İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/155 E. 2026/248 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/155
Karar No
2026/248
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/155 Esas KARAR NO : 2026/248

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 03/03/2025 KARAR TARİHİ : 07/04/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Dava açmadan önce arabuluculuğa başvurulmasının dava şartı haline getirildiği, 27.01.2025 tarihinde başvurulan arabuluculuk yolunda davalı yanın anlaşmayı kabul etmediği, davada TTK hükümlerine göre hükün verilmesi gerektiği, Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu, Yargıtay 20. Hukuk Dairesi ilamına atıf yapıldığı, müvekkili şirket tarafından ... plakalı aracın kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığı, sağ yan kısımlarına 10.09.2022 tarihinde ... plakalı aracın çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, kazanın meydana gelmesinde ... plakalı araç sürücüsünün KTK 56/1-c maddesini ihlalden asli ve tam kusurlu olduğunun kaza tespit tutanağı ile sabit olduğu, poliçe gereği müvekkili şirket tarafından sigortalısına 08.11.2022 tarihinde 34.898,89 TL ve 05.12.2022 tarihinde 4.981,00 TL olmak üzere toplam 39.879,89 TL tazminat ödendiği, kusur oranına göre ödenen tazminatın ... plakalı aracın sigortacısından rücuen tazmini gerektiği, davalı tarafın ödeme yapmadığı, TTK 1472. maddesine atıf yapıldığı, davalıya rücu mektubu gönderilmesine rağmen cevap vermediği ve sonuç alınamadığı, alacağa kavuşmak için karşı taraf aleyhine icra takibi başlatma zorunda kalındığı, başlatılan icra takibine alacaklı-borçlu şirketin haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiği, % 20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, davanın ikame edilmesi zorunluluğu hasıl olduğu diğer hususlara birlikte belirtilerek fazlaya ilişkin her türlü dava ve talep hakları saklı kalmak koşuluyla ... 29. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra dosyası ile başlatılan takibe davalının yapmış olduğu haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaliyle takibin devamına, haklı davanın kabulüne, davalı-borçlunun haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... A.Ş. vekili tarafından hazırlanan cevap dilekçesinde özetle; 10.09.2022 tarihli trafik kazasına karışan ... plakalı aracın müvekkili tarafından ZMS (Trafik) sigortası ile sigortalandığı, sorumluluğun sigortalı aracın kusuru oranında, poliçe teminat limitleri ve poliçe dönemi ile sınırlı olduğu, hasar tarihi itibarıyla teminat limitinin 100.000,00 TL olduğu, davanın reddi gerektiği, olayın vukuundan itibaren 2 yıl içinde dava açılması gerektiği, zaman aşımı itirazı sundukları, dava ikame etmeden önce müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru şartının yerine getirilmediği, talebin hesaplanabilmesi ve ödeme yapılabilmesi için tüm belgelerle başvuru yapılması, iban ve ödeme için bilgi verilmesinin zorunlu olduğu, aksi halde hasar bedelinin hesaplanmasının, davaya ödeme yapılabilmesinin mümkün olmadığı, hasarı görme ve detaylı eksper inceleme yapma şansı olmayan müvekkili şirketin hangi parçaların ne oranda hasarlandığını anlayarak hasar bedelini hesaplamasının mümkün olmayacağı, tahkim başvurusunda hasar neticesinde 28.07.2023 tarihinde 25.000,00 TL değer kaybı tazminatı ödemesi yapıldığı, bakiye poliçe limitinin 75.000,00 TL olduğu, iddia edilen kazanın, hasarın varlığının, tarafların kusur oranlarının araştırılması, alacaklı sigorta şirketi bakımından halefiyet şartlarının gerçekleştiğinin ve geçerli bir rücu sebebinin varlığının ispat edilmesi gerektiği, halefiyetin gerçekleşmesi şartlarına atıf yapıldığı, yeni genel şartlar ekinde yayınlanan hesaplama yöntemlerine ve maddi hasar ilişkin orijinal parça, onarım ve eş değer parça hususları dikkate alınarak hesaplama yapılması gerektiği, ZMS Genel Şartları’na atıf yapıldığı, yedek parça ve işçilik bedellerine iskonto uygulanması gerektiği, müvekkili şirketin sorumluluğunun eşdeğer veya ömrünü tamamlamış araçlar mevzuatı kapsamındaki parça bedelleri ile sınırlı olduğu, müvekkili şirketin KDV yönünden sorumluluğu bulunmadığı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ilamına atıf yapıldığı, müvekkili şirketin KDV yönünden sorumluluğu bulunmadığı, yasal faiz uygulanması gerektiği, kötü niyet tazminatı talebinin reddi gerektiği, müvekkili şirket tarafından ödeme yapıldığı, icra takibine konu edilen hasar bedeli talebinin haksız olduğu diğer hususlar ile birlikte belirtilerek haksız davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı/davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ... 29.İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının UYAP kayıtlarının dosya arasına alındığı anlaşılmıştır. Dosyanın rapor alınmak üzere sigorta ve inşaat mühendisi bilirkişi heyetine tevdi edildiği ve düzenlenen 06/03/2026 tarihli raporda özetle; ... plaka numaralı kamyonetin sürücüsü ...’in %100 (yüzde yüz) oranında tamamen asli kusurlu olduğu, meydana gelen zarar ve ziyandan ZMS (Trafik) sigortacısı davalı ... A.Ş.’nin aynı oranda ve azami 100.000,00 TL poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olduğu, ... plaka numaralı hususi otomobilin sürücüsü ...’a atfı kabil kusur bulunmadığı, hadisenin meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında veya artmasında etkili başkaca faktör, kusurlu kişi, kurum, kuruluş bulunmadığı, Kaza tarihinde davacı ... A.Ş.’ye kasko poliçesi ile sigortalı, ...’a ait ... plaka ve (...) şasi numaralı hususi otomobilin olay tarihi döneminde yetkili servis ortamında ve tamamı orijinal vasıfta parçalar kullanılarak gerçekleştirilen iskontolu KDV dahil onarım bedelinin 39.879,89 TL olduğu, kusur durumuna göre talep edilebilecek net zararın 39.879,89 TL olduğu, durdurulmasına karar verilen dava konusu ... 29. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında da icra takibinin 39.879,89 TL asıl alacak tutarı üzerinden başlatıldığı ve uygun olduğu, davacı şirketin kasko sigorta poliçesi kapsamında meydana gelen zararı sigortalısına ödeyerek T.T.K. 1472. Maddesi kapsamında dava ve talep hakkının bulunduğu, davalı ... A.Ş. nin 39.879,89.TL. ile sorumlu olacağı, takip tarihinden itibaren yasal faiz talep edebileceği, tespit, hesap, sonuç, görüş ve kanaatine varılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Davanın; davacı sigorta şirketinin, sigortalısının 10.09.2022 tarihli kazası nedeni ile sigortalısına yapmış olduğu hasar bedelinin rücuen tazmini için, davalı sigorta şirketi aleyhine ... 29. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu takibe davalı tarafça yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamından, 10.09.2022-Cumartesi günü saat 14:50 sıralarında İsviçre vatandaşı sürücü ... sevk ve idaresindeki, .... Tic. A.Ş. adına tescilli, davalı ... A.Ş. tarafından 31.03.2022-31.03.2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere maddi zararlarda araç başına azami 100.000,00 TL limitli ... numaralı ZMS (Trafik) sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış, ... plaka numaralı, ... marka, ...tipinde, 2021 model, beyaz renkli panelvan kamyonet ile ... ili, ... ilçesi, ... mahallesinde bariyer ile bölünmüş, istikametine iki şeritli ... devlet karayolunun sağ şeridini takiben Marmaris istikametinden ... istikametine düz seyir halinde iken olay mahalli olan 28km+590m kesimine geldiğinde sol şeride doğru yöneldiği esnada sol yan kesimleri ile sol tarafında bulunan ve karayolunun sol şeridini takiben aynı istikamette düz seyir halinde olan sürücü ... (1990)’ın sevk ve idaresindeki, kendi adına tescilli, davacı ... A.Ş. tarafından 07.07.2022-... vadeli ... numaralı genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ve ... Sigorta A.Ş. tarafından ... vadeli ... numaralı ZMS (Trafik) sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış, ... plaka numaralı, ... marka, ... tipinde, 2020 model, gri renkli hususi otomobilin sağ yan ön kesimlerine çarpışması sonucu toplam iki motorlu taşıtın karıştığı trafik kazası meydana geldiği, olayın taşıtlarda maddi hasar ile sonuçlandığı anlaşılmıştır. ... 29. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası celbedilmiş ve incelenmesinde alacaklının davacı ... Anonim Şirketi, borçlunun ise davalı ... Anonim Şirketi olduğu, davacı alacaklı tarafça 39.879,89 TL ana para ve 667,79 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 40.567,68 TL için başlatılan takibe davalı tarafça itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. Dosya kapsamından dava konusu olayda sigortalı araçta zarar meydana geldiği, davacının kazada zarar gören kasko sigortalısı tarafından ibraz olunan hasar fotoğraflarını dosyaya sunduğu, yine davacının geçerli bir kasko sigorta poliçesine dayanarak, poliçe teminatı kapsamındaki zararı sigortalısına ödediğini belgelediği anlaşılmıştır. Somut olayda uyuşmazlık temelde; halefiyet koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği, meydana gelen hasarın oluşmasında davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı, davacının sigortalısına ödediği tüm tazminat bedelini isteme hakkının bulunup bulunmadığı, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yerinde olup olmadığı hususundan ibaret olduğu anlaşılmıştır. TTK.'nun 1472. maddesi uyarınca; sigortacının, sigortalısının haklarına halefiyet hakkının gerçekleşebilmesi için sigortacının hukuken geçerli bir sigorta poliçesi teminatı kapsamında sigortacısına tazminat ödemesi ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkına sahip olması gerekir. Sigortacı; ancak, sigortalısının meydana gelen zarardan dolayı üçüncü kişilere karşı dava hakkı varsa bu hakka ödediği bedel oranında halef olacaktır. Türk Ticaret Kanunu'nun 1427. maddesi gereğince; "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir." hükmü uyarınca davacı şirketin kasko sigortalısına ödemiş olduğu tazminatı zarara sebebiyet verenlere karşı talep hakkı doğmaktadır. 6098 sayılı Borçlar Kanunu 49. Maddesi; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Hükmünü amirdir. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Düzenlemesi mevcuttur. Haksız fiil sorumluluğunun ortaya çıkabilmesi için gerekli olan ikinci koşul, zarara sebebiyet veren hukuka aykırı fiilin, fail tarafından kusurlu olarak yapılmış olmasıdır. Kusur, hukuk düzeninin kurallarının bilerek ve isteyerek yada ihmal sebebiyle ihlal edilmesi gerekecektir.Kusurun kanunlarımızda tanımı yapılmamıştır. Uygulama ve öğretide kabul görmüş tanıma göre; kusur, hukuk düzenince kınanabilen davranıştır. Kınamanın nedeni, başka türlü davranma olanağı varken ve zorunlu iken, bu şekilde davranılmayarak, bu tarzdan sapılmış olmasıdır. Kısacası; kusur, genel tanımıyla, hukuk düzeni tarafından bir davranış tarzının kınanması olup; bu kınama, o davranışın belirli koşullar altında bireylerden beklenen ortalama hareket tarzından sapmış olmasından kaynaklanır. Haksız fiil öğretide hukuka aykırı zarar verici fiil olarak tanımlanmakta ve unsurları; hukuka aykırı fiil, zarar, kusur ve illiyet bağı olarak belirlenmektedir. Buna göre haksız fiilden bahsedebilmek için hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, bu fiil bir zararın doğması neden olmalı, zarara neden olan kişinin kusurlu bulunması ve zarar ile kusur arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. Bu beş unsurun varlığı halinde zarar veren kişi fiilden dolayı zarara uğrayan kişi ya da kişilerin maddi zararlarını karşılamak durumundadır. Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesine göre haksız fiilin unsurlarını ispat etme yükü davacıdadır. Davacı zararın haksız fiili ile gerçekleştiğinin diğer söylemle zarar ile haksız fiil arasındaki illiyet bağını ispat etmek durumundadır. Haksız fiillerde zamanaşımı T.B. K. 'nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan maddenin birinci fıkrasında; “Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve herhâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır...” hükmü getirilmiştir. Trafik kazalarından doğan maddi ve manevi tazminat davalarındaki zamanaşımı ise Karayolları Trafik Kanunu’nun 109. Maddesinde “Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Zamanaşımı, tazminat yükümlüsüne karşı kesilirse, sigortacıya karşı da kesilmiş olur. Sigortacı bakımından kesilen zamanaşımı, tazminat yükümlüsü bakımından da kesilmiş sayılır. Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğrendikleri günden başlayarak iki yılda zamanaşımına uğrar. Diğer hususlarda, genel hükümler uygulanır.” Dosyada alınan bilirkişi raporu, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından her ne kadar davacı taraf, kaza nedeni ile sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına yapmış olduğu ödemenin rücuen tazmini ve tahsiline yönelik olarak ... 29. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatmış ve davalının itirazı üzerine iş bu dava ikame edilmiş ise de, mezkur kazanın 10.09.2022 tarihinde meydana geldiği, davacı şirket tarafından zarar görene 05.12.2022 tarihinde ödeme yapıldığı ve huzurdaki davaya konu icra takibinin 18.02.2025 tarihinde 2 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığı anlaşıldığından; davanın zamanaşımı nedeni ile reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 39,20-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 40.567,68-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(11)-(13) maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsiliyle Hazine adına gelir kaydına, 6-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğuna karşı okunup usulüne uygun anlatıldı. 07/04/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/155, K. 2026/248, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-155-e-2026-248-k-1087bc3ca82b