İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/155 E. 2025/293 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/155
Karar No
2025/293
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/155 KARAR NO : 2025/293

DAVA : Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/12/2021 KARAR TARİHİ : 18/11/2025

Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davacı ----” ibareli markaların önceki sahibi müflis ---- ve-----. (İflas İdaresi) arasında imzalanmış olan ve İflas İdaresinin 22.12.2010 tarihli yazısı ekinde aslının aynıdır tasdikli suretleri gönderilen ve noter onaylı suretleri ekte sunulan, 29.03.1995 tarihinden itibaren 29.03.2004 tarihine kadar geçerli, “29.03.1995 tarihli Sözleşme” ve “05.05.1995 tarihli Ek Sözleşme” ile tanınmış “----- ibareli markaların, İNHİSARİ LİSANS ve TEKELCİ KULLANMA hakkının 49 yıl süre ile ----- verildiğini; 29.03.1995 tarihli ana sözleşmenin 3. maddesi gereğinin ifasına ilişkin olarak, 29.03.2015 tarihine kadar 20 yıl süreyle geçerli olmak üzere -----Noterliğinin 29.03.1995 tarihli ve ------yevmiye nolu “Marka Lisans Sözleşmesi" ve ------ yevmiye nolu12.04.1995 tarihli “Marka Lisans Sözleşmesi”nin imzalandığını ve bu iki sözleşmenin TürkPatent nezdinde tescil edildiğini; Bu sözleşmelerin tarafı olan dava dışı müflis ----Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 15.07.1998 tarih ve ---- sayılı kararı ile iflasına karar verildiğini ve ----- İcra Dairesi --- İflas (eski ----İcra Müdürlüğü’nün ----- iflas) sayılı dosyasında işlem gördüğünü; Söz konusu sözleşmeler gereğince, inhisari lisans ve tekelci kullanma hakkı davacıya ait bulunan "-----" ibareli markaların, davalı ----- tarafından kullanıldığının ve inhisari lisans haklarına tecavüz edildiğinin tespit edilmesi üzerine, o tarihte "-----" ibareli markaların sahibi konumunda olan davalı İflas İdaresi ve davalı ----- firmasına, haksız ve hukuksuz kullanımın durdurulması ve tecavüzün önlenmesi amacıyla -----Noterliği’inden 14.05.2004 tarihinde ihtarnamenin keşide edildiğini ve bu ihtar üzerine davalıların, vaki tecavüzü derhal durdurduğunu; davacının inhisari lisans hakkının bulunduğu “-----” ibareli markalarla ilgili olarak 29.03.2015 tarihine kadar üretim ve pazarlama yapmak üzere davalı ------ firması ile---- Noterliğinin 28.06.2004 tarih ve ------ yevmiye nolu “Fason Üretim Sözleşmesi”, aynı Noterliğin 30.06.2004 tarih ve --yevmiye nolu “Başbayilik Sözleşmesi” ve 07.07.2004 tarihinde de “Başbayilik Ek Sözleşmesi” imzaladığını; davacının söz konusu markalar üzerindeki inhisari lisans hakkını aynen deruhte eden İflas İdaresinin 01.02.2007 tarihinde ---- İcra Müdürlüğü’nün ------ İFLAS sayılı dosyasından yapılan ihale ile 10 adet “----” ibareli markayı davalı ---- firmasına sattığını; ------ İcra Müdürlüğü’nün, 08.01.2007 tarihli Taşınır Açık Artırma Şartnamesi ve Tutanağında “----- ibareli markalar üzerinde davacının 29.03.1995 ve 12.04.1995 tarihli Lisans Sözleşmesine istinaden 20 yıl süre ile verilen lisans kaydı olduğunu ve artırma şartlarının 5. maddesinde “başkaca lüzumlu izahat ------ İFLAS sayılı dosyasında görülebileceği” şartıyla ihale olunacağının yazılı olduğunu; ---- FSHHM’nin ----- Esas ve ------ Karar sayılı dosyasında görülen davada, mahkeme tarafından------ İcra Müdürlüğünün 19.10.2012 tarihli yazısı ile dosyasına getirtilen ------ (İflas Dosyası) sayılı dosyasının onaylı tasdikli suretlerinden de görüldüğü üzere, huzurdaki davanın konusu olan alacak ve tazminatın dayanağı olan 49 yıl süreyle geçerli 29.03.1995 tarihli sözleşme ve 05.05.1995 tarihli ek sözleşme asıllarının ihale dosyasında bulunduğunun tespit edildiğini; İflas İdaresinin ihale dosyasında yer alan 26.01.2007 tarihli kararını ve müvekkile cevaben yazdığı anlaşılan ve müvekkile tebliğ edilmeyen aynı tarihli "...satışa konu markalarda firmanıza ilişkin 20 yıllık inhisari lisans sözleşmesi dışında tescil, kayıt, takyidat şerhine rastlanmamıştır" şeklindeki karar ve yazısı ile "------" ibareli markaların inhisari lisans kaydıyla ihale olunduğu kaydının bulunduğunu; Davalı ---- firmasının da ----FSHHM’nin ----Esas ve ----Karar sayılı dosyasında görülen davada, ihale dosyasından aldığı 26.01.2007 tarihli bu yazının fotokopisini delillerinin 16. sırasında sunmuş olduklarını; davalı -----davacının 20 yıl süreyle geçerli inhisari marka lisans hakkının olduğunu bilerek markaları satın aldığının açık olduğunu; 2004 yılında davacı ile fason üretim ve başbayilik sözleşmeleri imzalayan ve 2012 yılına kadar ihtilafa sebebiyet vermeden uygulanmasını sağlayan davalı -----ihaleden önce bu sözleşmelerin varlığını bildiğini ve 20 yıl süreyle geçerli olan 29.03.1995 ve 12.04.1995 tarihli Marka Lisans Sözleşmelerinin tarafı haline geldiğini; davalı --- tarafından davacı aleyhine açılan ----- FSHHM’nin ---- Esas ve ------- Karar sayılı dosyasında görülen ve Yargıtay incelemesinden de geçerek kesinleşen davada, uyarlanmış olan 29.03.2044 tarihine kadar 49 yıl süre ile geçerli ana sözleşmeyi kabul ettiğinin ve sözleşmeyi fesh etmediğinin de sabit olduğunu; bu şekilde, söz konusu markaları 01.02.2007 tarihli ihaleden satın alan davalı ------davacı şirketle 2004 yılında imzaladığı ve 2015 yılına kadar geçerli olan fason üretim, başbayilik ve başbayilik ek sözleşmelerine sadık kalarak, sahibi olduğu ancak davacıya lisansını verdiği markalara ilişkin olarak 2012 yılına kadar herhangi bir ihtilafa mahal vermeden, davacı adına fason üretim ve başbayilik yapmaya devam ettiğini; davalı ------ söz konusu sözleşmelerin yüklediği edimleri 2004 yılından 2012 yılına kadar 8 yıl boyunca aksatmadan yerine getirmiş olduğunu; davalı ----çoğunluk hissesinin sahibi olduğu ve ----- Gazetesinin 08.01.2014 tarih ve ----- sayısında tescil ve ilan edilen, ---- Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün ----- tescil sıra nolu -----unvanı ile bir şirket kurmak suretiyle, sahip olduğu ve iş bu davanın konusu olan “----” ibareli bütün markalarını aynı yıl içinde bu yeni şirkete devrettiğini; davalı ------ bu şirketin çoğunluk hissedarı olduğu ve diğer ortak ve yönetim kurulu üyeleri ile temsile yetkili olanların dahi aynı kişilerden oluşması nedeniyle, davalı iki şirket arasında organik bağ bulunduğunu; Davacı tarafından, fatura edilen alacaklarının ödenmesi ve vaki tecavüzün durdurulması için keşide edilen ihtarnamelere karşı, sözde bahaneler üreterek borçlarını ödemeyen davalının, sahibi olduğu markaları kullandığını ve kullanmaya devam edeceğini bildirmesi üzerine, 10.10.2012 tarihinde, ---- FSHHM’nin ---- Esas ve ------ Karar sayılı dosyasında açılan davada, davalının "-----" ibareli markaları sahibi sıfatıyla kullandığını ve kullanmaya devam edeceğini beyan ettiği gibi, bu kullanımını ispatlamak için Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı’ndan aldığı üretim izin belgelerini de anılan davaya 05.06.2017 tarihli beyan dilekçesi ekinde delil olarak sunduğunu; Davalının, “geçerli fatura düzenlemesi halinde ödeyeceğini” beyan ettiği ve müvekkil şirketin; 07.07.2004 tarihli Başbayilik Ek Sözleşmesi gereğince, Ocak-Şubat-Mart-Nisan ve Mayıs 2012 aylarına ait kar payı alacağı için, kanuna uygun ve geçerli olarak düzenlediği faturalarından, 03.05.2012 tarihi itibariyle doğmuş cari hesap alacağı 579.251,27 TL ve 07.07.2004 tarihli Başbayilik Ek Sözleşmesi gereğince 01.06.2012 tarihinden sözleşmelerin bitim tarihi olan 29.03.2015 tarihine kadar geriye kalan 34 aylık süre için, doğan, (10.000,-USD X 34 Ay = 340.000,- USD + %20 Kurumlar vergisi 68.000,-USD =) 408.000,- USD sözleşme tazminat alacağının bulunduğunu; Bunun için, davalı ------ aleyhine, 29.03.2015 tarihine kadar doğmuş ve doğacak alacaklarının tespit ve tahsili için davacı tarafından 10.10.2012 tarihinde --- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ---- Esas ve------ Karar sayılı dosyasında, fazlaya ilişkin sair dava ve talep haklarını saklı tutulmak suretiyle, dava açmak zorunda kaldığını, bu davanın ------ iade temlik ve resmi muvafakatinin, dava açıldıktan sonra dosyaya sunulmuş olması nedeniyle, müvekkili şirkete aktif dava ehliyeti kazandırmayacağı gerekçesiyle usulden reddedildiğini; Bu dosyadan mahkemece alınan 27.10.2015 tarihli 3. Bilirkişi Kök Raporu ve 21.02.2017 tarihli Ek Bilirkişi Raporu doğrultusunda verilen, 09.02.2018 tarihli ilk kararının gerekçesinden de görüldüğü üzere; 20 yıl süreyle, 29.03.2015 tarihine kadar geçerli olan, ------ Noterliği 29.03.1995 tarih ve ----- yevmiye nolu ve 12.04.1995 tarih ve ------ yevmiye nolu “Marka Lisans Sözleşmeleri” kapsamında imzalanan ve 29.03.2015 tarihine kadar geçerli fason üretim, başbayilik ve başbayilik ek sözleşmelerinin, davalı tarafından İFASININ İMKANSIZ hale gerildiğini tespit ve kabul eden mahkeme; bu kalemdeki, cari hesap ve tazminat alacağına ilişkin olarak, davanın kabulüne karar verildiğini; Ayrıca davalı -----hiç bir hakkının bulunmadığı, 2003 ve 2005 yıllarında TürkPatent nezdinde 9 adet “------” ibareli marka tescil başvurusu yaptığını; Bu başvurulardan 6 adedinin TürkPatent tarafından reddedild-----ibareli üç adet markayı her nasılsa kendi adına tescil ettirmeyi başardığını; Ayrıca davalı ---- 06.06.2003 tarih ve ----- sayılı başvurusu ile “------” ibareli markayı, ---- no ile Avrupa Birliği Marka Ofisi (------) nezdinde de kendi adına tescil ettirdiğini, çeşitli ülkelerde geçerli olmak üzere, yine ihale alıcısının kendi adına tescil ettirdiğini gösteren 10.11.2004 tarih ve ---- sayılı “------” ibareli marka tescil belgelerini sunduklarını; Yani davalı ihale alıcısının; hiçbir hakkı bulunmadığı bir dönemde tanınmış “------” markasını ulusal ve uluslararası kurumlar nezdinde tescil ettirmek suretiyle tecavüz ederek ileride yapılmasını muhtemel gördüğü ihalede, müflisin markalarını ele geçirmek için avantaj sağlama yönünde planlı hareket ettiğini ve bu dönemde markanın sahibi konumunda bulunan davalı İflas İdaresinin de bu durumu görmezden gelerek yol verdiğinin açıkça ortada olduğunu; “------” ibareli markaları sonradan dava dışı müflis şirketten devralan --- artık ihtiyacı kalmadığı için ----nolu “-----” ibareli markaları 02.04.2014 tarihinde feragat nedeniyle iptal ettirdiğini; Oysa İcra İflas Müdürlüğü ile İflas İdaresi ve ihale alıcısı davalı ----- el birliği halinde, masanın menfaatini gözetmeden, sadece ihale alıcısının çıkarlarına uygun olarak, müflise ait çok değerli tanınmış markaları aceleyle ve hileli davranışlarla fesat karışıtırılan ihalede satmak suretiyle, ihaleden çok önce planladıkları ve sistematik hale getirdikleri hileli davranışlar sonucunda emellerine ulaştıklarını, sonrasında ise davalı ------ söz konusu markaları aralarında organik bağ olan diğer davalı şirkete devretmiş olması nedeniyle, bütün “------” ibareli marka tescillerinin, yasal dayanaktan yoksun ve yolsuz olduğunu; Sonuç olarak geçersiz ve yok hükmündeki tesciller ile elde edilen ve şeklen markaların sahibi gözüken davalıların, söz konusu markalar üzerinde, kanunen geçerli bir tasarruf yetkileri dahi bulunmadığı halde, sahibi oldukları markaları