İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/163 E. 2025/968 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/163
- Karar No
- 2025/968
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/163 KARAR NO : 2025/968
DAVA : İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/03/2025 KARAR TARİHİ : 05/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kefalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ... tarafından emre yazılı senet keşide edildiğini, müvekkilinin borcun konusu emre yazılı senet için kefil gösterildiğini, borcun ... tarihli vadesi gelmesine rağmen davalı borçlu tarafından senet hamili ...'e hiçbir ödeme yapmadığını, bunun üzerine ... tarafından müvekkili ile davalıya karşı icra takibi başlatıldığını, icra tehdidi altında kalan takip borçlusu müvekkilinin takip konusu borcu ... tarihinde ... TL tutarlı senet bakımından toplam ... TL için haricen ödediğini ve senedi teslim aldığını, müvekkilinin aleyhine başlatılan takibe konu emre yazılı senette kefil olarak bulunduğunu, müvekkilinin borç yükümlülüğü altına girerken şahsen menfaati bulunmadığını, borçlu davalıyla aralarındaki güven ilişkisine dayanarak kefalet ilişkisine girdiğini, kefil borcu ifa ederek asıl borçluyu borcundan kurtardığını, asıl borçlu olan davalının sebepsiz zenginleştiğini, senedi keşide eden davalı borçlu ...'ın senette el ürünü imzası bulunduğunu, dolayısıyla davalı itiraz ettiği imza, kendisine ait olduğunu, imzaya itirazlarının da hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, takibe konu alacak likit alacak olduğunu bildirerek davanın kabulü ile Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun takibe haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %20 icra inkar tazminatına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davacı ... ... A.Ş'nin ... tarihine kadar ortak olduğunu, müvekkili ile davacı anlaşamadıkları için müvekkili şirketten ayrılma kararı aldığını ve ... tarihinde şirketten ayrıldığını, söz konusu şirkette o dönem müvekkili ve davacı dışında küçük hisse sahibi ortaklarda bulunduğunu, müvekkilinin şirketten ayrıldığını ve davacı ile ... şirketi temsil yetkisine sahip olduğunu, müvekkili henüz ortaklıktan ayrılmadan bir kaç ay önce şirketin bulunduğu adresin altında yer alan ... ... isimli iş yerini işleten kiracı ...'den davacı taşınmazı şirketin çalışma alanını genişletmek amacıyla devralmak istediğini, devralınmak istenen söz konusu adresin o dönem bu adreste kiracı olan iş yerinin sahibinin ... olduğunu, davacı söz konusu kiracı ile anlaşarak ... TL bedel karşılığında tahliyesini sağladığını ve tahliye edilen taşınmazı ... başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile diğer ortak ... ... ile birlikte kiraladığını, şirket adına atılan imzalardan birisi davacının diğeri ise müvekkiline ait olduğunu, söz konusu taşınmazda kiracı olan ... ... isimli işletmenin sahibi ...'e yapılacak olan ödeme için şirket ortakları olarak davacı ve müvekkili birlikte çeşitli senetler verdiğini, bu senetlerden biri de ... TL bedelli davaya konu senet olduğunu, müvekkilinin isminin altında yazan adres tarafların o dönem ortağı oldukları ... şirketinin adresi olduğunu, kiralanan söz konusu taşınmazı da şirket ve ortakları kullandığını, müvekkili ... tarihinde ortaklıktan ayrıldıktan sonra ne taşınmazlı ne de verilen senetle bir alakasının kalmadığını, aksine senedin ödemesinin tamamını yapmayan davacı taraf müvekkili aleyhine icra takibi yapılmasına sebebiyet vererek müvekkilinin maddi ve manevi zarar verdiğini, müvekkili ile davacı taraf arasında kısmen olsa husumet olduğundan davacı bu durumu kullanarak haksız menfaat temin etmeye ve müvekkilini zarara uğratmaya çalıştığını, Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyasından alacaklı taraf takipten vazgeçerek senedi ... tarihinde iade aldığını bildirerek öncelikle davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığından reddine, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Davacı vekili tarafından senet sureti, makbuz başlıklı belge, arabuluculuk son tutanağı delil olarak sunulmuş, mahkememizce icra dosyası dosyamız arasına celbedilmek suretiyle tüm deliller toplanmıştır. Dava, davacının kefil olduğu bono nedeniyle ödediği bedelin asıl borçlu olan davalıdan rucüen tahsili için başlatılan icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir. Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı ... tarafından davalı borçlu ... aleyhine ... TL bono alacaklısına yapılan ödemenin rücu alacağı ile ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL üzerinden takip başlatıldığı, davalı borçlu tarafından borca, faize, faiz oranına ve ferilerine ve ödeme emrine karşı itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklı ... tarafından borçlular ... ile ... aleyhine ... TL senet alacağı ile ... TL geçmiş gün faizi olmak üzere toplam ... TL üzerinden takip başlatıldığı, takip alacaklısı tarafından ... tarihinde vazgeçme dilekçesi sunulduğundan icra dosyasının kapatıldığı anlaşılmıştır. Talep dayanağı bono incelendiğinde, keşidecisinin ..., lehdarının ... olduğu, ...-TL bedelli bononun düzenleme tarihinin ..., vadesinin ... olduğu, ...'in bono ön yüzünde kefil sıfatıyla isim ve imzasının bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce davaya konu senet alacaklısı ...'in tanık olarak dinlenilmesine karar verildiği, tanık beyanında: "bana göstermiş olduğunuz senedi biliyorum, ...'dan alacağım için bu senet düzenlenmişti, ...'te kefil olmuştu, ödeme günü geldiğinde senet ödenmedi, avukatıma verdim, avukat her ikisi için de icra takibi başlattı, daha sonra ... takibe itiraz etmiş, ... itiraz etmemiş, ... beyle görüşerek bir miktar düşürerek anlaşıp senedini geri verip paramı aldım, ... tarihli makbuz başlıklı belgedeki imza bana aittir, senede istinaden ... bana ... TL ödeme yaptı, ben de bu ödeme karşılığında senedi anlaşarak kendisine verdim, bu nedenle alacağım kalmamıştır, ben senedi komşularım olması nedeniyle ... ... sahibi olduğu bildiğim ... ve ...'dan aldım, daha öncesinde ... ...'ın bulunduğu taşınmazı ... olarak ... ... Bey aldı, biz ...'le toplam senet miktarı üzerinden değil, ... TL üzerinden anlaştık, diğer miktarı indirim yaptığım için almadım, bu şekilde alarak borcumu kapattım" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Bono, ödeme vaadi niteliğinde bir kambiyo senedi olup, bağımsız borç ikrarını içerir 6102 sayılı TTK ' nın 776.maddesi ).Bonoda şekil şartları 6102 sayılı TTK’nun 776. maddesinde sayılmıştır. Bunlar; “Bono” yada “Emre Muharrer Senet” ibaresi, kayıtsız şartsız bir bedel ödeme vaadi, vade, ödeme yeri, lehtar, keşide yeri ve tarihi, keşidecinin imzasıdır. Zorunlu şartlardan biri eksik olduğu takdirde, senedin bono niteliği kaybolur.6102 sayılı TTK'nın 778/3. maddesi yollamasıyla bonoya uygulanması gereken 702/3. maddesine göre; "aval veren kişi, poliçe bedelini ödediği takdirde, poliçeden dolayı lehine taahhüt altına girmiş olduğu kişiye ve ona, poliçe gereğince sorumlu olan kişilere karşı poliçeden doğan haklarını iktisap eder." Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; ... keşide tarihli ... TL bedelli ... vade tarihli, keşidecinin davalı, lehtarın dava dışı ..., davacının ise kefil olduğu bono borcu ödenmediğinden alacaklı tarafından keşideci ve kefil olan taraflara karşı Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığı, davacı tarafından dosya borcuna mahsuben alacaklıya davacının ... tarihli makbuz başlıklı belge ve tanık beyanları ile sabit olan ... TL ödeme yapıldığı ve bononun davacıya teslim edildiği, ödenen tutarın asıl borçlu olan davalıdan tahsili amacıyla, davacı tarafından Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosya ile ilamsız takip başlatıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu bono şekli açıdan unsurları tam olup kambiyo senedi vasfındadır. Kambiyo senetleri temel hukuki ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Bu nedenle de bono düzenlenirken temel ilişkinin kaynağına yönelik “bedelin malen-nakden ya da teminat olarak alındığına” ilişkin ibarelerin senede yazılması zorunlu değildir. Şekli açıdan unsurları tam olan bono üzerinde bedelin nakden alındığının yazılı olduğu görülmüştür. Somut olayda, davalı borçlu senetten kaynaklanan borcu ödediğini savunmamış; aksine davalı, davacı ile ortak oldukları şirketten ayrıldığı, davacı ile birlikte senet verdikleri, bu senetlerden birinin de dava konusu senet olduğu, dava konusu senedin şirket ortaklarının kullanacağı kiralanan taşınmaz için düzenlendiğini, ancak davalının ... tarihinde ortaklıktan ayrıldığını ve ne taşınmazla ne de senetle ilgisi olmadığını ileri sürmüştür. Davacının bu iddiası senet metninden anlaşılamamaktadır. Yani senet üzerinde davalının ortak olduğunu belirttiği şirket ile ilgili herhangi bir kayıt, isim ve kaşe bulunmamaktadır. Senet sebepten mücerret olmakla; davalı imzayı inkar etmediğinden iddaların yazılı delillerle ispatlamalıdır. Senet sebepten mücerret olmakla, davalının ileri sürdüğü bu ilişkinin varlığını, senedin düzenleme sebebini ispat yükü altında olduğunun kabulü gerekir. Davalı bononun ortak olduğu dönemde düzenlendiğini, şu an ortağı olmadığından sorumluluğu olmadığını beyan etmiş ise de, davacının imzası bulunan senette borçtan ve dolayısı ile bonodan şahsi sorumluluğunun bulunduğu, senedin borçlu elinde olması kural olarak senet alacaklısına karşı ödendiğine ilişkin karine teşkil ettiği ve davacı tarafından dosya borcuna mahsuben alacaklıya davacının ... tarihli makbuz başlıklı belge ve tanık beyanları ile sabit olan ... TL ödeme yapıldığı ve bonodan kaynaklı borcun ödendiği, bu haliyle davalı tarafından asıl borçlunun davacı olduğuna ilişkin iddiasının kanıtlanamadığı, davacı tarafın davalının borcu nedeniyle dava dışı ...in alacaklı olduğu dosyada yapmış olduğu ödemeyi asıl borçlu davalıdan tahsilini talebinde bulunabileceği anlaşılmakla davanın kabulüne, davacının dava dışı kişiye yapmış olduğu ödemenin belirli olması, ödemenin yapıldığı icra dosyasında davalının da taraf olması nedeniyle likit alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın KABULÜ ile; Davalının Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına, Asıl alacağın %20'si oranında belirlenecek olan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan ... TL ilk masraf, ... TL tebligat ve müzekkere olmak üzere ... TL yargılama gideri ile peşin alınan ... TL toplamı ... TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ... TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davalıdan alınarak hazineye irat kaydedilmesine, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK'nun 345 maddesi uyarınca gerekçeli kararın kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça, okunup, usulen anlatıldı. 05/12/2025
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır