İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/193 E. 2026/219 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/193
- Karar No
- 2026/219
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/193 Esas KARAR NO : 2026/219
DAVA:Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:17/03/2025 KARAR TARİHİ:24/03/2026
Mahkememizde görülen Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketine ... ihtiyari mali mesuliyet sigorta poliçe numarasıyla sigortalı ... plakalı aracın, 14.12.2023 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, bu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, kaza sonrası müvekkilinin aracı için zorunlu mali mesuliyet sigorta şirketi tarafından düzenlenmesi sağlanan hasar eksper raporunda 87.460,00-TL tutarında zarar oluştuğunun belirlendiğini, bağımsız eksper tarafından yapılan inceleme sonucunda düzenlenen eksper raporunda ise 131.238,67-TL tutarında hasarın oluştuğunun tespit edildiğini, Sigorta Tahkim Komisyonunun 2024.E... başvuru sayılı dosyası kapsamında müvekkiline toplamda 85.000,00-TL hasar ödemesinin ve 35.000,00-TL değer kaybı ödemesinin yapılması sonucu 120.000,00-TL olan sigorta poliçe limitinin dolduğunun belirlendiğini, sigorta poliçe limiti dolduğundan müvekkilinin gerçek hasar bedelini alamadığını belirterek; fazlaya ilişkin talep ve dava haklarımız saklı kalmak kaydıyla; HMK 107/1. madde gereğince belirsiz alacak davamızın kabulüne, şimdilik 100,00-TL bakiye hasar bedelinin, poliçe limitleri dâhilinde, davalı şirketin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizinden aşağı olmamak üzere enflasyon oranında faizi ile tahsiline, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde kasko poliçesi ile sigortalı bulunan aracın ihtiyari mali mesuliyet teminatının bulunduğunu, kabul beyanı olmamak kaydıyla bu teminatın 750.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, ihtiyari mali sorumluluk teminatı trafik poliçesi teminat kapsamında olmak şartıyla, trafik poliçesi teminat limitinin üzerinde bir zarar varsa devreye girdiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun tespiti için trafik poliçesi teminat limitinin tükenip tükenmediğinin öncelikle araştırılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere müvekkili şirketin sorumluğunun trafik teminatı tükenmiş ise gündeme geleceğini belirterek; belirtilen taleplerimizin kabul görmemesi halinde ise delillerimiz, tüm beyanlarımız doğrultusunda, "Zenginleşme Yasağı" ilkesi gözetilerek zararın somut olarak hiçbir delil ile ispatlanmamış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini, taleplerimizin kabul edilmemesi halinde kusur için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden, maluliyet durumu ve tazminat miktarı yönünden Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurumundan bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce bilirkişi raporu alınmış dosya arasına konulmuştur. Davacı vekili karar celsesindeki beyanında; "Tarafımızca sehven toplam değer üzerinden arttırım dilekçesi sunularak 131.238,67-TL olarak dava değeri belirlenmiş ise de aynı gün yeni bir beyan dilekçesi sunarak dava dışı ... Sigortadan 85.000,00-TL hasar ödemesi aldığımız açıklaması ile birlikte 46.238,67-TL hasar fark bedelini talep ettiğimizi belirttik, ilk arttırım dilekçemizin maddi hataya dayalı sehven yapıldığı açık olup mahkemenizce 03.02.2026 17:33'te gönderdiğimiz bedel arttırım dilekçesinin dikkate alınarak 46.238,67-TL üzerinden dava değerinin varlığı kabul edilerek davanın kabulüne karar verilmesini talep ederiz" şeklinde beyanda bulunmuştur. Davacı vekilinin 03.02.2026 tarihinde dava değer arttırım dilekçesi sunarak dava değerini 131.238,67-TL olarak belirlemiş ise de aynı tarihte sunduğu dilekçe ile sehven atılan önceki değer artırım dilekçesinin dikkate alınmamasını, dava değerinin 46.238,67-TL olduğunu belirterek söz konusu bedel üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce söz konusu bedel dikkat alınmış olup, ilk sunulan talep arttırım dilekçesi dikkate alınmamıştır. Dava: Haksız Fiilden Kaynaklanan Tazminat İstemine İlişkindir. Somut uyuşmazlık; 14.12.2023 tarihinde gerçekleşen kaza neticesinde ... plakalı aracın kasko sorumlusu davalı şirketin bakiye zarardan sorumlu olup olamayacağı hususunda olduğu anlaşıldı. Kaza nedeniyle davacı taraf, davalının ZMMS'si konumunda bulunan ... Sigorta A.