İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/187 E. 2026/185 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/187
Karar No
2026/185
Karar Tarihi

T.C. DİYARBAKIR TÜRK MİLLETİ ADINA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : KARAR NO :

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLLERİ :

DAVALI : VEKİLLERİ :

DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/09/2021 KARAR TARİHİ : 20/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ :

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili olan şirketin .....yetkili satış bayisi olarak hizmet verdiğini, müvekkil firma ile .....arasında, .....tarafından üretilen ve/veya ithal edilen .....marka araçların .....tarafından bildirilen asgari adetlerde alım yapan ve/veya sözleşmeyle belirlenmiş niteliklere sahip olan filo müşterisi olan gerçek veya tüzelkişilere .....tarafından sağlanan ve finanse edilen özel indirim ve/veya fiyatlar ile ve belirli şartlar dahilinde satışını düzenlemek amacıyla ekte örneğini sunmuş oldukları .....Filo İndirimi Uygulaması Çerçeve Sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşmeye ek olarak yine davalı firma yetkilisinin imzasını içeren Filo İndirimi Müşteri Taahhütnamesi ile filo satış sözleşmesi imzalandığını, ilgili sözleşme kapsamında davalı şirkete ekli sunmuş oldukları .....Tarihli faturalarla .....şase numaralı ve .....şase numaralı, .....tarihli faturayla .....şase numaralı, .....tarihli faturalarla .....şase numaralı, .....şase numaralı, .....şase numaralı, .....şase numaralı, .....sase numaralı. .....sase numaralı. .....şase numaralı, .....şase numaralı ve .....şase numaralı, .....tarihli faturalarla .....şase numaralı, .....şase numaralı, .....şase numaralı, .....şase numaralı, .....şase numaralı ve .....şase numaralı .....model araçların satışı yapıldığını, .....Filo İndirimi Uygulaması Çerçeve Sözleşmesi kapsamında müvekkili şirket tarafından davalıya satışı yapılan .....Marka model araçların 6 ay ve 10.000 km dolmadan davalı tarafça satıldığının .....tarafından tespiti ve müvekkil şirketten indirim tutarlarının satımın yapıldığı kişilerden istenmesi yönündeki talimatı üzerine, davalı şirkete Diyarbakır .....Noterliği'nin .....Tarih ve .....yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini ve .....tarafından ekte sunmuş oldukları listede araç başına belirlenen tutarlar toplamı olan toplam indirim tutarı davalıdan talep edildiğini, .....tarafından erken satış yapıldığı tespit edilen araçlara uygulanan toplam indirimleri gösteren liste ile davalı firmaya gönderilen Diyarbakır .....Noterliği'nin .....Tarih ve .....yevmiye numaralı ihtarname) ilgili bedelin ödenmesi için arabulucuya müracaat edildiğini, fakat anlaşma sağlanamadığından mevcut davayı açma zaruretlerinin hasıl olduğunu belirtmiş, bu nedenle öncelikle tensiple birlikte ihtiyati haciz taleplerinin kabulüne karar verilerek, davalının yedinde veya 3. şahıstaki taşınır ve taşınmaz mallarıyla, hak ve alacaklarına dava değeri üzerinden ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini; davalarının kabulüne karar verilerek fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, .....Filo İndirimi Uygulaması Çerçeve Sözleşmesi kapsamında satımı yapılan araçların sözleşmeye aykırı bir şekilde sözleşmede kararlaştırılan süre ve km'den önce satımından dolayı filo indirimi olarak uygulanan 283.935,00 TL indirim tutarının ihtarname tarihi olan .....tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu olduğu belirtilen ekli "Filo İndirimi Müşteri Taahhütnamesi" müvekkili şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığını, işbu nedenle müvekkil şirketin söz konusu taahhütten sorumlu olmasının hukuken mümkün olmadığını, bu nedenle açılan davanın "haksız, kötü niyetli ve sebepsiz zenginleşme" amaçlı olduğunu, kaldı ki, ayrıca söz konusu taahhütnamenin kabulü anlamına gelmemek üzere araç satış işlemleri gerçekleştikten sonra imza altına alınmakla da hukuken geçerliliğinin bulunmadığını, söz konusu satım sözleşmesi imzalandığı tarihte söz konusu taahhüdün düzenlendiği ve yetkili kişilerce imzalandığına dair davacı tarafça sunulmuş bir delil bulunmadığını, bu bakımdan müvekkili şirket ile davacı arasında taahhüde ilişkin bir anlaşma bulunmadan araçların satın alındığını, müvekkili tarafından araçlar satın alındığı esnada herhangi bir taahhütte de bulunulmadığını, ilgili taahhütnamenin "Genel İşlem Koşulları" kapsamında hazırlandığını, söz konusu taahhüdün geçersiz olması bir yana söz konusu taahhütle ilgili olarak müvekkili şirketin bilgisi, müdahilliği bulunmadığı gibi, müvekkili şirketin söz konusu taahhütle ilgili olarak hiçbir şekil ve surette değişiklik yapma imkanı da olmadığını, söz konusu genel işlem koşulu müvekkilin bilgisi dahilinde olmadığını, bu sebeple genel işlem koşulu niteliğindeki taahhütnamenin geçersiz sayılması gerektiğini, önceden müvekkiline bildirilmediğini ve müzakere imkanı sağlanmamış olan taahhütnamenin, diğer denetim aşamalarına gerek kalmaksızın, geçersiz sayılması gerektiğini, söz konusu sözleşme ve taahhüdü kabul anlamına gelmemek üzere bu halde dahi dünyanın ve özelde ülkemizin içinde bulunduğu COVİD-19 pandemisi nedeniyle de söz konusu taahhüdün uygulanma koşullarının da bulunmadığını, dava konusu araçların ticari araç niteliğinde olup, döviz, altın, ve diğer ekonomik ve ticari değeri olan değerlerde olduğu gibi araç fiyatlarındaki yükselişler ve değişimler de göz önüne alındığında söz konusu araçların elde bırakılarak, taahhüt koşullarına uygun davranılmasının beklenmesi de hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi, ticari hayatın gerekliliklerine de aykırı olduğunu, TTK ilgili maddeleri uyarınca "basiretli bir tacir" sıfatını haiz müvekkil tarafından ciddi miktarda zarar etmek pahasına zaten şirket yetkilisince imzalanmamış bir taahhüde uyulması beklenemeyeceğini, bu sebeple söz konusu taahhüde uyulmamasından bahisle işbu davanın açılması haksız, kötü niyetli ve sebepsiz zenginleşme amaçlı olduğunu belirtmiş, bu nedenle esasa ve usule ilişkin tüm itirazlarının dikkatte alınarak, davacı tarafından açılan “haksız” ve ”kötü niyetli” olarak "sebepsiz zenginleşme" amacı taşıyan işbu davanın reddine karar verilmesini, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen kararın gerçeklere ve hukuka uygun olmasından dolayı ihtiyati tedbir reddi kararının devamına karar verilmesini talep etmiştir DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;

