İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/258 E. 2025/997 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/258
Karar No
2025/997
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/258 Esas KARAR NO : 2025/997

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/03/2025 KARAR TARİHİ : 23/09/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 25/09/2025

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının hazır beton üretim tesisi sahibi olup, davalıların ortağı oldukları "..... Mak. İnş. Yapı San. Tic. Ltd. Şti. - ..... İnş. Elek. Teks. San. Tic. Ltd. Şti. İş Ortaklığı" na beton sattığını, bu beton satışlarından kaynaklı olarak cari hesapta toplam 243.940,00 TL alacaklı olduğunu . Bu alacağın 200.000,00 TL'si için, iş ortaklığı tarafından davacıya çek verildiğini, Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyasında, 08.11.2024 tarihinde verilen kararda, "iş ortaklığı adına konkordato davası açılamayacağı" belirtilerek ....... Şirketi yönünden davanın reddine karar verildiğini, bu karar sonrasında, ....... Şirketi tarafından, İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas dosyası ile konkordato talebinde bulunduğunu, Mahkeme tarafından dava reddedildiğini, bu ret kararının kesinleşmesi sonrasında, bu defa ....... Şirketi, Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas dosyası ile tekrar konkordato davası açmış, açılan bu dava Bakırköy ..... ATM'nin ..... Esas dosyasında birleştirildiğini, Mahkeme tarafından, açılan bu dava önce tefrik edildiği akabinde reddedildiğini, son olarak, Bakırköy ..... ATM'nin .... Esas dosyasına açılan asıl dava da reddedildiğini, zira konkordato komiserleri tarafından, .... Şirketi dahi olmak üzere davacıların yükümlülüklerini yerine getirmediği belirtildiğini. ....... Şirketi yönünden de davanın reddine ve tedbirlerin kaldırılmasına karar verildikten sonra, iş ortaklığının ortağı ....... Makina Şirketi'ne karşı Silivri İcra Müdürlüğü'nün ..... Esas dosyası ile icra takibi başlatıldığını, yetkiye ve borca itiraz edilmesi üzerine bu takip de durdurulduğunu . Kesin yetki kuralı olmasına karşın, kötüniyetli olarak takibe itiraz edildiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Haksız ve de hukuka aykırı olarak açılan davanın reddi gerektiğini, borca mesnet evraklar dosyada mevcut olmadığını, tebliğ olunan bir fatura da bulunmadığını, davacı taraftan firma dava konusu tutarında mal veya hizmet almadığını, davalının davacıya borcu bulunmadığını, talep olunan tüm alacak kalemlerine itiraz edip kabul etmediklerini savunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava; Taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı alacak talebine ilişkindir. Mahkememizce Yapılan İşlemler ve Toplanan Deliller: 1-Mahkememizce tensip zaptı hazırlanmış ve taraflara duruşma gününü bildirir meşruhatlı davetiye usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. 2-Mahkememizce: a-Bakırköy ...... Asliye Ticaret Mahkemesine, b- İstanbul ...... İcra Hukuk Mahkemesine, c-Tarafların bağlı bulunduğu Vergi Dairelerine müzekkereler yazılmıştır. 3- Mahkememizce SMM bilirkişiden alınan bilirkişi raporunda özetle; ''Davacı, 2023 ve 2024 ilgili dönemlerde E- deftere tabi oldukları beratlarına ilişkin zaman damgalarının süresi içinde beyan edildiği tespit edilmiştir. VUK ve TTK ilgili maddeleri gereği kesin delil vasfı taşıdığı, Davacı ile davalı-ortaklık için konkordato 15/06/2024 tarihli (KONKORDATO ÖN PROJESİ) rapor tarihine göre bakiyenin 60.040,00 TL olduğu ve tarafların birbiri ile eşleştiği tespit edildiği, 15/06/2024 tarihli KONKORDATO ÖN PROJESİ sonrası da ticari ilişkinin devam ettiği “GİB Karşılaştırmalı Alış-Satış Analizi -2024 faturalarının tespiti , sevk irsaliye ekinde beton uygunluk belgesi” lirinden tespiti ile, Davacı Muavin defter kayıtlarına göre (D105775 hesapta takip edildiği) , 43.940,00 TL lik bakiye alacağının tespit edildiği ; (02.07.2024 tarihli ..... - 30.780,00 TL lik fatura ve ..... 73.200,00 TL lik faturalardan kaynaklı olduğu) cari hesap kalan bakiye toplam da 43.940,00 TL alacaklı olduğu, Davacının 43.940,00 TL asıl alacaklı olduğu ve bu tutarın 08/08/2024 tarihinde şüpheli alacak hesabına kayıt edildiği, 17/02/2025 tarihinde arabuluculuk sürecinin başlama süresi olduğu ve görüşme de talebin 12.000,00 TL olduğu müteakip teki kanun ve değişen oranlı avans faizi ile hesaplama sonucun da 11.870,12 TL olarak hesap edildiği,'' şeklinde tespit ve sonuçlarını mahkememize bildirmiştir. 4-Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi ve Kararın Hukuki Gerekçeleri: Davacı Mahkememiz nezdinde açmış olduğu dava ile davalıların ortak olarak bulundukları iş ortaklığına çimento satış ve teslimi gerçekleştirdiğini, yapılan kısmi ödemeler sonrasında 243.940,00 TL alacaklı olduğunu, bu alacağın 200.000,00 TL'si için çek verildiğini ancak kalan kısmın ödenmediğini, çek için icra takibi başlatıldığını, kalan 43.940,00-TL'lik kısım için ise herhangi bir teminat veya kambiyo senedi verilmediğini bu sebeple işbu davanın açıldığını, davalı şirketlerin ve davalı şirketlerin iş ortaklığının Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... Esas sayılı dosyasında konkordato başvurusunda bulunduklarını ancak konkordato taleplerinin reddedildiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ise verdikleri cevap dilekçesinde borcunun olmadığını, fatura tebliğ edilmediğini, bu miktarda davacıdan mal veya hizmet almadıklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup; davacı ve davalı şirketlerin iş ortaklığı arasında yazılı hazır beton sözleşmesi imzalandığı, davacının ticari defter ve kayıtları incelendiğinde davacıya ait ticari defterlerin yasal süresi içerisinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu tespit edilmiştir. Davacının ticari defter kayıtlarına göre davalı şirketlerin verdikleri 200.000,00-TL'lik çek sonrasında icra takibi neticesinde yapılan tahsilatlar cari hesaptan düşüldükten sonra 43.940,00-TL davalı şirketlerden alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafından sunulan cari hesap kayıtlarına göre davalıların 200.000,00-TL'lik kısmi çek ödemesi öncesindeki faturalardan kaynaklı olarak 43.940,00-TL alacağının bulunduğu tespit edilmiş olup, ilgili faturalar incelendiğinde faturaların e-fatura niteliğinde olduğu, e-faturanın niteliği gereği sistem üzerinden kendiliğinden davalılara tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı Kanun'un 21. Maddesinin 2. Fıkrası şu şekildedir: "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." Bu kapsamda davacı tarafından davalılara kesilen faturalara davalılar tarafından 6102 sayılı Kanun'un 21. Maddesinin 2. Fıkrası gereğince yasal süresi içerisinde itiraz edilmediği gibi faturaların BA formu ile vergi dairesine bildirildiği, bu suretle faturaların içeriğinin davacı lehine kesinleştiği sabittir. Mahkememizce vergi dairesi kayıtları, BA BS formları ve karşılaştırmalı alış satış analizleri de celp edilmiş olup, bilirkişi yaptığı inceleme neticesinde taraflar arasındaki cari hesaba konu 2024 yılındaki 15 ayrı faturanın taraflarca vergi dairesine bildirildiğini de tespit etmiştir. Ayrıca bilirkişi tarafından davacının sunduğu sevk irsaliyeleri ve davalılara satışı yapılan betonlar için uygunluk test belgelerinin de fatura bilgileri ile örtüştüğü ve eşleştiği tespit edilmiştir. Bilindiği üzere fatura kesilmiş olması tek başına alacağı ispat etmemekte olup, alacaklının faturaya konu satış sözleşmesindeki malı teslim ettiğini de ispat etmesi gerekmektedir. Buna karşılık alacaklı satıcı tarafından kesilen faturaların davalı borçlu tarafından vergi dairesine BA formu ile bildirilmesi halinde faturaya konu malın teslim edildiği dolayısıyla faturanın içeriğinin kesinleştiği bu suretle alacaklı lehine karine teşkil etmekte olup, bu durumda aksini ispat yükü davalı - borçluya geçmektedir. Nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ..... Hukuk Dairesi ..... E., ..... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "Dosya kapsamına göre davacı tarafça takip dayanağı yapılan faturanın davalı iş sahibi tarafından muhasebesel işlem olarak BA/BS formu ile kullandığı anlaşılmakla , Yargıtay'ca taraflarca düzenlenen BA/BS formları ve Vergi Dairesine yapılan bildirimlerin fatura konu malın teslim edildiğine, işin yapıldığına ilişkin karine oluşturduğu ,bu durumda bunun aksinin ispat edilmesi gerektiği kabul edildiğinden, davalının da bu yönde ispatı bulunmadığından mahkemece davacı tarafından işin yapılıp teslim edildiği kabul edilerek ödendiği usulen kanıtlanamayan bakiye iş bedeline hükmedilmesinde usul yasa ve dosya kapsamına aykırı bir durum olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir." Yargıtay ..... Hukuk Dairesi ise .... E., ..... K. Sayılı kararında aynı yönde şu değerlendirmeleri yapmıştır: "İstinaf Mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, takip dayanağının, toplamı KDV hariç 270.002,16 TL, KDV dahil 318.602,55 TL olan iki faturanın olduğu, davacının usulüne uygun tutulan ticari defterlerine kayıtlı oldukları, davalının ticari defterlerinde ise yer almadıkları, ancak davalıların oluşturduğu iş ortaklığı Vergi Dairesine verdiği 2018/4 dönemine ait BA formu ile davacı ..... 'dan iki belgeye dayalı olarak KDV hariç 270.002,00 TL'lik mal ve hizmet aldığı, faturaların adedi ve tutarlarının toplamının beyan edilen miktarla örtüştüğü, davalı tarafın resmi bir kuruma dava konusu malları teslim aldığına yönelik beyanı kendisini bağladığı, dava tarihinden sonra 2018/4 dönemi BA formuna yönelik düzeltme beyanı verilmesinin de sonuca etkisinin olmadığı, bu durumda faturaya konu malların teslim edilmiş olduğu ve davalı tarafından ödeme belgesininde sunulmadığı, ayrıca faturadan kaynaklanan alacağın likit ve bilinebilir mahiyette olması nedeniyle mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesinde yasaya aykırı herhangi bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. Karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir." Bu bağlamda davaya konu somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafından davalıya kesilen davaya konu alacağın kaynaklandığı faturaların taraflarca karşılıklı olarak vergi dairesine bildirildiğinin bilirkişi incelemesi neticesinde tespit edildiği, davacı tarafından davalılara kesilen alacağa konu faturaların e-fatura niteliğinde olduğu ve sistem üzerinden davalılara tebliğ edildiği, buna karşılık davalılar tarafından faturalara yönelik olarak 6102 sayılı Kanun'un 21/2. Maddesine göre yasal süresi içerisinde itiraz ve iade edilmediği, bu suretle fatura içeriklerinin ve alacağın davacı lehine kesinleştiği, yine davalılar tarafından BA formu ile faturaların vergi dairesine bildirilmiş olması gözetildiğinde malların teslim edildiğinin ve alacağın miktarının davacı lehine kesinleştiğinin karine kabul edilmesi gerektiği ve davacının alacağını ispatladığı değerlendirilmiştir. Mahkememizce alınan bilirkişi raporu incelendiğinde; takip tarihi itibariyle davacının ticari defter ve kayıtlarına göre davalı iş ortaklığındaki şirketin davacıya 43.940,00-TL borçlu olduğu anlaşılmaktadır. Davalı şirketlerin ve davalı şirketlerin iş ortaklığının konkordato talebinde bulunduğu Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyası Mahkememizce işbu dosya arasına celp edilerek incelenmiş olup, davalı şirketler tarafından sunulan konkordato projesinde iş ortaklığının davacıya olan borcunun davalı şirketler tarafından ticari defter ve kayıtlarına uygun olarak gösterildiği, davacının işbu davaya konu ettiği alacağının bizzat davalı şirketler ve iş ortaklığı tarafından Bakırköy ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyası sunulan 09.07.2024 tarihli konkordato projesinde davalıların kayıtlarına işlenerek kabul edildiği ve Mahkemeye sunduğu tespiti karşısında davalıların iddiasının aksine davacı tarafından kesilen faturaların davalıların ve davalı şirketlerin iş ortaklığının kayıtlarına işlenerek kabul edilmesi ve konkordato projesinde davacıya olan borçları kapsamında ticari defter ve kayıtları içerisinde gösterilmesi karşısında davalıların aksi yöndeki itirazlarına itibar edilmemiştir. Nitekim Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dosyasında davalı şirketlerin ve iş ortaklığının ticari defter ve kayıtları komiser heyetinde bulunan SMM tarafından incelenmiş ve ilgili defterlerin açılış ve kapanış onaylarının süresi içerisinde alınmış olduğu, bizzat davalılar tarafından sunulan konkordato projesindeki davalı şirketlerden alacaklılar listesinin ve miktarlarının davalıların kayıtları ile uyuştuğunun konkordato komiser heyeti raporlarında tespit edildiği anlaşılmaktadır. Yukarıda detaylıca açıklanan gerekçeler kapsamında; davacının davaya konu faturalardan kaynaklı olarak alacağını ispatladığı, davalılar tarafından ise davacıya borçlu olunmadığının ispatlanamadığı anlaşılmakla davacının davasının kabulü ile 43.940,00-TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek 3095 sayılı Kanun'un 2/2. Maddesine göre hesaplanacak faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davanın KABULÜNE, -Buna göre; 43.940,00 TL alacağın dava tarihi olan 18.03.2025 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 3.002,00-TL harçtan peşin alınan 750,39-TL harcın mahsubu ile noksan kalan 2.251,15-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 4.700,00-TL arabulucuk ücretinin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

4-Davacı tarafça yatırılan 750,39-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.365,79-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafça yapılan 8.205,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 23/09/2025

Katip ......

Hakim .....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/258, K. 2025/997, T. 23.09.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-258-e-2025-997-k-dd6304df0baf