İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 2025/116 E. 2025/263 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
Esas No
2025/116
Karar No
2025/263
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/116 Esas KARAR NO : 2025/263

DAVA : Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli) DAVA TARİHİ : 13/06/2025 KARAR TARİHİ : 20/11/2025

Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Tecavüzün Ref'i İstemli) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ... Şti., Türkiye'nin önde gelen dizi ve program yapım şirketlerinden olduğunu, film ve dizi üretimi yanı sıra menajerlik hizmeti de verdiğini, “...” ana unsuru ile ... sınıflarda çok sayıda tescilli markaya sahip olduğunu, “...” ibaresini ticaret unvanının ana unsuru olarak kullandığı, tüm tanınırlığını “...” ana unsuru üzerine oluşturduğu, ...domainin sahibi olduğu, “...” ibaresini her türlü tanıtım materyalinde kullandığı, “...” ibaresinin davacı adına ...sayı ile ... sınıflarda tescilli olduğu, davalının Türkpatent nezdinde...sayı ile “...” ibaresi ile ... ve .... Sınıflarda marka başvurusunda bulunduğu, başvuruya davacı tarafından itiraz edildiği, davalının, “www. ...” web sitesi üzerinden “...” ibaresinin öne çıkararak faaliyette bulunduğu, ...url adresi üzerinden de “...” ibaresini markasal olarak kullandığı, davalıya kullanımlarına son vermesi hususunun için ... 9. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ihtar edildiği ancak davalının kullanımlarını devam ettirdiği, davalının “...” ibaresini tüketiciler nezdinde iltibas oluşturmak, davacının tanınmışlığından yararlanarak menfaat elde etme amacıyla markasal olarak kullandığı, davalının gerek “...” gerekse de “...” ibaresini kullanımlarının davacının “...” ibareli markalarına tecavüz teşkil ettiği, davalıya ait ... web sitesinin ve .... hesabının davacıya ait site ve hesap gibi algılanacağını ileri sürerek ; davalı tarafından ... web sitesi üzerinden ve ...adresi üzerinden “...” ibaresinin öne çıkartılması sureti ile yapılan her türlü kullanımın, yargılama sonuçlanıncaya kadar içerikten çıkarılması yoluyla, bunun mümkün olmaması halinde siteye erişimin engellenmesi yoluyla tedbiren durdurulmasını, “...” ibaresinin öne çıkartılması sureti ile yapılan her türlü kullanımın, davacı marka hakkına tecavüz oluşturduğunu tespiti, men ve ref'i, bu kapsamda... url adresindeki ve ... web sitesindeki söz konusu içeriklerin kaldırılması, bu adreslerdeki “...” ibaresinin çıkartılması, bu konu da Erişim Sağlayıcılar Birliğinin işlem yapmakla yükümlü tutulmasını talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı yana usulüne uygun tebligat yapılmış olmakla davaya cevap dilekçesi sunmamıştır. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava konusu uyuşmazlık; Davacı yanın ... esas unsurlu markasına davalı yanca gerçekleştirilen marka hakkına tecavüz eyleminin tespiti, durdurulması, önlenmesi, ihtiyati tedbire hükmedilmesi kapsamında açıldığı anlaşılmaktadır. Davanın açılmasını müteakip davacının dava dilekçesi davalıya tebliğ olunmuş, davalı açılan davaya cevap vermemiş, delil bildirmemiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, arabuluculuk kurumundan faydalanmak istenilmediğinden tahkikat duruşmasına devam olunmuş, deliller toplanmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış, HMK 184.madde kapsamında hazır olanlardan tahkikat ile ilgili beyanları sorulmuş, HMK 186. madde kapsamında ise karar duruşmasında hazır olanlardan esas ile ilgili son diyecekleri sorulmuştur. HMK 266. madde kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişiler ..., ..., ...'ın 25/09/2025 tarihli bilirkişi raporlarından özetle; Davalıya ait ... alan adının 16.09.2024 tarihinde tescil edilip aktif durumda olduğunu, sitenin ...üzerine kayıtlı olduğunu, ... adresi üzerinden ... sunucusu ile barındırıldığı, ... kayıtlarının ... altyapısı üzerinden yönetildiği, alan adı sahibine ilişkin bilgilerin gizlendiğini, sitede kullanılan içeriklerin büyük ölçüde hazır tema unsurlarından oluşmasına rağmen “...” ibaresinin marka adı olarak sistematik şekilde öne çıkarıldığını, web sitesi ile ... hesabının birbirini destekler biçimde kullanılarak tanıtım ve yönlendirme işlevi gördüğünü, ... hesabının Kasım 2019'da açıldığı ve halen aktif reklam kampanyaları yürütmekte olduğunu, böylece bilişim altyapısı üzerinden gerçekleştirilen dijital tanıtım faaliyetlerinin davacı markasının bilinirliğini ve algısını kullanarak davalı lehine haksız menfaat sağladığı ve bilişim boyutunda karıştırılma riski olduğunu, Davalı tarafından “...” adıyla yürütülen reklam faaliyetlerinin, davacının tanınmış yapım şirketi itibarıyla karıştırılma riskini artırarak, tüketicinin yanıltılmasına ve davacının uzun yıllar süren sektörel yatırımlarına zarar verilmesine yol açtığı, davalıya haksız menfaat sağlamasına neden olduğunu, bu durumun ise davacının yapım şirketi haklarının ihlali anlamına geldiğini, Marka yönünden yapılan inceleme neticesinde; Davalının “...” ibareli kullanımları ile davacının ... sayılı “...” markası arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir. Marka Hakkına Tecavüz ve İlkeler Bir markanın sahibinin izni olmadan, başkası tarafından 6769 sayılı SMK’nın 7. maddesinin 2. fıkrasının a, b ve c bentlerinde ve 3. Madde öngörülen şekilde kullanılması marka hakkına tecavüzdür. Zira SMK’nın 29. Maddesinde maddesin de tecavüz, 7. maddenin ihlâli olarak ifade edilmiştir. 6769 sayılı SMK'nın 7/3. maddesinde : tescilli markanın mal veya ambalajı üzerine konulması; markayı taşıyan malların piyasaya sürülmesi, teslim edilebileceğinin teklif edilmesi, bu amaçlarla stoklanması veya işaret altında hizmetlerin sunulması ya da sunulabileceğinin teklif edilmesi; işareti taşıyan malın ithal ya da ihraç edilmesi; işaretin, teşebbüsün iş evrakı ve reklamlarında kullanılması; işareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük ya da benzeri biçimlerde kullanılması; işaretin ticaret unvanı ya da işletme adı olarak kullanılması; işaretin hukuka uygun olmayan şekilde karşılaştırmalı reklamlarda kullanılması marka hakkına tecavüz teşkil etmektedir. Hükmün marka sahibine sağladığı yasaklama yetkisi sadece 7/3 hükmünde sayılan hallere münhasır değildir. 6769 sayılı SMK tarafından, tescilli bir markanın ticaret hayatında kullanımı genel olarak hukuka aykırı kabul edilmiş bulunduğundan, tescilli bir markanın aynısı veya benzerinin başka bir kişi tarafından izinsiz olarak ticari yaşamda kullanılması genel olarak yasaklanmıştır. Hakkın mutlak karakterli olması sebebiyle marka sahibinin yapılmasının önlenmesini talep edebileceği 6769 sayılı SMK'nm 7. maddesinde yazılı eylemleri gerçekleştirenin gerçek veya tüzel kişi olması yahut özel hukuk veya kamu tüzel kişisi olması arasında fark bulunmamaktadır. 6769 sayılı SMK’nın 7/2,b hükmü uyarınca, tescilli marka ile aynı veya benzer olan ve tescilli markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsayan ve bu nedenle halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali bulunan herhangi bir işaretin kullanılması marka hakkına tecavüzdür. Hüküm kapsamında ihlal eyleminin oluşabilmesi için markaların aynı veya benzer olması; ürün ve hizmetlerin aynı veya benzer olması ve tescilli markanın ayırt edicilik seviyesinin, markaların ortalama tüketicilerde bıraktığı genel izlenim itibariyle ilişkilendirme dahil karıştırılma ihtimalini doğuracak düzeyde bulunması gerekir. Somut olayda ise marka hakkına tecavüzün gerçekleştiği