İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2025/164 E. 2026/23 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2025/164
Karar No
2026/23
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/164 Esas KARAR NO : 2026/23

DAVA : Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) DAVA TARİHİ : 23/09/2025 KARAR TARİHİ : 09/03/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; ...'nin ülkemizin en önde gelen spor kulüplerinden biri olduğunu, Türk Patent Kurumu ve WIPO nezdindeçok sayıda marka tesciline sahip olduğunu, davalıya ait işletmede vekil edenin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlerin satışa sunulduğu bilgisinin taraflarına ulaşması akabinde; davalıya ait işletmeden “...” marka ve logolu ürün satın alındığını satın alınan taklit nitelikteki ürün ve ürüne ait fiş/slip dilekçe ekinde sunulduğunu, davalı tarafın satışa sunmuş olduğu ve ticari amaçlı elde bulundurduğu ürünlerin müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğini, davalının eyleminin müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini talep ettiğini, marka haklarına yönelik ihlalin durdurulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, davanın mahiyeti gereği davalıya tebligat gönderilmeksizin; davalıya ait "..." adresinde yer alan "...” ticaret unvanlı ve tabelalı işletmede hukukçu marka vekili unvanına sahip bilirkişi eşliğinde keşif yapılmasını davalının eylemlerinin 6769 sayılı SMK'nın, 29 ve 149/1-a hükümleri uyarınca müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil ettiğinin tespitini, 6769 sayılı SMK'nın 149/1-c hükmü uyarınca müvekkilinin marka haklarına yönelik ihlalin durdurulmasını, 6769 sayılı SMK'nın 149/1-d hükmü uyarınca müvekkilinin marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulmasını talep ve dava etmiştir. İşbu dava Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli) talebine ilişkin davadır. Marka vekili ... tarafından 14/10/2025 tarihli mahkememize sunulan bilirkişi raporunda özetle; Tespitin gerçekleştirildiği “...” adresinde, talep eden yana ait markaları ihtiva eder kullanımların gerçekleştirildiğinin, ilgili kullanımlar ile talep eden yana ait markaların nihai tüketici nezdinde iltibasa sebebiyet verecek kadar benzer olduğunun ve buna binaen ilgili kullanımların talep eden yan adına tescilli markalardan kaynaklanan haklara tecavüz teşkil eder mahiyette olduğunun değerlendirilebileceğinin, tespit mahalinde bulunan ürünlerin malzeme ve işçilik kalitesi göz önünde bulundurulduğunda orijinal ürünler olmadıklarının değerlendirilebileceğinin, mahalde yer alan Vergi Levhasından öğrenildiği üzere işletmede ... Vergi Dairesine ... Vergi Numarası ile kayıtlı ... isimli şahsın ticari faaliyet gösterdiği yönünde görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Davacı ... Derneği vekili ...'ın mahkememize sunmuş olduğu 02.03.2026 tarihli feragat dilekçesinde özetle; mahkememiz dosyası ile görülmekte olan davasında, vekil eden ile davalının anlaşmış olduklarını, karşılıklı yargılama giderleri ve vekâlet ücreti talebimiz olmadığını, davadan ve tüm taleplerinden feragat ettiklerini, feragatimize ilişkin iş bu beyanlarının kabulü ile feragat beyanlarının davalı ...'a tebliğini beyan ve talep ettiği görülmüştür. Davalının cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE : Uyuşmazlığın; davacının marka hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi, marka haklarına yönelik ihlalin durdurulması, sonuçlarının ortadan kaldırılması ve marka haklarına tecavüz teşkil eden taklit nitelikteki ürünlere el konulması taleplerine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu 26/01/2026 tarihli dilekçesi ile davadan karşılıklı olarak feragat ettiklerini ve yargılama gideri ile vekalet ücreti taleplerinin olmadıklarını bildirdiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin sunduğu vekaletnamesinin incelenmesinde davadan feragate yetkisinin bulunduğu anlaşılmıştır. HMK.nun 307 ve devamı maddelerinde davadan feragat ve şekli açıkça belirtilmiştir. HMK 307. maddesi düzenlemesine göre feragat davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Feragat beyanı dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır, hüküm ifade etmesi için karşı tarafın veya mahkemenin muvafakatine bağlı değildir (HMK 309. madde). Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir (HMK 310. Madde). Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı vekilince sunulan 02.03.2026 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerinin beyan edildiği, vekaletname incelendiğinde davacı vekilinin davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmekle davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 22. maddesi ve aynı Kanunda belirtilen 1 nolu Harçlar Tarifesi uyarınca, feragat yargılamanın ilk celseden önce vuku bulduğundan Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcının 1/3'ü olan 244,00-TL nin peşin yatırılan 615,40-TL den mahsubu ile bakiye 371,40-TL fazlalık harcın aynı Kanunu'nun 31. maddesine göre istek halinde ve karar kesinleştikten sonra davacıya iadesine, 3-Taraflarca tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirmediğinden avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davalı tarafça yapılmış herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından yargılama gideri takdirine yer olmadığına, davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, tarafların yokluğunda (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 09/03/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2025/164, K. 2026/23, T. 09.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-4-fikri-ve-sinai-haklar-hukuk-mahkemesi-2025-164-e-2026-23-k-f20cf34de64b