İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/1105 E. 2025/1382 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/1105
Karar No
2025/1382
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :

HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLLERİ :

DAVA : Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 25/08/2025 KARAR TARİHİ : 30/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ..... ait .....Seri Numaralı Çek, davalı tarafından Lice İcra Dairesinde .....esas numaralı dosyada icraya konulmuş, yapılan icra takibinde müvekkilden 1.753.296,00 TL haksız ve sebepsiz tahsilat yapıldığını, müvekkiline ait çek karşılığında davalının hiçbir mal ve hizmet satmadığını, tamamen kötü niyetli olarak yapılan icra takibi neticesinde davalının sebepsiz yere zenginleştiğini, temel alacağın mevcut olmaması, geçersiz olması kambiyo senedinin hükümsüzlüğü sonucunu doğurmamakta olduğunu, davalının temel ilişkiden bir alacak hakkı doğmadığı için kambiyo senedi dayalı yapılan tahsilatın nedensiz zenginleşme oluşturduğunu, davalı hamil müvekkiline ait çeki bilerek ve isteyerek kötü niyetli olarak icra takibine konu ettiğini, müvekkili ....., .....isimli vatandaşa çekini hatır amaçlı teslim ettiğini, .....çeki davalı hamile teslim ettiğini, ancak davalı ile .....arasında gerçekleşen herhangi bir mal alışverişi olmamasına rağmen davalı kötü niyetli olarak müvekkiline ait çeki icra takibine koyduğunu, bu durum davalının sebepsiz zenginleşmesine neden olduğunu, fazlaya ilişkin dava ve talep hakkımız saklı kalmak kaydıyla; davamızın kabulüne, müvekkili .....Lice İcra dairesinin .....esas sayılı dosyası kapsamında tahsil edilen 1.753.296,00 TL'lik tutara karşılık gelmek üzere şimdilik 1000 TL'nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle istirdatına, vekalet ücreti ile yargılama giderinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. BİLDİRİLEN VE TEMİN EDİLEN DELİLLER :

Lice İcra Dairesinin .....Esas sayılı dosyası; Davacı tarafından Diyarbakır İcra Dairesinin .....E. Sayılı dosyasına dayalı alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, davalı/borçluya ödeme emrinin .....tarihinde tebliğ edildiği, davalının gönderilen ödeme emrine .....tarihinde itiraz edildiği anlaşıldı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, .....seri numaralı çekin davalı tarafından icra takibine konulması nedeni ile Lice İcra Dairesinin .....Esas sayılı icra dosyasından kaynaklı borca ilişkin yapılan ödemenin istirdatı talebi ile açılan dava olduğu anlaşılmıştır. Davacı, davalı ile aralarında temel ilişkinin olmadığını, çeke ilişkin herhangi bir borcunun bulunmadığını ve borçtan dolayı yaptığı ödemenin istirdatını talep etmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6. ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 190. maddeleri uyarınca taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Yine, gerek doktrinde gerekse Yargıtay içtihatlarında kabul edildiği üzere; ispat yükü, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kişiye düşer. Bu kabul, adi karine niteliğindedir. Nitekim; Yargıtay (kapatılan) .....Hukuk Dairesinin istikrar bulmuş içtihatlarında kabul edildiği üzere, bir sözleşme fesih ya da başka bir nedenle ortadan kaldırılmadıkça, o sözleşme kapsamında kalan işlerin, o sözleşmenin yüklenicisi tarafından yapıldığı kabul edilir. Ancak, sözleşme feshedilmiş ve işin üçüncü kişiye yaptırıldığı ileri sürülmüşse, bu kez karine, üçüncü kişi yararına oluşmaktadır. Elbette, her iki durumda da bu karinelerin aksini ileri süren tarafın, bu savunmasını kanıtlanması mümkündür. Somut olayda; taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunmadan çekin takibe konduğu iddia edilmişse de buna ilişkin herhangi bir delil sunulamadığı gibi Mahkememizce yemin deliline dayanılması sebebiyle yemin delili hatırlatılmışsa da davacı vekilince verilen kesin süre içinde yemine ilişkin herhangi bir dilekçe sunulmadığı anlaşılmakla açılan davada ispat yükünün davacı tarafça olduğu ve ispat edilemediği anlaşıldığından açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın REDDİNE, 2-Davacının harcı peşin yatırmış olduğu anlaşılmakla yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 4,600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 6-Davacı yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, davanın değeri itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip Hakim

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2025/1105, K. 2025/1382, T. 30.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-1105-e-2025-1382-k-615fc2f89188