İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/246 E. 2026/305 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/246
- Karar No
- 2026/305
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/246 Esas KARAR NO : 2026/305
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/04/2025 KARAR TARİHİ : 14/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalı yana “5 adet antrasit gri rötuş kalemi, 2 adet ... rötuş kalemi, 3 adet altınmeşe tam örtücü rötuş kalemi, 1 adet dark red rötuş kalemi, 1 adet tam örtücü rötuş kalemi, 1 adet manument oak tam örtücü rötuş kalemi” satışı gerçekleştirdiğini, davalı şirketin müvekkili şirkete 30.03.2023 düzenleme tarihli 184,00-TL miktarlı, 13.06.2023 tarihli 3.160,94-TL miktarlı, işlemiş faiz olmak üzere 2 adet faturadan toplamda 5.706,35-TL alacağı bulunduğunu, satın alınmış ürünlerin teslimi hususunun her türlü delille ispatının mümkün olduğunu, e-faturalara süresinde itiraz edilmediğini, TTK 1530/3 maddesi gereğince müvekkili şirketin işlemiş faizlere hak kazandığını, alacağın likit olduğunu, arabuluculuk görüşmelerinin anlaşamama olarak sonuçlandığını, alacağın tahsili amacıyla başlatılan ... 35.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibine yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına ve takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacak üzerinden %20'den aşağı olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı ve bu suretle iddiaların inkarı cihetine gidildiği anlaşılmıştır. Toplanan Deliller: ... 35. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtları, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davalı şirketin 2023 yılına ait karşılaştırmalı alış-satış analizi, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden davacı şirketin 2023 yılı Şubat, Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz aylarına ait karşılaştırmalı analiz formu, Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 09.12.2025 tarihli bilirkişi raporu, ayrı ayrı celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe: Dava, ticari satım nedeniyle düzenlenen 30/03/2023 tarihli 184,00-TL bedelli ve 13/06/2023 tarihli 3.160,94-TL bedelli iki adet fatura alacağının ve ferilerinin tahsili amacıyla yürütülen ... 35.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası; 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan maddeye göre, bu davanın açılabilmesi için: 1-İlamsız takip yapılmış olması, 2-Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, 3-Alacaklının, itirazın kaldırılması için İcra mahkemesine başvurmaması, 4-İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının 1 yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının bir arada gerçekleşmesi gerekir. Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran, itirazla duran takibin devamınını amaçlayan bir dava olup yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Somut olayda, .. 35.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı takip dosyasının tetkikinde; alacaklı davacı tarafından borçlusu davalı aleyhine, 18.02.2025 tarihinde, 3.160,94-TL fatura bedeli, 184,00-TL fatura bedeli, 134,04-TL işlemiş faiz ve 2.227,37-TL işlemiş faiz toplamı olan 5.706,35-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığı, takip dayanağının "30.04.2023 fatura düzenlenme tarihli, 30.04.2023 faiz başlangıç tarihli 184,00-TL bedelli fatura ile 13.07.2023 fatura düzenlenme tarihli 13.07.2023 faiz başlangıç tarihli 3.160,94-TL bedelli iki adet fatura" şeklinde gösterildiği, ödeme emrinin borçluya 26.02.2025 tarihinde tebliği üzerine yasal süresinde olan 04.03.2025 tarihli itiraz ile takibin durduğu, davalı tarafından borca, fer'ilerine itiraz edildiği, itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği, öyleyse eldeki itirazın iptali davasının yasal bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde olan 09.04.2025 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. Ticari defterlerin delil olmasına ilişkin düzenleme HMK 222.maddede yer almaktadır. Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m.222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m.222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Tarafların ticari defter ve kayıtları incelenerek, incelenen ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal sürede yapılıp yapılmadığı, sahibi lehine delil teşkil edip etmediği, dava dilekçesinde sözü edilen ticari satım nedeniyle düzenlenen 30.03.2023 tarihli 184,00-TL bedelli ve 13.06.2023 tarihli 3.160,94-TL bedelli iki adet faturanın davacı ve davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, faturaların davalı tarafa tebliğine ve bu faturalara konu malların teslim edildiğine ve davacının ücrete hak kazandığına dair kaydın bulunup bulunmadığı, takip tarihi olan 18.02.2025 günü itibariyle davacı şirketin davalı şirketten faturalara dayalı alacaklı bulunup bulunmadığı, varsa miktarının ne olduğu, alacak tutarının davalı tarafından davacıya kısmen veya tamamen ödenip ödenmediği, bakiye alacak bulunup bulunmadığı, davalının takipten önce temerrüde düşürülüp düşürülmediği, bu açıdan işlemiş faiz talebinin yerinde olup olmadığı gibi hususlarda bilirkişi incelemesi yapılması amacıyla dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdine karar verildiği, düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından düzenlenen e-faturaların