İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/24 E. 2025/413 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/24
- Karar No
- 2025/413
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/24 Esas KARAR NO : 2025/413
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/07/2023 KARAR TARİHİ : 16/07/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde dava dışı ...'nin sevk ve idaresindeki araç olan ... plakalı aracın davacı müvekkilin içinde bulunduğu ... plakalı araca çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, davacı müvekkilin kullandığı aracın; ... plakalı araç olduğunu, davalı tarafından sigorta ettirilen aracın ise ... plakalı araç olup, dava dışı ... sevk ve idaresinde olduğunu, davalı tarafından sigorta ettirilen aracın poliçe numarasının ise ... olduğunu, davacının işbu kazanın oluşumunda ağır yaralandığını ve uzunca bir süre hastanede tedavi gördüğünü, müvekkilin işbu kazanın oluşumunda kusursuz olup, dava dışı ...'nin asli ve tam kusurlu olduğunu, davacının müşteki olduğu, dava dışı ...'nin ise sanık olarak yargılandığı dosya numarasının ise Alanya ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin .../... E sayılı dosyası olduğunu, iş bu dosyada da davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın, asli ve tam kusurlu bulunduğunu, davacıya ise hiçbir kusur izafesi yapılmadığını, Alanya ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin .../... e sayılı dosyası incelendiği takdirde görülecektir ki, davacı müvekkil bu kaza neticesinde BTM ile giderilemez şekilde yaralandığını, davacının eldeki kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu, davacı müvekkil ile davalı sigorta şirketi arasında dosya numarası taraflarınca bilinmeyen ve ihtiyari Arabuluculuk Dosyası adı altında gerçekleştirilen arabuluculuk tutanaklarının kabulünün mümkün olmadığını, İhtiyari arabuluculuk tutanağı adı altında imza edilen anlaşma belgesinin kabulü mümkün olmayıp, geçersizliğine karar verilmesi gerektiğini, İhtiyari Arabuluculuk Dosyası adı altında gerçekleştirilen arabuluculuk tutanakları kamu düzenine ve mevzuata aykırı olarak hazırlandığını, İhtiyari Arabuluculuk Dosyasında arabuluculuk süreci usule uygun tamamlanmamış, anlaşma belgesi olarak düzenlenen belgenin ise geçersiz olduğunu, ayrıca davacı müvekkili işbu tutanak bağlamadığını, dosya arasına ibraz edilen İhtiyari Arabuluculuk Dosyası Anlaşma Belgesi olduğu ileri sürülen belgede, "...'nin, sigortalısının ve araç sürücüsünün poliçe teminat miktarına kadar başkaca bir sorumluluğu kalmadığını hasara, hasar dosyasına ve poliçeye konu sürekli iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminat alacakları yönünden, fazlaya ilişkin faiz talebi, asli ve ferileri kapsamında ve sair herhangi başkaca bir nam altında da bir hak ve talebimizin olmayacağını. Ayrıca ...ye karşı herhangi bir itiraz, defi ve her ne nam altında olursa olsun herhangi bir talep, dava ileri sürülmeyeceğini; poliçe teminat limiti kapsamında dosya konusu tüm haklarımızdan (adı geçen sigortalısı ve sigortalı araç sürücüsü dahil) ve bunların faiz masraf ve ücreti vekalet dahil tüm ferilerinden, kayıtsız, şartsız ve gayrikabili rücu olarak, herhangi bir şarta bağlı olmaksızın" denildiğini, ancak hangi tazminat kalemi için ne kadar bir tazminat ödemesi yapıldığı konusunda netlik olmadığını, ayrıca davalı sigorta şirketine geçici bakıcı gideri ile tedavi gideri tazmini için KTK MD 97 görüşmeleri adına başvuru yapılmadığını, KTK MD 97 başvurusu yalnızca sürekli ve geçici iş göremezlik adına yapıldığını, bu KTK MD 97 başvurusu neticesinde davalı sigorta şirketi bünyesinde ... hasar dosya numarası açtırıldığını, burada (anlaşma belgesi olduğu ileri sürülen belgede) davalı sigorta şirketinin yasal sorumluluğunda olan 3 kalem tazminat miktarı belirtilse de yapılan toplam ödemenin hangi tazminat kalemlerini kapsadığı açıkça yazmamakta ve işbu anlaşma belgesi olduğu ileri sürülen belge ihtilaf yarattığını, İlam niteliğinde olma vasfı ise asla olmadığını, ayrıca işbu davaya şu an konu edilen geçici iş göremezlik talebinin ise, iptali talep edilen belgede yer almadığını, müvekkilin geçici iş göremezlik talebinin de mevcut olduğunu, bir diğer hususun ise, iptali talep edilen ve anlaşma belgesi olduğu ileri sürülen belgede davacı müvekkilin vekiline vermiş olduğu vekaletnamede "alternatif çözüm yollarına başvuru yapma ve süreci tamamlama" yetkisinin ise olmadığını, davacı müvekkil tarafından davalı sigorta şirketine yapılan bir arabuluculuk başvurusunun ise olmadığını, yasal zorunluluk gereğince davacı müvekkil, davalı sigorta şirketine TTK ve KTK MD 97 gereğince sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının ödenmesi adına (KTK MD97 dilekçesinde geçici bakıcı gideri ile tedavi gideri talebinde zaten talep edilmemektedir.) KTK MD 97 başvurusu yapmış ancak arabuluculuk başvurusu yapmadığını, davalı şirketin ise kendisi dosyayı kendi çalıştıkları arabuluculuk birimine ilettiğini, İşbu hususun ise davacı müvekkilden ibra alabilmek için yapıldığını, davacı müvekkilin dava hakkını yok etmek için davalı sigorta şirketi tarafından kötü niyetle hareket edildiğinin açıkça ortada olduğunu, yine davalı sigorta şirketinin, anlaşma belgesi olduğu ileri sürülen belgede, yalnızca 3 kalem sorumluluğunda olan maddi tazminat saymışsa da ve Anlaşma tutanağında başka bir tazminat alacağı yönünden anlaşmaya varıldığı yönünde bir açıklamaya yer verilmediği halde, "... nin Trafik poliçesi ile sigortaladığı aracın sebebiyet verdiği trafik kazası sonucu açılan hasar dosyası sebebi ile ...'den tazminat talep edildiğini, Bu bedelin ödenmesi halinde ...'nin, sigortalısının ve araç sürücüsünün poliçe teminat miktarına kadar başkaca bir sorumluluğu kalmadığını hasara, hasar dosyasına ve poliçeye konu sürekli iş göremezlik, geçici bakıcı gideri ve tedavi gideri tazminat alacakları yönünden, fazlaya ilişkin faiz talebi, asli ve ferileri kapsamında ve sair herhangi başkaca bir nam altında da bir hak ve talebimizin olmayacağını. Ayrıca ...ye karşı herhangi bir itiraz, defi ve her ne nam altında olursa olsun herhangi bir talep, dava ileri sürülmeyeceğini; poliçe teminat limiti kapsamında dosya konusu tüm haklarımızdan (adı geçen sigortalısı ve sigortalı araç sürücüsü dahil) ve bunların faiz masraf ve ücreti vekalet dahil tüm ferilerinden, kayıtsız, şartsız ve gayrikabili rücu olarak, herhangi bir şarta bağlı olmaksızın" denildiğini, ancak burada amacın, davacı müvekkilin hak arama özgürlüğünün ileriye yönelik yok edilmesi olduğunu, ayrıca arabuluculuk tutanağında ibra ve feragat gibi beyanlara yer verilmesinin ise Yargıtay kararları ışığında, söz konusu arabuluculuk tutanağını geçersiz hale getiren beyanlar olduğunu, davacı müvekkilin davalı sigorta şirketinden, talep edilen başvuru kalemlerinden başka ve onu genişletecek şekilde feragat ve ibra beyanlarına yer verilmesinin ise davalı sigorta şirketinin kötü niyetini ortaya koyduğunu, ayrıca iptali talep edilen belgede, geçici iş göremezlik tazminatının adı dahi geçmediğini, ancak davacı müvekkilin geçici iş göremezlik talebi bulunduğunu, burada ise davacı müvekkilin tazminat hakları, hak arama özgürlüğü engellenmeye çalışılmış ve davalı şirket tarafından -TBK MD 420'nin aksine- belgeye ibraname niteliği kazandırılmak istendiğini, TBK md 420 anlamında ibra alınmaya çalışıldığını, anlaşma belgesi olduğu ileri sürülen belgede ise arabuluculuk ücreti ise yazılmadığını, hali hazırda davacı müvekkilin rapor oranı ve maluliyeti artmakta olduğunu, davacı müvekkilin artan rapor oranının da tespiti gerektiğini, davacı müvekkil ise yapılan eksik ve yetersiz ödemenin eksik kalan kısmının tazmin edilmesi ve ... yılında geçirmiş olduğu