İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/159 E. 2026/76 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/159
- Karar No
- 2026/76
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/159 Esas KARAR NO : 2026/76
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 05/03/2025 KARAR TARİHİ : 22/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili tarafından ibraz edilen 05/03/2025 Tarihli dava dilekçesinden özetle; Müvekkili ... 'ün ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ... tarihinde, kayıt ve tescil olan davalı ... Şirketi'nin iki ortağından biri olduğunu, %51 hissenin sahibi, münferiden temsile yetkili müdür olduğunu, diğer ortağın ise %49 hisse ile müştereken temsile yetkili müdür olduğunu, 17.07.2023 tarihinde Ticaret Siciline tescil olan, ortaklar arası işbirliğinin sağlanamaması ve anlaşmazlıklar sebebi ile uzunca süre faaliyete başlayamayan davalı Şirketin, faaliyete ancak 2024 yılı Haziran ortasında başlamış fakat ortakların anlaşamamaları, bir araya gelememeleri ve ekonomik sıkıntılar sebebiyle faaliyetini 2024 yılı Ekim ayı ortalarında sona ermek zorunda kaldığını, Şirketin kurulduğu günden kısa bir zaman sonra başlayan ortaklar arası anlaşmazlık ve iletişimsizlik sebebiyle Ticaret Sicil ve Şirket kayıtlarından da görüleceği üzere genel kurul şimdiye kadar hiç toplanamadığını, ortakların bir araya hiç gelemediklerini, Genel kurul'un, limited şirketlerde şirketin iç ilişkisinde faaliyet göstermesine esas olan karar organı olduğunu, genel kurulun Kanunda belirtilen süre içinde toplanamaması veya toplanmaması, şirket açısından zorunlu bir unsur olan organlardan birinin yokluğu sonucunu doğuracağını, genel kurulun, şirketin kurulduğu günden bu yana hiç yapılamamış olması ve meselenin kronik bir hal alması neticesinde organ eksikliği gündeme geleceğini, müvekkilinin ortağıyla bir araya gelemediğini, ortağından destek alamadığını ve dolayısıyla yaşadığı ekonomik sıkıntılar faaliyetine devam etmesininin de imkansız hale getirdiğinden, kira borçlarını da ödeyemediği gerekçesiyle davalı Şirketin kiracı bulunduğu "..." adresini de tahliye etmek zorunda kaldığını ve ... 23. Noterliği ... tarih ve ... yevmiye numaralı tahliye ve anahtar teslim tutanağı ile noterliğe kiracı bulunduğu yerin anahtarlarını da teslim ettiğini, Şirketin faaliyetlerinin uzunca bir süre önce tamamen durmuş olması ve bir de kiracı bulunduğu adresi tahliye etmiş olması sebepleriyle davalı şirketin feshi ve tasfiyesi talebiyle işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu, fazlaya dair her türlü dava ve talepleri saklı kalmak üzere, davanın kabulüne, davalı Şirketin feshi ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalıya usulüne uygun dava dilekçesi, tensip tutanağı usulüne göre tebliğ edilmiş olup, davalı ... vekili tarafından ibraz edilen 28/04/2025 tarihli cevap dilekçesinde; Davacının dava dilekçesinde haklı sebep olarak ileri sürdüğü iddiaların kötü niyetli olduğunu, davacı tarafından haklı nedenle fesih davası açılabilmesi için davacının kendisinin eylem ve işlemlerinin ve katkısının bulunmaması gerektiğini, herhangi bir surette dava dilekçesinde ileri sürülen sebepleri kabul anlamını teşkil etmemek kaydıyla; davacının münferiden imza yetkilisi ve çoğunluk hissedarı bulunduğu diğer davalı limited şirketinin davacının salt kendi eylem ve işlemlerine dayanarak kendi lehine çıkarabilmesinin haksız ve dürüstlük kuralına aykırı olarak huzurdaki davada husumet ehliyetine sahip olamayacağını, davacının müdürünün yönetmeye ehil olmaması nedeniyle, şirketin zarara uğratılmasının engellenmesi ve faaliyetlerinin verimli bir şekilde yürütülmesi ve yönetim ve temsili için ... Ltd. Şti.'ye tedbiren kayyım tayinine karar verilmesini, davalı ... Ltd. Şti.'ni temsil edecek vekilin atanacak kayyım tarafından belirlenmesine, Yönetim kayyımı talepleri kabul görmese dahi tedbiren denetim kayyımı atanmasına, şirket hesaplarına tedbir konulmasına, şirket defter ve kayıtları üzerinde bir inceleme