını sunduklarını, davacı tarafça dava dilekçesinde aboneliğe konu taşınmazın .....kiralandığının beyan edildiğini, davacı ile .....arasındaki ilişkide müvekkili şirketin herhangi bir rolü bulunmadığı gibi bu ilişkinin tarafı da olmadığını, iş bu davaya konu ilişkinin muvazaalı olduğunu ve tamamen borçtan kaçınma maksatlı düzenlendiğinin anlaşılmakta olduğunu, kendi aboneliği üzerinden üçüncü kişilerin su, elektrik, doğalgaz gibi hizmetleri kullanmasına olanak tanıyanın bunun sonuçlarına katlanması gerektiğini ve aboneliğini iptal ettirmedikçe sorumluluğunun devam edeceğini, davaya konu edilen .....nolu tesisat üzerinde yeniden abonelik tesis edilmesinin mümkün olmadığını, olması gerekenin, tesisat üzerindeki mevcut abonenin aboneliğinin iptal edilerek yeni talepte bulunanın abonelik devir talebinin usul ve yasaya uygun olması halinde aboneliğin devrinin gerçekleştirilmesi şeklinde olduğunu, müvekkili şirketin elektrik satışına ilişkin sözleşme ve sözleşmenin eki olarak kabul edilen Müşteri hizmetleri Yönetmeliğine göre elektrik satışı yapmakta olduğunu, abonelerin ise, hizmet alımı ve sözleşme gereği kullandığı elektrik enerjisi bedelini ödemekle yükümlü olduğunu, abonelik kapattırılmadan başka bir abonelik verilmesinin mümkün olmadığını, abonenin aboneliğini kapattırması ve akabinde davacının abonelik başvurunda bulunması gerektiğini, müvekkili şirketin abonelik verememe sebebinin, davacı tarafından usul ve yasaya uygun yapılan bir başvurusunun bulunmamasından kaynaklandığını, kendisinden söz konusu yerin kullanım hakkına sahip olduğunu kanıtlar nitelikteki belgelerin sunulmasının istendiğini ancak usul ve yasaya uygun bir başvuruda bulunulmadığını, yerleşik Yargıtay içtihatları kapsamında " abonelik iptal ettirilmedikçe o abonelik üzerinden tüketilen kaçak ve normal kullanım bedelinden fiili kullanıcıyla birlikte abone de müteselsilen sorumludur" ilkesi kapsamında dava dışı abone ile fiili kullanıcı kiraya veren mülk sahibinin müteselsilen sorumlu olduğunu ve iş bu sorumluluktan kaçınmak amacıyla muvazaalı kira sözleşmesi sunulmuş ise de borçtan kaçınma gayesinin korunmaması gerektiğini, müvekkili şirketin tekel konumunda olmadığını, davacı taraf davaya konu edilen faturaları ödemediğinden enerjinin verilmesi yönünde karar tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olacağını beyan ederek davanın öncelikli olarak görevsizlik ile hukuki yarar yokluğundan usulden reddi, aksi takdirde davanın esastan reddi gerektiğini savunmuştur. Taraflarca dosyaya sunulan deliller incelenmiş, .....nolu tesisat üzerindeki önceki aboneye ait tesisat cari hesap borç dökümü ile davacının abonelik tesisi istemine ilişkin başvuru evrakları celp edilerek dosya arasına kazandırılmış, davacı hakkında esnaf-tacir araştırması yapılmış, davacı ile dava dışı aboneliğin eski sahibi olduğu ifade edilen .....ile aralarında iş ve akrabalık ilişkisi olup olmadığına yönelik kolluk araştırması ve abonelik tesisi işlemine konu edilen topraktaş mah. .....Bağlar/Diyarbakır adresindeki işyerinde kimin hangi tarihten itibaren faaliyet gösterdiği hususunun araştırılmasına yönelik kolluk araştırması yaptırılarak sonuca gidilmiştir. Elde ki davaya ilişkin, mahkememizin .....tarih ve .....E......K. Sayılı ilamı ile davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilinin istinaf başvurusu yapılan istinaf incelemesi sonucu Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi .....Hukuk Dairesinin .....tarih ve .....E.-.....K.sayılı ilamı ile, mahkememiz kararının Anayasa'nın 141. ve 6100 sayılı HMK.'nun 297.maddelerine aykırılıktan kaldırılarak, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere mahkememize gönderildiği görüldü. Dava, davacı tarafından kiralanan iş yeri için yapılan elektrik aboneliği başvurusu üzerine davalı şirket tarafından yaratılan muarazanın giderilmesi ve abonelik tesisi istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının önceki abonenin borçlarından sorumlu olup olmadığı, önceki abone ile davacı arasında muvazaa ilişkisinin bulunup bulunmadığı, buradan varılacak sonuca göre davacıya elektrik aboneliği verilip verilmeyeceğine ilişkindir. Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen cevabı yazıda, davacının tacir kaydı bulunmadığı bildirilmiş ise de, Vergi Dairesinden gelen cevabı yazıda, davacının bilanço esasına göre defter tuttuğunun ve bu haliyle faaliyetinin esnaf işletme sınırının üzerinden olması nedeniyle davacının gerçek kişi tacir olduğunun ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili nispi ticari dava olduğunun anlaşılmasına göre uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin görevli olduğu kabul edilmiştir. Davacının yerleşim yerinin Diyarbakır İl sınırları içerisinde olması, davalı şirketin Ticaret Sicil kayıtlarında merkez adresinin Diyarbakır olması ve abonelik tesisine konu taşınmazın Diyarbakır İl sınırları içerisinde bulunması nedeniyle davalının yetki itirazı yerinde görülmemiş, uyuşmazlığın çözümünde mahkememizin yetkili olduğu kabul edilmiştir. Davalı tarafın husumete yönelik itirazı da mevcut ise de, yürürlükteki mevzuat gereğince abonelik tesisi başvurularına yönelik taleplerin muhattabının davalı şirket olması karşısında davalının husumete itirazı yerinde görülmemiştir. Davaya konu istemin abonelik tesisi istemine ilişkin olması ve her zaman talep edilebilecek olması nedeniyle zamanaşımı ve hak düşürücü sürelere tabi olmadığı kabul edilmiş, davalı vekilinin zamanaşımı def'i ve hak düşürücü süreye yönelik itirazı yerinde görülmemiştir. Dava tarihinde yürürlükte olan 30/05/2018 tarihli Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin ‘Perakende Satış Sözleşmesi’ başlıklı 21. ve devamı maddelerinde, perakende satış sözleşmesi başvurusu, kapsamı, sözleşmenin imzalanması, sözleşmenin taraflarının hak ve yükümlülükleri ile sözleşmenin süresi, sona ermesi düzenlenmiştir. Mezkur yönetmeliğin ‘Perakende satış sözleşmenin süresi ve sona erme’ başlıklı 24. maddesinin 5. fıkrasına göre; “Bir önceki tüketicinin perakende satış sözleşmesini sonlandırmadan veya sonlandırarak ayrılması ve farklı bir gerçek veya tüzel kişinin, aynı kullanım yeri için yeni bir perakende satış sözleşmesi ya da ikili anlaşma başvurusunda bulunması halinde görevli tedarik şirketi tarafından; a) Önceki tüketicinin ödenmemiş borçlarının bulunması halinde, söz konusu borçlar, ilgili tüketicinin güvence bedelinden düşülmek suretiyle karşılanır ve ilgili sözleşme sona erdirilir. b) Güvence bedelinin ödenmemiş borçları karşılamaması halinde, (a) bendi kapsamında işlem yapılır ve kalan borç önceki tüketiciden tahsil edilir. c) Bu Yönetmelik hükümleri uyarınca gerekli olan bilgi ve belgelerin sunulması kaydıyla, yeni başvuru sahibiyle perakende satış sözleşmesi düzenlenir.” hükmü, aynı maddenin 5. fıkrasında ise "Beşinci fıkra kapsamında, bir önceki tüketicinin perakende satış sözleşmesini sonlandırmadan kullanım yerinden ayrılması halinde, görevli tedarik şirketi, yeni başvuru sahibinden söz konusu kullanım yerinin kullanım hakkına sahip olduğunu belgelemesini ister." hükmü yer almaktadır. Elektrik abonelik sözleşmesini imzalayan ve aboneliği devam eden abone, tesisatta kullanılan elektrik bakımından elektrik dağıtım şirketine karşı sözleşme gereği sorumlu olduğu gibi, elektrik sayacının muhafazası konusunda da sorumluluğu devam eder. Buna göre, fiili kullanıcıya karşı rücu hakkı mevcut olan abonenin, sözleşmesi iptal edilmediği sürece, kullanım bedelinden dolayı fiili kullanıcı ile beraber müteselsil sorumluluğunun devam edeceği kuşkusuzdur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ve Yargıtay .....Hukuk Dairesinin istikrar kazanmış uygulamasına göre, abonelik iptal ettirilmedikçe, o abonelik üzerinden tüketilen su, elektrik ve doğalgaz gibi abonelik bedellerinden fiili kullanıcı ile birlikte abone de müteselsilen sorumludur. (Diyarbakır BAM .....HD.'nin ......-.....ilamı) Davacı taraf, kiraladığı iş yerinde kullanılmak üzere abonelik tesisi için yaptığı başvuru üzerine önceki abonenin borçlarının ödenmesinin talep edilmesinin ve abonelik tesisi isteminin reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüş, davalı taraf ise, yeni abonelik tesisi için önceki abonenin borçlarının ödenmesi gerektiğini, aboneliğe konu borçtan önceki kiraci ile taşınmaz malikinin birlikte sorumlu olduğunu, taşınmaz maliki ile davacı arasındaki kira sözleşmesinin borçtan kurtulmak amacı ile düzenlendiğini, işlemin muvazaalı olduğunu ileri sürmüştür. Muvazaa, 6098 sayılı yasanın 19. maddesinde düzenlenmiş olup, yasa metninde “ Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradelerinin esas alınacağı” belirtilmiştir. Buna göre; muvazaa nedeniyle hakları ihlal olunan ve zarar gören 3. kişiler tek taraflı veya çok taraflı hukuki işlemlerin geçersizliğini ileri sürebilecektir. Yukarıda yazılı yasal hüküm uyarınca; davalı, dava konusu abonelik üzerinden yararlandırılan elektrik hizmet bedelinin ödenmemiş olması nedeniyle alacağının bulunduğunu ve bu alacağın ödenmesini önlemek amacıyla danışıklı bir işlem ( kira akti) yapıldığını, kendisinin zararlandırılmak istendiğini savunabilecektir. .....tarihli tesisat cari hesap borç dökümüne göre; .....tesisat numarasında .....adına kayıtlı .....sözleşme numaralı elektrik aboneliğinin bulunduğu, aboneliğe konu adresin .....adresi olarak gösterildiği, aboneliğe konu ilk faturanın .....tarihinde, .....son ödeme tarihli son faturanın ise, .....tarihinde tahakkuk ettirildiği, borç tutarının 28.452,55 TL olduğu, Davacının .....tarihinde, eski iş yeri adresi .....iken .....olduğuna ilişkin Vergi Dairesine adres değişikliği bildiriminde bulunduğu, Davacı tarafından .....tarihli yazı ile, .....tesisat numarası üzerinden abonelik tesis edilmesi için davalı şirkete başvuru yaptığı, dilekçe ekinde vergi levhası, abonelik tesisi talep edilen taşınmaza ilişkin tapu kaydı ile kira sözleşmesinin sunulduğu, kira sözleşmesinin .....tarihinden itibaren başladığı, .....tarihli kolluk araştırma tutanağında; .....adresi ve çevresinde yapılan çalışmalarda, davacının .....isimli şahsı tanımadığı, iş yapmadığı, akraba olmadığı ve herhangi bir bağının bulunmadığının söylendiğine ilişkin tutanak düzenlendiği, .....tarihli kolluk araştırma tutanağına göre; .....adresindeki işyerinde .....isimli iş yerinin faaliyet gösterdiği, iş yeri sahibinin .....isimli şahıs olduğu, iş yerinin aynı ikamette yaklaşık bir buçuk yıldır faaliyet gösterdiğinin tespit edildiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından; dava dışı .....adına kayıtlı dükkan vasıflı taşınmazdaki elektrik aboneliğinin .....adına kayıtlı olduğu, adı geçenin dava konusu taşınmazdan ayrıldığı, yapılan kolluk araştırmalarından davacının dava konusu yeri işlettiği ve önceki kiracı ile arasında akrabalık veya ticari olarak herhangi bir bağının bulunmadığı, bu haliyle muvazaa iddiasının davalı tarafça ispatlanamadığı, yukarıda anılan Yönetmeliğin ilgili hükümleri gereğince aynı kullanım yerine ait önceki abonenin tüketimlerinden kaynaklanan borçların yeni abonelik tesisi talep eden davacıdan istenemeyeceği, bu hâliyle elektrik aboneliği tesisi talebinin önceki abonenin borcu nedeni ile geri çevrilemeyeceği, davacının iş yerinin fiili kullanıcısı olduğu dikkate alındığında dava açmakta hukuki yararının bulunduğu hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacı adına yeni abonelik tesisine ilişkin istemin kabulü ile davacı ile abonelik sözleşmesi yapılarak taraflar arasındaki muarazanın bu şekilde giderilmesine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM-Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davanın KABULÜNE, davacı ile davalı arasında davaya konu edilen .....adresinde kayıtlı .....tesisat nolu elektrik aboneliği üzerinden yeni abonelik sözleşmesi yapılmasına, taraflar arasındaki muarazanın bu şekilde giderilmesine, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcından, başlangıçta yatırılan 80,70 TL peşin harcın mahsubu sonucu bakiye kalan 534,70 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 80,70 TL başvuru harcı ve 80,70 TL peşin harcın toplamı olan 161,40 TL'nın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından istinaf mahkemesinin kaldırma kararından önce yapılan sarfedilen 42,29 TL yargılama gideri ile istinaf mahkemesinin kaldırma kararından sonra sarfedilen 133,79 TL tebligat ve posta masrafı ibaret yargılama gideri olmak üzere toplamda 176,08 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 7-Davacı tarafından yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip Hakim

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/261, K. 2025/359, T. 26.03.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-261-e-2025-359-k-32b6ba5c34a4