İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/199 E. 2025/324 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/199
- Karar No
- 2025/324
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/199 Esas KARAR NO : 2025/324 Karar
DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 05/03/2025 KARAR TARİHİ : 16/04/2025 G. K. YAZILDIĞI TARİH : 21.04.2025
Davacı tarafından mahkememizde açılan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Bakırköy ...... Tüketici Mahkemesi ..... E. sayısıyla görülen "Tüketiciyi Koruma Kanunundan Kaynaklanan (Hizmetin Ayıplı Olmasından Kaynaklanan)" davasında, davalı konumundaki ..... Bilişim Ve Yazılım Limited Şirketi'nin sicilden terkini sonucu dava ehliyeti bulunmadığından belirtilen dosyada taraf teşkili sağlanamadığını, Mahkemenin 27/12/2024 tarihli tensip zaptında; taraf teşkili sağlanması için; "Bozma ilamı doğrultusunda davacı vekiline taraf teşkilinin sağlanması için davalı şirkete yönelik iş bu davanın takibinin sağlanması için ilgili Ticaret Mahkemesine ihya davası açması için 3 ay kesin süre verilmesine" şeklinde şirketin ihyası davası açmak hususunda taraflarının yetkilendirildiğini, neticede ..... BİLİŞİM VE YAZILIM LİMİTED ŞİRKETİ'nin ihyasına, ihya sonrası bu durumun İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne bildirilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili ..... 'nün , TTK M. 32 Ve Ticaret Sicili Yönetmeliği M. 34 Hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, Tasfiye memurları tarafından tasfiye prosedürünün eksik bırakılmış olmasının memurların sorumluluğunu gerektirdiğini, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli olduğunu, henüz muaccel olmayan veya hakkında uyuşmazlık bulunan borçların notere depo edilmesi ya da kafi bir teminat ile karşılanması gerektiğini, şirketlerin tasfiye sürecinin sonuçlandırılıp, bakiyelerin mevcut pay sahiplerine dağıtıldığını ve şirket kayıtlarının sicilden terkin edilmiş ise, terkin işlemlerinin iptali ile şirket tüzel kişiliğinin ihya olunarak tasfiye sürecine yeniden geçilebileceğini, tasfiye memurlarının iddia edilen eksik işlemlerini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü’nün tespit etmesinin mümkün olmadığını, TTK m. 545/1’de düzenlendiği üzere, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün tasfiye memurlarının bildirimi ve başvurusu üzere işlem yaptığını, bu kapsamda herhangi bir sorumluluğunun bulunduğunun kabul edilmesinin kanuna aykırı olacağını, nitekim tasfiye memurlarının, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlâl ettikleri takdirde, şirkete ve şirketin alacaklılarına karşı sorumlu olduğunun düzenlendiğini, buna göre, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan ve tasfiye sürecini eksik/erken sonuçlandırdığı iddia edilen tasfiye memurunun/memurlarının kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemece, dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK M. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabının tasfiye memurları olduğunu, bu nedenle, “yasal hasım” konumunda bulunan müvekkilinin yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği "Yasal hasım" konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, neticede davanın reddine, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı .....'a mahkememizce tebligat çıkarıldığı, usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ancak davalı tarafından davaya süresi içerisinde cevap verilmediği görüldü. Davacı vekili 16/04/2025 tarihli celsede yargılama gideri ile vekalet ücreti taleplerinin olduğunu beyan etmiştir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, taraf beyanları, gelen müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava; 6102 sayılı TTK' nın 547. maddesi kapsamında, tasfiye edilen şirketin ihyası ve yeniden ticaret siciline tescili istemine ilişkin olduğu görülmüştür. 6100 sayılı HMK' nın 137. maddesi kapsamında taraflar arasındaki uyuşmazlık konusu: Tasfiye sonucu sicilden terkin edilen şirketin ihya koşullarının oluşup oluşmadığı, şirketin ihyasına karar verilmesi halinde ek tasfiye için tasfiye memurunun atanmasının gerekli olup olmadığı noktalarında toplandığı görülmüştür. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazılan müzekkere cevabı incelendiğinde; ihyası istenilen ..... sicil numarasında kayıtlı TASFİYE HALİNDE ..... BİLİŞİM VE YAZILIM LİMİTED ŞİRKETİ''nin adresinin, .... Kıs.Mh.Ç.Çeşme E-5 Yan yol Cad. No: 12/16 Bakırköy/İSTANBUL olduğu görülmüştür. İhyası istenen şirketin merkezinin mahkememiz yetki sınırlarında olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine göre; 6102 sayılı TTK' nın 547/1. maddesi gereğince, işbu davaya bakmaya mahkememiz kesin yetkili olup, dava 6102 sayılı TTK' nın 1521. maddesi gereğince basit yargılama usulünce (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 13.12.2018 Tarih ve 2017/11-2924 E. - 2018/1935 K. sayılı ilamı) incelenip sonuçlandırılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir. Belirtilen yasa maddesinde açıkça düzenlendiği üzere; tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa davaya dayanak olan işlemlerin sonuçlandırılmasına münhasır olarak şirketin yeniden tescili talebi ile işbu davanın açılıp görülmesi mümkündür. Somut uyuşmazlıkta: Davacının, ihyası istenilen şirketin Bakırköy ..... Tüketici Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dava dosyasının görülmesi, yürütülmesi ve infazı işlemleri ile sınırlı olmak üzere huzurdaki davayı açtığı; davacının ilgili davada da davacı sıfatında, ihyası istenen şirketin davalı sıfatında olduğu ve talebin itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, davacıya ihya davası açmak üzere süre verildiği, davanın derdest olduğu, bu haliyle derdest davada taraf teşkilinin sağlanabilmesi ve yargılamanın yürütülmesini temin bakımından ihya talep etmekte davacının hukuki yararının bulunduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK. 547/2 maddesinde; '' Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapılması için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir.'' hükmü düzenlenmiştir. Bu hüküm dikkate alınarak, ihyası istenen şirketin ortağı ve yetkilisi ..... (TCKN: ......)'ın tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisinin şirketin ortağı ve yetkilisi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına karar verilmiştir. Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü, dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmamıştır. Tasfiye sürecinde, eksik olarak yapıldığı iddia edilen işlemlerin muhatabı tasfiye memurlarıdır. Bu sebeplerle yasal hasım konumunda bulunan davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü' nün vekalet ücreti ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulması mümkün değildir. (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 10.11.2022 Tarih ve 2022/1897 E. - 2022/1492 K. sayılı ilamı) 6100 sayılı HMK.' nın 326/1. maddesi; " Kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verilir. " şeklindedir. Tüm dosya kapsamından; ihyası istenilen şirket 08/02/2023 tarihinde sicilden terkin edilmiş olup, terkinden evvel adı geçen şirket aleyhine dava konusu olan açılmış bir dava bulunmadığı, açılan davanın 22/11/2023 tarihinde açıldığı, davanın tasfiye memurunun bilgisinde olmadığı; bu sebeplerle yargılama gideri ve vekalet ücretinden tasfiye memurunun sorumluluğu bulunmadığı anlaşılmış ve bu giderler davacı üzerinde bırakılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının KABULÜ İLE, -İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ..... sicil numarasında kayıtlı TASFİYE HALİNDE ..... BİLİŞİM VE YAZILIM LİMİTED ŞİRKETİ'nin 6102 Sayılı TTK' nın 547. maddesi uyarınca; Bakırköy .... Tüketici Mahkemesi'nin ..... Esas sayılı dava dosyasının görülmesi, yürütülmesi ve infazı işlemleri işlemleri ile sınırlı olmak kaydı ve şartı ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tüzel kişiliğinin İHYASINA, 2-Şirket ortağı ve yetkilisi .... (TCKN: .....)'ın 6102 Sayılı TTK'nın 547/2.maddesi gereğince tasfiye memuru olarak atanmasına, kendisinin şirketin ortağı ve yetkilisi olması nedeniyle ücret takdirine yer olmadığına, 3-Karar kesinleştiğinde keyfiyetin İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü'nce TESCİL VE İLAN EDİLMESİNE, ilan ve müzekkere masraflarının davacı tarafça karşılanmasına, 4-Harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı tarafça yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, 7-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.16/04/2025
Başkan ..... ¸e-imzalı Üye ...... Üye ..... ¸e-imzalı Katip .... ¸e-imzalı