İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1079 E. 2026/268 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/1079
- Karar No
- 2026/268
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/1079 Esas KARAR NO : 2026/268 DAVA : Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 26/11/2025 KARAR TARİHİ : 27/03/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı kooperatif ile davalı arasında ticari ilişki kapsamında taşımacılık hizmeti yürütüldüğünü, tarafların ticari ilişki gereğince, davalıya ait ---------- model iş makinesinin taşınması hususunda anlaştığını, bu taşımacılık hizmeti kapsamında, davalıya ait --------- model iş makinesinin, davacı kooperatif tarafından taşınırken 31.03.2023 tarihinde --------- bulunan garajda devrilerek zarar gördüğünü, taşınan malın zarar görmesi sonucu, davacı kooperatif tarafından oluşan zararın belirlenerek karşılanabilmesi için kendi sigorta poliçesi kapsamında sigortaya başvurulup ekspertiz talep edildiğini, bu süreçte davalı tarafın, kendisine ait iş makinesinin derhal kendi sahasına çekilmesi hususunda ısrar ettiğini, bu ısrar sonucunda devrilen makinenin davalı firma sahasına çekildiğini, bu nedenle exper raporunun hazırlanmasının süre aldığını, davacı kooperatifin davalı firma ile ticari ilişkisinin bozulmaması için sürekli iletişim halinde olduğunu, davalı şirketin, davacıdan iyi niyet göstergesi olarak geçici teminat bedeli yatırmasını talep ettiğini, davacı kooperatifin, davalının talebi üzerine exper raporunun hazırlanmasının uzun sürmesi nedeniyle 10.05.2023 tarihinde, davalıya "--------" açıklaması ile 800.000,00 TL'yi banka kanalıyla ödediğini, bu ödemenin eksper raporunun hazırlanmasının uzun sürmesi nedeniyle, eksper raporu sonucunda zarar miktarı belirlenene kadar geçici olmak kaydıyla gerçekleştirildiğini, müvekkilinin bu işlemi yaparken geçici teminat maksadı güttüğünü, davalı tarafın da zararın karşılanmasına müteakip bu teminat bedelini iade edeceğini kabul ve beyan ettiğini, zarara ilişkin 28.07.2023 tarihinde eksper incelemesi yapıldıktan sonra eksper raporu düzenlendiğini, bu eksper raporunda davalının zararı, sovtaj ve muafiyet tenzili düşülmemiş hali ile 23.892,17 Euro, nihai ödeme miktarının 22.092,17 Euro olduğu belirlendiğini, davalı tarafın, zarar hesabına dayanarak talep ettiği 23.892,17 Euro, 09.10.2024 tarihinde bankadan döviz transferi ile davalıya ödendiğini, davalı şirketin de faturalar düzenlediğini, bu süreçte, davacının davaya konu kazaya ilişkin iş makinesinin onarımlarını tamamladığını, davalı ile olan anlaşmasındaki gibi alıcı firmaya taşımayı kendisi gerçekleştirerek sevk ettiğini, davalıya yapılan geçici teminat ödemesine konu zararın, hem onarım, hem teslim hem de ödeme ile ortadan kalktığını, davacının davalıya iade almak üzere geçici teminat ile fazla ödeme gerçekleştirdiğini, yapılan bu mahsuplaşma sonrası, davacı tarafından geçici olarak yatırılan teminat bedelinden 595.977,77 TL bakiye kaldığını, bu miktar ile davalının sebepsiz zenginleştiği bu nedenle davalı tarafın bu miktarı iade etmesi gerektiğini ancak davalının ticari ilişkiyi kestiğini, yapılan geçici teminat ödemesine konu zararın ortadan kalkmasına rağmen bakiye teminat bedelini ödemediğini, beyanla, davalı şirketin davacı şirkete olan 595.977,77 TL bakiyesinin, temerrüt tarihi olan 09.10.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının davalı şirkete 28.03.2025 tarihli -------- Noterlik --------- yevmiye numaralı ihtarnameyi gönderdiğini, ihtarnamede davalı ile süregelen iş ilişkisi sebebiyle iyiniyetli olarak 800.000 TL ödeme yapıldığı belirtilerek bunun davalıdan tahsilinin istendiğini ancak dava dilekçesinde davalı tarafından yapılan ekstra ödemenin işbu davaya konu alacaktan mahsup edildiğini ve 595.977,77 TL alacağın bulunduğunun beyan edildiğini, davaya konu alacak usulüne uygun olarak hesaplanmadığından davalı şirket aleyhine olacak şekilde olağandan fazla alacak şekilde hesaplaması yapıldığını, davalı tarafından davacıya birtakım ödemeler yapıldığını, fakat bu hususun dava dilekçesinde hesaba katılmadığını ve dava değerinin olduğundan yüksek belirtildiğini, davanın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, bu sebeple yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yan üzerine bırakılmasını taleple davanın reddini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, hukuki niteliği itibari ile taşıma sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.Dilekçeler aşaması devam ederken davacı vekili tarafından sunulan 27/03/2026 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiklerinin bildirildiği, davacı vekilinin vekaletnamesinde davadan feragat yetkisinin olduğu anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından sunulan 30/03/2026 tarihli dilekçe ile de feragat nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücreti talep edilmediği bildirilmiştir.Davadan feragat HMK'nın 307. ve 311. maddeleri hükümleri gereğince uyuşmazlığı ve dolayısıyla davayı sona erdiren, davalı tarafın kabulünü gerektirmeyen, kesin hükmün hukuksal sonuçlarını doğuran bir taraf işlemidir. HMK 307. maddesi hükmüne uygun olarak davacının davadan feragatının mahkemece saptanması halinde feragat sebebiyle davanın reddine karar verilmesi gerekir. Harçlar Kanununun "Davadan feragat, davayı kabul veya sulh" başlıklı 22. Maddesinde "Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır." hükmü gereğince alınacak harç miktarı yönünden ön inceleme duruşmasının yapılmadığı da dikkate alınarak davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE; 2-)Yargılamanın ilk oturumu geçmeden feragat edilmekle 1/3 oranında olmak üzere karar harcı olan 244 TL'nin peşin harç olarak alınan 10.179,52 TL'den mahsubu ile fazla yatan 9.935,52 TL Harcın karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, 3-)Davacı tarafından yapılan yargılama gideri masrafı ile harç masrafının davacı üzerinde bırakılmasına, 4-)Davalı tarafça vekalet ücreti ve yargılama gideri talep edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-)7155 sayılı Kanun ile 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 13.fıkrası ve yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan 4.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazine adına irad kaydına, 6-)Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 345. maddesi uyarınca 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer eş değer Mahkemesine verilecek usulüne uygun istinaf dilekçesi ile ---------- Bölge Adliye Mahkemesi İstinaf Yasa Yolu açık olmak üzere karar verildi.27/03/2026