İlk Derece Mahkemesi · Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/224 E. 2026/275 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/224
- Karar No
- 2026/275
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TÜRK MİLLETİ ADINA
ESAS NO : 2025/224 KARAR NO: 2026/275
HAKİM KATİP :
DAVACI : VEKİLİ DAVALI : VEKİLİ : DAVA İHBAR OLUNAN
DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/02/2025 KARAR TARİHİ : 16/04/2026 K. YAZIM TARİHİ : 04/05/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle ; Müvekkilinin .... köyünde ... aracılığı ile davalı taraftan canlı hayvan (dana) satın aldığını ve karşılığında 780.000 TL'lik 01.07.2024 vade tarihli, 01.04.2024 tanzim tarihli senedi imzaladığını ve sanık tarafa verdiğini, müvekkili ile davalı ilişkisi sadece bu alışveriş ve senet olup başkada birbirlerini hiç tanımadıklarını, müvekkilinin, senedin vadesi zamanında , babasının yoğun bakıma kaldırılması ve aynı hafta vefat sebebi ile ödeme haftası böyle bir durum ile karşı karşıya kaldığını, yani senet vadesi 01. Temmuz 2024 olup müvekkili babasının da 03.temmuz.2024 tarihinde vefat ettiğini, cenaze merasimi ve yaşanan acı ve üzüntü sebebi ile müvekkilinin davaya konu senet ödemesi ile bizzat ilgilenemediğini davalıyı tanıyan ve güvendiği ... köyü muhtarı olan ...'dan destek istediğini ve ...'ın da kendisine yardımcı olacağını söylediğini, bu durum üzerine müvekkilinin senet vade haftasında, ....Bankası hesabından, ...'ın .... bankası hesabına para göndererek davalıya ödeme yapmasını ve senedi almasını istediğini, ... ile yapılan görüşmede kendisinin müvekkiline , davalı tarafa 675.000TL banka kanalı ile gönderdiğini ve buna ilişkin banka dekontlarını da müvekkilime verdiğini, 50.000TL'yi ise davalıya elden ödediğini ve senedi almak istediğinde davalının kendisine senedi evden alıp getireceğini beyan etmesine rağmen senedi getirmediğini müvekkiline beyan ettiğini, senedin davalı tarafta kaldığını, kalan 50.000TL ise senet alındığında verilecek iken davalı tarafın senedi icraya koyduğunu, Ankara Batı icra dairesinin... E sayılı dosyası ile 780.000TL üzerinden icra takibine konulduğunu, müvekkilinin ödeme emri kendisine gelmesi üzerine icra dairesine giderek itiraz dilekçesi verdiğini ve olayın çözümlendiğini zannettiğini, davalı taraf, aldığı paraları almadığı gibi kötü niyetli olarak tüm senedi icra takibine koyduğunu, davalı tarafın olaydaki maksadı müvekkilinden fazla bedel tahsili için haksız kazanç maksatlı fiil olduğunu, müvekkilinin davalı tarafı anlatılan olay haricinde hiç tanımadığı gibi başka hiç bir alışverişi de olmadığını, bu durum sebebi ile ... Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı Sorusturma Dosyası ile şikayet başvurusu yapıldığını, müvekkilinin 680.000,00 TL yönünden davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine , davamızın kabulü ile dava sonuna kadar icra takibinin durdurulmasına , %20 haksız icra tazminatının davalı taraftan tahsiline , masraf ve vekalet ücretinin , arabuluculuk vekalet ücretinin davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; açılan davanın haksız ve usulsüz olduğunu, dava dilekçesinde yer alan beyanlarda temel borç ilişkisinin davacı tarafından kabul edildiğini, bu konuda bir uyuşmazlık olmadığını, davacının iddiasının da borcun ödendiği yönünde olduğunu, borcu ödediğini iddia eden davacının bunu yazılı delille ispatlaması gerektiğini, dosya borcunun miktar itibariyle tanıkla ispat yasağının da çok üzerinde olduğunu, tanık dinletilmesine de muvafakat etmediklerini, dava dilekçesinde yer alan açıklamaların hayatın olağan akışına da uygun olmadığını, açıklanan nedenlerle haksız ve usulsüz davanın reddine karar verilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı yan üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Ankara Batı icra dairesinin .... E sayılı dosyası, Ankara Batı Cumhuriyet Başsavcılığı... Sorusturma Dosyası, vergi kayıtları, yemin beyanı ile tüm dosya kapsamı. GEREKÇE : Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı taraf imzası kendisine ait olan ve aralarındaki ticari ilişkiye istinaden verdiği senet nedeniyle borcunun bulunmadığını ileri sürerek bedelsizlik iddiasında bulunmuş, davalı tarafça bu iddia açıkça inkar edilmiştir. Kıymetli evrak, içerdiği hakkın senetten ayrı olarak ileri sürülemediği ve başkalarına da devredilemediği vasıflı ve soyut bir borç ikrarıdır (bonoların düzenlendiği 27.01.2004 günü yürürlükte bulunan 6762 s. TTK m.557, 6102 s. TTK m.645 ve Öztan, F.: Kıymetli Evrak Hukuku, 2.b., Ankara 1997, s.975; Kınacıoğlu, N.: Kıymetli Evrak Hukuku, 5.b., Ankara 1999, s.247). Bononun keşidecisi bonoda gösterdiği belirli bir bedeli kayıtsız ve şartsız olarak bizzat ödemek konusunda soyut bir taahhütte bulunmaktadır. Soyutluk (mücerretlik) ise senedin içerdiği hakkın doğumuna sebep olan temel hukuki ilişkinin senet metninden anlaşılamaması anlamına gelir. Soyutluğun senede yüklediği ilk özellik, hamilin artık senette gösterilen alacağın alacaklısı olduğu konusunda, senetten başka bir delil sunmasına gerek bulunmaması; alacağını sadece bu senetle ispatlayabilmesidir (Öztan, s.173; Poroy, R./Tekinalp, Ü.: Kıymetli Evrak Hukuku Esasları, 15.b., İstanbul 2001, s.25). Türk hukuk öğretisinde kambiyo senetlerinin içerdiği hakkın doğumu konusundaki baskın görüş sözleşme teorisi ile açıklanmakta bu da güven ilkesi ile desteklenmektedir. Bu teoriye göre kambiyo senedinin düzenlenmesi ile içerdiği hak derhal vücut bulmaz, borcun doğumu için ayrıca senedin borç altına girmek kastıyla lehdara da verilmesi yani teslime ilişkin bir de ayni sözleşmenin mevcudiyeti gerekir (Bozer, A./Göle, C.: Kıymetli Evrak Hukuku, 7.b., Ankara 2017, s.21; Yılmaz, A.L.: Kambiyo Senetlerinde Def’iler, İstanbul 2007, s.51; Öztan, s.106; Kınacıoğlu, s.30 vd.). Bu sözleşmenin kurulması Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri gereği karşılıklı ve aynı yöndeki iradelerin açıklanması ile mümkündür. İradelerin açıklanması ve sakatlanması konusunda da aynı Kanunun hükümleri dikkate alınır. Bir başka deyişle, takibe konu bonoların, bedelsiz kaldıkları, aralarındaki ticari ilişki nedeniyle düzenlendiğinin ispat yükü davacıya aittir. (Yargıtay 19.Hukuk Dairesinin 15/03/2012 tarih 2011/9709 esas 2012/4210 karar sayılı kararı) davacı bu iddialarını yazılı belgelerle ispatlamak zorundadır. (Yargıtay 11. HD'nin 2020/4437 esas, 2022/2912 karar ve 2020/4537 esas, 2022/118 karar sayılı ilamları da aynı doğrultudadır.)
Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; ispat yükü altında olan davacının takibe konu senetlerin bedelsiz olduğunu dava dışı 3.kişiye yapılan ödemenin takibe konu senede ilişkin ödeme olduğunu iddia ettiği davalının ise aksi yöndeki savunmasına rağmen yazılı belgeyle ispatlayamamıştır.Yukarıda açıklandığı üzere bu senedin bir ticari ilişkiye bağlı olduğu, eş söyleyişle soyut borç ikrarı içermediğini ispat yükü davacıya aittir. Davacı yanın yemin deliline dayanmış olduğu anlaşıldığından, davacı vekiline yemin delili hatırlatılmış, davacı vekilince verilen kesin süre içinde yemin metni sunulmuş olup, davalı şirket yetkilisine yemini yaptırılmıştır. Tüm dosya kapsamı ile kayıt ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde; yukarıda ayrıntılarıyla açıklandığı üzere davanın sübutuna yarayacak herhangi bir delilin dosyaya sunulmadığı, davalı tarafın davacının iddiasının aksi yönde yemin eda ettiği, hal böyle iken davacının davasını ispat edemediği ve davacının dava konusu senedin bedelsiz olduğuna yönelik iddiasını veya senede konu borcun ödendiğini ispat edemediği anlaşıldığından davanın reddine karar verilerek ve davacının kötüniyetle takip başlattığına ilişkin dosya herhangi bir emare bulunmadığından aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00TL karar ve ilam harcının peşin alınan 11.612,70 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 10.880,70 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, 3-Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.833,33 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 5-Davalının kendisini vekil ile temsil ettiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirlenen 108.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 6-Kararın talep halinde taraflara tebliğine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.16/04/2026
Katip ... E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır