İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/1155 E. 2025/1015 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1155
- Karar No
- 2025/1015
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/1155 Esas
KARAR NO : 2025/1015
DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İstirdat)
DAVA TARİHİ: 21/11/2025
KARAR TARİHİ: 26/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İstirdat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesiyle özetle; Müvekkili tarafından zilyetliği elinde bulundurulan, çekte yetkili ve meşru hamil olan ... Turizm Gıda İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinin keşidecisi olduğu ... Bankası ... Şubesine ait 30/07/2025 keşide tarihli, ... çek seri numaralı 750,00-TL bedelli çek; 30/08/2025 keşide tarihli, ... çek seri numaralı 750,00-TL bedelli çek ve 30/09/2025 keşide tarihli, ... çek seri numaralı 500,00-TL bedelli çekleri kaybetmesi veya çalınmış olması ihtimaline binaen 30/07/2025 tarihinde "Çek İptali ve Ödemeden Men" davasının İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyası ile ikame edildiğini, İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından yürütülen yargılamada çeklerin kötü niyetli kişilerin eline geçirilmesi ihtimaline binaen 30/09/2025 tarihinde "TTK'nun 750 ila 765. Maddeleri ile 818/Son maddesi ve 757(1) maddesi hükümleri uyarınca; dava konusu ... Bankası ... Şubesine ait, ... çek seri numaralı, 500,00-TL bedelli çekin çek bedeli olan 500,00-TL'nin %100'ü oranında olan 500,00-TL teminat yatırıldığında çekin ibrazı halinde ödenmemesi için davaya konu çekin ÜZERİNE ÖDEME YASAĞI KONULMASINA" karar verildiğini ancak müvekkilinin tarafından endişe duyulan hususun gerçekleştiğini ve zilyetliğini elinde bulundurduğu söz konusu çeklerin kötü niyetli 3.şahıslar tarafından ele geçirildiğini ve davalı şahısça ibraz edildiğini, İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasının 04/11/2025 tarihli duruşmasında "2-... Bankası A.Ş.'ne yazılan müzekkere cevabında; ... seri numaralı çekin ... T.C kimlik numaralı ... tarafından ibraz edildiğinin bildirildiği anlaşılmakla; Davacı vekiline; ... Bankası ... Şubesine ait, keşidecisi ... Turizm Gıda İnşaat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi, 30/08/2025 keşide tarihli, keşide yeri İzmir olan ... çek seri numaralı, 750.000,00-TL bedelli çeki elinde bulunduran ...'a karşı çek istirdadı davası açmak ve davanın açıldığına ilişkin belgeleri Mahkememize sunmak üzere BİR AYLIK KESİN SÜRE VERİLMESİNE, verilen kesin süre içerisinde çek istirdatı davası açılmadığı ve davanın açıldığına ilişkin belgeler mahkememize sunulmadığı takdirde ödeme yasağının kaldırılmasına ve bu çekler yönünden davanın reddine karar verileceğinin ihtarına," karar verildiğini ve müvekkilince kaybedilen çeklerin iptali için açılan davada çeklerin 3.kişilerin eline geçirilerek ibraz edilmesi sebebiyle mahkememizdeki işbu davayı ikame etme zorunluluklarının hasıl olduğunu, işbu davanın her ne kadar ticari uyuşmazlık olsa da İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar numaralı 10.6.2021 tarihli ilamında ki "Anılan madde hükmüne göre açılan davada davacının talebi, bir miktar paranın ödenmesi, alacak veya tazminat değil kıymetli evrak olarak çeki haksız olarak elinde bulundurduğu iddia edilen hamilden çekin iadesidir. Bu itibarla TTK'nın 792. maddesi kapsamında açılan çek istirdadı davasında arabuluculuğa başvurmak dava şartı değildir. (Bkz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2020 tarih ve 2019/3048 E. - 2020/1093 K. sayılı ilamı hükmü bu yöndedir.) Bu itibarla, ilk derece mahkemesinin çek istirdadı davasında arabuluculuğa başvurulmasının dava şartı olduğu yönündeki değerlendirmesi yerinde değildir. Dava devam ederken çekin bedelinin davalı tarafça tahsil edilmesi halinde davanın çek bedelinin istirdatına dönüşmesinde de durum değişmeyecektir. Zira çek bedelinin istirdatı istemi, çek istirdatı isteminin kabul edilmesine bağlıdır ve terditli bir talep olarak ileri sürülecektir." kanaatinden de anlaşılacağı üzere çek istirdatı davasında arabuluculuğa başvurmanın dava şartı olmadığını, davaya konu ibraz edilen çek incelendiğinde ise müvekkili tarafından çeklerin kaybolması sebebiyle çek iptali talepli davayı ikame ederken dava dilekçesinin eklerinde sunduğu orijinallerinde yediyüzelli-tl olarak yazıldığını ve kaybedilmişken davalı tarafından ibraz edilen çekte yediyüzelli kısmının sol tarafına sıkıştırılacak şekilde bin ibaresi eklendiğini, davalı tarafça haksız menfaat elde etme çabasına girildiğini, işbu dava ile istirdatı talep edilen çek için müvekkili tarafından 30/07/2025 tarihinde ikame edilen ve ilgili bankayla yapılan yazışmalar neticesinde 30/08/2025 keşide tarihli, keşide yeri İzmir olan, ...seri numaralı çekin yazıyla yediyüzelli-tl bedelli olduğunun da tespit edildiğini, bu cihetle dava konusu çek için bilirkişi tarafından inceleme yapılması ve sonradan ekleme yapılıp yapılmadığının tespiti ile birlikte dava konusu çekin 750,00-TL olduğunun sübuta ereceğini, davalı tarafından ibraz edilen dava konusu çekin müşterisi şirket ile hiçbir ticari faaliyet gerçekleştirmeden çek elde etmiş görünmekte olduğu dikkate alındığında çekin kaybolduğu ve rıza dışında ele geçirildiğinin açık olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne, müvekkili tarafından 30/07/2025 tarihinde çek iptal ve ödeme yasağı talepli İzmir ...Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı dava dosyasına kayıtlanarak iptal davasına konu edilen ... Bankası ... Şubesine ait 30/08/2025 tarihli, ... çek seri numaralı 750,00-TL bedelli çek hakkında öncelikle çekle ilgili icrai işlemlerle ilgili ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve ilgili çekin iadesine, yargılama harç ve giderlerinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE & NETİCE VE KANAAT:
Dava, ... Bankası ... Şubesine ait 30/08/2025 tarihli, ... çek seri numaralı 750,00-TL bedelli çekin istirdatı istemine ilişkindir.
01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 03/01/2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5'inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen maddeye göre;
"Madde 5/A - (1) Bu kanunun 4'üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, dava konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
6235 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 3'üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen cümle ile,
"Dava şartı olarak arabuluculuk,
Madde 18/A - (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.
(2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."
TTK nun 5/A maddesindeki düzenleme ile talep sonucuna değil dava konusuna açıkça vurgu yapılarak dava konusunun bir miktar paranın ödenmesi olması şartı aranmış olduğu, menfi tespit davalarının esas itibariyle bir miktar paranın ödemesine ilişkin olmaları da dikkate alındığında dava şartı arabuluculuk kapsamında kaldığının kabulü gerekir. Aksinin kabulü halinde hem kanun koyucunun amacına aykırı yorum yapılmış olacak hem de uygulamada büyük bir kargaşa yaşanacağından mahkemece taraflar arasındaki davanın zorunlu dava şartı arabuluculuk kapsamında kabul edilerek dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur.
6102 sayılı TTK.'nun 5-(A) maddesine göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olup, davacı vekilince dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağı aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin sunulmadığı görülmüş,
Mevzuat bu hususta tetkik edildiğinde;
Dava şartı olarak arabuluculuk madde başlığı ile 6102 sayılı TTK nun,
MADDE 5/A- (Ek:6/12/2018-7155/20 md.)
(1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
Mevzuat.gov.tr dipnotu itibari ile "28/3/2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanunun 31 inci maddesiyle bu fıkrada yer alan “paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında” ibaresi “para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında,” şeklinde değiştirilmiştir." 8 no lu dipnot son değişikliğe temas etmiştir.
Menfi tespit ve istirdat davalarında da 7445 sayılı kanunun 31.maddesi ile iş bu dava türlerinini de zorunlu arabulucuya başvuru şartına bağlandığı, dolayısıyla bir dönem yargıtay ın salt menfi tespit için arabulucuk zorunlu değildir şeklindeki görüşününü de açık kanuni düzenleme ile artık tatbik sahasının kalmayacağı anlaşılmaktadır.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18-(A)-2) maddesindeki düzenleme gereğince; davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Dava şartı yokluğu nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan 12.808,13 TL'den mahsubu ile kalan 12.192,73 TL'nin talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde resen davacıya iadesine,
4-Davalı tarafından yatırılan delil avansı ve yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
Dair; dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince (2) hafta içerisinde, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere tensiben verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 26/11/2025
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı