İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/25 E. 2026/214 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/25
Karar No
2026/214
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/25 Esas - 2026/214 T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/25 Esas KARAR NO : 2026/214

HAKİM : ... KATİP : ...

DAVACI : ... VEKİLLERİ : ...

DAVALI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... VEKİLİ : ...

DAVA : Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 02/12/2024 KARAR TARİHİ : 07/04/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 07/05/2026

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Kaza Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı tarafın dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar: Davacı vekili, müvekkiline ait ... plakalı aracın, davalı sürücü ...'ın kavşakta geçiş hakkına uymaksızın hatalı şekilde şeride girmesi sonucu meydana gelen trafik kazasında hasar gördüğünü, kaza nedeniyle araçta değer kaybı oluştuğunu, hasar bedeli olarak 20.000,00 TL ödeme yapıldığını ancak değer kaybı zararın tazmini amacıyla davalı sigorta şirketine başvuru yapılmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığı, ayrıca dava şartı arabuluculuk sürecinin de olumsuz sonuçlandığını beyan etmiştir. Davacı taraf, kazanın davalı sürücünün kusuruyla meydana geldiğini, araç maliki olan ...’nin Karayolları Trafik Kanunu gereğince, davalı sürücünün ise haksız fiil sorumluluğu kapsamında, ... ise poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğunu ileri sürerek araç değer kaybının müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar: Dava yönünden yetkili mahkemenin ... olduğunu, şirket merkezinin İstanbul’da bulunduğunu ifade etmiştir. Esasa ilişkin olarak, müvekkilinin uzun süreli araç kiralama faaliyeti yürüttüğünü, kazaya karışan aracın kaza tarihi itibariyle ...’ne kiralandığını, bu nedenle Karayolları Trafik Kanunu m.3 uyarınca müvekkilinin işleten sıfatı bulunmadığını ve araçtan doğan zararlardan sorumlu tutulamayacağını beyan etmiştir. Uzun süreli kiralama sözleşmesi hükümleri ve yerleşik Yargıtay içtihatları doğrultusunda işleten sıfatının kiracıda olduğunu, bu nedenle müvekkil aleyhine yöneltilen davanın husumet yönünden reddi gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca kusura ilişkin beyanları kabul etmediklerini bildirmiştir. Son olarak, davacı aracının daha önce hasar geçmişi bulunup bulunmadığının araştırılmasını talep etmiş, varsa önceki kazaların değer kaybı iddiasına etkili olacağını ve bu nedenle tramer kayıtlarının celbini istemiştir. Davacı tarafın araçta oluştuğunu ileri sürdüğü değer kaybı talebinin reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ...'ın cevap dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar:Davalı vekili, davacı tarafından müvekkili ... yönünden arabuluculuk başvurusunda bulunulmadığını, bu nedenle dava şartı yokluğu bulunduğunu, Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereği davanın usulden reddi gerektiğini beyan etmiştir. Ayrıca, müvekkilin aracı kiracı sıfatıyla kullandığını, bu nedenle husumetin kendisine yöneltilemeyeceğini, araçta mevcut zorunlu mali sorumluluk sigortası nedeniyle sadece ... dava yöneltilmesi gerekirken kötü niyetle müvekkilin de davaya dahil edildiğini ifade etmiştir. Esasa ilişkin olarak ise; kazanın tam kusurlu olarak müvekkil tarafından meydana getirildiği iddiasını kabul etmediklerini, kaza tespit tutanağında böyle bir beyan bulunmadığını beyan etmiştir. Ayrıca, dava konusu değer kaybının sigorta şirketi tarafından 20.000 TL olarak karşılandığını, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir. ... ve ... plakalı araçların malik bilgilerinin UYAP entegrasyon üzerinden çıkarılarak dosya arasına celp edildiği anlaşılmıştır. Davalı ... tarafından ... plaka sayılı aracın 22.05.2024 tarihinde karıştığı trafik kazasına ilişkin; ZMMS poliçesinin, hasar dosyasının, hasar dosyasına ait Aktüerya raporunun, trafik kazası nedeniyle ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin bilgi ve dayanak belgelerinin, davacı tarafça başvuru olup olmadığına ilişkink bilgi ve belgelerin ve verilen yanıtların mahkememizin iş bu dava dosyası arasına ibraz edildiği anlaşılmıştır. Davaya konu 22.05.2024 tarihli kaza nedeniyle davalı ... başvuru ve buna yönelik tebliğ şerhlerinin davacı vekilince dosyaya ibraz edildiği görülmüştür. ... tarafından, davacı adına kayıtlı ... plaka sayılı aracın karıştığı tüm kazaların ve anılan aracın pert total işlemine ait bilgi ve belgelerin mahkememiz dosyası arasına ibraz edildiği anlaşılmıştır. Dava konusu kazaya ilişkin olarak eksper raporunun, aracın tamir gördüğü yer adresinin, kaza anında aracın kilometre bilgisinin davacı vekilince dosyaya ibraz edildiği anlaşılmıştır. Tüm dosya ve kapsamına göre; Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı tazminat isteminden ibarettir. Taraflar arasındaki anlaşmazlık: 22.05.2024 tarihinde meydana gelen kazadan dolayı kazaya karışan araçların kusur oranlarının ne olduğu, ... plakalı araçta değer kaybının oluşup oluşmadığı, var ise değer kaybı bedelinin davalılardan talep edilip edilemeyeceği, uzun süreli kira sözleşmesinin var olup olmadığı, işleten ve sorumluluk sıfatlarının olup olmadığı hususlarındadır. Davaya konu kaza;22.05.2024 tarihinde ... üzerinde ... plakalı aracın kavşağa girmesi, ... plakalı aracın şeridini daraltması ve kavşakta geçmeye çalışan ... plakalı araca çarpması şeklinde gerçekleştiği tespit edilmiştir. Davalı ... 'a karşı açılan davada dava konusu uyuşmazlıkla ilgili zorunlu arabuluculuk sürecinin işletilmesinin gerekmediği anlaşılmakla arabuluculuk dava şartı itirazının yerinde olmadığı tespit edilmiştir. Kaza tespit tutanağı incelenmiş olup kazanın meydana geldiği yerin ve zarar gören davacının yerleşim yerinin mahkememiz yetki çevresinde olması dikkate alınarak HMK'nın 16 maddesi uyarınca yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir. 6098 sayılı TBK'nın 49/1. maddesinde, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlü olduğu belirtilmiştir. Yine aynı Yasanın 50/1. Maddesinde Zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olduğu düzenlenmiştir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesinde araç işletenin sorumluluğu, 90 ve devamı maddelerde ise zorunlu trafik sigortacısının sorumluluğu düzenlenmiştir. Buna göre bir motorlu taşıtın işletilmesinden dolayı ortaya çıkacak zararlardan dolayı işleten aynı zamanda sürücü değil ise sürücü ile birlikte müteselsil sorumlulukları bulunmaktadır. Sigorta şirketinin sorumluluğu ise kazadan dolayı poliçe ve teminat miktarı bakımından muteberdir. ...'nin 17.07.2020 Tarih, Esas 2019/40, Karar 2020/40 Sayılı Kararı ile; a) Karayolları Trafik Kanun’un 90. Maddesinin Birinci Cümlesinin “...bu Kanun ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir.” Bölümünde Yer Alan “...ve bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda…” İbaresi ile İkinci Cümlesinde Yer Alan “...ve genel şartlarda...” İbaresinin Anayasaya aykırı olduğundan oy çokluğu ile iptallerine karar vermiştir. Anayasa Mahkemesi'nin bu maddelerdeki “Genel Şartlar” ibarelerini iptal etmesi sonucu değer kaybı tazminatı öncelikle Karayolları Trafik Kanununun hükümlerinin, bu kanunda düzenlenmeyen hususlarda ise Türk Borçlar Kanununun haksız fiile ilişkin hükümlerinin usul ve esasları çerçevesinde belirlenecektir. Bu kanunlarda açıkça düzenlenmiş hususlarda genel şartlar ile kanunun kapsamını daraltan yada genişleten hükümleri uygulanmayacaktır. Genel Şartlar TTK’nın 1425 ve Sigortacılık Kanunu 11 ve KTK’nın 95. maddelerinin verdiği yetkiye dayanılarak idarece çıkarıldığı için, KTK ve TBK’nın haksız fiile ilişkin hükümlerinde genel olarak temel unsurları belirlenmiş hususlarda bu temel unsurlara aykırı olmamak şartı ile genel şartların hükümleri uygulanacaktır. Anayasa mahkemesinin iptal kararı derdest olan eldeki davada da uygulanması gerekmektedir. Bu durumda; değer kaybının ZMMS Genel Şartlarına göre hesaplanmasının yasal dayanağı kalmamış olup, gerçek zarar ilkesi gereğince değer kaybının, kaza tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre, aracın kazadan önceki değeri ile onarım sonrası değeri arasındaki farka göre belirlenmesi gerekir. (... 2021/1231 esas- 2022/757 karar,benzer yönde ...'nin 2016/16876 E - 2017/12161 K sayılı, 27/12/2017 tarihli ve 2015/5301 E - 2017/11098 K sayılı, 28/11/2017 tarihli, ... 2016/17525 esas- 2017/9448 kararları). Haksız fiil sorumluluğu içerisinde yer alan değer kaybı zararları tarafların kusur oranlarına göre belirlenecek olup makine mühendisi bilirkişi tarafından kusur oranının ve zarar miktarının doğru bir şekilde tespiti gerekir. Tarafların iddia ve savunmaları ile temin edilen deliller kapsamında yürütülen yargılama neticesinde meydana gelen kazada tarafların kusurları yönünden değerlendirme yapılmıştır. Dava konusu hakkında rapor tanzim etmek üzere dosya trafik alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiştir. Bilirkişi ... 25.11.2025 tarihli raporunda kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsü ... bu kazada kusur oranının %100 olduğu kusurlu olduğu, herhangi bir kusurunun olmadığını mütalaa etmiştir. Somut olayda; Meydana gelen kazada ... plakalı araç sürücüsünün yol ver tabelasına rağmen hareketine devam ederek KTK'nın 47. Maddesini, kavşaklara yaklaşırken hızını yavaşlatmamasından dolayı KTK'nın 52. Maddesini, kavşaklarda geçiş hakkında riayet etmediğinden ve şeride tecavüz ettiğinden KTK'nın 54, 84. maddelerini ihlal ettiğinden %100 oranında kusurlu olduğu sonucuna varılmıştır. Davacının ise kural ihlali yapmadığı anlaşılmakla meydana gelen kazada kusurunun olmadığı sonucuna varılmıştır. Kusurun değerlendirilmesine yönelik 25.11.2025 tarihli bilirkişi raporundaki değerlendirmelerin mahkememizce uygun olduğu sonucuna varılmıştır. Davacı dava dilekçesinde değer kaybı bedeli talebinde bulunmuştur. Kaza nedeniyle ... plakalı aracın sol kısımlarından hasar aldığı, kaza öncesi piyasa rayiç değerinin 750.000,00 TL olduğu, onarılmış rayiç değerinin 705.000,00 TL olduğu, 45.000,00 TL değer kaybının oluştuğu tespit edilmiştir. ...'nin 17.07.2020 Tarih, Esas 2019/40, Karar 2020/40 Sayılı Kararı ile uyumlu bir şekilde hesaplama yapıldığından 25.11.2025 tarihli bilirkişi raporundaki değer kaybına ilişkin değerlendirmelere itibar edilmiş, aksi yönde yapılan itirazlar yerinde görülmemiştir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanununun 85. maddesinde araç işletenin sorumluluğu, 90 ve devamı maddeleri kapsamında davalı sigorta şirketi ve araç sürücüsü ... açılan davadan sorumludur. ... plakalı aracın maliki olan davalı ...'nin vekili müvekkil şirketin araç işleten sıfatına haiz olmadığını belirterek husumet itirazında bulunmuştur. Davalı ... vekilince sunulan kira sözleşmesi incelenmiş olup sözleşmenin 23.05.2014 tarihinde imzalandığı, sonrasında uzatıldığı, kaza tarihini de kapsadığı, kiralayanın ... Olduğu, söz konusu kiralamanın uzun dönem kiralama sözleşmesi olduğu anlaşılmıştır. ...'nin araç üzerinde fiili hakimiyetin kalmadığı ve işleten sıfatının bulunmadığı, meydana gelen zarardan sorumlu tutulamayacağı anlaşılmıştır. Bu nedenle ...'ye karşı açılan davanın pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. Sonuç olarak, davacının davalılardan tahsilini istediği değer kaybı bedeli talebinin ... ve ... yönünden kabulüne; ...' yönünden ise pasif husumet nedeniyle reddine karar verilmiştir. Olay haksız fiil olup kabul edilen tutar Davalı ... yönünden kaza tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketi yönünden ise temerrüt tarihi (davacının davalı sigorta şirketine 20.09.2024 tarihinde başvurduğu tespit edilmekle ve bu tarihten 8 iş günü sayılarak) olan 03.10.2024 tarihinden itibaren faiz işletilmiştir. Davacı tarafından eldeki dava ... plakalı aracın kayıtlı maliki, sürücüsü ve sigortacısına karşı açılmış, yargılama sırasında davalı ... tarafından aracın uzun süreli kiralandığı ileri sürülmüştür. Yargılama sırasında aracın kiralandığının ileri sürülmüş olup bu durum davacı tarafından başlangıçta kolayca bilinebilecek bir durum değildir. Dosya arasında uzun dönem kira sözleşmesi temin edilmiş sonrasında dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. Davacı vekili yargılama sırasında kira sözleşmesinden haberdar olmasına rağmen talep artırım dilekçesiyle talebini ... ve diğer davalılara karşı artırmıştır. Talep artırım dilekçesiyle ...'ye karşı da talebin artırılması sonrası davacı vekilinin kabul edilebilir bir yanılgıya düştüğü kanısına varılamamıştır. Bu nedenle ... lehine vekalet ücreti takdir edilmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Hüküm: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı ...'ye karşı açılan davanın pasif husumet dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, 2-Davalılar ... ve ... yönünden davanın KABULÜ ile, -45.000,00 -TL değer kaybı tazminatının davalı ... yönünden kaza tarihi olan 22.05.2024 tarihinden itibaren, davalı ... yönünden temerrüt tarihi olan 03.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve davalı ...'nin poliçede belirtilen limitle sınırlı sorumlu olmak üzere davalılar ... ve ...'den tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 3.073,95 -TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.025,32 -TL harç (peşin ve tamamlama harcı) düşüldükten sonra eksik kalan 2.048,63 -TL harcın davalılar ... ve ...'den alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (madde-13 Üçüncü Kısım) göre hesaplanan 45.000,00 -TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00 -TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'ye verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan; 427,60 -TL Başvuru Harcı, 427,60 -TL Peşin/nisbi Harcı, 597,72 -TL Tamamlama Harcı, 8.000,00 -TL Bilirkişi ücreti, 2.715,00 Tebligat, Posta, ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 12.167,92 TL'nin davalılar ... ve ...'den alınarak davacıya verilmesine, , 6-Arabuluculuk dosyasında Bakanlık bütçesinden karşılanan 3.600,00 -TL ücretin davalı ...'den alınarak Hazineye gelir kaydına, 7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde, karar tebliğ masrafı düşürüldükten sonra yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin (e-duruşma vasıtasıyla) ve davalı vekilinin (e-duruşma vasıtasıyla) yüzünde, diğer davalıların yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 07/04/2026

Katip ... e-imza

Hakim ... e-imza

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/25, K. 2026/214, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-25-e-2026-214-k-8bda70615e8b