trafik kazası neticesinde uğradığı maddi zararları için (sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatının) kazada kusursuz olması nedeniyle ve süreç içerisinde maluliyet raporunun artmış olması nedeniyle davalı sigorta şirketine başvuru yapmış, davalı sigorta şirketi tarafından davacı müvekkilin KTK MD 97 başvurusunu reddedildiğini, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik (ileride bilirkişiler tarafından hesaplandığında arttırılmak üzere) ... TL sürekli iş göremezlik tazminatının kazanın meydana geldiği ... tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte ve Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik (ileride bilirkişiler tarafından hesaplandığında arttırılmak üzere) ... TL geçici iş göremezlik tazminatının kazanın meydana geldiği ... tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte alınmasına ve davacı müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, cevap dilekçesinde özetle; davacının talebinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, dava dilekçesinde de belirtildiği ve davacı yanca sunulan anlaşma belgesinden de görüleceği üzere ihtiyari arabuluculuk süreci işbu dava da vekil olan taraflarca yürütülmüş ve sonlandırıldığını, aşırı yararlanmanın söz konusu olmadığını, yasal süreden sonra açılan davanın reddi gerektiğini, tarafların ihtiyari arabulucuya başvurmasında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamakta olup davacının kendilerince arabulucuya başvurmadıkları iddiası ile belgenin iptalini istemesi iptale ilişkin niyetini açıkça ortaya koyduğunu, ... tarihli anlaşma belgesini düzenleyen ihtiyari arabulucunun belirlenmesine ilişkin, taraflarca düzenlenen arabulucu belirleme tutanağının ekte olduğunu, İhtiyari arabulucu belirleme tutanağının, işbu davada da vekil olan ... tarafından e-imzalı olarak imzalanmış olup vekilin kendi yapmış olduğu hukuki eylemler ile çelişen işbu haksız iddialarının dikkate alınmaması gerektiğini, davacı vekilinin, dava dilekçesinde açıkça belirttiği üzere; özel yetkisi olmadığı halde HMK 74'e aykırı hareket ederek arabuluculuk sürecini yönettiğini, bu hususun, davacı vekilinin mesleki disiplinine ilişkin bir husus olduğunu, temsilcinin özel yetki alması gerektiği hallerde, bu yetkiyi almamasına rağmen, genel temsil yetkisine dayanarak yaptığı hukukî işlemlerde, yetkisiz temsil hükümlerine tabi olacağını, somut olayda; yapılan anlaşma akabinde davacı vekilinin anlaşılan tutarı müvekkiline ödemiş olması gerektiğini, davacı asilin ilgili tazminat tutarını almasının bir yerde yapılan anlaşmaya icazet verdiğini açıkça ortaya koyduğunu, her durumda davacı vekilinin yasalara aykırı olarak yetkisiz işlem yapması karşısında ödeme yapan, iyi niyetli üçüncü kişi olan müvekkil sigorta şirketinin bir sorumluluğu sona erdiğini, ihtiyari arabulucunun müvekkilinin vekili olmadığını, davacının iddialarını ispata yarar bir belge sunmadığını beyan ederek, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı yaralanma nedeniyle maddi tazminat isteğine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. ... tarihinde dava dışı ...'nin sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, davacının içinde bulunduğu ... plakalı araca çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana gelmiş, davacı bu yaralanma nedeniyle maddi zararının tahsilini talep etmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; dava konusu trafik kazasından sonra davacının sigorta şirketine başvuru yaptığı, daha sonra davalı sigorta şirketinin ihtiyari arabuluculuğa başvurduğu, ihtiyari arabuluculuk sürecin anlaşma ile sonuçlandığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 74. maddesi uyarınca açıkça yetki verilmemiş ise vekil; alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvuramaz, somut olayda davacı vekilinin Alanya ... Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı vekaletnamesinde, alternatif çözüm yollarına başvurma özel yetkisinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık açısından “yetkisiz temsil” kavramının da kısaca açıklanması gerekmektedir. Bir kimsenin temsil yetkisi olmadığı hâlde başka bir kişi adına bir hukukî işlem veya sözleşme yapması, yetkisiz temsil olarak ifade edilmektedir. Burada yetkisi olmadan başkası adına hukukî işlem yapan kişiye “yetkisiz temsilci” denir. Yetkisiz temsilin söz konusu olabilmesi için birtakım şartların gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Öncelikle, yetkisiz temsilci ile üçüncü kişi arasında bir sözleşme yapılmış olmalıdır. Yetkisiz temsilcinin, bu sözleşmeyi başka biri özellikle temsil olunan adına yapmış olması gerekir. Nihayet temsilen işlem yapan, temsil yetkisine sahip olmamalıdır. Yetkisiz temsil TBK’nın 46 ve 47. maddelerinde düzenlenmiştir. Yetkisiz temsilde temsilcinin yaptığı sözleşme, kurulmuş olmakla birlikte yetkisiz temsil olunanın hukuk alanında hüküm ve sonuçlarını doğurmaz. Temsil olunan onayıncaya kadar sözleşme, eksik bir sözleşmedir. Bu durumda “askıda hükümsüzlük” söz konusu olur. Temsil olunan, yetkisiz temsilcinin yaptığı işlemleri onayabilir. Bu durumda TBK’nın 46. maddesi gereğince, yetkisiz temsilcinin yaptığı işlem temsil olunanı bağlar. Onama, yetkisiz temsilci tarafından yapılan bir hukukî işleme veya sözleşmeye, daha sonra temsil olunanca verilen onaydır. Onama için herhangi bir özel şekil şartı bulunmamaktadır. Onama, geçmişe etkili sonuçlar doğurur. Böylece onama, yetkisiz olarak yapılan sözleşmeyi sanki baştan itibaren temsil yetkisi varmış gibi geçerli hâle getirir. Bu durumda kaldırma kararı uyarınca mahkememizce ihtiyari arabuluculuk başvuru formu ve arabuluculuk sürecindeki diğer tüm belgeler temin edilmiştir. İhtiyari arabulculuk sürecine başvuru yapan davalı sigorta şirketinin arabuluculuk başvuru formunda karşı taraf olarak davacı asil ile birlikte vekilini gösterdiği, arabulucunun arabuluculuk sürecine davacı vekilini davet ettiği belirlenmiştir. Bu haliyle arabuluculuk sürecine davacı asilin katıldığı ya da arabuluculuk sürecine muvafakatinin bulunduğu hususunda bir tespit yapılamamıştır. Bu nedenle vekilin vekaletnamesinde arabuluculuk sürecine katılması için özel yetki bulunmadığı, yetkisiz temsil hükümleri uyarınca davacının arabuluculuk sürecine muvafakati bulunmadığı, bu itibarla arabuluculuk anlaşma tutanağının davacı yönünden bağlayıcı olmadığının kabulü gerekmiştir. Öte yandan ihtiyari arabuluculuk anlaşma tutanağı ... tarihinde düzenlenmiş olup, bu tutanakla bir miktar ödeme karşılığı davalı sigorta şirketi davacı vekili tarafından ibra edilmiştir. Davacının vekiline verdiği vekaletname incelendiğinde vekilin uzlaşmaya, sulh ve ibraya yetkili olduğu görülmektedir. Eldeki dava ... tarihinde açılmıştır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111/2 maddesi gereğince; "Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir." hükmü dikkate alındığında, yukarıda açıklandığı üzere, ihtiyari arabuluculuk sürecinin usulüne uygun yapılmadığı kanaati mahkememizde oluşmakla; açıklanan kanun hükmü uyarınca davanın hak düşürücü süreye tabi olduğu mahkememizce kabul edilmiş ve davanın 2 yıllık hak düşürücü süreden sonra açıldığı gözetilerek davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken ... TL harcın peşin olarak yatırılan ... TL harçtan mahsubu ile; eksik alınan ... TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Arabuluculuk faaliyeti nedeniyle sarf edilen ... TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan bakiye kısmın HMK 333. maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra taraflara iadesine, Dair davacı vekili yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı 16/07/2025
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır