İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/234 E. 2025/888 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/234
- Karar No
- 2025/888
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2025/234 Esas KARAR NO: 2025/888 DAVA: Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 01/11/2016 KARAR TARİHİ: 05/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının kira sözleşmesi ile depo olarak kullanılmak üzere ----- adresindeki taşınmazı kiraladığını, depoyu---- nolu acentesi tarafından ----poliçe numarası ile ---- tarihinde sigortaladığını, sigortalanan depoda ----- sıralarında nedeni belirlenemeyen bir şekilde yangın çıktığı ve deponun tamamen yandığı, hasarın ---- tarihinde hasar ihbar hattına bildirdiğini,----- tarihinde de gelen ekspertizlere hasarın ödenmesi için başvuru dilekçesi verildiğini, ihbardan sora sigorta şirketinin 45 gün içerisinde araştırmalarını tamamlamak zorunda olduğunu, davacı firmanın zarar nedeniyle ekonomik olarak mağdur olduğunu ve zor durumda olduğunu, hasarın ödenmemesi nedeni ile de bu mağduriyet arttığını, hasardan ve ihbardan itibaren yasada öngörülen süreler dolduğu için mahkememizce ön ekspertiz yapılarak tespit edilecek hasar bedelinin en az %50'sinin avans olarak ödetilmesini talep ettiklerini, sigorta şirketinin istedikleri tüm bilgi ve belgelerin verildiğini, ancak 45 günlük süre dolmasına rağmen herhangi bir ödemede bulunulmadığı gibi hiçbir şekilde açıklayıcı bilgi de verilmediğini, ---------- soruşturma numarası ile yürütülen soruşturma çerçevesinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve yangının elektrik kontağı nedeni ile çıktığını, kablolar üzerinde ----- laboratuvarında (2 kez farklı kablolar üzerinde) yapılan analizler sonucunda tespit edildiğini, davacı şirket zararının tazmini ile ilgili olarak sigorta şirketine-----yevmiye nolu ihtarnamesi ile keşide edilerek hasar bedelinin ödenmesi talep edildiğini, ihtarnamenin ----- tarihinde sigorta şirketine tebliğ edildiğini, ancak sigorta şirketinin ödemede bulunmadığını belirtmiş ve belirsiz alacak davalarının kabulü ile TTK'nun 1427/3 maddesi gereğince özellikle davacı şirketin mali kayıtları da nazara alınarak ve mahkemenizce ön ekspertiz yapılarak tespit edilecek hasar bedelinin en az %50'sinin avans olarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL (belirsiz alacak) tazminatın sigortacıya bildirim tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsili ile kendilerine ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; TTK'nun 1427 maddesinin uygulanamayacağını, yanan deponun müvekkili sigorta tarafından---------- poliçe numarası ile ----- tarihleri arasında poliçede belirtilen şartlar ve limitler dahilinde sigortaladığını, ----- sıralarında yangın çıktığını, hasar oluştuğunu, yapılan hasar ihbarı üzerine davalı şirket nezdinde --------- nolu hasar dosyası açıldığını, müvekkili sigorta tarafından araştırma ve incelemeler yapıldığını, ekspertiz raporu ve ekli belgelerle belirtilen sebeplerden dolayı davacı sigortalının hasar tazmin talebenin reddedildiğini, bu reddin müvekkili sigortanın hukuken haklı gerekçelerinin olduğunu, açılan davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu ve reddine karar verilmesi gerektiğini, davaya konu yangın olayına ilişkin tüm bilgi ve belgelerde yangının davacı tarafından haksız sigorta tazminatı almak maksadıyla kasten çıkarıldığını ekspertiz raporunun dava dilekçesine yazıldığını, yangının depoda aydınlatma maksatlı kullanılan elektrik tesisatından kaynaklandığından bahisle savcılık tarafından verilmiş ulunan kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair kararın kabulü dava dilekçesinde açıklanan sebeplerden olayı mümkün olmadığını, hasar miktarı ile ilgili taleplerin bu derece fahiş olması gerek sigorta poliçesi düzenlenirken gerekse rizikonunu gerçekleşmesi aşamasında davacının haksız sigorta tazminatı almaya yönelik kötü niyetli iradesinin olduğunu, rizikonun sigorta teminatı kapsamında gerekçeleştiğinin kabulü halinde dahi poliçede yer alan emtia makine demirbaş kayıt klozu uyarınca gerek iş yerinin mali kayıtlarıyla gerekse fiilen depoda mevcut olduğu kanıtlanmayan zarar talepleri sigorta teminatı dışında olduğunu, bilirkişi incelemesinde sigortalı depoda sigorta teminatı kapsamında olabilecek faturalı 2500 kg iplik emtiasının bulunduğunun tespit edildiğini, davacı tarafın, yandığını iddia ettiği emtianın miktarını sahte olduğu anlaşılan belgelerle talep etmekle birlikte ibraz ettiği belgelerle zarar tespiti yapılmasının mümkün olmadığını defaten dile getirdiklerinin, TTK'nun 1447 ve 1471maddelerine aykırı şekilde talep edilen belge ve bilgileri vermekten bilinçli ve sakıtlı olarak kaçındığını, davacı taraf dilekçesinde iddia edilen temerrüt oluşmadığını, davacı tarafından davaya ilişkin delil ve belgelerin taraflarına gönderilmesine kadar davaya karşı cevap ve delil sunma haklarını saklı tuttuklarını, davacının avans ödeme talebinin TTK'nun 1427. Maddesi şartları bulunmadığı için reddine, yangın olayı sigortalı tarafından kasten çıkarılmış olduğunu tazminat ödeme mükellefiyetlerinin olmaması sebebiyle davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini, talep etmiştir.Birleşen ----------- sayılı dosyasında;
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirkete ait ve davalı tarafından sigortalanan işyerinin yanması nedeni ile sigorta poliçesinden kaynaklı zararlarının ödenmesi istemli alacak davası olduğunu HMK'nun 109. Maddesi gereğince fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile kısmi dava olarak açıldığını ve ---------sayılı dosyası ile birleştirmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE:Asıl va birleşen dosyada dava, davacı şirkete ait olan ve davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan iş yerinde ----- tarihinde gece saat 04.00 sıralarında meydana gelen yangın nedeniyle sigorta poliçesinden kaynaklı zararın ödenmesine ilişkin alacak talebidir. Davacıya ait,------adresindeki iplik deposu ----- tarihinde sigorta poliçesi kapsamı uyarınca dava sigortalı şirket tarafından sigortalanmıştır. Aynı iş yerinde ---- sıralarında meydana gelen yangın nedeniyle zararın ödenmesi için dava sigorta şirketine bildirimde bulunulmuş ve hasar ödenmesi için ---- tarihinde başvuru dilekçesi verilmiş ardından ----- Noterliğinin ihtarnamesi keşide edilip tebliğ edilmesine rağmen davalı sigorta şirketi tarafından -------- tarihli eksper raporu ile "ekspertiz raporu ve eki belgeler ve yapılan araştırmalar ile dosyadaki mevcut bilirkişi raporları uyarınca hasarın gerçek oluş şekli ve gerekse talep edilen mal miktarı kapsamında belirtildiği şekilde meydana gelmediği kanaati oluşmuştur" gerekçesi ile yangın nedeniyle meydana gelen zarar şüpheli yangın olduğu gerekçesiyle ödeme talebi reddedilmiştir. Uyuşmazlık konusu; hem asıl dosyada hem de birleşen dosyada meydana gelen yangının kendiliğinden çıkan bir yangın olup olmadığı veya sigorta şirketinden poliçe kapsamında rizikoda belirtilen bedelin tahsili amacıyla meydana gelen şüpheli bir yangın olup olmadığı ve davalı sigorta şirketinin eğer gerçek bir yangın ise ödeme yükümlüğünün olup olmadığının tespiti hususlarıdır. ------- düzenlenen tutanak uyarınca yangının şüpheli yangın olarak nitelendirildiği ve adli tahkikat yapılması gerektiği görüşü bildirildiğinden -----sayılı soruşturma dosyası uyarınca tahkikat başlatılmış olup Kovuşturmaya Yer Olmadığına dair karar verilmiş ancak davalı sigorta şirketinin itirazı üzerine Sulh Ceza Mahkemesi tarafından soruşturmanın genişletilmesi şeklinde karar verildiğinden-----esas sayılı dosyası uyarınca davacı şirket ortaklarından --- hakkında "Nitelikli Mala Zarar Verme Suçu" nedeniyle açılan kamu davasından yapılan yargılama sonucu "Yüklenen Suçun Sanık Tarafından İşlendiği Sabit Olmadığı" gerekçesi ile beraat kararı verilmiştir. -----Değişik İş sayılı dosyasında hazırlanan ---- tarihli rapor uyarınca iplik deposunda çıkan yangının tetkik ve incelemeleri sonucu şüpheli yangın olduğu şeklinde rapor verilmiştir. Ardından bu defa davacı tarafından tespiti istenen------D. İş sayılı dosyasında imzalanan --- tarihli bilirkişi raporunda ise raporun sonuç kısmında meydana gelen yangının çıkış sebebinin tespit edilemediği bildirilmiştir. Mahkemenin --------tarihli ilamı uyarınca; "Dosyanın bir bütün olarak incelenmesi sonucu yangının deponun ortasına yığılı iplik sarılı ruloların ve karton mukavvaların ve piknik tüpünün infilak etmesi ile de yangının hızlanması, depoda sadece ------- kısmında elektrikli aydınlatma lambalarına ilişkin kabloların olduğu, deponun diğer kısımlarında herhangi bir ateş kaynağının olmadığı, yangının çıktığı deponun ortasında herhangi bir yanıcı maddenin olmaması yine yangının gece saat 04.00 sıralarında başlaması, aynı anda bitişik nizamdaki izocam kaplı odunluk olarak kullanılan sundurmada da eş zamanlı yani iki ayrı bağımsız yangının ayrı ayrı başlaması, yangının meydana geldiği yerde yangın çıkartacak herhangi bir elektrik tesisatının bulunmaması, güvenlik alarm sistemi ile kaçak akım rölesinin devre dışı olması, tekstil emtiası yönünden yapılan incelemede ise davacı tarafından faturalı olarak 878.985 Kg iplik satın alındığı belirtilmiş ve yapılan inceleme ile polyester ipliğin yanması sonucu büzülüp eriyeceği, is bırakacağı, kokusunun kimyasal şekerimsi olacağı, külün siyah sertleşmiş krem şeklinde iç içe geçmiş topçuklardan oluşacağı, eğer belirtilen miktarda iplik alındı ise kül miktarının 79.108,65 kg kül miktarı olacağı, olay yerinde çekilen fotoğrafların incelenmesi sonucu yangın raporu, bilirkişi heyet raporları uyarınca toplam kül ağırlının 4.445 kg olduğunun belirtilmesi, yani eğer depo içerisinde iplik olsaydı dahi davacının faturaları olarak satın aldığını belirttiği 878.985 kg ipliğin kesinlikle depoda bulunmadığı, yine----- tarafından tutulan tutanak uyarınca yangının şüpheli yangın olarak belirtilmesi, ardından aynı konuya ilişkin------ esas sayılı dosyası uyarınca davacı şirket ortakları ------- hakkında "Mala Zarar Verme Suçu Nedeniyle" delil yetersizliğinden beraat kararı verilmesi, yine -------- Sulh Hukuk Mahkemesinin değişik iş raporu uyarınca meydana gelen yangının şüpheli yangın olarak belirtilmesi nedeniyle meydana gelen yangının kendiliğinden doğal olarak çıkan bir yangın olmadığı, eş zamanlı olarak iki ayrı yerde gece yarısı başladığı ve yangının şüpheli bir yangın olduğu kanaati oluştuğundan açılan hasar nedeniyle alacak davasının reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. -Asıl dosyanın ve mahkememizle birleşen ------- Esas sayılı dosyalarının REDDİNE, " gerekçesiyle reddine dair hüküm kurulmuştur. -------------- tarihli ilamı uyarınca; "Açıklanan nedenlerle; davaya konu yangının davacı tarafça kasten çıkartıldığı, davalı sigorta şirketince usulüne uygun ispatlanamadığından teminat süresi içeresinde meydana gelen zararın, poliçe teminat kapsamında tazmine gerektiği kabulü ile sigortalı işyerinde meydana gelen yangın nedeniyle oluşan gerçek zarara ilişkin, davacı şirket defter ve kayıtları da incelenmek suretiyle dosyada mevcut bilirkişi heyetinden alınacak ek rapor, gerektiğinde başka bir heyetten denetime açık bir rapor alındıktan sonra, sonucuna göre hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olduğundan" gerekçesiyle mahkeme tarafından verilen ilam kaldırılmıştır. Dosya içerisine hükme esas alınan ------ tarihli heyet raporu alınmıştır. Yapılan Yargılama SonucuAsıl ve birleşen dosyada davacıya ait iş yerinin davalı sigorta şirketi tarafından sigorta kapsamına alındığı, ----- tarihinde gece 04:00 sularında yangın meydana geldiği, yangının yapılan incelemeler sonucu daha önce mahkememiz tarafından gerekçelendirildiği üzerede "şüpheli yangın" olarak kabul edildiği ancak mahkememizin kararının incelenmesi sonucu ------İlamı uyarınca "kundaklama ihtimali bulunsa dahi diğer bir ifade ile şüpheli bir yangın olduğu kabul edilse dahi yangının sigorta tarafından kasten çıkarıldığına ilişkin dosya kapsamı itibariyle herhangi bir görgü tanığı, kamera kaydı veya başkaca herhangi bir delil bulunmadığı, bu itibarla söz konusu yangının davacı tarafından kasten çıkarıldığı, davalı sigorta şirketince usulüne uygun olarak ispatlanamadığından teminat süresi içerisinde meydana gelen yangından dolayı davacının gerçek zararının sigorta poliçesi kapsamında karşılanması gerektiği" gerekçesiyle mahkeme ilamı kaldırıldığından yeniden yargılama yapılarak dosya içerisine heyet raporu alınmıştır.Yapılan inceleme sonucu teknik heyetin hükme esas alınan raporu uyarınca her ne kadar meydana gelen yangın "şüpheli yangın" olarak kabul edilse dahi davacının kasıtlı olarak yangın çıkardığı ispat edilemediğinden yangından sonra yapılan inceleme dosyaları ve teknik bilirkişi raporlarının incelemeleri sonucu davacının iş yerinde -----tarihinde gerçekleşen yangın sebebiyle hasar emtia bedelinin iş yerindeki külün yapısı ve ağırlığı göz önüne alınarak emtia bedelinin 55.480,06 TL olduğu, işlerin durması bakımından meydana gelen zararın 25.548,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Teknik heyet tarafından hesaplama yapılırken iki alternatifli hesaplama yapılmış ilki davacının beyanına itibar edilerek iş yerinde olduğu varsayılan emtia bedeli üzerinden diğeri ise yangından sonra değişik iş dosyaları ve itfaiye tutanağı göz önüne alınarak yapılan fiziki incelemeler sonucu iş yerinde külün yapısı ve ağırlığı dikkate alınarak olabileceği muhtemel olan emtia bedeli bakımından hesaplama yapılmıştır. Mahkememiz tarafından da ikinci alternatif dikkate alınarak fiziki incelemeler sonucu ve külün yapısı ile ağırlığı neticesinde olması muhtemel emtia bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak teknik heyet "enkaz kaldırma bedeli" bakımından ise her iki alternatifli hesaplamada emtia bedellerinin miktarı farklı olmasına rağmen verilmesi gereken bedelin 200.000,00 TL olarak belirlemişlerdir. Oysa davacının beyanlarına itibar edilerek yapılan ilk hesaplamaya göre emtia bedeli 5.065.169,86 TL iken somut incelemeler sonucu olması muhtemel emtia bedeli 55.480,06 TL olarak tespit edilmiş ancak her ikisinde de enkaz kaldırma bedeli 200.000,00 TL hesaplanmış olup bu durum hayatın olağan akışına aykırıdır. Çünkü ne kadar hasar bedeli var ise enkaz kaldırma bedeli de o oranda artmalıdır. Mahkememiz tarafından kabul edilen ikinci alternatif de emtia bedeli 55.480,06 TL kabul edilmiş olup davacının beyanlarındaki emtia bedelinin yaklaşık 1/10'una tekabül etmektedir. Bu durumda hasar kaldırma bedeli olarak 200.000,00 TL'nin yaklaşık 1/10'u miktarının kabul edilmesi gerekmektedir. Mahkemenin bu tespitini ispatlar nitelikte dosya içerisine davacı firma tarafından 02.03.2016 tarihli "nakliye bedeli" konulu 2.950,00 TL'lik bir fatura sunulmuş olup meydana gelen yangın sonucu hasar kaldırma bedeli olarak faturanın sunulduğu tespit edilmiş olup davacının bu beyanı uyarınca hasar kaldırma bedeli de bilirkişi heyetinin raporuna aykırı olarak fatura miktarı oranında kabul edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Asıl ve mahkememiz ile birleşen ----------- Esas sayılı dosyasının KISMEN KABULÜ İLE, Hasar emtia bedeli olarak 55.480,06 TL, İş durma bedeli olarak 25.548,00 TL, Enkaz kaldırma bedeli olarak 2.952,00 TL'nin temerrüt tarihi olan asıl dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine, a-) Her ne kadar mahkememiz dosyası ile birleşen dosyasının harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin ayrı ayrı hesaplanması gerekse de her iki dosyada da taleplerin aynı olması nedeniyle birlikte değerlendirilerek hüküm verilmesi nedeniyle ; 1-Alınması gerekli karar harcı 5.736,68-TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan 79.581,16 TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 5.807,00 TL harcın toplamı olan 85.387,78 TL harçtan mahsubu ile fazladan yatırılan 79.651,10 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 2-Davacı tarafça yapılan 5.736,68 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı tarafından yapılan 1.191,00 TL tebligat, müzekkere gideri, 31.250,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 32.441,00 TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 545,00 TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, geriye kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Davanın kabul edilen kısmı için davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13. maddesindeki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davanın reddedilen kısmı için davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13/2-3 maddesindeki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde -------------Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 05/11/2025