İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/122 E. 2025/964 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/122
- Karar No
- 2025/964
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/122 Esas KARAR NO : 2025/964
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/02/2025 KARAR TARİHİ : 05/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Davalı şirket ile müvekkil İdare arasında Kamu İhale Kanunu'na tabi ihalelere istinaden yapılan sözleşmeler kapsamında davalı şirkette hizmet akdiyle bağlı olarak çalışan dava dışı ... tarafından, ödenmeyen bir kısım işçilik alacağının tahsiline karar verilmesi talebiyle idaremize ve davalı şirket ile ihaleyi devir aldığı şirkete karşı dava açılmıştır. Yapılan yargılama neticesinde ... 3. İş Mahkemesinin ... tarih ... Esas ... Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar tarafımızca istinaf edilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 41. Hukuk Dairesinin 17.10.2024 tarih E:... K:... sayılı kararı ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yalnızca İdaremiz yönünden kabulüne. diğer davalılar yönünden davanın atiye bırakılması nedeniyle açılmamış sayılmasına kesin olarak karar verilmiş, karar dava dışı ... tarafından icraya konu edilmiştir. ... 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yargılama gideri, dava ve icra vekalet ücretleri, faizleri, asıl alacak ve faizleri toplamı olmak üzere (yasal kesintiler dahil) toplam 384.441.26-TL İdaremiz tarafından ödenmiştir. Dava dışı işçi ...'in davalı şirkette çalıştığı, ... 3. İş Mahkemesinin 07.10.2020 tarih ... Esas ... sayılı kararı ile tespit edilmiştir. ... 9. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına İdaremizce ödenen meblağ, dava dışı ...'in davalı şirketin İdaremizden aldığı ihale kapsamında çalışması neticesinde ödenmiş olduğundan, ... 9. İcra Müdi inün ... Esas sayılı dosyasına İdaremizce ödenen tüm meblağ ve yasal kesintilerin davalı şirket tarafından İdaremize ödenmesi gerekmektedir. Yukarıda arz ve izah edilen ve resen gözetilecek nedenlerle fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla toplam 384.441,26-TL bedelin (İdaremizce ödenen mahkeme harç ve masrafları ile birlikte) 17.12.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekâlel ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı yana, dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi sunmamış , duruşmalara da vekil veya temsilci aracılığıyla katılınmamıştır. DELİLLER:... 3.İş Mahkemesi'ne ait ...E.sayılı dosyası, ... 9.İcra Müdürlüğü'nün ...E.sayılı dosyası, ...'in hizmet dökümü, 04/06/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi uyarınca dava dışı işçiye ödenen işçilik alacağının rücuen tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; dava dışı işçinin tarafından davacı aleyhine ... 3. İş Mahkemesi ... E. ...K.Sayılı dosyasında işçilik alacakları talebiyle açılan davada verilen karara istinaden davacı tarafça ... 9. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasına ödeme yapıldığı ve ödenen bedelin rücuen tahsili için davalı aleyhine iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. 4857 sayılı İş Kanununun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır. Asıl işverenle alt işverenler arasında yapılan hizmet akitlerine göre yapılan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait işyerinde ara vermeden çalışan işçilerin işçilik alacakları için açtıkları davalar sonunda ödenmesine karar verilen miktarlardan alacaklı işçiye karşı her biri müteselsilen sorumludurlar. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. 6098 sayılı Borçlar Kanununun 167. maddesindeki düzenleme uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça müteselsil sorumlulardan her biri alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu olacaklardır. Yasa hükmünde eşit sorumluluğun müteselsil borçlularda aksinin kararlaştırılmaması halinde uygulanacağı belirtilmiştir. O halde, uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi, hizmet alım tip sözleşmesi, teknik şartname ve hizmet işleri genel şartnamelerinin sorumluluğa yönelik hükümlerinin tatbiki gerekir. Bu nedenle tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümlerinde işçi alacaklarından kimin ne kadar sorumlu olduğuna ilişkin hüküm varsa bu hükümler tarafları bağlar. Hizmet sözleşmelerinde, ihale evraklarında teknik ve idari şartnamelerde ve diğer taraflar arasında karşılıklı düzenlenen belgelerde yüklenici şirketin sorumluluğuna ilişkin açık hüküm olan hallerde, asıl işveren ödemiş olduğu miktarın tamamını, ilgili alt işverenden rücuen tahsilini talep edebilirken alt işverenin, asıl işverenden rücu imkanı yoktur. Sözleşme değerlendirilirken işçinin çalıştığı dönemlere ilişkin sözleşme hükümleri dikkate alınmalıdır. Buna göre, son alt işverenin alacağın tamamından sorumlu tutulamayacağı, tamamından sorumlu olmasının İş Kanunu gereği yalnız işçiye karşı olduğu, işçiyi çalıştırmış olan alt işverenlerin her birinin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmından sınırlı sorumlu olacağı, ayrıca işçilik alacakları davası neticesinde davacının ödediği yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücreti yönünden de alt işverenlere rücu edilecek işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davacının alt işverenlerden bu alacak kalemi ile ilgili talep edebileceği miktar da açıkça belirlenmelidir. (Y.13. HD. 24/05/2018 T, ... E.-... K. ve yine aynı Dairenin 31.5.2018 T, ...E.- ... K. ve 11/05/2017 tarih, ... E. ... K. sayılı ilamları) Bilirkişiden alınan 04/06/2025 tarihli raporunda özetle; "Davacının ihale sözleşmesi ve Yargıtay 6.Hukuk Dairesi 23.12.2021 tarih ... E., ... K.) ilamı kapsamında kıdem tazminatından davalının tam kusuru ve son alt işveren olması nedeni ile ihbar yıllık izin ve ücret alacaklarından tek başına ve fazla mesai ücreti ugbt ve hafta tatil ücreti ile AGİ ücreti yönünden işçinin çalışma süreleri ile sınırlı sorumlu olmak üzere davacının ödemesinden davalıdan talep edebileceği miktarın ...SİRKETİ sorumlu olacağı miktarın 284.069,06 TL olacağı ve temerrüt tarihinin 17.12.2024 tarihi olacağına..." rapor edilmiştir. Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen hizmet alım sözleşmesine istinaden, davacı tarafça dava dışı işçiye yapılan ödeme nedeniyle rücuen alacak talebiyle iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Hizmet Alım sözleşmesinin10.4.3 maddesi ile 22.1 maddesi ve genel şartnamenin 6. bölümü uyarınca uyuşmazlığa konu işin yürütülmesi ve işle ilgili çalıştırılacak personel bakımından ceza ve hukuk kanunları ile İş Kanunu, Vergi Kanunları, Sosyal Güvenlik Kurumu Mevzuatı ile ilgili kanunlar, Belediye Nizamnameleri, sair tüzük ve nizamname hükümlerinin uygulanmasından doğacak her türlü hukuki sorumluluğun yükleniciye ( davalıya ) ait olacağına ilişkin düzenlendiği, mahkememizce hükme esas alınan ve denetlenebilir bilirkişi raporuna göre davalı yanın kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ve ücret alacaklarının tamamından tek başına, fazla mesai ücreti ugbt ve hafta tatil ücreti ile AGİ ücreti yönünden işçinin kendi bünyesinde çalıştığı süreleri ile sınırlı olarak 284.069,45 TL yönünden davacı yana sorumlu olduğu anlaşılmakla bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulü ile ödeme tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile 284.069,06TL'nin ödeme tarihinden (17/12/2024) itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 19.404,75TL harçtan peşin alınan 6.565,30TL'nin mahsup edilerek bakiye 12.839,45TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red durumuna göre 339,60TL'sinden davacı tarafın, 4.260,40TL'sinden davalı tarafın sorumlu olması kaydı ile tahsili ve hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 6.565,30TL peşin harç, 615,40TL başvuru harcı gideri toplamı olan 7.180,70TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden davanın kısmen kabul edilen 284.069,06TL üzerinden hesaplanan yürürlükte bulunan AAÜT gereği takdir olunan 45.451,05TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 1.470,00TL tebligat, posta gideri ile 8.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 9.470,00TL yargılama giderinden kabul ve red durumuna göre 8.770,90TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama masrafı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 05/11/2025
Katip ¸e-imza
Hakim ¸e-imza