İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/141 E. 2025/919 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/141
Karar No
2025/919
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2025/141 Esas KARAR NO:2025/919

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:26/02/2025 KARAR TARİHİ:22/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; Müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkilinin davalıya mal sattığını ancak ödeme yapmadığını, davalının müvekkilinin tahakkuk ettiği faturalara da itiraz etmediğini ve borcunu kabul ettiğini, bunun üzerine davalıya aleyhine müvekkilince icra takibi başlattığını ancak davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durdurulduğunu iddia ederek; davanın kabulü ile itirazın iptalini, davalının %25'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; Öncelikle müvekkilinin ticaret sicil faaliyet adresinin Gebze/KOCAELİ'de olması sebebiyle yetki itirazlarının bulunduğunu, esasa ilişkin olarak müvekkilinin davacıya borcunun bulunmadığını, davacının taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden sözleşme sunmadığını, bununla beraber davacının müvekkiline sunduğu hizmeti gereği gibi ifa etmediğinden müvekkilinin müşterilerine hizmet veremediğini iddia ederek; davanın öncelikle usulden daha sonra esastan reddini, davacının kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya bırakılmasını talep etmiştir. ... İcra Müdürlüğünün 2025/... E. Sayılı İcra Dosyasının İncelemesinde; davacı/alacaklı tarafından davalı/borçlu aleyhine toplam 55.130,74-TL borcun ödenmesi amacıyla 13/01/2025 tarihinde icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 21/01/2025 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 27/01/2025 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın İcra İflas Kanunu'nun (İİK) 67. maddesinde düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür. Mali Müşavir Bilirkişinin 13/10/2025 Tarihli Raporunda Özetle; "Davacı tarafça yasal defter ve dayanak belgeler incelemeye ibraz edilmediğinden dava konusu olaylar yönünden davalı tarafa ait yasal defterler üzerinde inceleme yapılamadığı, davalı firma tarafından incelemeye ibraz edilen 2023-2024 yılına ait yasal defterlere ilişkin tasdikle ilgili yükümlülüklerin yasal süresinde yerine getirildiği ve kendi lehine delil olma özelliğine sahip olduğu, davacı şirket tarafından gönderilen alacak konusu ürünlerin davalı sigortalı çalışanları tarafından imza karşılığı teslim alındığı, ürünlerin ayıplı-kusurlu olduğuna dair bir bildirimin dosyada bulunmadığı, alacak konusu faturaların davalı tarafından ticari defterlere işlendiği, faturalara ve faturanın muhteviyatını oluşturan ürünlere davalı tarafından itiraz edildiğine ilişkin herhangi bir belgeye rastlanılmadığı, davacı tarafın icra takibinde davalıdan 55.130,74-TL alacak talebinde bulunduğu, davalı taraf ticari defterlerinde davalının davacıya 55.130,74-TL borçlu göründüğü, bakiyenin birbirini doğruladığı, davalının yasal defter kayıtlarını yansıtan cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere taraflar arasında bir ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafça kesilen faturalar karşılığında davalının çek ile ödeme yaptığı, davacının davalıdan 55.130,74-TL alacaklı olduğu, davacı tarafın inkâr tazminatı taleplerinin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu" görüş ve kanaatine varılmıştır. DELİLLER: -.... İcra Müdürlüğünün 2025/... sayılı dosyası -Davacı vekili tarafından sunulan; ... fatura numaralı ve 6.626,40-TL bedelli fatura sureti, ... fatura numaralı ve 6.652,80-TL bedelli fatura sureti, ... fatura numaralı ve 6.652,80-TL bedelli fatura sureti, .... fatura numaralı ve 26.363,54-TL bedelli fatura sureti, faturaların teslim belgeleri ile irsaliye suretleri -... ve ... Sosyal Güvenlik Kurumları'ndan gelen davalı şirketin 2023-2024 yıllarına ait çalışan listesi, işyeri tescil kayıtları ve diğer bilgileri içerir müzekkere cevabı -Tarafların beyan ve dilekçeleri -Davalıya ait ticari defter ve kayıtlar -Bilirkişi raporu -Arabuluculuk son tutanağı -Tüm dosya kapsamı DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, mal satımı kapsamında faturaya dayalı alacak için başlatılan takipte itirazın iptali istemine ilişkindir. Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre fatura emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır (229. md.). Fatura malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami "yedi gün" içinde düzenlenir. Bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturalar hiç düzenlenmemiş sayılır (231/5. md.). 6102 sayılı TTK'da da fatura konusunda hükümler vardır. Ticari işletmesi bağlamında bir mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olan tacirden, diğer taraf, kendisine bir fatura verilmesini ve bedeli ödenmiş ise bunun da faturada gösterilmesini isteyebilir.” (6102 Sayılı TTK 21/1) Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Faturanın onu teslim alan kişiyi borç altına sokabilmesi için taraflar arasında borç doğurucu bir ilişkinin varlığı ve faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Borç münasebeti olmaksızın düzenlenen ve muhatap tarafından her nasılsa teslim alınan faturaya sekiz günde itiraz edilmemiş olması onu borç altına sokmaz. Ancak TTK 21/2 maddesi uyarınca, faturalara 8 gün içerisinde itiraz edilmediği takdirde faturadaki gösterilen bu bedeli kabul edilmiş sayılır. Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Faturalarda belirtilen mal veya hizmetin davalı alıcıya teslim edildiği iddiasını davacı ispatla yükümlüdür. Fatura içeriğindeki mal veya hizmetin davalıya teslimi dayanak belgelerle kanıtlanmadığı sürece ticari defterler tek başına malın teslim edildiğini ispata yeterli değildir. Somut olayda davacı mal satımına dayalı faturaların bakiye alacağını ilamsız takiple talep etmekte; davalı yan ise borcunun bulunmadığını, taahhüt edilen kalitede hizmet verilmediğini savunmaktadır. Davalı yan malların ayıplı veya kalitesiz olduğuna dair destekleyici bir delili veya zamanında TTK 23. maddesi bağlamında ihtaratı bulunduğuna dair bilgi ve beyanda bulunmamıştır dolayısıyla davalının bu iddiaları soyut niteliktedir. Alacaklılık durumu itibariyle tarafların defterlerinin incelenmesine karar verilmiş, davacı yan defterlerini sunmamış ise de davalı yan sunmuş ve faturaların davalı defterlerinde aynen kayıtlı olduğu, bakiye alacağın takipteki miktarla örtüştüğü görülmüştur. Davacı yan defterlerini sunmamış ise de bunun yaptırımı karşı yan defterlerinin kıstas alınacağına yönelik olduğundan aleyhe bir değerlendirme yapılamamıştır. Defterlerin her zaman aleyhe delil kabiliyetinde olduğu, davalının ödeme savunması veya delili bulunmayıp defter kayıtlarının aksi ispat edilemediğinden sözleşme ve borç ilişkisinin ispatlandığı anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir. İcra İnkar Tazminatı yönünden; dava konusu alacağın önceden belirlenebilirlik, bilinebilirlik, hesap edilebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığı, talep edilen borç miktarının davalı defterlerinden açıkça görüldüğü, bu haliyle İİK'nın 67. maddesindeki koşullar gerçekleştiği görülmekle, davacının icra inkar tazminatı kabulü ile, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; .... İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalı borçlu tarafından yöneltilen itirazın iptaline, takibin ödeme emrindeki kayıt va şartlarla aynen devamına, 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatı 11.026,14 -TL'nın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Alınması gereken 3.765,98-TL karar ve ilam harcından 665,85-TL peşin harcın düşümü ile eksik kalan 3.100,13-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvuru harcı ve 665,85-TL peşin harç olmak üzere toplam 1.281,25-TL harç bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan tebligat, kep, bilirkişi ücreti toplamı 8.500,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 7-6325 sayılı Kanunun 18/A-13. maddesi uyarınca hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 8-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere karar verildi. 22/12/2025

Katip .... Hakim ... E-imzalıdır E-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/141, K. 2025/919, T. 22.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-141-e-2025-919-k-0c627b3af667