hususu HMK 266 madde kapsamında hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu ile sabittir. Toplanan deliller, marka tescil belgesi, HMK 266 madde kapsamında dosyadaki deliller ile uyumlu denetim ve Hüküm kurmaya elverişli bilirkişilerinraporları bir arada incelendiğinde; davacının ... tescil nolu ... esas unsurlu markasının ... Sınıf için 11.8.2022 tarihinden beri tescilli olduğu, davacının ... tarihinde ... esas unsurlu ticari sicil kaydının da bulunduğu, davalının ise davacıdan daha önceye ait olarak ... ibaresi üzerinde gerçek hak sahibi olduğu yönünde hiçbir delil sunmadığı, Davalıya ait ... alan adının 16.09.2024 tarihinde tescil edilip aktif durumda olduğunu, sitenin Volkan Demir üzerine kayıtlı olduğunu,... IP adresi üzerinden ... sunucusu ile barındırıldığı, ... kayıtlarının Natro altyapısı üzerinden yönetildiği, alan adı sahibine ilişkin bilgilerin gizlendiğini, sitede kullanılan içeriklerin büyük ölçüde hazır tema unsurlarından oluşmasına rağmen “...” ibaresinin marka adı olarak sistematik şekilde öne çıkarıldığını, web sitesi ile Instagram hesabının birbirini destekler biçimde kullanılarak tanıtım ve yönlendirme işlevi gördüğünü, Instagram hesabının Kasım 2019'da açıldığı ve halen aktif reklam kampanyaları yürütmekte olduğu, böylece bilişim altyapısı üzerinden gerçekleştirilen dijital tanıtım faaliyetlerinin davacı markasının bilinirliğini ve algısını kullanarak davalı lehine haksız menfaat sağladığı ve bilişim boyutunda karıştırılma riski olduğu, Davalı tarafından “...” adıyla yürütülen reklam faaliyetlerinin, davacının tescilli markası ve ticari unvanının esas unsuru olan ....yapım şirketi itibarıyla karıştırılma riskini artırarak, tüketicinin yanıltılmasına ve davalıya haksız menfaat sağlamasına neden olacağı, Davalının “...” ibareli kullanımları ile davacının ... sayılı “...”ve davacının ... tescil nolu ... esas unsurlu markaları arasında karıştırılma ihtimali bulunduğu gözetilerek ; Davalı eyleminin davacının ... esas unsurlu markasına tecavüz ettiğinin tespitine, eylemlerin durdurulmasına ve önlenmesine, hükmün etkinliğinin temini yönünden rapor kapsamı da gözetilerek HMK 389 ve devamı maddelerine göre yaklaşık ispat rapor kapsamı ile gerçekleştiğinden kararın kesinleşmesi beklenmeden .... Web sitesinin ve ...url adreslerine erişimin engellenmesine, bu yönde Erişim Sağlayıcılar Birliği'ne müzekkere yazılmasına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: 1-DAVANIN KABULÜNE, -Davalı eyleminin davacının ... esas unsurlu markasına tecavüz ettiğinin tespitine, eylemlerin durdurulmasına ve önlenmesine, 2-Karar kesinleşmesi beklenmeden HMK 389 ve devamı maddelerine göre yaklaşık ispat rapor kapsamı ile gerçekleştiğinden kararın kesinleşmesi beklenmeden .... Web sitesinin ve ... url adreslerine erişimin engellenmesine, bu yönde Erişim Sağlayıcılar Birliği'ne müzekkere yazılmasına, 3-615,40-TL ilam harcının yatırılan 615,40 TL peşin harçtan mahsubu ile bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, 4-Avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince; 55.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafın yapmış olduğu yargılama giderlerinden olan 615,40-TL peşin harç, 615,40-TL başvuru harcı tebligat ve müzekkere masrafı 610 TL ve 25.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 26.840,8-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talebi halinde taraflara iadesine, Dair karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 20/11/2025

Katip ¸

Hakim ¸

Atıf: İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi, E. 2025/116, K. 2025/263, T. 20.11.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-1-fikri-ve-sinai-haklar-hukuk-mahkemesi-2025-116-e-2025-263-k-f7c4d4e59760