İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/204 E. 2026/193 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/204
Karar No
2026/193
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/204 Esas KARAR NO :2026/193

DAVA:Şirketin İhyası DAVA TARİHİ:18/03/2025 KARAR TARİHİ :25/03/2026

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile itirazın iptali davası açtıklarını, itirazın iptali davasında davalı gösterilen, ... San ve Tic AŞ 'nin sicilden terkin edilmesi nedeniyle, mahkemece bu şirketin ihyası amacıyla dava açılması için müvekkiline süre verildiğini belirterek görülmekte olan dava ile sınırlı olmak kaydı ile ilgili şirktin ihya edilmesine ayrıca ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi amacıyla tasfiye memuru atanmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, yapılan işlemin ticaret sicil yönetmeliğine uygun olduğunu, tasfiye sürecindeki yetki ve sorumluluğun tasfiye memurunda olduğunu, mahkemece ek tasfiye karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerektiğini ayrıca atanacak tasfiye memurunun TTK 536.maddesi gereğince Türk Vatandaşı olması ve yerleşim yerinin Türkiye'de bulunması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı şahsa tebligat yapılamadığından cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Dava, tasfiye neticesinde sicilden kaydı silinen şirketin ihyası istemine ilişkindir. İhyası istenin şirketin son sicil kaydı alınıp incelendiğinde, şirketin tasfiyesinin sona ermesi nedeniyle, 30/05/2024 tarihinde sicil kaydının terkin edildiği, en son yetkili temsilcinin ... olduğu, eski yetkililerinin ise ..., ve ... olduğu tespit edilmiştir. Davacı tarafından davalı gösterilen ...'a dava dilekçesinde belirtilen adrese tebligat yapılamamış , nüfus kaydı alınıp incelendiğinde, yerleşim yeri adresinin Mekke/Suudi Arabistan olduğu , açık adresinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Emniyet müdürlüğüne yazı yazılarak, söz konusu kişinin açık adresinin tespiti istenilmiş gelen yazı cevabı incelendiğinde bu davalının adresinin Suudi Arabistan'da olduğu bildirilmiştir. Mahkememizce davacı tarafa süre verilerek, ihyası istenen şirketin ortağı ve eski yetkilisi görünen ...'yı dahili davalı gösterir dilekçe vermesi istenilmiş, davacı vekilince ara karar gereği yerine getirilmiş, dahili davalıya tebligat çıkartılmış, dahili davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkilinin 18/02/2014 tarihinde şirketteki hissesini devir ederek ortaklıktan ayrıldığını bu tarihten itibaren ortak olmadığı gibi yönetici de olmadığını belirterek müvekkilinin tasfiye memuru olarak atanamayacağı yönünde beyanda bulunmuştur. İhyası istenen şirketin ticaret sicil kayıtları alınarak incelendiğinde, dahili davalı vekilinin doğru olduğu, 29/05/2019 tarihli sicil gazetesine göre , ihyası istenen şirketin en son güncel ortaklarının ... , ..., olduğu tespit edilmiştir. Davacı vekilince, davalı gösterilen ...'un adresinin Suudi Arabistan olması nedeniyle, 11/12/2025 tarihli duruşmada ; "2 nolu davalının adresinin tespit edilmesi nedeniyle TK 35'e göre yapılan tebligatın geçersiz olduğu, bu kişiye yurt dışı tebligat yapılması gerektiği, tebligat yapılsa dahi TTK 536/4. Maddesi gereğince tasfiye memuru olarak atanması gereken kişinin yerleşim yerinin Türkiye olması gerektiği, TTK 547/son fıkrasına göre mahkemece eski tasfiye memuru dışında bir kişinin her ay ücretinin davacı tarafça karşılanmak koşuluyla, tasfiye memuru olarak atanabileceği hükmünün bulunduğu görülmekle" bu husus davacı vekilinden sorulmuş, davacı vekili beyanda bulunmak için süre istemiş, davacı vekili 18/12/2025 tarihli duruşmada " müvekkilimle görüşmem neticesinde, tasfiye memuru olarak atanacak mali müşavire ödenecek ücretin, asıl dava ile elde edilmek istenen alacak miktarını çok aştığı anlaşılmakla, iş bu davayı takip etmiyoruz aleyhimize yargılama gideri ve vekalet ücreti verilmemesini talep ediyoruz " şeklinde beyanda bulunmuştur. Davalı ... vekilinin cevap dilekçesinde de belirttiği üzere, atanacak tasfiye memurunun Türk vatandaşı olması ve Türkiye'de yerleşim yeri bulunması gerekmekte olup, şirketin eski yetkilisinin yerleşim yeri adresinin Suudi Arabistan olduğu, bu nedenle tebligat yapılsa dahi bu kişinin tasfiye memuru olarak atanmasının mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Bu durumda bir mali müşavirin tasfiye memuru olarak atanması halinde, görülmekte olan ... ATM ... esas sayılı dosyanın kesinleşmesi aşamasına kadar hatta kesinleştikten sonra infazı sonuçlanana değin davacı tarafça ,tasfiye memuru olarak atanacak kişiye her ay ücret ödemesi gerektiğinden, davacı vekilinin de, asıl dava ile elde edilecek menfaatin , tasfiye memuruna ödenecek ücretten daha az olduğunu belirterek davayı takip etmediğini belirtmesi nedeniyle, iş bu davada ki özel durum nedeniyle takdiren davalı ... vekiline vekalet ücreti takdir edilmemiştir yine dahili davalı kendisini vekille temsil etmiş ise de, bu kişinin mahkememizce verilen ara kararı gereğini yerine getirmek için , mahkememizin istemi üzerine davaya dahil edildiği anlaşılmakla ... lehinede vekalet ücreti takdir edilmemiştir. Davacı vekili tarafından davanın takip edilmediğinin bildirilmesi nedeniyle 18/12/2025 tarihinde dosya işlemden kaldırılmıştır, 3 aylık yasal süresi içerisinde de dosya yenilenmemiş ve aşağıdaki şekilde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklanmış Olduğu Üzere; 1-6100 Sayılı HMK'nun 150/5 maddesi uyarınca 19/03/2026 tarihi itibari ile davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, esas defterindeki kaydın bu şekilde kapatılmasına, 2-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 3-Gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinden resen yazı işleri müdürünce ilgilisine iadesine, 4-Yukarıda açıklanan gerekçelerle dahili davalı ... ve İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5- Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 732,00TL harçtan peşin olarak alınan 615,40 TL harcın mahsubu ile kalan 116,60TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi 25/03/2026

Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/204, K. 2026/193, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-204-e-2026-193-k-e83248cde9a9