kullanma hakkına sahip olduklarını ve en geniş anlamda kullanmaya devam edeceklerini ileri sürmek suretiyle, davacının "----" ibareli markalar üzerindeki inhisari lisans hakkına tecavüz edildiğini; ---- şubesinden 03.06.2012 tarih ve --- sayılı fatura ile alınan “---- markalı ürünlerde bu markanın, sözleşme dışı şekil ve tasarımla kullanılmış olması ve müvekkil şirket adına fason üretildiğine dair bir kayıt bulunmaması nedeniyle, bu markalardaki müvekkilin / Lisans ve Haklarına markların sahibi davalının tecavüz etmekte olduğu tespit edilmiş ve bu durum davalı tarafından da kabul ve itiraf edildiğini; Davacı tarafından keşide edilen ---- Noterliğinin ------tarih/yevmiye no.lu ihtarnameleriyle, davalının ürettiği “------” ibareli ürünlerin davacıya teslim edilmesi ve davacının yazılı talimatı olmadan hiçbir kişi ve kuruluşa “------” ibareli mal teslimi ve satışı yapılmaması davalı tarafa ihtar edilmiş olduğunu; Davalının ----- Noterliğinin ---- tarih/yevmiye no.lu ihtarnamelerinde, üretimine devam ettikleri “------” ibareli ürünleri müvekkili şirkete teslim etmeyeceğinin beyan edildiğini; 10.10.2012 tarihinde açılan ------ Esas sayılı davanın açılmasından sonra, hukuki bir geçerliliği bulunmayan marka lisans sözleşmelerinin feshine ilişkin, davalı ----- Noterliğinden 07.11.2012 tarih ve ------ yevmiye nolu ihtarnamesi ve aynı noterlikten 16.11.2012 tarih ve ----- yevmiye nolu ek ihtarnamesine karşı, müvekkil ---- Noterliğinden 20.11.2012 tarih ve ------ yevmiye nolu ve karşı ihtarnameyi keşide ederek, usulsüz ve kanuna aykırı olan, geçersiz lisans feshini kabul etmediğini ihtaren bildirildiğini; ---- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ----Esas ve ------ Karar sayılı dosyasından verilen, 09.02.2018 tarihli, ---- Esas ve ------ Karar sayılı ilk kararının gerekçesinden de görüldüğü üzere; 20 yıl süreyle, 29.03.2015 tarihine kadar geçerli olan ----. Noterliğinden 29.03.1995 tarih ve ---- yevmiye nolu ve aynı noterliğin 12.04.1995 tarih ve ------ yevmiye nolu “Marka Lisans Sözleşmeleri”ne dayanılarak, 2004 yılında imzalanan ve 29.03.2015 tarihine kadar geçerli 28.06.2004 tarihli fason üretim, 30.06.2004 tarihli başbayilik ve 07.07.2004 tarihli başbayilik ek sözleşmelerinin, davalı tarafından ifasının imkansız hale getirildiğini tespit ve kabul eden mahkemenin davanın kısmen kabulüne kararı verdiğini; Davalılarca, davacının “------” ibareli markalar üzerindeki inhisari lisans hakkını kullanılmasına bizzat engel olmak, güçlük çıkarmak ve katlanmamak suretiyle müvekkilin haklarına tecavüz edildiğini; Tarafların aralarında kurmuş oldukları hukuki ilişkinin şartlarına uygun olarak borçlarını ifa etmeleri gerektiğini, borcunu ifa etmeyerek alacaklının zararına sebep olan borçlunun, bu zararı gidermekle yükümlü olduğunu, davanın dayanağı olan sözleşmelerin yüklediği borçtan kurtulmak adına, bu sözleşmeleri kasten ihlal eden davalıların, süreklilik arz eden haksız eylem ve tecavüzleri nedeniyle, davacı ------ sözleşmelerden doğan maddi haklarını elde etmesine engel olmalarından dolayı uğradığı zararın ve doğmuş alacaklarının tahsili ile 28.06.2000 tarihinden 31.12.2005 tarihine kadar yoksun kalınan kazanç miktarını SMK’nın 151/c. maddesine göre ve ana sözleşmenin 9. maddesi gereğince iki katı tutarının USD olarak hesaplanarak davalılardan tahsilini talep ettiklerini; Dava konusu ana sözleşmenin 9. maddesindeki "...herhangi bir nedenle bu anlaşmanın uygulanamaması halinde, izin veren uğranılacak zararın ya da olası gelir kaybının iki katı tazminat ödemeyi peşinen kabul etmiştir" hükmü gereğince iki katının ödenmesini talep ettiklerini; 2004 yılında akdedilen ve davalılar tarafından ihlal edilerek, ifası imkansız hale getirilen 28.06.2004 tarihli Fason Üretim Sözleşmesi, 30.06.2004 tarihli Başbayilik Sözleşmesi ve 07.07.2004 Başbayilik Ek Sözleşmesinden doğan alacak ve sözleşme tazminat alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili için iş bu davayı açmak zarureti hasıl olduğunu; Bu sebeplere binaen (a) SMK’nın 151/c maddesi esas alınmak suretiyle, 28.06.2000 tarihinden itibaren 29.03.2015 tarihine kadar, Yoksun kalınan kazancın, sözleşmenin 9. Maddesi gereğince iki katı tutarının USD cinsinden hesaplanarak tespitine, HMK 107. md. gereğince belirsiz alacak davası olarak ileride arttırılmak kaydıyla şimdilik 10.000,- USD'nın dava tarihinden itibaren işleyecek 3195 sayılı yasa gereğince bankalarca ABD dolarına uygulanan faiz cinsinden en yüksek yıllık vadeli döviz mevduat faizi ile birlikte, müştereken ve müteselsilen tahsiline, (b) - LİSANS ve TEKELCİ KULLANMA hakkına ilişkin sözleşmelere dayanılarak imzalanan ve davalılar tarafından, 01.06.2012 tarihi itibariyle, İfası İmkansız Hale Getirilen, -----Noterliğinin 28.06.2004 tarihli ve --- sayılı Fason Üretim Sözleşmesi, ---- noterliğinin 30.06.2004 tarihli ve ----- sayılı Başbayilik Sözleşmesi ve 07.07.2004 tarihli Başbayilik Ek Sözleşmesinden doğan 579.251,27 TL. Cari hesap alacağımızın, 08.05.2012 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek Avans Faizi ile birlikte, 408.000,- USD tazminat alacağımızın ise, (01.06.2012 tarihinden, sözleşme süresinin bitim tarihi olan 29.03.2015 tarihine kadar geçen 34 aylık süreye ilişkindir) 09.07.2012 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek, 3195 sayılı yasa gereğince bankalarca ABD dolarına uygulanan faiz cinsinden en yüksek yıllık vadeli döviz mevduat faizi ile birlikte, müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep edilmiştir.

DAVAYA CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle, Davacının-----. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin önce ----- Esas ile sonradan Bölge Adliye Mahkemesi kararı ile yeni ----- Esas alarak kesinleşen dava dosyasından verilen karardan sonra aynı tür dilekçe ile -----. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ---- Esas dosyasının 27.01.2022 tarih ---- Esas ve ----- Karar sayılı reddedilen gerekçeli kararından sonra dava hakkını kötüye kullanarak Sayın Mahkeme huzurundaki davanın açılmış olduğunu; Dava dışı müflis -----’nin Devlet tarafından 1993 yılında özelliştirilip, hakim ortağı ve yönetim kurulu üyesi olan, hakkında dolandırıcılık ve sahtecilik nedeniyle savcılık soruşturmaları ve mahkumiyet kararı bulunan ------ 1995 yılına kadar şirket muhasebecisi olup sonradan sahte belgelerle yönetim kurulu başkanı olarak atadığı şirketin içine boşaltarak İflasına sebebiyet verildiğini; Dava konusu 49 yıllık süreli sahte sözleşmelere konu edilen “------” markalarının 2007 yılında icradan satılmasına kadar mülkiyet sahibi olan ve şu an----İcra Müdürlüğü'nün----- İflas sayılı Esası ile 22 yıldır iflas tasfiyesi süren gayr-ı faal müflis ----- olduğunu; Davalı müvekkil ----- davaya konu “-----” markalarını 2007 yılında----İcra Müdürlüğü'nün ------ iflas sayılı dosyasından çıkarılarak kesinleşen icra ihalesinden aldığını; Davalı şirketin 50 yıllık ticari itibara sahip olduğunu; Diğer davalı ----- markalarını 2007 yılında icradan satın alan .------ kısmi bölünme yoluyla 31/12/2013 tarihinde kurulmuş olduğunu; Dava konusu olaylar açısından kuruluşundan 20 yıl önce iflas eden müflis -----. ile davacı şirket arasında var olduğu iddia edilen 29.03.1995 tarihli 20 yıl süreli sözleşme ve varlığı iddia edilen 05.05.1995 tarihli 49 yıl süreli ek sözleşmeler ile ilgisinin olması mümkün olmadığını; Davalı şirketlerin ihracat yaparak ülke ekonomisine katkı sağlayan faal ticari şirketler olduğunu; 29.03.1995 tarihli sözleşmenin------Noterliği'nde 29/03/1995 tarihinde ------- yevmiye numarası ile imzalanan 20 yıl süreli olarak TürkPatent nezdindeki “-----” marka sicilinde şerhli ve inhisari olmayan marka lisans sözleşmesi olduğunu; Davacı tarafça bu sözleşme konu edilerek de ---- Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi’nin ------ Esas dosyasında husumet yöneltildiğini; 05.05.1995 tarihli 49 yıl süreli ek sözleşmenin varlığının hiç kimsece bilinmeyen ve her dava da farklı metin ve tarihlerle üretilerek davacı yanca dava konusu yapılan müsvette kağıt parçalarından oluşan ve ilk defa ----. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ------ Esas dosyasında faklı bir tarih ile varlığı görülerek iddia konusu olan, noterlikçe düzenlenmemiş ve vaki sahtecilik iddiaları üzerine dava konusu edildiğinden ------FSHHM kararlarında şekil noksanlığından dolayı geçersiz olduğuna hükmedilen müsvette metin olduğunu; Davacının aynı dilekçeyi bundan yaklaşık 6 ay önce kullanarak dava ikame ettiğini ve harfi harfiyen aynı olan bu dilekçe ile açılmış davanın düştüğü ----. FSHHM tarafından------Esas sayılı dosya üzerinden yapılan yargılama neticesinde 27.01.2022 tarih ------Karar sayılı kararı ile davanın reddedildiğini; Dava dilekçesindeki “29.03.1995 tarihli 49 yıl süreli sözleşme ve 05.05.1995 tarihli 49 yıl süreli ek sözleşmelerden kaynaklanan....” şeklinde kapsamı çizilen dava konusu edilen ve var olduğu iddia edilen 29.03.1995 tarihli ve 05.05.1995 tarihli sözleşmelere davalıların taraf olması, hükümlerinin bağlayıcı olması ve husumet atfedilmesinin hayatın olağan akışı ile eşyanın tabiatı tahtında mümkün olamayacağını; Davalı müvekkili ---- 2014 yılında kurulmuş bir şirket olup, kendisinin varlığından tam 29 yıl önce imzalanmış sözleşme ile bağlı olması ve kendisine husumet yöneltilemeyeceğini; Davalı müvekki----- davacı yanca varlığı iddia edilen 29.03.1995 tarihli ve 05.05.1995 tarihli metinlere taraf olmadığını; Taleplerinin muhatabının dava dışı müflis ------. iflas idaresi olması gerektiğini; Davacı Yanın, Müvekkili Şirketlerden herhangi bir alacak talebi var ise, davacı şirket müvekkili şirketlerden olan doğmuş ve doğacak tüm alacak taleplerini dava dışı ------ devretmiş olduğundan, davacı şirketin aktif dava ehliyetine sahip olmadığını; ----- Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin ------ Esas sayılı dosyası münderecatında bir örneği bulunan ve imzaları inkar edilmeyen 26.01.2011 tarihli temliknameye göre, davacı şirketin davalı müvekkil şirketler ile olan akdedilmiş/akdedilecek sözleşmeler ve sair surette fatura edilmiş veya edilecek doğmuş ve doğacak alacaklarının tamamını bütün ferileri ile birlikte ----- - mevcut borçlarına mahsuben- temlik etmiş olduğunu; Temlik metninden temlikin ivazlı bir temlik olarak tek taraflı irade beyanı ile rücu imkanı olmayacak şekilde ihdas edildiğini; ---- Bölge Adliye Mahkemesi -----Hukuk Dairesi’nin 25.06.2020 tarih ---- Esas ve ----Karar sayılı ilamında buna vurgu yapıldığını; Bu nedenle hakkı devralanın devir ile -başkaca bir işleme gerek kalmaksızın- dava hakkını kendiliğinden kazanacağı gibi, devreden de alacağın temliki ile birlikte dava hakkını kendiliğinden kaybedeceğini; Davacı şirketin temlik alan ------- davada vekaleten temsil etme ehliyetinin de mevcut olmadığı anlaşılmakla, davanın HMK'nın 114/1-d ve 115/2. maddeleri uyarınca aktif husumet nedeniyle reddine karar verildiğini; Dava zamanaşımı süresinin 5 (beş) yıl olduğunu; Davacının 1995 tarihli sözleşmeye istinaden 2021 yılında (yani tam 26 yıl sonra) alacak iddiasında bulunmasının haklı zamanaşımı itirazına sebebiyet verdiğini; Sayın Mahkeme nezdinde davacı yanca ikame edilmiş olan davada vaki derdestlik, husumet, aktif dava ehliyeti yokluğu ve zamanaşımı itirazlarım varken ve müvekkil şirketler dava konusu olan 29.03.1995 tarihli ve de 05.05.1995 tarihli metinlerinin hiç bir şekilde tarafı değilken davanın esasına yönelik olarak müvekkil şirketlerin davacı şirkete hiç bir sıfat ve nem altında borcu olmadığını bu nedenle haksız ve mesnetsiz davanın reddinin gerektiği beyan ve talep etmiştir.

TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK: Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının 29.03.1995 tarihli ana sözleşme ve 05.05.1995 tarihli ek sözleşme gereği imzalandığı iddia edilen -----.Noterliği'nin 29.03.1995 tarih ve ---- sayılı ve ----Noterliği'nin 12.04.1995 tarih ve ------ sayılı marka lisans sözleşmelerinden kaynaklanan marka kullanım hakkı bulunup bulunmadığı, bu haklarına davalılar tarafından haksız marka kullanılmak suretiyle tecavüz edilip edilmediği, davacının bu nedenle maddi tazminat talep edip edemeyeceği, tazminat tutarının ne kadar olacağı, davacının ayrıca ----.Noterliği'nin 28.06.2004 tarihli ve ---- sayılı fason üretim sözleşmesi, ------.Noterliği'nin 30.06.2004 tarihli ve ------ sayılı başbayilik sözleşmesi ve 07.07.2004 tarihli başbayilik ek sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağı bulunup bulunmadığı, varsa ne kadar olduğu, davacının taleplerinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davacının aktif dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı, davalılara husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği, davacının daha önce açmış olduğu ----.FSHHM'nin ------ Esas sayılı davası nedeniyle derdestliğin söz konusu olup olmadığı, davanın kötü niyetle açılıp açılmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.

UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER: Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır.Taraflara ait ticaret sicil kayıtları celp edilip incelendiğinde; Davacı ------ sicil no ile 9/4/1993 tarihinde tescil edildiği, çalışma konusunun “her türlü meyve suyu ve meşrubat ile tabii su,maden suyu,soda ve minerallerin dökme veya kutulanmış, şişilenmiş vs. suretle muhafaza içine alınmış şekilde toptan veya perakende olarak alımı, satımı, taşınması, tahmil tahliyesi, ithali, ihracı, pazarlaması ve dağıtımı; her türlü imalat, üretim, sanayi kurma,fabrikacılık v.s. yapmak ve her türlü gıda sanayii ürünlerinin dökme vb olduğu” görülmüştür. Davalı ----- 30 Mayıs 2011 tarihindeki adresinin “------olduğu, Yönetim Kurulu Başkanı----, Yönetim Kurulu üyelerinin----olduğu ve faaliyet alanının ise “her nevi un, irmik, makarna, bisküvi, süt ve sütten mamul ürünler, meyve suyu, tabii su, meşrubat, her nevi dondurma salça, çay, kahve, tuz ve benzeri gıda maddelerin üretimi alım satım ithalat ihracatını yapmak, her türlü sebze meyve ve gıda maddelerinin işlenmesi konservesi ve konsantresi şoklanması muhafazası alım satımının ithalatı ve ihracatın yapılması” olduğu görülmüştür. Davalı ----- 08.01.2014 tarihinde ----- sicil no ile tescil edildiği, kurucusu----görülmüştür.Dosyaya Türk Patent ve Marka Kurumu kayıtları getirtilmiş olup, incelendiğinde, ----- tescil nolu, 19/06/1991 tescil tarihli, ------- tescil nolu, 16/09/1992 tescil tarihli, ------- tescil nolu 06/02/1995 tescil tarihli markanın----ŞİRKETİ adına kayıtlı olduğu anlaşılmıştır.Konunun incelemesi uzmanlık gerektirdiğinden bilirkişi raporu aldırılmıştır.Bilirkişi heyeti heyet rapor içeriğine göre; 14.10.2023 tarihli kök raporda; Davalı ------ ibareli markalar üzerinde hak sahibi olmadığı 28.06.2000-31.12.2005 tarihleri arasında dava dışı ------ lisans hakkı vermiş olmasının marka hakkına tecavüz kapsamında değerlendirilebileceği; Sayın Mahkeme huzurundaki dava 2021 yılında ikame edilmiş olmakla, marka hakkına tecavüz yönünden talep hakkının zamanaşımına uğrayıp uğramadığının takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu; Davalı ------” ibareli markaların sahibi olduğu 01.02.2007 tarihinden markaları devrettiği 21/03/2014 tarihi arasındaki dönemde bu markaların bizzat veya lisans vermek suretiyle gerçekleşen kullanımlarının sözleşmeye aykırılık kapsamında değerlendirilebileceği; Davalı------” ibareli markaları 21/03/2014 tarihinde devraldığı; davalı şirketin markaları devraldığı tarihten inhisari lisans sözleşmesinin sona erdiği 29.03.2015 tarihine kadar bu markaları bizzat veya lisans vermek suretiyle gerçekleşen kullanımlarının sözleşmeye aykırılık kapsamında değerlendirilebileceği; ek raporda ise görüşlerini yinelediklerini belirtmişlerdir. 13/02/2025 tarihli heyete Mali Müşavir bilirkişi eklenmek sureti ile alınan raporda; Davacı -----” ibareli markaların önceki sahibi müflis ------(İflas İdaresi) arasında imzalanmış olan ve İflas İdaresinin 22.12.2010 tarihli yazısı ekinde aslının aynı olan tasdikli suretleri gönderilen ve noter onaylı suretleri ekte sunulan, 29.03.1995 tarihinden itibaren 29.03.2044 tarihine kadar geçerli “29.03.1995 tarihli Sözleşme” ve “05.05.1995 tarihli Ek Sözleşme”yle, tanınmış “----” ibareli markaların----- LİSANS ve TEKELCİ KULLANMA hakkının 49 yıl süre ile ------ verildiği, İnhisari lisans söz konusu olduğu zaman, lisans verenin başkasına lisans veremeyeceği ve hakkını açıkça saklı tutmadıkça, kendisinin de markayı kullanamayacağı, Davacının inhisari lisans hakkının bulunduğu “------” ibareli markalarla ilgili olarak 29.03.2015 tarihine kadar üretim ve pazarlama yapmak üzere davalı ----. firmasıyla ---- Noterliğinin 28.06.2004 tarih ve ----- yevmiye nolu “Fason Üretim Sözleşmesi”, aynı Noterliğin 30.06.2004 tarih ve ------- yevmiye nolu “Başbayilik Sözleşmesi” ve 07.07.2004 tarihinde de “Başbayilik Ek Sözleşmesi” ni imzaladığı, -Sözleşmenin 1.1.2011 tarihinden 29.3.2015 tarihine kadar aylık 10.000 Doların ---- veya yazılı olarak talimat verecekleri şahsa ödeneceği. - 2010 yılı ödemelerinden mahsup edilmek üzere 2006 yılında 60 bin Dolarlık kısmın, 1.12006 tarihinde 30 bin Dolar ve 31.06.2006 tarihinde 30 bin Dolar olmak üzere ------ödeneceği; münhasıran bu işlemler nedeniyle oluşacak KDV ile kurumlar vergisinin ------ tarafından yasal sürelerinden önce -----’ya ödeneceği, Davacı vekilinin dava dilekçesinde; “Davalı ------ davacı şirketle 2004 yılında imzaladığı ve 2015 yılına kadar geçerli olan fason üretim, başbayilik ve başbayilik ek sözleşmelerine sadık kalarak, sahibi olduğu ancak davacıya lisansını verdiği markalara ilişkin olarak 2012 yılına kadar her hangi bir ihtilafa mahal vermeden, davacı adına fason üretim ve başbayilik yapmaya devam ettiğini; Davalı ------ söz konusu sözleşmelerin yüklediği edimleri 2004 yılından 2012 yılına kadar 8 yıl boyunca aksatmadan yerine getirmiş olduğu”nu beyan ettiği,-----Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi tarafından ------ Esas ayılı dosyaya alınan 08.01.2015 tarihli bilirkişi raporunda davacı---. firması ile davalı --------. firmasının cari hesap ekstresinin incelenmesinde, 07.07.2004 tarihli Başbayilik Ek Sözleşmesi gereğince, 2012/Ocak-Şubat-Mart-Nisan ve Mayıs 2012 aylarına ait düzenlediği faturalarından, 03.05.2012 tarihi itibariyle doğmuş cari hesap alacağının 495.301,82 TL. olduğu, aynı tutarın 2013 ve 2014 yıllarına devrettiğinin dosyaya ibraz edilen muavin defter kayıtları üzerinde tespit edildiği, 01.06.2012 tarihinden sözleşmelerin bitim tarihi olan 29.03.2015 tarihine kadar geriye kalan 2012 yılı için 7 ay, 2013 yılı için 12 ay 2014 yılı için 12 ay 2015 yılı için 3 ay olmak üzere toplam 34 aylık süre için, 07.07.2004 tarihli Başbayilik Ek Sözleşmesi gereğince doğan alacağın (10.000,-USD X 34 Ay = 340.000,- USD + %20 Kurumlar vergisi 68.000,-USD) = 408.000,- USD olarak hesaplandığı, Davacının toplam alacağının; Cari hesap alacağı : 495.301,82 TL. + tazminat alacağı 408.000 USD olarak hesaplandığı sonuç ve kanaatine varıldığına ilişkin "görüş bildirilmiştir. Mahkememizden verilen 11/03/2025 tarih ve ------- Esas --- sayılı kararında "Mahkememizin yargılamasına konu uyuşmazlığın az yukarıda ifade edildiği üzere 01.06.20212 tarihinden sözleşmenin sona erdiği 29.03.2015 tarihine düzenlenen faturalardan kaynaklı alacakların tahsili davası olduğu açıktır. Az yukarıda ifade edildiği üzere bu dönemi kapsayan temliknameye göre davacı şirketin davalı ile olan akdedilmiş/akdedilecek sözleşmeler ve sair surette fatura edilmiş veya edilecek doğmuş ve doğacak alacaklarının tamamının bütün ferileri ile birlikte----- mevcut borçlarına mahsuben temlik edildiği temliknamenin 26.01.2011 tarihinde yazılı olarak yapıldığı açıktır. 21/07/2020 tarihli Konsolosluk onaylı belge olduğu belge incelendiğinde, bu belgenin Hakkı devralan devir ile başkaca bir işleme gerek kalmaksızın dava hakkını kendiliğinden kazanacağı gibi, devreden de alacağın temliki ile birlikte dava hakkını kendiliğinden kaybeder. Yani, alacak devredildiği takdirde, devredildiği tarihten itibaren o mal veya hakka dayanan dava hakkı da, asıl hakka bağlı olduğundan devredilmiş sayılır. 21/07/2020 tarihli Konsolosluk onaylı belge incelendiğinde belgenin Mahkememizin --- (Yeni Esas Numarası ------) Sayılı dosyasındaki dava konusu alacağın tahsiline ilişkin muvafakat kapsamında olduğu, muvafakatin TBK'nın 184. Maddesinde belirtilen ve yazılı şekilde temlikin yapılmasını içeren şekilde olmadığı, devir etmek isteyen tarafın tek taraflı irade beyanı şeklinde olduğu ve devreden ve devralanın karşılıklı örtüşen temlik iradelerini içermediği sabittir. Bu durum dikkate alındığında dava konusu 01.06.20212 tarihinden sözleşmenin sona erdiği 29.03.2015 tarihine düzenlenen faturalardan kaynaklı alacakların usulüne uygun olarak davacı tarafa devredilmediği, bu haliyle davacı tarafın usulüne uygun hak sahibi olmadığı dikkate alındığında davacıya aktif taraf sıfatı kazandırmayacağı, yine --- lisans sözleşmesi ile davacı şirketin alacaklarını temlik alan----- davada vekaleten temsil etme ehliyetinin de mevcut olmadığı anlaşılmakla," Davanın aktif husumet yokluğundan reddine, karar verilmiştir. " tarafların istinaf etmesi üzerine ----- BAM ----Hukuk Dairesinin 10/07/2025 tarih ---- Esas ------ Karar sayılı ilamı ile " istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, " şeklinde karar verilerek bozulmuştur. UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME: 6769 sayılı SMK'nı 7/2, 29. 149,150 ve 151. Maddeleri ile TTK'nın 54 vd. Maddeleri. GEREKÇE: Dava, davacı tarafın davalının fason üretim sözleşmesi ve 07/07/2004 tarihli başbayilik sözleşmesi gereği 01.06.20212 tarihinden sözleşmenin sona erdiği 29.03.2015 tarihine düzenlenen faturalardan kaynaklı alacakların tahsili davasıdır. Mahkememizce, ---- BAM -----.Hukuk Dairesinin 10/07/2025 tarih ---- Esas ----- Karar sayılı kararı ile kaldırılmasına karar verilen 11/03/2025 tarih ve ------sayılı kararda "Mahkememizin yargılamasına konu uyuşmazlığın az yukarıda ifade edildiği üzere 01.06.20212 tarihinden sözleşmenin sona erdiği 29.03.2015 tarihine düzenlenen faturalardan kaynaklı alacakların tahsili davası olduğu açıktır. Az yukarıda ifade edildiği üzere bu dönemi kapsayan temliknameye göre davacı şirketin davalı ile olan akdedilmiş/akdedilecek sözleşmeler ve sair surette fatura edilmiş veya edilecek doğmuş ve doğacak alacaklarının tamamının bütün ferileri ile birlikte------- mevcut borçlarına mahsuben temlik edildiği temliknamenin 26.01.2011 tarihinde yazılı olarak yapıldığı açıktır. 21/07/2020 tarihli Konsolosluk onaylı belge olduğu belge incelendiğinde, bu belgenin Hakkı devralan devir ile başkaca bir işleme gerek kalmaksızın dava hakkını kendiliğinden kazanacağı gibi, devreden de alacağın temliki ile birlikte dava hakkını kendiliğinden kaybeder. Yani, alacak devredildiği takdirde, devredildiği tarihten itibaren o mal veya hakka dayanan dava hakkı da, asıl hakka bağlı olduğundan devredilmiş sayılır. 21/07/2020 tarihli Konsolosluk onaylı belge incelendiğinde belgenin Mahkememizin ----Yeni Esas Numarası -----Sayılı dosyasındaki dava konusu alacağın tahsiline ilişkin muvafakat kapsamında olduğu, muvafakatin TBK'nın 184. Maddesinde belirtilen ve yazılı şekilde temlikin yapılmasını içeren şekilde olmadığı, devir etmek isteyen tarafın tek taraflı irade beyanı şeklinde olduğu ve devreden ve devralanın karşılıklı örtüşen temlik iradelerini içermediği sabittir. Bu durum dikkate alındığında dava konusu 01.06.20212 tarihinden sözleşmenin sona erdiği 29.03.2015 tarihine düzenlenen faturalardan kaynaklı alacakların usulüne uygun olarak davacı tarafa devredilmediği, bu haliyle davacı tarafın usulüne uygun hak sahibi olmadığı dikkate alındığında davacıya aktif taraf sıfatı kazandırmayacağı, yine ---- lisans sözleşmesi ile davacı şirketin alacaklarını temlik alan ----- davada vekaleten temsil etme ehliyetinin de mevcut olmadığı anlaşılmakla," Davanın aktif husumet yokluğundan reddine, karar verilmiştir. " tarafların istinaf etmesi üzerine ---- BAM-----Hukuk Dairesinin 10/07/2025 tarih -----Esas ----- Karar sayılı ilamı " davacı tarafından sözleşmelerden kaynaklanan tüm hak ve alacaklarını 26/01/2011 tarihinde ----- temlik ettiği ve 09/07/2012 tarihli protokol ve aynı tarihli temlikname ile---- tarafından tekrar geri temlik yapıldığı, ----- tarafından -----FSHHM nin ------ esas sayılı dosyaya ilişkin olarak davacı adına yazılan yazıda, 09/07/2012 tarihli iade temlikin de imzanın kendisine ait olduğunu kabul ettiğinin anlaşıldığı, ----- Bam ----- HD nin 24/09/2021 gün, ----- Esas ------- Karar sayılı kesin ilamı ile 09/07/2012 tarihli iade temlikinin dava tarihinden sonradan düzenlendiği hususunun tespit edildiği, istinafa konu dava tarihinin 21/11/2021 tarihi olduğu, dava tarihi itibarı geri temlikin bulunduğu ve geri temlik alan davacının aktif husumet ehliyeti bulunduğu anlaşıldığından mahkemece davanın aktif husumet ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir" gerekçesi ile ile " istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, " şeklinde karar verilerek Mahkememizin kararının kaldırılmasına karar verilmiş, bu karar sonrasında dosya Mahkememizin yeni esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Davacı taraf, 28.06.2004 tarihli Fason Üretim Sözleşmesi, 30.06.2004 tarihli Başbayilik Sözleşmesi ve 07.07.2004 Başbayilik Ek Sözleşmesinden doğan alacak ve sözleşme tazminat alacağının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile, SMK’nın 151/c maddesi esas alınmak suretiyle, 28.06.2000 tarihinden itibaren 29.03.2015 tarihine kadar, Yoksun kalınan kazancın, sözleşmenin 9. Maddesi gereğince iki katı tutarının USD cinsinden hesaplanarak tespitine, HMK 107. md. gereğince belirsiz alacak davası olarak ileride arttırılmak kaydıyla şimdilik 10.000,- USD'nın dava tarihinden itibaren işleyecek 3195 sayılı yasa gereğince bankalarca ABD dolarına uygulanan faiz cinsinden en yüksek yıllık vadeli döviz mevduat faizi ile birlikte, müştereken ve müteselsilen tahsiline, (b) ----- LİSANS ve TEKELCİ KULLANMA hakkına ilişkin sözleşmelere dayanılarak imzalanan ve davalılar tarafından, 01.06.2012 tarihi itibariyle, İfası İmkansız Hale Getirilen, ---- Noterliğinin 28.06.2004 tarihli ve ---- sayılı Fason Üretim Sözleşmesi, ---. noterliğinin 30.06.2004 tarihli ve ---- sayılı Başbayilik Sözleşmesi ve 07.07.2004 tarihli Başbayilik Ek Sözleşmesinden doğan 579.251,27 TL. Cari hesap alacağımızın, 08.05.2012 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek Avans Faizi ile birlikte, 408.000,- USD tazminat alacağımızın ise, (01.06.2012 tarihinden, sözleşme süresinin bitim tarihi olan 29.03.2015 tarihine kadar geçen 34 aylık süreye ilişkindir) 09.07.2012 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek, 3195 sayılı yasa gereğince bankalarca ABD dolarına uygulanan faiz cinsinden en yüksek yıllık vadeli döviz mevduat faizi ile birlikte, müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir. Taraflar arasında ----- Noterliği'nin 28/06/2004 tarihli ve ------- Yevmiye numaralı "Fason Üretim Sözleşmesi" ile davacının davalıya 11 adet marka ile 29/03/2015 tarihine kadar üretim izni verdiği, sözleşmenin "Konu" - kısmında davacı ----- dava dışı ----- tarafından ----Noterliği'nin 29/03/1995 tarihli ----- yevmiye numaralı Marka Lisans Sözleşmesi ve aynı noterliğin 12/04/1995 tarihli ------ sayılı lisans sözleşmesine konu markalar ile üretim yapılacağının belirtildiği ve ---- Noterliği'nin 30/06/2004 tarihli ve ------- yevmiye sayısı ile tasdikli, "Başbayilik Sözleşmesi'" yapıldığı, dava dışı----ile davacı ------arasında 29/03/1995 tarihli izin sözleşmesi yapıldığı, sözleşmenin 29/03/2044 tarihine kadar geçerli olduğu, marka sahibi dava dışı şirketin, izin alan davacı şirkete , 20 yıl süre ile ----- sayılı markaların inhisari lisansını vermeyi kabul ettiği, davacı izin alanın ayrıca sözleşmenin 4 ve 5. maddeleri ile lisansını aldığı markalar dışında "------" ibaresini kullanarak başka müracaatlar yapma hakkına sahip olduğu, markaları sadece markaların tescilli olduğu sınıflarda değil, başka yiyecek ve içecek ürün gruplarında ve başka sektörlerde de tescil ettirebileceği ve sözleşmenin VII. maddesinde izin alana devir ve lisans verme hakkını da verdiği , davacı şirket ile dava dışı marka sahibi şirket arasında 05/05/1995 tarihli ek sözleşme yapıldığı , ek sözleşmenin süreye ilişkin 1. maddesinin tek taraflı irade beyanı ile sözleşmenin 29/03/2044 tarihinden sonra da 49 yıllık sürelerde uzayacağı, 3. maddesinin değiştirilerek izin verenin markaların görünüm ve şekillerinin değiştirilerek TPE nezdinde yenilenen tescilleri de dahil olmak üzere kendisinin kullanmayacağı, başka kişilere lisans vermeyeceği, izin alanın her türlü davayı tek başına açabileceği, markaları yenileyebileceğinin düzenlendiği, dava dışı ------Noterliği'nin 29/03/1995 tarihli ------- yevmiye numaralı Marka Lisans Sözleşmesi yapıldığı; sözleşmenin 20 yıl süreli olduğu ve 29/03/2015 tarihine kadar yürürlükte kalacağının, Lisans verenin lisanslı ürünler üzerinde veya ürünlerle kullanma konusunda Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde başka kişi yada kuruluşa lisans vermeyeceğinin, lisans alanın da tamamen veya kısmen devir etmeyeceğinin ve alt lisans vermeyeceğinin kabul edildiği, sözleşme konusu markaların ------ ibareli markalar olduğu, Mahkememizce sözleşmelerin incelenmesi neticesinde; davacı şirket ve dava dışı ------- arasında imzalanan 29/03/1995 tarihli adi yazılı sözleşme ve 05/05/1995 tarihli adi yazılı ek sözleşmenin yapılış tarihleri itibarıyla ( 27/06/1995 tarihinde yürürlüğe giren 556 Sayılı KHK 'dan önceki tarihli olmaları nedeniyle) 1965 tarihli, 551 Sayılı Kanun'un 34. maddesi gereğince noterden tasdikli yapılmadığından , şekil eksikliği nedeniyle davalı tarafa karşı ileri sürülemeyeceği, ancak sözleşmenin taraflarınca şekil eksikliği ileri sürülmeden sözleşme gereğince yüklenen edimlerin yerine getirildiği, davacı şirket ile marka sahibi dava dışı ----- Arasındaki, -----Noterliğinin 29/03/1995 tarihli olup ------- yevmiye ile tasdik edilen sözleşmenin, yapılış tarihi itibarıyla tabi olduğu 551 Sayılı Kanun'un 34. maddesi gereğince geçerli olduğu ve taraflar arasında yapılan 28/06/2004 tarihli sözleşmenin dayanağı olarak gösterildiği, sözleşmenin 1. maddesinde; davacı tarafın kullanımının "münhasır olmayan kullanım" olarak düzenlendiği, adı geçen markaların sahibinin lisans veren dava dışı şirket olduğu, sözleşmenin 20 yıl süre ile 29/03/2015 tarihine kadar yürürlükte kalacağı ve------ sayılı 5 adet markanın sözleşme konusu olduğu, sözleşmenin 6. maddesinde ise "Lisans verenin adı geçen markaları lisanslı ürünler üzerinde veya ürünlerle ilgili olarak kullanma konusunda T.C. sınırları dahilinde başkaca hiçbir kişi veya kuruma lisans veremeyeceği , lisans alanın da lisansı kısmen veya tamamen bir başkasına devir edemeyeceği ve başka kişi yada kuruma alt lisans veremeyeceğinin" düzenlendiği, dosyamız içerisine alınan----.İcra Müdürlüğü'nün ----- İflas sayılı dosyasının incelenmesinde; dava dışı marka sahibi ------ iflas şerhi işlenerek haciz konulan ---- sayılı "-----" markası, ----- sayılı---- Şekil" markası ,----- sayılı "-----markasının üzerindeki ----- Noterliği'nin 29/03/1995 tarihli ve --- sayılı ve aynı noterliğin 12/04/1995 - ve --- sayılı Lisans Sözleşmeleri ile davalıya satıldığı, davalı Şirketin icradan satın aldığı 01/02/2007 tarihinden itibaren marka sahibi sıfatının da bulunduğu, kesinleşen Mahkememizin ---- Sayılı ilamı ile de sabittir. Yine ----- Başkonsolosluğu'nun 18/11/2020 tarihli ------- yevmiye (A) nolu hariçte tanzim belgesinde; metne şamil olmamak üzere hariçte tanzim edilen bu onaylama işlem altındaki imzanın ------ isimli kişiye ait olduğu tespit edilmiştir. Bu tespit ve açıklamalardan sonra; TPMK kaydına göre; ----- tescil nolu, 19/06/1991 tescil tarihli, ------ tescil nolu, 16/09/1992 tescil tarihli, ------ tescil nolu 06/02/1995 tescil tarihli markanın ----ŞİRKETİ adına kayıtlı olduğu, ------ Başkonsolosluğu'nun 18/11/2020 tarihli ----- yevmiye (A) nolu hariçte tanzim belgesine göre temlik alan----- tahsil edemediği alacağını -------- keşide edeceği 31.12. 2014 vadeli ve 2.000.000,00 USD miktarındaki senet karşılığında, ----- iade temlik kapsamında temlik etmeyi kabul ettiği,-------alacağını tahsil için gerekli davaları kendi adına açacağının kararlaştırıldığı sabittir. Bu tespit kapsamında alacağın varlığı halinde bu alacak yönünden davacı tarafın takip ve dava ikame etme hakkı bulunduğu kabul edilmiştir. Bu açıklamalardan sonra dava konusu somut olayda; davacının inhisari lisans hakkının bulunduğu “-------” ibareli markalarla olarak 29.03.2015 tarihine kadar üretim ve pazarlama yapmak üzere davalı ----. Firmasıyla ----- Noterliğinin 28.06.2004 tarih ve ------ yevmiye nolu “Fason Üretim Sözleşmesi”, aynı Noterliğin 30.06.2004 tarih ve ------- yevmiye nolu “Başbayilik Sözleşmesi” ve 07.07.2004 tarihinde de “Başbayilik Ek Sözleşmesi” ni imzaladığı, sözleşmenin 1.1.2011 tarihinden 29.3.2015 tarihine kadar aylık 10.000 Doların ------ veya yazılı olarak talimat verecekleri şahsa ödeneceğinin kararlaştırıldığı, 2010 yılı ödemelerinden mahsup edilmek üzere 2006 yılında 60 bin Dolarlık kısmın, 01.01.2006 tarihinde 30 bin Dolar ve 31.06.2006 tarihinde 30 bin Dolar olmak üzere ------ ödeneceğinin kararlaştırıldığı, münhasıran bu işlemler nedeniyle oluşacak KDV ile kurumlar vergisinin ----- tarafından yasal sürelerinden önce ------ ödeneceğinin kararlaştırıldığı, bu kapsamda ticari defter ve kayıtlar tetkik edilmek suretiyle hazırlanan 13.02.2025 tarihli raporda davacı ---- firması ile davalı ---- . firmasının cari hesap ekstresinin incelenmesinde, 07.07.2004 tarihli Başbayilik Ek Sözleşmesi gereğince, 2012/Ocak-Şubat-Mart-Nisan ve Mayıs 2012 aylarına ait düzenlediği faturalarından, 03.05.2012 tarihi itibariyle doğmuş cari hesap alacağının 495.301,82 TL. olduğu, aynı tutarın 2013 ve 2014 yıllarına devrettiğinin dosyaya ibraz edilen muavin defter kayıtları üzerinde tespit edildiği, 01.06.2012 tarihinden sözleşmelerin bitim tarihi olan 29.03.2015 tarihine kadar geriye kalan 2012 yılı için 7 ay, 2013 yılı için 12 ay 2014 yılı için 12 ay 2015 yılı için 3 ay olmak üzere toplam 34 aylık süre için, 07.07.2004 tarihli Başbayilik Ek Sözleşmesi gereğince doğan alacağın (10.000,-USD X 34 Ay = 340.000,- USD + %20 Kurumlar vergisi 68.000,-USD) = 408.000,- USD olarak hesaplandığı, bu yapılan hesaplamanın bayilik sözleşmesi ve ek sözleşmesi kapsamında davalılardan alacağının bulunduğu, az yukarıda ifade edildiği üzere ----- Başkonsolosluğu'nun 18/11/2020 tarihli ----- yevmiye (A) nolu hariçte tanzim belgesi kapsamında temlik gereği davacı tarafın bu alacaklar yönünden talep hakkı bulunduğu kabul edilerek davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ İLE; 1-495.301,82-TL Cari hesap alacağının 08.05.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2-408.000,00 USD Tazminat alacağının 09.07.2012 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca fiili tahsil tarihine kadar işlemiş faiz toplamının fiili ödeme tarihinde T.C. ----- Bankası'nın efektif satış kuru üzerinden belirlenecek TL karşılığının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 1.215.263,71-TL harçtan, peşin alınan 59,30-TL ve tamamlama harcı ile alınan 99.349,00-TL olmak üzere toplam 99.408,30-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.115.855,41-TL'nin karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre marka hakkına tecavüz yönünden 1.225.808,44 -TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen cari hesap alacağı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre reddedilen haksız rekabet davası yönünden 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafça sarfedilen 67,80 TL ilk dava masrafı, 18.030,45 TL tebligat ve müzekkere gideri, bilirkişi gideri, olmak üzere toplam 18.098,25 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre (%76 kabul) 13.754,67 TL'sinin davalı taraftan tahsili ile davacıya ödenmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı ------ŞİRKETİ tarafından yapılan 120,00TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre, (%24) 28,80 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı----- ŞİRKETİ tarafından yapılan 250,00 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre, (%24) 60,00 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, kalanın davalı üzerinde bırakılmasına, 9-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran ilgilisine iadesine, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/155, K. 2025/293, T. 18.11.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-155-e-2025-293-k-594dfc839093