İlk Derece Mahkemesi · Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1076 E. 2026/366 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/1076
Karar No
2026/366
Karar Tarihi

T.C. KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/1076 Esas - 2026/366 T.C. KAYSERİ TÜRK MİLLETİ ADINA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/1076 Esas KARAR NO : 2026/366 HAKİM : KATİP :

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : 1- ... VEKİLİ : Av. DAVALI : 2- ... VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/11/2025 KARAR TARİHİ : 16/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/04/2026 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkili, davalılardan ... Grup Danışmanlık İletişim Ve Satış Tic.A.Ş.'ne ait "..." ismi ile bilinen internet sitesi üzerinden yaptığı satış üzerine göndereceği birtakım siparişlerin davalılardan ... Lojistik Kargo Hizmetleri Ve Tic. A.Ş. vasıtası ile gönderimini sağladığını, ancak müvekkili tarafından gönderilen siparişlerde desi değerinin yanlış gösterildiği gerekçesiyle muhtelif tarihlerde desi değerlerinin düzeltilmesi ve fazla ödenen meblağın iadesi için itirazda bulunduklarını, yapılan değerlendirmeler neticesinde müvekkilinin itiraz başvurularının teker teker reddedildiğini, söz konusu durumdan dolayı müvekkili tarafından yapılan itiraz ve başvurulara olumsuz yanıt verilmiş olması nedeniyle mezkur uyuşmazlığın çözüme kavuşturulması adına yapılan fazla ödemenin iadesi istemi ile eldeki davayı ikame ettiklerini, müvekkili tarafından gönderilen ürünlerin desi değerleri ile tahsil edilen kargo ücretleri arasında farklılığın ilgili şirketlerden satış ve kargo bilgilerinin istenilmesi halinde de açıkça anlaşılacağını, sipariş numarası ile gönderilen kargo içeriği açıkça anlaşılacak olup gönderilen kargonun desisi ile sisteme girilen desilerin farklılığı bilirkişi marifetiyle de ortaya çıkacağını, davalılar tarafından müvekkilinin yanlış göste rilen desi değeri üzerinden yapmış olduğu fazla ödemenin iadesine ilişkin hiçbir şekilde olumlu adım atılmamış olması nedeniyle dava konusu edilen fazla ödemenin tespiti bakımından sunulan excell listesinde yer alan siparişler bakımından uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yapılarak fazla ödenen meblağın hesaplanmasını ve neticeten hesaplanan değerin dava lılardan alınarak müvekkiline verilmesini, açıklanan nedenlerle davanın kabulüne, müvekkili tarafından gönderilen siparişlerde yanlış gösterilen desi değeri üzerinden yapılan fazla ödeme için fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00-TL'nin faizi ile birlikte davalı şirketlerden müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı şirketler üze rinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... Grup Danışmanlık İletişim Ve Sat. Tic. A.ş. vekilinin cevap dilekçesinden özetle; işbu uyuşmazlık hakkında görevli ve yetkili mahkeme istanbul merkez (çağlayan) mahkemeleri olduğunu, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın görevli ve yetkili istanbul asliye ticaret mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini, kargo bedelleri kargo firmaları tarafından bildirilen desi/ağırlık ölçüleri neticesinde hesaplandığını, müvekkili şirket’in desi/ağırlık ölçme gibi bir uygulaması bulunmadığını, kargo şirketleri gönderilerin ölçüm işlemlerini gerçekleştirilerek belirlemiş oldukları fiyat listesi doğrultusunda taşıma ücretlerini müvekkili şirkete yansıttıklarını, ... öder programı ile çalışmayı tercih eden satıcılar için gönderinin kargo bedeli, ilgili kargo şirketinin müvekkili şirket’e bildirdiği desi bilgisi dikkate alınarak hesaplandığını, belirtilen desi bilgisine istinaden ise satıcılar ile paylaşılan fiyat listesindeki tutar satıcılara fatura edildiğini, bir başka deyişle, müvekkili şirket ürünlerin ağırlıklarını ölçememekte ve kargo firmaları tarafından bildirilen desi/ağırlık kapsamında ücret hesaplaması yaptığını, faaliyet gösteren satıcıların erişim sağlayabileceği ve satışa ilişkin her türlü faaliyetlerini kolayca kontrol edebilecekleri satıcı panelinde müvekkili şirket gerekli tüm açıklamaları tüm netliği ile yapmaya özen gösterdiğini, bununla birlikte şayet davacı’nın iddiaları ürün desilerin yanlış hesaplandığına ilişkin ise asıl muhattabın diğer davalı ... lojistik olduğunu, müvekkili şirket’in kargolanan ürünleri dahi teslim almadığını/görmediğini sayın mahkemenize önemle bildirmek gerektiğini, müvekkili şirket ile davacı arasında akdedilmiş sözleşme kapsamında davacı’nın işbu davaya konu iddialarını müvekkil şirket’e ileri sürmesi mümkün olmadığını, sözleşme kapsamında tek muhattap diğer davalı ... lojistik olacağını, açıklanan nedenlerle taraflar arasında akdedilmiş olan sözleşme uyarınca davanın görevli ve yetkili mahkeme istanbul asliye ticaret mahkemesine gönderilmesini, davacı’nın iddia ettiği şekilde fazla ödeme yapıldığına ilişkin tamamen asılsız olduğunu, müvekkili şirket’in iddiaların muhattabı olmadığı gerekçesi ile pasif husumet yokluğundan davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davacı yana yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Lojistik Kargo Hizmetleri ve Ticaret Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davanın müvekkili yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacı tarafın, ... platformu üzerinden gerçekleştirdiği satışlar kapsamında ortaya çıktığını iddia ettiği kargo bedellerine ilişkin uyuşmazlığı, hukuki ilişkiyi ve tarafların sorumluluk alanlarını ayırt etmeksizin müvekkili şirkete yönelttiğini, oysa müvekkili ... Lojistik Kargo Hizmetleri ve Tic. A.Ş., ... sistemi üzerinden kendisine iletilen taşıma talimatlarını, gönderici tarafından sisteme girilen bilgiler doğrultusunda yerine getiren bir taşıyıcı konumunda olduğunu, davaya konu edilen desi bilgileri, ürün ölçüleri, ağırlık beyanları ve buna bağlı ücretlendirme esasları, tamamen davacının kendi ticari faaliyeti kapsamında ve kendi kontrolünde sisteme tanımlanan verilere dayandığını, müvekkili şirketin, gönderiye konu ürünlerin fiziksel ölçümünü yapma, paket içeriğini kontrol etme veya gönderici tarafından beyan edilen desi bilgilerini tek taraflı olarak değiştirme ya da düzeltme gibi bir yükümlülüğü bulunmadığını, ilgili davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, 6100 sayılı hmk’nın 6. maddesi uyarınca genel yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesi olup, müvekkili şirketin yerleşim yerinin Bakırköy olduğunu, bu nedenle dava, genel yetki kuralı gereğince Bakırköy Mahkemelerinde açılmalısı gerektiğini, uyuşmazlığın kaynağı olan ve diğer davalı ile akdedilen sözleşmede, HMK’nın 17. maddesi uyarınca İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğu açıkça kararlaştırıldığını, gerek genel yetki kuralı gerekse geçerli yetki sözleşmesi birlikte değerlendirildiğinde, davanın mevcut mahkemede görülmesi usul ve yasaya aykırı olup yetki itirazlarını kabulü ile dosyanın yetkili Bakırköy Mahkemelerine veya sözleşme uyarınca İstanbul (Çağlayan) Mahkemelerine gönderilmesi gerektiğini, davacı taraf delillerini ve dayandırdığı maddi vakıaları somutlaştıramadığını ve iddialarını ispat edemediğini, belirsiz alacak davası açılması hukuki yarar yokluğu nedeniyle mümkün olmadığını, davacının basiretli tacir olup desi ve ölçü bilgileri davacı tarafından beyan edilmiş olup sonradan itiraz edilmesi dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, beyan edilen desi ve ölçü bilgileri gönderici tarafından bağlayıcı olduğunu, faturalara süresinde itiraz edilmemesi nedeniyle zımni kabul bulunduğunu, desi farkının hangi ürünlere yönelik olduğunun somutlaştırılmadığını, davacının desi bilgilerinin hatalı gönderdiğinin müvekkili şirket tarafından fark edilmiş olduğunu, iş bu hususa ilişkin müvekkili şirket tarafından da teyit amacıyla inceleme yapıldığını, açıklanan nedenlerle davanın öncelikle usuli itirazlarımız da dikkate alınarak müvekkili şirket yönünden usulden esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, sözleşmeye aykırı şekilde fazla yapılan ödemenin iadesi talebine ilişkindir. Davalı tarafların cevap dilekçelerinde, öncelikle yetki ilk itirazında bulunarak; davalıların ikamet mahkemesi olan Bakırköy ya da Çağlayan/İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu; ayrıca taraflar arasında yetki sözleşmesi bulunduğunu buna göre yetkili mahkemenin İstanbul/Çağlayan Mahkemeleri olduğunu beyan edilerek süresi içerisinde yetki itirazında bulundukları görülmüştür. HMK 6 maddesi gereğince genel yetki kuralı dikkate alınmalıdır. Buna göre bir davada yetkili mahkeme davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Davalılardan birinin yerleşim yeri Bakırköy diğerinin ise Sarıyer'dir. Bu bakımdan bu yetki kuralına göre İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu görülmüştür. Birden fazla davalı bulunduğundan ve yetki sözleşmesi itirazı dikkate alındığından İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi yetkili kabul edilmiştir. HMK 17. Maddesinde "Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır." düzenlemesi mevcuttur. Taraflar arasında yetki sözleşmesinin bulunduğu görülmüştür. Davalıların yerleşim yeri İstanbul ve Bakırköy'dür. Yetki sözleşmesi gereği yetkili yer İstanbul Çağlayan Mahkemeleri'dir. Şu halde davalıların yetkiye dair ilk itirazı yerinde görülerek dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine, mahkememizin yetkisizliğine, yetkili yerin İstanbul (Çağlayan) Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile; 1-Davalının yetki ilk itirazının kabulü ile; Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE, 2-Kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde talep halinde dosyanın yetkili İstanbul (Çağlayan) Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, 3-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık süre içinde yetkili mahkemeye gönderme talebinde bulunulmaması durumunda HMK. 20. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4-6100 sayılı HMK. 331/2. maddesi uyarınca harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin yetkili mahkemede değerlendirilmesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize veya bulunan yer asliye hukuk (ticaret) mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı.15/04/2026

Katip ¸e-imzalıdır

Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1076, K. 2026/366, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/kayseri-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-1076-e-2026-366-k-8885f9871725