İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/141 E. 2026/165 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/141
- Karar No
- 2026/165
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/141 Esas KARAR NO : 2026/165
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 26/02/2025 KARAR TARİHİ : 03/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/ Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili ile davalı borçlu arasında sözleşme akdedildiğini, davalı borçlunun ödeme konusundaki tüm talep ve uyarılara rağmen borcunu ödememesi üzerine ... 19. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davacının davalıdan alacağının bulunduğunu, davalının itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, yapılan araştırmada davalının ekonomik durumunun bozulduğu, borçlarını ödeyemediği ve mallarını kaçı4rmaya çalıştığının öğrenildiğini, davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle, taleplerinin kabulü ile delillerinin toplanmasına, ... 19. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasının celbine, mahkemece bilirikşi incelemesi yapılmasına karar verilmesi halinde davacı müvekkilinin şirket kayıtları, defter ve belgelerinin çok kapsamlı olmaları hususunun da dikkate alınması suretiyle müvekkili şirketin kayıt, defter ve belgelerinin mahalde incelenmesi konusunda yetki verilmesine, delillerin toplanmasına, davalı borçlunun borca itirazının açıkça mesnetsiz olduğu da göz önünde bulundurularak mahkemece takdir edilecek uygun bir teminat karşılığında davalının müvekkili alacağını karşılayacak menkul ve gayrimenkulleri ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklı bakımında ihtiyati haciz kararı verilmesine, taleplerinin kabulü ile borçlunun ... 19. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına vaki itirazının iptali ile takibin devamına, borçlunun takip konusu asıl alacak tutarı olan 364.513,91-TL'nin %20'si olan 72.902,78-TL'den aşağı olmamak üzer icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA/ Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında düzenlenen herhangi bir cari hesap mutabakatı bulunmadığını, işbu haksız ve mesnetsiz başvurunun reddinin gerektiğini, tüm bu nedenlerle, davacı ile müvekkili şirket arasında cari hesap mutabakatı bulunmaması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır. Dava konusu uyuşmazlığın, Kasko sigortasi teminatı altında bulunan ve davalı şirket tarafından onarım talep edilen araçların kasko sigortası teminatına giren bir rizikonun gerçekleşmesi sonucu hasarlı olarak davacı şirkete başvurulması ve davacı şirket tarafından ekspertiz ve onarım işlerinin yapılması konusunda taraflar arasında akdedilen 29/07/2022 tarihli sözleşme kapsamında davacı tarafça tanzim edilen 30/07/2024, 09/09/2024, 23/09/2024 ve 25/09/2024 tarihli faturalardan kaynaklanan alacağa vaki ... 19. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe davalı/takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin hususlarından kaynaklandığı görülmüştür. Davacı tarafından, 07/11/2025 tarihinde, ... 19. İcra Dairesi'nin... E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından, 07/11/2025 tarihinde fatura alacağına istinaden 364.513,91 TL alacağın tahsili için ilamsız takip yoluyla icra takibi başlatıldığı, davalı tarafa ödeme emrinin tebliğ edildiği ve davalı tarafından icra takibine itiraz edilerek takibin durduğu, davacı tarafından işbu davanın süresi içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümü bakımından öncelikle konu ile ilgili kavramların ve yasal düzenlemelerin incelenmesinde fayda bulunmaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) 89. maddesine göre iki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesi olarak tanımlanmıştır. Aynı maddede cari hesap sözleşmelerinin yazılı yapılmadıkça geçerli olmayacağı belirtilmiştir. Buna göre, taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadıkça TTK’nın cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamayacaktır. Açık hesap ilişkisi ise önceki borçlar tahsil edilmemesine rağmen taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesi durumudur. Açık hesap ilişkisinde taraflar tek taraflı ya da karşılıklı olarak alacaklarını hesaba kaydedip belirli hesap dönemlerine bağlı kalmaksızın hesaplaşma yaptıklarından, bu ilişkiye TTK’daki cari hesaba ilişkin hükümleri uygulanamaz. İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Ödeme emrine itirazın iptali davası, (konusu borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan) bir eda davasıdır. İtirazın iptali davası, takip alacaklısı tarafından, ödeme emrine (süresi içinde) itiraz etmiş (m.62) olan takip borçlusuna karşı açılır. Alacaklı davayı kazanırsa (yani, mahkeme borçlunun borçlu olduğu kanısına varırsa), mahkeme, borçlunun itirazının iptaline karar verir; işte bundan dolayı, bu davaya itirazın iptali davası denir. İİK m. 68-68/a'daki yazılı belgelerden birine sahip bulunmayan alacaklı, itirazın hükümden düşürülmesini sağlayabilmek (yani, itiraz ile duran icra takibine devam edilmesini isteyebilmek) için, yalnız itirazın iptali davası yoluna başvurabilir; icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyemez. Buna karşılık, alacağı m.68-68/a'daki yazılı belgelerden birine bağlı olan alacaklı, itirazın iptali için mahkemede dava açmak (m.67) veya itirazın kaldırılması için icra mahkemesine başvurmak (m.68-68/a) hususunda, bir seçim hakkına sahiptir. İtirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu yapılmış olan alacaktır; bu nedenle, itirazın iptali davası açılmadan önce, borçlu itiraz ettiği borcu tamamen öderse, alacaklının itirazın iptali davası açmakta hukuki yararı (HMK 114/1-h) yoktur ( Kuru, B: İstinaf Sistemine Göre Yazılmış İcra ve İflâs Hukuku Ders Kitabı, Eylül 2017,s.107 ). İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. Davalı vekili tarafından taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığı bu nedenle davacının salt faturalara dayalı alacak iddiasının yerinde olmadığına yönelik savunmada bulunulmuş ise de, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25/04/2018 Tarih, ... Esas,...Karar sayılı ilamında ".... takibe sıkı sıkıya bağlı olan davada taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmadığından, aradaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olarak değerlendirilebileceği ve Özel Daire kararında belirtildiği gibi yalnızca takibe konu faturaların ve faturalara ilişkin ödemelerin taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması, faturaların tümünün teslim alan kısımlarında imza olduğu hususunun gözetilmesi ve delillerin eksiksiz olarak toplanıp hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerektiği, aksi yönde yapılacak araştırmanın ise itirazın iptali davasının niteliği ile bağdaşmayacağı hususları açık olduğundan, mahkemece önceki kararda direnilmesi doğru değildir. "denilmekle eğer taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi ( TTK md. 89) yoksa, Yargıtay işbu kararı ve emsal nitelikteki pek çok kararı ile bu ilişkiyi "Açık Hesap" ilişkisi olarak adlandırmakta ve artık bu davanın temel dayanağının taraflar arasındaki ticari ilişki olduğu, cari hesabın doğası gereği faturayı, ödemeyi ve teslimatı kapsayan bir hesap özeti olduğundan bu durumda mahkemece, faturaların ve ödemelerin taraf defterlerinde kayıtlı olup olmadığının, alacağın varlığının ispatı için genel hükümler dairesinde inceleneme yapılması gerekeceğinden davalının itirazları yerinde görülmemiştir. Tarafların bağlı oldukları vergi müdürlüklerine beyan ettikleri BA BS formları ilgili vergi müdürlüklerinden celp edilmiş, taraflarca ibraz edilen ticari defterler de nazara alınarak uyuşmazlığa ilişkin bir mali müşavir bilirkişisinden rapor alınmıştır. Mahkememizin 24/06/2025 tarihli duruşmasının 6 nolu ara kararı ile Davacı şirketin defter ve kayıtlarının ... adresinde olduğu bildirildiğinden, ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak, Tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller, tüm dava dosyası kapsamı ve davacının Ticari defterleri üzerinde inceleme yapmak suretiyle defterlerin usule uygun tutulup tutulmadığı, hususlarının tespiti ile tarafların iddialarının ticari kayıtlar üzerinde, BA-BS formları ile birlikte değerlendirilmek suretiyle mahkememizce talimat mahkemesine bildirilecek Mali Müşavir Bilirkişi vasıtasıyla 6100 Sayılı HMK 266 vd maddeleri gereğince rapor alınmasının istenmesine karar verilmiş, mahkememizce ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılmış ve ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Talimat sayılı dosyasından bilirkişi Birsel YEŞİL tarafından düzenlenen 16/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle: " Hukuki değerlendirme ve nihai takdir Sayın Mahkemeye ait olmak üzere; davacının dava konusu talebinde haklı olup olmadığı, taraflar arasında alacaktan kaynaklı itirazın iptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan ) davası kapsamında itirazın iptali ile takibin devamı hususundaki nihai takdir ve hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenize ait olduğu, ... 19. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası ile, davacı tarafından (4 adet e-faturaya ilişkin asıl alacak olmak üzere) 364.513,91.-TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatılmış olduğu, Takip dosyası kapsamında düzenlenen ...No’lu Ödeme Emri’nin borçlu şirkete tebliği üzerine borçlu şirket tarafından takibe itirazda bulunulması üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, Davacı taraf ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu,Davalının, ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmeyerek bu kayıt ve deftelerin bulunduğu iletişim adres ve bilgilerini mahkemeye bildirilmediğinden, davalının ticari defterlerinin usulüne uygun, tutulup tutulmadığının, davalının ticari defter, belgeleri ve kayıtlarının incelemesi yapılamadığı, Davalı ... Şirketi’nin Forn Ba beyanının verildiği, davacı şirkete ait ticari defter, belgeleri ve kayıtlarının incelenmesinde, davacı alacaklı şirketin icra takip tarihi itibariyle davalıdan 364.513,91.-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davacı şirket tarafın şirket tarafından takip dosyasında 364.513,91.-TL alacağın tahsili talep edilmiş olmakla, taleple bağlılık ilkesi de dikkate alınarak davacı alacaklı tarafından talep edilebilecek toplam alacak miktarının 364.513,91.-TL olarak kabul edildiği, Davacının davalı aleyhine ... 19. İcra Dairesi'nin ... Esas Sayılı dosyasında yürüttüğü icra takibinde talep edilen tutar olan 364.513,91.-TL 4 adet fatura alacağına davalı tarafından, takip başlatıldıktan sonra, icra takibi kapsamındaki 30/07/2024 tarih, ... sayı ve 62.400,56 TL tutarlı fatura tutarı 02.12.2024 tarihinde davacıya ödendiği ve 62.400,56 TL tutarının ödenmesi üzerine icra takibinin 302.113,31 TL olarak devamının uygun olduğu, İcra inkar tazminatı talebi hukuki değerlendirmeyi gerektirdiğinden Sayın Mahkemenizce icra inkar tazminatına hükmedilmesi ihtimaline göre talep edilebilecek icra inkar tazminatı miktarının ( 364.513,91 TL x % 20) 72.902,78 TL olarak hesaplandığı " şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür. Mahkememizin 18/11/2025 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile dosyanın mahkememizce Mali Müşavir Bilirkişi ...'na tevdi ile talimat mahkemesinden alınan rapor ile davalı yana ait ticari defter ve kayıtların yerinde incelenerek davalı şirket defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, defterler arasında fark olup olmadığı, var ise nedenlerinin açıklanması, BA/BS formlarının incelenmesi suretiyle davacının takip konusu alacak bakımından haklı olup olmadığı, var ise alacak miktarının tespiti konusunda rapor alınmasına karar verilmiş ise de dosyanın kesin süre ihtaratına rağmen davalı tarafça dosyaya masraf yatırılmadığından dosyanın işlemsiz kaldığı görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde, "mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir" hükmü bulunmaktadır. Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delil niteliğindedir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de, ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bu durumda her iki tarafın ticari defterlerinin de incelenmesi zorunludur. Ancak karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defteri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden, verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği takdirde mahkeme karşı taraf defterindeki kayıtların doğru olduğunu kabul edebilir. Bu açıklamalar ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde, mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinden yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı, defterlerini sunmayarak, davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığını tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde davacının alacaklı olduğuna dair kayıtları mevcut olduğu halde sunulmadığını ve bunun sonucunda davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine değil oluşturduğunun kabulü gerekir.( Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi ...Esas ...Karar) 6102 sayılı TTK'nun 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli ...E.... K. sayılı ilamı; "...Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.." şeklindedir. Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 10/02/2016 tarihli ...E.... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 08/02/2016 tarihli... E. ... K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 09/12/2015 tarihli ...E. ...K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 11/01/2016 tarihli ...E. ... K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir.(İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi ... Esas... Karar) Ayrıca Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin 23.03.2017 tarihli, ... E., ... K. sayılı kararının da belirtildiği üzere davalının faturayı BA formuyla ilgili Vergi Dairesine bildirmesi faturaya konu malların davalıya teslim edildiğine dair bir karine oluşturacak olup daha sonra düzeltme beyannamesi verilmesi davacı yararına oluşan bu karineyi ortadan kaldırmayacaktır. Bu karinenin aksini ispat külfeti ise davalıya aittir.( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar) Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, Davacı ...A.Ş. İle davalı ... A.Ş arasında 29.07.2022 tarihli sözleşme imzalandığı, sözleşmenin konusu; kasko sigorta teminatı altında bulunan ve/veya borçlu şirket tarafından onarımı talep edilen araçların kasko sigorta teminatına giren bir rizikonun gerçekleşmesi sonucu hasarlı olarak davacı şirkete başvurması halinde davalı şirket tarafından ekspertiz ve onarım yapılması işlemleri olduğu, onarımlar tamamlandığında, davacı tarafından her bir araç için onarım bedeline fatura düzenlendiği, davacı ile davalı arasındaki sözleşmenin, 7.02 maddesi uyarınca borçlu Sigorta Şirketi, onarımlara ilişkin " İbraname, Makbuz ve Teslim Belgesi'nin " kendisine intikal ettirilmesini takip eden 30 (otuz) gün içerisinde sözleşme uyarınca karşılamakla yükümlü olduğu meblağı Servis banka hesabına ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, kabul ve taahhütlere aykırı olarak ise ilgili faturaları ödenmediğini, Davalı borçluya, ... 55. Noterliği’ nin... tarih ve ... yevmiye numaralı tebliğ şerhi havi ihtarnamesi ile taraflar arasındaki sözleşmenin feshedildiği ve ihtarnamenin davalı borçluya tebliğ edildiği, 11.11.2024 tarihinde taraflar arasında vaki sözleşme davacının tüm hak, talep ve alacakları saklı kalmak kaydıyla feshedildiği, davacı tarafından davalıya ... 19. İcra Dairesi' nin... Esas sayısı ile 07/11/2024 tarihinde 364.513,91-TL alacak tutarı üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalı borçlu tarafından takip başlatıldıktan sonra, icra takibi kapsamındaki 30/07/2024 tarih, ... sayı ve 62.400,56 TL tutarlı fatura tutarının 02.12.2024 tarihinde davacıya ödendiği, taraflara ticari defterlerini dosyaya ibraz etmek üzere kesin süre verildiği, kesin sürenin sonuçlarını usulüne uygun ihtar edildiği, davacı taraf ticari defterlerini dosyaya ibraz etmiş ise de, davalı tarafın ticari defterlerini dosyaya ibrazdan kaçındığı, davacının ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin tam olduğu, bu haliyle sahibi lehine delil niteliğine haiz olduğu, davacının ticari defter kayıtlarında, davacının, davalıya 364.513,91.-TL tutarında dört adet, e-Arşiv fatura düzenlediği, söz konusu faturalara karşı davalı şirket tarafından yasal itiraz süresi içerisinde yapılan herhangi bir itiraza dosya kapsamında rastlanılmadığı, Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından celp edilen BA-BS formu özetlerinin incelenmesi neticesinde, dayanak faturaların her iki tarafça bağlı oldukları vergi müdürlüklerine beyan edildiği, anılan faturalara davalı tarafından kısmi ödeme yapıldığı, bu suretle faturaların davalının da kabulünde olduğu anlaşılmakla davacının davasının kabulüne, davalı tarafından ... 19. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, takip tarihinden sonra 02/12/2024 tarihinde yapılan 62.400,56-TL tutarlı ödemenin icra müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınmasına, " Davalı, dava açıldıktan sonra borcu ödemekle itirazında haksız olduğunu kabullenmiş bulunmaktadır. Dava konusu alacak, hizmet ilişkisine dayalı faturaya bağlanmış bir alacak olduğundan likit niteliktedir. Bu durumda mahkemece İİK'nun 67/2 maddesi uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken bu yöndeki talebin reddinde isabet görülmemiştir." (Yargıtay 19. H.D., E.... K.... T. 24.01.2013) karar sayılı ilamı da dikkate alınarak alacak likit olduğundan İİK md. 67/2 uyarınca asıl alacağın %20'si oranındaki 72.902,78-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın KABULÜ ile davalı tarafından ... 19. İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, takip tarihinden sonra 02/12/2024 tarihinde yapılan 62.400,56-TL tutarlı ödemenin icra müdürlüğünce infaz aşamasında dikkate alınmasına, 2-)Alacak likit olduğundan İİK md. 67/2 uyarınca asıl alacağın %20'si oranındaki 72.902,78-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 20.637,36-TL harçtan peşin yatırılan 3.336,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 17.300,58-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-)Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 48.338,14-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-)Davacı tarafından yatırılan 9.012,50-TL yargılama gideri ile 3.336,78-TL peşin harç, 615,40-TL başvurma harcı toplamı 12.964,68-TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-)6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 7-)Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine, Dair tarafların yokluğunda, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 03/03/2026
Katip ¸e-imzalıdır
Hakim ¸e-imzalıdır