yapılmasına, ... Ltd. Şti.'nin yönetim ve temsili ile malvarlıklarının ve hatta defter ve belgelerinin korunması için gerekli her türlü önlemin Tedbiren alınmasına, usul ve esasa aykırı olarak ikame edilen davanın reddine, yargılama masraflarının ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Ticaret Sicil Müdürlüğünün kayıtlarının yapılan incelemesinde; ...tarihli, ... sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanan yönetim kurulunun süresine ilişkin 7. Maddesinde şirketin işlerinin ve idaresinin genel kurul tarafından TTK kanunu hükümleri çerçevesinde seçilecek iki üyeden oluşan bir yönetim kurulu tarafından yürütüleceği, yönetim kurulu üyelerinin en çok 3 yıl için seçilebileceği, görev süresi sona eren yönetim kurulunun yeniden seçilebileceğinin kararlaştırıldığı, yönetim kurulu Müdür olarak münferiden yetkili ... ile Müştereken yetkili ...'nin seçilmiş olduğu görülmüştür. Davalı şirketin münferit yetkili temsilcisinin ..., müşterek yetkili temsilcilerinin; ... ve ...' ün olduğu, davalı şirket ile davacı arasında hukuki menfaat çatışması bulunduğu anlaşıldığından davalı şirketi bu davada temsil etmek üzere temsil kayyımı olarak ...'in seçilmiştir. Mahkememizin 19/06/2025 tarihli celsesinde;"...Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, davalı şirketin ticari defter ve kayıtları ve dosya incelenerek; fesih ve tasfiyesinin gerekip gerekmediği konusunda rapor alınmasına..." karar verilmiş olup, bilirkişi tarafından ibraz edilen 18/11/2025 Tarihli bilirkişi raporunda; Davacının, 2023 yılında kurulu 1.000.000 TL sermayeli davalı şirkette 510.000 TL bedelle (%51) paydaş ve (3) yıl süre ile davalı şirketi münferit imzası ile temsile yetkili şirket müdürü olduğu, vergi borçlarından kaynaklanan davalı şirket borçlarının (vergi borcu (177.899,82 TL) ve SGK borcu (447.960,73 TL) olmak üzere toplam 625.860,55 TL ) tamamından şahsen sorumlu olduğu için davacının TTK.m.641/1 hükmüne göre davalı şirketten herhangi bir ayrılma akçesi ödenmesi talebinde bulunamayacağı, Vergi dairesine verilen bilançolarda geçmiş yıl karları bulunmadığı sabit olmakla davacının, davalı şirketten geçmiş yıllar karlarından (dağıtılmamış karlardan) mütevellit herhangi bir alacak talebinde bulunamayacağı, Davadışı şirket müdürü tarafından davalı şirket ortaklar kurulunun 2023 ve 2024 yıllarına ait Olağan Genel Kurul Toplantılarının yapılmadığı, davalı şirketin 31.12.2023 1. İtibariyle 4.236.234,15-TL, 31.12.2024 tarihi itibariyle 11.846.783,09 TL tutarında davacıdan 8.238.440,10 TL ve davalıdan 3.608.342,099 TL borçlanmış olmasına karşılık sermayesinin 12 katı fazlasıyla ortaklarından borçlanabilmesi için genel kurulun toplantıya çağırılarak borçlanma kararı alınmadığı, borçlanma şartlarının (vade, faiz, ödeme koşulları v.d.) belli olmadığı, Davalı şirketin 3112.2024 1. bilançosuna göre TTK.m.376 hükmü yönünden borca batık durumda olmasının yanısıra tespit edilen sair kanuni sebeplerle davacının TTK.m.634/5 hükmü gereği davalı şirketin feshini talep edebileceği bildirilmiştir. 6102 sayılı TTK'nın 636/3. Maddesinde; “Haklı sebeplerin varlığı halinde, her ortak mahkemeden şirketin feshini isteyebilir. Mahkeme, istem yerine, davacı ortağa payının gerçek değerinin ödenmesine ve davacı ortağın şirketten çıkarılmasına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme hükmedebilir. Şirketler hukuku bakımından şirketin devamlılığının sağlanılması esas olup; düzenleme uyarınca, ekonomik değer taşıyan şirketin feshi yerine şirketi ayakta tutacak diğer çözüm yollarının hakimce değerlendirilmesi zorunlu kılınmıştır. Hakim şirketi feshetmek yerine fesih talebinde buluna pay sahiplerinin paylarının gerçek değerinin ödenmesine ve şirketten çıkarılmalarına karar verilebilir. Bunun yerine duruma uygun düşen ve sadece davacının değil, diğer pay sahiplerinin ve hatta işçiler gibi bu karardan etkilenebilecek üçüncü kişilerin de kabul edebileceği başka bir çözüme de karar verebilir. Şirketin sona ermesi dışında duruma uygun düşen alternatif bir çözümün bulunması gereklidir. Bu alternatif çözüm, pay sahiplerinin menfaatlerini yeterli bir şekilde koruyacak bir çözüm olmalıdır. Duruma uygun olma şartı yanısıra bu çözümün ilgili tüm taraflarca kabul edilebilir bir çözüm olması gerekir. Burada temel esas, ölçülülük (orantılılık) ilkesidir. Bu alternatif çözüm, feshi talep eden azlık pay sahiplerinin menfaatleri ile şirket tüzel kişiliği ve diğer pay sahiplerinin çıkarlarının korunması arasında bir denge kurmalıdır. Duruma uygun düşen alternatif bir çözüme karar verme konusunda takdir hakkı hakimde olduğundan bu çözüm resen uygulanır. Alternatif çözümlere; kâr dağıtma zorunluluğu, davacı azlık pay sahipleri arasından birinin yönetim kuruluna alınması, sermaye azaltma yolu ile kısmi tasfiye, şirketin işlev görmesini tekrar tesis edecekse, fesih yerine esas sözleşmede daha hafif değişiklikler yapılabilmesi ve hatta dava esnasında tespit edilen ve geçersiz kabul edilen esas sözleşmedeki bir hükmün esas sözleşmeden çıkarılması, şirketin işletmesinin ayrılarak bir yavru şirket kurulması ve bu şirketin paylarının satılmasına karar verilmesi, şirketin bölünmesi vb. Örnekler verilebilir (Prof.Dr Sami Karahan- Şirketler Hukuku, 2.Baskı, Aralık 2013, sf.759 vd). 22/01/2026 tarihli celse de; davacı ve davalı vekili şirketin fesih ve tasfiyesine karar verilmesi durumunda şirket muhasebecisi ... ın tasfiye memuru olarak seçilmesi konusunda beyanda bulunmuşlardır. Tüm dosya kapsamının ve delillerin değerlendirilmesi sonucunda; davalı şirketin ticaret sicil memurluğuna 17/07/2023 tarihinden bu yana herhangi bir tescil ve ilan yaptırmadığı, bu tarihten itibaren genel kurulun toplanmadığı, ortakların bir araya gelemediği, gayri faal olduğu, şirket amaçlarını gerçekleştirmesinin mümkün bulunmadığı en son genel kurulunun mal ve hizmet satışı bulunmayan şirketin ortaklara ve piyasaya olan borcunu ödemesinin mümkün olmadığı, şirketin fesih ve tasfiyesinin sağlanmaması durumunda faaliyet giderlerinin artacağı, fesih ve tasfiye dışında duruma uygun düşen kabul edilebilir bir çözüm yolunun bulunmadığı hüküm vermeye elverişli denetime açık bilirkişi raporu ile anlaşıldığından; Davanın kısmen kabulüne, davacı tarafından husumetin şirket müdürüne karşı yöneltildiği, şirketin fesih ve tasfiyesine yönelik davaların sadece şirkete yöneltilerek açılmasının yeterli olduğu, davada aktif veya pasif husumetin var olup olmadığının yargılamanın her aşamasında resen mahkemece değerlendirilmesi gerektiği anlaşıldığından; davalı ... adına açılan davanın husumetten reddine, ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ...ŞİRKETİNİN fesih ve tasfiyesine, Tasfiye memuru olarak...'ın atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, Kararın kesinleşmesine müteakip Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil ve ilanına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M / Yukarıda açıklanan nedenlerle 1-Davanın kısmen kabulüne, davalı ... adına açılan davanın husumetten reddine, 2-... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı ... ŞİRKETİNİN fesih ve tasfiyesine , 3-Tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına, tasfiye memuruna ücret takdirine yer olmadığına, 4-Kararın kesinleşmesine müteakip Ticaret Sicil Müdürlüğünde tescil ve ilanına, 5-Harçlar yasası uyarınca belirlenen karar harcı olan 732-TL'nin peşin alınan 615,40-TL harçtan mahsubu ile eksik harç olan 116,60-TL nin tahsil kabiliyeti olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 45.000-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalıya ödenmesine, 7-Davacı tarafından yapılan toplam 11.610,00-TL yargılama giderinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 9-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 45.000- TL maktu vekalet ücretinin davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341. Maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 22/01/2026
Başkan E- İMZALIDIR. Üye E- İMZALIDIR. Üye E- İMZALIDIR. Katip E- İMZALIDIR.