İlk Derece Mahkemesi · Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/1036 E. 2025/1052 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/1036
Karar No
2025/1052
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/1036 Esas - 2025/1052 TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO : 2025/1036 Esas KARAR NO : 2025/1052

HAKİM :..... KATİP .....

DAVACI : ..... VEKİLİ : Av. ..... DAVALI : .....

DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/12/2025 KARAR TARİHİ : 26/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ : 20/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili şirket ile davalı arasında 14.07.2025 tarihinde mal tedarik sözleşmesi imzalandığını, davacı müvekkili tarafından sözleşme edimi olarak davalı tarafa 6 adet çek keşide edilip teslim edilmiş olmasına rağmen davalı tarafın sözleşme edimini yerine getirmediğini ve malları teslim etmediğini, davalı malları teslim etmemesine karşılık 6 adet çekten 5'ini davacıya iade etmiş olmasına rağmen, 15.12.2025 keşide tarihli çeki iade etmediğini, bu sebeple teslim edilmeyen çekten ötürü davacı müvekkilin borçlu olmadığının tespitine yönelik işbu davayı ikame etme gerekliliği doğduğunu, davacı müvekkili şirketin sondaj ekipmanlarının alım- satımı ile iştigal olduğunu, davacı şirket ile davalı arasında 60.000 adet karot sandığı ve kapağı, 475.000 adet ise karot ayracının alım- satımı hususunda anlaşıldığını, 14.07.2025 tarihinde taraflar arasında mal tedarik sözleşmesi imzalandığını, işbu sözleşmeye karşılık davacı müvekkilinin, davalıya sözleşme bedeli tutarında 6 adet çek teslim ettiğini, fakat davalı taraf sözleşme edimini yerine getirmediğini ve sözleşmeye konu malların hiçbirini teslim etmediğini, davalı tarafın malların teslim edilmesi hususunda davacı müvekkilinin haftalarca oyaladığını ve zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, nihayetinde malların teslim edilmediğini ve işbu sözleşmeye karşılık davalıya teslim edilen 6 adet çekten 5'inin davacı müvekkiline iade edildiğini, ilgili çeklerin davacı müvekkili tarafından üzeri çizilerek ilgili banka olan ... teslim edildiğini, her ne kadar 6 adet çekten 5 adedi iade edilmişse de davalı emrine yazılı ..... seri numaralı 15.12.2025 vade tarihlİ bir milyon yedi yüz elli bin tl bedelli çekin davacı müvekkilin iade edilmediğini, işbu davaya konu ilgili çekin bedelsiz kaldığından davacı müvekkilin ilgili çekten ötürü borçlu olmadığının tespitinin yapılması gerektiğini belirterek çeke ilişkin ilerde yapılacak icra takibinin durdurulasına, müvekkili şirketin ilgili çekten ötürü borçlu olmadığının tespitine, icra takibine geçilmesi halinde çek bedelinin yüzde yirmisinden aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa dava dilekçesi tebliğ edilmemiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1 maddesinin birinci fıkrasında, tüm davalar bakımından geçerlilik taşıyan dava şartlarının neler olduğu hususu açıkça hükme bağlanmış, aynı Kanun'un 114/2 maddesinde ise, diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir. 19.12.2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan ve 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na 5/A maddesi eklenmiştir. Anılan maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” düzenlemesi getirilmiştir. Görüldüğü üzere, 6102 sayılı TTK’ye eklenen 5/A maddesinde, Kanun’un 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri olan ticari davalarda, arabuluculuk dava şartı olarak belirlenmiştir. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A/2 maddesi "Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesini içermekte olup, bu madde ile dava açılmadan arabuluculuğa başvurulması hali dava şartı olarak kabul edilmiştir. Eldeki davada; davacının arabuluculuk son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış suretinin mahkememize sunulmadığı tespit edilmekle; Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A/2 maddesi gereği arabuluculuk son tutanağının aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış suretinin mahkememize sunulması için davacı vekiline 1 haftalık kanuni kesin süre verilmesine, iş bu kesin süre içerisinde ilgili tutanak aslı veya onaylı sureti mahkememize sunulmadığı taktirde Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115 maddeleri gereği dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verileceğinin davacıya ihtarına karar verilerek iş bu tensip zaptı ihtarat mahiyetliyle davacı vekiline tebliğ edilmiştir. Somut olayda; Mahkememizce 12/12/2025 tarihli tensip zaptının davacı vekiline 17/12/2025 tarihinde tebliğ edildiği, kesin süreye rağmen davacı vekilince arabuluculuk tutanağının ibraz edilmediği, 01/09/2023 tarihinden sonra açılan menfi tespit davalarında mahkememize başvurmadan evvel arabuluculuk yolunun tüketilmesi gerektiği anlaşıldığından davanın HMK'nın 114/2 maddesi yollaması ile TTK 5/A maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın, Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-2 ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince yatırılması gereken 615,40 TL başvuru harcı ve 615,40 TL peşin harç toplamı olmak üzere 1.230,8 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ..... Bölge Adliye Mahkemesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 26/12/2025

Katip ..... e-imza

Hakim ..... e-imza

Atıf: Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/1036, K. 2025/1052, T. 26.12.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-5-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-1036-e-2025-1052-k-db90fa0e85cd