Dava taraflar arasında akdedilen filo indirim taahhütnamesine aykırı davranıldığı iddiası ile tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık noktası ise; filo indirimi müşteri taahhütnamesi ve filo satış sözleşmesi kapsamında belirlenen km ve süreden önce satımı yapılan araçlardan dolayı davacının filo indirim tutarını talep edip edemeyeceğine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Mahkememiz .....Esas, .....Karar sayılı dosyası .....tarihinde karara çıktığı, davacı vekili tarafından .....tarihinde istinaf edildiği, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi .....Hukuk Dairesi .....Esas, .....Karar sayılı dosyası ile davacı vekilinin istinaf talebinin kabul edildiği ve mahkememizce .....esas numarasına kaydı yapıldığı anlaşılmıştır. Davacı vekili, davacı ile davalı arasında araç satışına ilişkin sözleşme kurulduğunu, davacı tarafından davalıya filo indirimi kapsamında piyasa fiyatlarının altında araç satıldığını, davalının bu araçları belirli bir süre ve belirli bir kilometreye erişmeden önce üçüncü kişilere satmamayı taahhüt ettiğini, ancak davalının bu taahhüdüne aykırı davrandığının tespit edildiğini beyan ederek filo indirim bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, "Filo İndirimi Müşteri Taahhütnamesi" isimli belgenin müvekkili şirket yetkilisi tarafından imzalanmadığını, söz konusu taahhütnamenin müvekkili yönünden bağlayıcı olmadığını ileri sürmüştür. .....Otosan A.Ş.'ye müzekkere yazılarak, .....tarihli yazı cevabı ile davalıya satılan araçlar nedeni ile araç başı yapılan filo indirim tutarları celp edilmiştir. Mahkememizin .....tarihli .....Esas .....Karar sayılı kararı ile filo indirim sözleşmesinin davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili kişiler tarafından imzalanmadığı, filo indirim sözleşmesinde imzası bulunduğu ileri sürülen .....isimli kişinin davalı şirketi temsil ve ilzama yetkili olmadığı, davacının sözleşme yaparken basiretli tacir gibi davranmadığı, davalı şirket yetkilisini araştırmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Söz konusu karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi .....Hukuk Dairesi .....tarihli, .....Esas .....Karar sayılı ilamı ile araç satış sözleşmesinin birbirini takip eden 9 sayfadan oluştuğu, müşteri taahhütnamesinin ise sözleşmenin 5. sayfasında yer aldığı, sözleşmenin son sayfasının imzalanmasının yeterli olduğu, her sayfasının imzalanmasının zorunlu olmadığı, dolayısı ile "Filo İndirimi Müşteri Taahhütnamesi"nin sözleşmenin bir parçası olduğu, davalının bu taahhütnameden sorumlu olduğu, davacı tarafın alacak miktarının hesaplanması gerektiği gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına karar vermiştir. Taraflar arasında imzalanan 9 sayfalık .....Filo İndirimi Uygulaması Çerçeve Sözleşmesinin 5. sayfasında Filo İndirim Müşteri Taahhütnamesinin bulunduğu, söz konusu taahhütnamenin 3.2 maddesi ile satıma konu araçların üçüncü kişilere satılmayacağı, uzun dönem araç kiralama amacı ile satın alındığı, 3.3 maddesi ile araçların trafik tescil tarihinden itibaren altı ay geçmeden ve araçlar 10.000 km yol kat etmeden araçların üçüncü kişilere satılmayacağı, söz konusu yükümlülüğün ihlali halinde 15 gün içinde filo indirim tutarının bayiye iade edileceğinin davalı tarafından taahhüt edildiği görülmüştür. Her ne kadar davalı vekili taahhütnamedeki hükümlerin genel işlem koşullarına aykırı olduğunu ileri sürmüş ise de davalı tacir olup, basiretli bir tacir gibi davranması yani sözleşmenin her maddesini okuyup, müzakere ettikten sonra sözleşmeyi imzaladığının kabulü gerekir. Yargıtay .....Hukuk Dairesi'nin .....Esas .....Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere tacir olan davalının bu yöndeki savunmasına itibar etmek mümkün değildir. Dava dilekçesinin ekindeki müşteri erken satışları başlıklı belgenin incelenmesinde, satışa konu araçların, en kısa süreli olanının 24 gün ve en uzun süreli olanının 111 gün olmak üzere satıldığı, söz konusu sürelerin taahhütnamede belirtilen altı aylık süreden kısa olduğu anlaşılmıştır.

Mahkememizce dava dilekçesinde bildirilen araçların şase numaraları, .....A.Ş.'den gelen .....tarihli yazı cevabı, dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşme ekindeki "Filo İndirimine Konu Olan Araç Bilgileri" başlıklı belgedeki şase numaraları tek tek kontrol edilmiş, dava dilekçesinde bildirilen araçlardan üçüncü sıradaki .....tarihli fatura ile satılan .....şase numaralı bir aracın olmadığı anlaşılmıştır. Nitekim .....Otosan A.Ş.'den gelen .....tarihli yazı cevabında bu şase numarası ile müşteriye satışı yapılan bir aracın olmadığı belirtilmiştir. Davacı tarafın dava dilekçesinde şase numarasını muhtemelen yanlış bildirdiği, doğru şase numarasının muhtemelen .....olduğu Mahkememizce anlaşılmış, ancak davacı tarafın söz konusu yanlışlık yönünden ıslah talebinde de bulunmadığı görülmüş, taleple bağlılık ilkesi gereğince .....şase numaralı araç yönünden talep olmadığı sonucuna varılmıştır. .....A.Ş.'den gelen .....tarihli yazı cevabında her bir araç yönünden araçların şase numaraları belirtilerek uygulanan KDV hariç filo indirimi tek tek belirtilmiş olup, söz konusu listedeki ilk sıradaki araç hariç diğer tüm araçların dava dilekçesinde şase numaraları belirtilen araçlar ile aynı araçlar olduğu anlaşılmış, söz konusu tutarların toplanması nitelikli bir bilirkişi hesaplamasını gerektirmeyip, yalnız basit toplama işleminden ibaret olması nedeni ile Mahkememizce toplama işlemi yapılmış, davacının davalıdan talep edebileceği toplam tutarın 269.235,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Davacının dava açmadan önce davalı aleyhinde ihtarname keşide ettiği, ihtarnamede belirli bir süre vermeden filo indirim tutarının iadesini talep ettiği, ihtarnamenin .....tarihinde davalıya tebliğ edildiği görülmüştür. Her ne kadar davacı vekili dava dilekçesinde ihtarname tarihinden itibaren alacağa faiz işletilmesini talep etmiş ise de TBK'nun 117. maddesine göre muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile temerrüde düşer. Buna göre Mahkememizce, Filo İndirim Müşteri Taahhütnamesinin 3.3 maddesindeki 15 günlük süreni, ihtarnamenin davalıya tebliği ile başladığı sonucuna varılmış, davalının temerrüt tarihinin .....olduğu anlaşılmıştır. İzah edilen nedenlerle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 269.235,00 TL'nin .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve mahkememizce aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile 269.235,00 TL'nin .....tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Alınması gerekli 18.391,44 TL harçtan davacı tarafça peşin yatırılan 4.848,90 TL'nin mahsubu ile eksik 13.542,54 TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 3-Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL ara buluculuk ücretinin, davanın kabul ve red oranına göre 68,34 TL'sinin davacıdan ve 1.251,66 TL'sinin davalıdan ayrı ayrı alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan başvurma harcı 59,30 TL, peşin harç 4.848,90 TL, tebligat, posta ve müzekkere gideri 250,15 TL olmak üzere toplam 5.158,35 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 4.790,06 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafça yapılan yargılama harç ve gideri olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 14.700,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 8-Gider avansından artan kısmın hüküm kesinleşince Yazı İşleri Müdürü tarafından ilgilisine iadesine,

Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kabulüne karar verilen kısım için gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere, reddine karar verilen kısım için miktar itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

Katip Hakim

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/187, K. 2026/185, T. 20.02.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-187-e-2026-185-k-4a9ea3f6f094