İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/243 E. 2025/191 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/243
Karar No
2025/191
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/243 KARAR NO:2025/191

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:05/09/2025 KARAR TARİHİ:05/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı hakkında .... İcra Müdürlüğünün 2025/... E.sayılı dosyası ile 11.12.2024 tarihli ... no'lu faturadan kaynaklı bakiye kalan alacağın tahsiline yönelik başlatılan icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından borca itiraz edilmesi sebebiyle takip durdurduğunu, davalının itirazı alacağın tahsilini geciktirmek amacıyla yapılan kötü niyetli bir itiraz olduğunu beyan ederek ....İcra Müdürlüğünün 2025/... sayılı icra dosyasına yönelik haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı ancak davalı tarafından cevap dilekçesi ibraz edilmediği görülmüştür. DELİLLER : .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı icra dosyası, Arabuluculuk son tutanağı, Fatura ve BA/BS formları dosya arasına alınmıştır. .... İcra Müdürlüğünün 2025/... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında 9.000,00TL faturadan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği(20/04/2025), davalı borçlunun süresi içinde (15/04/2025) borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte 15/04/2025 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz taraflar tacir olduğundan görevli ve yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır. İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ticari ilişki ve faturadan kaynaklı alacak istemine dayalı olarak icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, alacağın tespiti halinde miktarı, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır. Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı, taraflar arasındaki katolog tasarımı ve dijital baskı hizmet sözleşmesi kapsamında temin ettiği hizmetlerden doğan 11.12.2024 tarihli ... no'lu faturadan kaynaklı olarak KDV dahil 32.500,00TL Alacaklı olduğu 25.12.2024 tarihinde 15.000 TL ödeme yaptığı ancak bakiye kalan alacak ödenmediğinden bahisle icra takibi başlattığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği belirtmiş, bu kapsamda dosya celbedilen ve sunulan deliller üzerinde yapılan incelemeler sonucu davaya konu 11.12.2024 tarihli KDV hariç 27.083,33TL tutarlı faturanın davacı tarafından BS formu ile davalı tarafından BA formu ile vergi dairesine bildirildiği, BA ve BS formlarının uyumlu olduğu görülmüş olup davacı şirket tarafından davalı şirkete takibe konu e-faturanın düzenlediği, davacı ve davalı şirketin e-fatura mükellefiyeti oldukları, davacı tarafın alacak talebine konu faturayı davalı tarafa usulüne uygun olarak tebliğ ettiği, faturaya itiraz edildiğine dair bir kayıt bulunmadığı, davalının BA formu ile davaya konu faturayı vergi dairesine bildirdiği görüldüğünden fatura sebebi ile davacıya borcunun bulunduğu, icra takibine itirazında ödeme yapıldığına dair bir itirazının bulunmadığı anlaşılmakla davalının, davacıya toplamda 9.000,00-TL tutarında asıl alacak yönünden borçlu olduğundan davacı tarafın başlattığı takibe vaki itirazın iptaline, takibin takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden aynen devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile, ....İcra Müdürlüğünün 2025/... E.sayılı takip dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile, takibin takip talebindeki şartlarda kaldığı yerden devamına, 2-Asıl alacağın %20'si üzerinden hesaplanan 1.800,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3- Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan başvuru harcı, peşin harç, tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 1.348,30TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T gereği hesaplanan 9.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana resen iadesine, Dair, miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.

Katip ... E-imzalıdır

Hakim ... E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/243, K. 2025/191, T. 05.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-243-e-2025-191-k-6baade0e00c4