Ş.'den 85.000,00-TL hasar bedeli ve 35.000,00-TL değer kaybı bedeli adı altında ödemeler almış olup, ZMMS poliçe limiti tüketildiğinden kasko poliçesine başvuru yapmasında hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Öncelikle kusur ardından gerçek zararın tespiti gerekmektedir. Kusur yönünden yapılan değerlendirmede; dava dışı sürücü ...' ın idaresindeki ... plakalı otomobil ile kazada tehlike yaratan ilk kusurlu davranışta bulunan olduğu; Kendisine hitap eden yönde “DUR” işaret levhası bulunması nedeniyle kavşağa girmeden önce durup yolu kontrol etmesi ve diğer araca yol verdikten sonra geçiş yapması gerektiği halde etkin tedbir almadığı, ön ilerisinde ve kavşak içinde bulunan araca çarptığı olayda, dikkat ve özen yükümlülüğünü getirmediği ve “%100 oranda Asli ve Tam Kusurlu” olacağı, öte yandan: ... plakalı otomobil sürücüsü başvuran ...'in kendi yolunda ve şeridinde seyrederken, kavşakta komşu yönden gelen ve “ DUR” trafik işaret levhasını ihlal ederek kendi şeridine giren araç tarafından çarpılmaya uğradığı anlaşılmıştır. Anılan şartlarda seyreden belirtilen sürücünün alabileceği bir tedbir bulunmadığı, kazanın öngörülemez ve önlenemez olduğu; kazada etkisi olmadığı ve “Tamamen Kusursuz” olacağı, yine; ... plakalı otomobil sürücüsü dava dışı ...'in yine anılan kavşağa ismi belirtilmeyen yol üzerinden geldiği, dönel kavşak içinde bulunduğu ve kavşaktan çıkış yapmakta olduğu esnada; Sağ tarafındaki yoldan gelen, “DUR” işaret levhasını ihlal ederek kavşağa henüz girmekte olan aracın çarpmasına uğradığı; kazada etkisi olmadığı, alabileceği bir tedbir bulunmadığı ve “Tamamen Kusursuz” olacağına ilişkin bilirkişi raporu hükme esas alınabilecek nitelikte addedilmiştir. Gerçek zarar yönünden yapılan değerlendirmede; da konusu aracın tescil belgesinde model yılının 1994 olduğu belirtilmesine rağmen aynı belgede ilk tescil tarihi 09.02.1998 olarak yazılmıştır. İlk tescil tarihi 09.02.1998 olan dava konusu araç 14.12.2024 hasar tarihi itibariyle yaklaşık 27 yaşında olup otomobiller için 10 yıl olarak belirlenmiş ekonomik ömrünü tamamlayalı yaklaşık 17 yıl olmuştur. Zarardan sorumlu tarafın sorumluluğunun, zarar gören aracı zarar görmeden önceki haline getirilmesi ile sınırlı olduğu, zarar oluşuncaya kadar meydana gelen hasarlar ile aracın ekonomik ömrünü azaltan doğal yıpranmaların ortadan kaldırılmasından sorumlu olmadığı, gerçek zararın ancak (Hasar gören parçaların orijinal olması durumunda) aracın onarımında tamamen hasarsız kullanılmış orijinal parçalar kullanılmak suretiyle sağlanacağı açıktır. Yargıtay uygulamaları doğrultusunda, tam zayi olan araçlarda zararın hasar öncesi emsal araçların rayiç değeri ile karşılandığı göz önüne alındığında, kısmi hasarın emsal parçalar ile giderilmesinin Yargıtay kararlarına uygun olduğu görülmektedir. Aracın onarımında, orijinal yeni parça kullanılması durumunda meydana gelen kiymet kazanma; değişen parçaların onarılarak tekrar kullanıla bilir olması durumunda iade, değişen parçaların onarılarak tekrar kullanılabilir olmaması durumunda ise onarımla tekrar kullanılamayacak olan parçanın malzeme değerini ortadan kaldırmayacağı gözetilerek hurda tenzili yapılması gerekir. Yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında, yaklaşık 27 yaşında olan bir aracın hasarına ilişkin olarak, 14.06.2024 tarihli ekspertiz raporunda tespit edilen bedelin orijinal parçalar ile onarım bedeline uygun olduğu, 09.02.2024 tarih ... SBM sayılı ekspertiz raporunda tespit edilen bedelin gerçek zarara uygun olduğu, dava konusu aracın orijinal yeni parçalar ile onarım bedelinin KDV hariç 109.365,56 TL, KDV dahil 131.238,67 TL olduğuna ilişkin bilirkişi raporu tespiti yapılmıştır. Aracın orijinal parçalarla değiştirilmesi karşılığında hasar bedelinin tespiti yerinde olup, ikame yedek parçalarla aracın onarımına zorlanma durumu kabul edilemez. Bilirkişi tarafından yapılan tespit yerinde görülmüştür. Daha öncesinde hasar bedeli olarak ZMMS sorumlu sigorta şirketi olan ... Sigorta A.Ş. tarafından ödenen 85.000,00-TL mahsubu ile bakiye hasar bedeli tutarı 46.238,67-TL olarak belirlenmiştir. 06.01.2025 tarihinde sigorta şirketine başvuru yapılmış olup, 8 iş günü sonrasına tekabül eden 16.01.2025 tarihinden itibaren kazaya neden olan aracın hususi otomobil olduğu da nazara alındığında yasal faize hükmedilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın KABULÜ ile; 46.238,67-TL bakiye hasar bedelinin 16.01.2025 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 3.158,56-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan peşin harç ve tamamlama harcı olmak üzere 2.855,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 303,16-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık ücret tarifesi gereğince hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan 3.470,80-TL başvuru, peşin harç ve tamamlama harcı olmak üzere ilk gider, 17.056,00-TL tebligat, müzekkere ve bilirkişi gideri olmak üzere toplam 20.526,80-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talep halinde yatıran taraflara iadesine,
Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde, Mahkememize ve Mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul BAM ilgili Hukuk Dairesince incelenmek üzere istinaf yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair verilen karar, hazır olan davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/03/2026
Katip ... E-imzalıdır
Hakim ... E-imzalıdır