usulüne uygun olarak oluşturulduğu, e-fatura niteliği gereği elektronik sistemde davalı şirket nezdinde tebliğ edilmiş sayıldığı, faturalar üzerinde “irsaliye yerine geçer” ibaresinin yer aldığı, davalı şirket tarafından süresi içinde herhangi bir itirazın yapılmadığı, cari hesap ekstresi incelendiğinde yalnızca 27.04.2023 tarihinde 184,00-TL ödemenin yapıldığı, buna karşılık diğer iki faturaya ilişkin herhangi bir tahsilatın gerçekleşmediği, böylece cari hesap bakiyesinin 3.370,94-TL olduğu, dava konusu fatura bedellerinin mevzuattaki bildirim hadlerinin altında kaldığından BA/BS bildirimine rastlanmadığı, davacı taraf defterlerinin lehine delil niteliğini haiz olduğu, davalı şirketin, mahkeme ara kararı ile verilen kesin süreye ve yapılan ihtarata rağmen ticari defter ve belgelerini ibraz etmediği, fatura üzerinde bağımsız bir vade ibaresinin bulunmadığı, davalıya icra takibi öncesinde gönderilmiş temerrüdü ispatlayıcı nitelikte bir ihtarname veya ödeme çağrısı sunulmadığı için faiz talebinin yerinde olmadığı, görüş ve kanaatinin bildirildiği, raporun dosya kapsamındaki delillerle uyumlu olup denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, rapora itibar edilmemesini gerektirir sebep bulunmadığı değerlendirilmiştir. Taraf iddia ve savunmalarına, davacı tarafın ticari defter ve kayıtlarına, fatura içeriklerine ve fatura tutarlarının BA/BS formları hadleri altında kalmasına, bilirkişi raporu içeriğine göre, dava konusu edilen iki adet faturaya davalı tarafından itiraz edilmediği gibi davalı tarafından kesin süre içerisinde gerekli ihtaratlar yapılmasına karşın ticari defter ve kayıtların ibraz edilmediği, davacı tarafından sunulan ticari defter ve kayıtların lehine delil niteliğini haiz olduğu, davalı tarafın ibrazdan kaçınmasının aleyhine sonuç doğuracağı, öyleyse davacı tarafından usulüne uygun tutulan defterlerde yapılan inceleme gereği davacı tarafın dava ve icra takibine konu edilen iki adet faturadan kaynaklı asıl alacak tutarı kadar alacaklı olduğu, ancak muacceliyet ile temerrüdün aynı kavramlar olmadığı, davalı tarafın temerrüde düşürüldüğüne dair delil sunulmadığından işlemiş faiz talebinin reddi gerektiği değerlendirilmiştir. Tüm bunlarla birlikte takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeye borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir (Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, ... Esas,...Karar; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 07.06.2006 tarih ... Esas, ... Karar sayılı kararı). Davacının talebine konu olan likit (belirlenebilir) olup faturalara dayandığından asıl alacak taleplerinin ve icra inkar tazminatı talebinin kabulüne, işlemiş faiz talebinin reddine ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: İzah olunan gerekçelerle, Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1-Davacı tarafından davalı aleyhine yürütülen ... 35.İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 30/03/2023 tarihli 184,00-TL bedelli fatura alacağı ve 13/06/2023 tarihli 3.160,94-TL bedelli fatura alacağı toplamı olan 3.344,94-TL üzerinden aynı koşullar altında DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-İcra takibine yapılan itiraz haksız olduğundan ve likit (belirlenebilir) hüküm altına alınan alacak (3.344,94-TL) üzerinden % 20 oranında hesaplanan 668,99-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Asıl alacak olan 3.344,94-TL'ye takip tarihi olan 18/02/2025 tarihinden itibaren ticari faiz uygulanmasına, 4-Harçlar Kanunu uyarınca kabul edilen dava değeri (3.344,94-TL) üzerinden alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 615,40-TL peşin harcın mahsubu ile eksik olan 116,60-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacı taraftan tahsil edilen 615,40-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 90,00-TL posta ve tebligat masrafı ile 5.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.090,00-TL yargılama giderinin davanın kabul oranına isabet eden 2.983,65-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan 2.106,35-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Davacı taraf dava ve duruşmalarda kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davanın kabul oranına göre hesaplanan ve takdir olunan 3.344,94-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 9-Davalı tarafından vekaletname ibraz edilmişse de, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinde, "Avukatlık ücreti, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade eder." düzenlemesinin yer aldığı, eldeki dosyada ise, davalı vekilinin bir katkısı olmadığı ve salt vekaletname sunulmasının yeterli görülmediği anlaşılmakla davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına (Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 38.Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar 15.01.2025 Tarih), 10-Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, a)Davanın kabul oranına isabet eden 2.696,42-TL'sinin davalıdan, b)Davanın red oranına isabet eden 1.903,58-TL'sinin davacıdan 6183 sayılı Kanuna göre tahsili ile hazineye irat kaydına, 11-Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine re'sen iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, 6100 sayılı HMK'nın 341/2.maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.14/04/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır